Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Baba tutuklu, anne ağır yaralı, çocuklar öldü

Ağır yaralı KHK’lı öğretmen anne, üç ve sekiz yaşında ölen iki çocuk, 18 aydır tutuklu öğretmen baba. Civelek ailesinin mahvedilen hayatı…

BOLD- 18 aydır Keskin Cezaevi’nde tutuklu öğretmen Enis Evren Civelek’i ziyarete giden ailesi yolda kaza yaptı. KHK’lı ihraç öğretmen anne yoğun bakımda iki çocuk hayatını kaybetti..

Öğretmen Enis Evren Civelek, Hizmet Hareketi’ne yönelik operasyonlar kapsamında 18 ay önce tutuklandı ve Kırıkkale Keskin Cezaevi’ne gönderildi. Ailesi Düzce’de yaşayan Civelek’in dün görüş günüydü.

Öğretmen eşi Hatice Civelek (32) kızları Betül Civelek (3) ve Naime Civelek (8) iki yakınlarıyla beraber Cezaevi görüşünün ardından Düzce’ye doğru yola çıktılar.

Ankara’da sık sık kazaların meydana geldiği Mamak Gökçeyurt bölgesinde araç kaza yaptı. Kazada ailenin üç ve sekiz yaşındaki iki kızları hastanede hayatını kaybetti. Anne Hatice Civelek ise ağır yaralı biçimde yoğun bakımda.

Aracı kullanan kayınpederi Emin Balıkçı ile ailenin annesi Havva Civelek (58) ise olay yerinde hayatını kaybetti.

Çocuklarla kayınpeder Düzce Şehir Mezarlığı, Annesi Rize’ye gönderildi.

enis eren civelek

CENAZELER DEFNEDİLDİ

Dün (7 Aralık 2018) meydana gelen kazanın ardından bugün tutuklu babaya Enes Evren Civelek’e cenazeye katılması için izin verildi. Üç ve sekiz yaşındaki Betül ve Naime, Düzce Şehir mezarlığında dedeleri Emin Balıkçı’yla birlikte defnedildiler. Tutuklu Civelek’in vefat eden annesi Hatice Civelek ise defnedilmek üzere Rize’ye gönderildi.

“MELEKLERİM GİTTİ”

Cenazede oldukça bitkin gözüken baba, jandarmalar eşliğinde cenaze namazını kıldı. Ağzından sürekli “meleklerim gitti” cümlesi dökülen babanın üzgün olduğu öğrenildi. Hastanede bilinci açılan eşini ziyaret etmesi için ise izin istendiği ancak olumlu yanıt gelmediği öğrenildi.

Öğretmen Enes Evren Civelek’in iki üniversite mezunu olduğu öğrenildi. Gazi Üniversitesi Türkçe öğretmenliğinin ardından Anadolu Üniversitesi İlahiyat bölümünü okuyan Civelek’in Düzce’de sözleşmeli öğretmenlik yaptığı belirtiliyor.

Hakkında Ankara’da suçlayıcı ifade bulunduğu gerekçesiyle tutuklanan Civelek, 18 aydır Kırıkkale Keskin Cezaevi’nde buluyordu. Ailesine yakın bir cezaevine nakil talebi karşılanmayan Civelek’in iddianamesinde Bylock ya da Bank Asya’ya para yatırma suçlaması bulunmuyor. İddianamede sadece Ankara’da verilen bir ifade nedeniyle üyelik suçlaması yeralıyor.

Ağır yaralı eşi Hatice Civelek ise Karaelmas Üniversitesi Sınıf öğretmenliği mezunu KHK ile ihraç bir öğretmen. Hatice Civelek’in bel, kaburga ve ayak kemiklerinde kırıklar olduğu, ancak bilincinin açık olduğu belirtiliyor.

GERGERLİOĞLU: SOYKIRIM DAHA NASIL OLSUN

HDP Milletvekili ve İnsan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu kazadan sonra sosyal medya üzerinden tepkisini dile getirdi:

“Bir aile daha kırıma uğradı..! Baba tutuklu, anne cezaevi ziyareti sonrası kazada yoğun bakımda ağır yaralı, çocuklar öldü. Boş dosyalarla tutukla, uzak cezaevlerine koy, nakil isteğini kabul etme, cezaevi yollarında bir aile faciası daha olsun Türkiye’de soykırım daha nasıl olsun..?”

Gündem

Lebalep kongreleri görmeyen devlet vatandaşa da esnafa da acımıyor

Hükumetin getirdiği kısıtlamalara uymak zorunda kalan esnaf batıyor… AKP’lilerin katıldığı lebalep kongre ve cenazelere kayıtsız kalan polis, sokaktaki vatandaşın en ufak hatasını affetmiyor. İstanbul’da maskesi çenesinin altında diye kimliği istenen bir kadının cezaya direnişi polisleri alarma geçirdi. Pandemi kısıtlamalarına harfiyen uyduğunu söyleyen Trabzonlu bir esnaf ise, ” Namuslu bir şekilde battık” pankartıyla dükkanını satışa çıkardı.

BOLD – AKP’nin Rize İl Kongresine katılan AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, salonun dolu olmasına değinerek, “Salgının olduğu dönemde kongre yapıyoruz salonlar lebalep dolu” dedi.

Daha sonra Emin Saraç’ın cenaze töreninde de benzer görüntüler ortaya çıktı. 5 bin kişinin katıldığı cenaze namazına sosyal mesafeyi dilinden düşürmeyen Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın da katıldığı ortaya çıktı.

Tüm Türkiye hastalıktan kurtulmak için kısıtlamalara harfiyen uymaya çalışırken, AKP’lilerin ülkeyi sarsan görüntülerine rağmen kimseye ceza kesilmedi.

NAMUSLU BATTIK

Vatandaşlar ve esnaf ise batma riskine rağmen devletin koyduğu kurallara uymaya gayret gösteriyor. Trabzon’da “Namuslu bir şekilde battık” yazılı pankart asarak dükkanını satışa çıkaran İbrahim Odabaş adlı esnaf Anka’ya verdiği röportajda: “Namuslu bir şekilde battık derken devletimizin koyduğu kurallara uyduk, hiçbir şekilde açmadık, bir şey yapmadık. Ama yapmadığımız halde onlar söylenenin tam tersini yaptı. Kongreler yaptı, kayak merkezini açtı. Hiç alakası olmayan insanlar güzel yaşarken benim çalışan işçilerime bile maaş hacizleri geliyor şu anda” diye konuştu.

POLİS VATANDAŞIN YAKASINI BIRAKMIYOR

Sosyal medyada viral olan bir görüntüde ise İstanbul’da bir polis memuru maskesi çenesinin altında olduğu gerekçesiyle bir kadına ceza yazmak istiyor. Polise direnen kadın kimliğini vermek istemedi. Maskesini bir süreliğine nefes almak için indirdiğini söyleyen kadın polisten kurtulmak için her yolu denedi.

ÇEVREDEKİLERDEN TEPKİ

Çevredeki polisleri alarma geçiren olay, gözaltına alınma tehdidiyle karşı karşıya kalan kadının cezaya razı olmasıyla sona erdi. Çevredekiler de polislerin tutumunu eleştirerek kadının fazla üzerine gidildiğini söyledi.

YARGITAY: POLİS CEZA KESEMEZ

Öte yandan Yargıtay 19. Ceza Dairesi, geçen Aralık ayında polisin maske takmayanlar hakkında idari para cezası kesemeyeceğini ancak tutanakla valiliğe bildirebileceğine karar verdi. Yargıtay, polisin maske yasağı konulan yerlerde ana arterlere radar gibi vatandaşı ‘Maske tak, ceza kesilir’ diye uyaran levha ve afişler asılması gerektiğini belirtti.

Yargıtay: Polis vatandaşı uyarmadan maske cezası kesemez

 

Okumaya devam et

Gündem

İşte Uşak’taki çıplak aramanın belgesi

Uşak Emniyeti’nde çıplak arama dayatmasına maruz kalan kız öğrencilerinden 1 kişi, Uşak Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. Belgeyi Gergerlioğlu paylaştı.

BOLD – HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun TBMM’de gündeme getirdiği ve aylardır Türkiye’nin gündeminden düşmeyen Uşak Emniyeti’ndeki çıplak aramayla ilgili yapılan suç duyurusunun belgesi ortaya çıktı. Gergerlioğlu’nun Twitter hesabından yayınladığı Uşak Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan suç duyurusunda Uşak Kaçakçılık Şube Müdürlüğü’nde çıplak aramadan geçen bir kız öğrenci yaşadıklarını anlattı.

Öğrenci ifadesinde 31 Ağustos 2020’de önce İzmir Bozyaka’daki Çevik Kuvvet Polis Merkezi’ne, daha sonra Uşak KOM’a götürüldüğünü ve burada çıplak arandığı söyledi. “İzmir’de altımı çıkarttırmamışlardı” diye Uşak’taki kadın polislere itiraz eden öğrenci, “Çıkaracaksın” diye kendisine bağırıldığını, korkudan mecburen çamaşırlarını çıkarmak zorunda kaldığını belirtti. Öğrenci ayrıca özel gününde olduğunu belirtmesine rağmen çantasında bulunan pedin saatlerce kendisine verilmediğini, sonra bir erkek polis tarafından verildiğini aktardı.

Öğrenci, sorgu sırasında ise kendisine psikolojik işkence ve baskı yapıldığını, “İsim vermezsen hem sana hem ailene zarar veririz, savcıya da uslu durmadığını söyleriz” diye tehdit edildiğini de sözlerine ekledi.

“GERÇEĞİ ÖRTMEK NAFİLE ÇABA”

Suç duyurusunun belgesini paylaşan Gergerlioğlu, “Ve işte belgesi! Uşak’taki öğrencilerin suç duyurusu! “İnanamıyorum” dedi, “Onurlu kadın 1 yıl beklemezdi” dedi! Ama kral çıplak. Bana ne kadar iftira edilse de var! Gerçeği örtmek nafile çaba. Çıplak arama var. Söylediğimizden daha fazlasını yaşamış öğrenci!” ifadelerini kullandı.

NE OLMUŞTU? 

Cemaat soruşturmaları kapsamında 23’ü kız öğrenci olmak üzere toplam 27 kişi 31 Ağustos 2020’de gözaltına alındı. Yer olmadığı için Uşak KOM ve Asayiş Şube’de 5 gün kalan çoğu başörtülü öğrenciler burada çıplak arama dayatmasına maruz kaldı. Öğrenciler, 4 Eylül’de Uşak Adliyesinde mahkemeye çıkarıldı. Öğlen 13.30’da başlayan mahkeme 18.00’de bitti ve 22 öğrenci yurt dışı çıkış yasağıyla serbest bırakıldı. 1’i öğrenci olmak üzere 5 kişi ise tutuklandı. Öğrenciler 5 gün boyunca avukatlarıyla sadece resmi ifadeleri alınırken görüşebildi. Onun dışında özel görüşmek isteyenlerin talepleri reddedildi. Ayrıca öğrencilerle “özel mülakat” adı altında resmi olmayan, psikolojik baskının çok fazla boyutta olduğu görüşmeler yapıldı. Bir öğrenci bu sorgu sırasında 3 kez bayıldı, dışarı çıkarılıp hava aldırıldıktan sonra sorgusuna devam edildi.

Bold Medya’nın ortaya çıkardığı olayı, Ömer Faruk Gergerlioğlu sürekli gündeme getirdi. AKP Denizli Milletvekili Cahit Özkan çıplak aramanın belgesini istedi. AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin ise Gergerlioğlu’nu Meclis’e terörize etmekle suçladı ve Türkiye’de çıplak aramanın olmadığını, özellikle mütedeyyin kadınlara yapılmasına asla müsaade etmeyeceklerini söyledi.

Bunun üzerine sadece Uşak’ta değil, Türkiye’nin her yerindeki gözaltı merkezleri ve cezaevi girişlerinde çıplak aramaya maruz kalan her kesimden kadın yaşadıklarını video çekerek sosyal medyadan yayınladı. Daha sonraki açıklamalarında çıplak aramanın 60 yıldır yapıldığını kabul etmek zorunda kalan ve “Onurlu, ahlaklı kadın 1 yıl beklemez hemen konuşur” diyen Özlem Zengin’e tepkiler devam ediyor.

 

Kız öğrencilere işkence: Külotunu indirip otur-kalk yaptırdılar!

Okumaya devam et

Gündem

Bu dava Türkiye’nin özeti

İki kız çocuğunu taciz ettiği için 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırılan, daha sonra fetö söylemini kullanarak tahliye edilen Yaşar Özdemir davasını gazeteci Cevheri Güven yorumluyor.

BOLD – Yaşar Özdemir (72) iki kız çocuğuna cinsel istismar suçlamasıyla tutuklandı ve 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Ancak kısa süre sonra özgür kaldı ve hakkındaki suçlamalar düşürüldü. Özdemir’i bu ağır suçtan kurtaran üç faktör, günümüz Türkiyesi’nin özeti gibi. Özdemir önce avukatını kovup AKP’li bir avukatla anlaştı, ardından taciz ettiği kız çocuklarının ailesini Gülenist olmakla suçladı. Son olarak asker oğlu Suriye’de YPG’ye karşı savaşırken “şehit” olunca, günümüz Türkiye’sinde Özdemir’i hapisten çıkarmak hiç de zor olmadı. Özdemir şimdi özgür, iki kız çocuğu ise travma tedavisi görüyor.

İki çocuğu tacizden 16 yıl alan Yaşar Özdemir’e ‘fetö’ ve ‘şehit’ söylemiyle tahliye

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0