Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Yunanistan’da işler yoluna giriyor

Avusturya’da günlük yayın yapan Der Standard gazetesi, Yunanistan’ın son 10 yılının siyasi ve ekonomik durumunu değerlendiren bir makale yayımladı.

Bu süre içerisinde Yunanistan’da protestoların devam etmesine rağmen, ekonomik krizdeki ülkenin iyileşme sürecine girdiğini söyledi. 2018’de ekonomik büyümenin yüzde 2,3 olması beklenen ülkede, 2019 tahmini ise yüzde 2,5 olduğunu belirtiyor.

YUNANİSTAN’DAKİ PROTESTOLAR YUMUŞAMA EĞİLİMİNDE

Der Standard, Yunanistan’da eski yıllara göre protestoların artık aşırıya kaçmadığını yazdı. Ülkenin ekonomik krize girdiği son 10 yıla göre pozitif bir sürece girdiği yorumunda bulunan gazete, “10 yıl sonra protestolar devam ediyor ancak aşırı değil. Bu muhtemelen ekonomik krizin belli bir dereceye kadar aşılmasından kaynaklanıyor.” diye yazdı.

İŞSİZLİK ORANI GEÇEN YILA ORANLA DÜŞÜK SEVİYEDE

Yunan halkının ekonomik krizin aşılmasını hissetmeye başladığını aktaran Der Standard, “ İşsizlik oranı geçen yıla göre 2 puan az seyrederek 18,6 oldu. Buna rağmen Yunanistan, Avrupa Birliği’nde (AB) işsizlik oranı en yüksek ülke olmayı sürdürüyor. Avrupa’da ortalama işsizlik oranı yüzde 8.” olduğunu belirtti. Ülkede ihtiyaç sahibi insanların elektronik başvuruda bulunarak sosyal temettü yardımı alabildiğini ifade eden Der Standard, “Rakam 350 ila 1350 euro arasında değişiyor. Hükümet, bu girişim için 1,3 milyar euro dağıtacak. Hedef, öncelikle işsizler ve dar gelirli vatandaşların kış aylarını daha rahat geçirebilmeleri.” şeklinde yorumladı.

VATANDAŞA 710 MİLYON EURO

Makalede yer alan bilgiye göre, geçen yıl hükümet tarafından ilk defa verilen sosyal temettü yardımı, bu yıl da yaklaşık 1 milyon 300 bin hak sahibine dağıtılacak. En çok 27 bin euroya kadar gelir beyan edenler dikkate alınarak dağıtılacak 750 milyon euro, bugünden itibaren banka hesaplarına aktarılacak. Yaklaşık 1 haftadan bu yana vatandaşların yoğun şekilde başvuru yaptığını açıklayan yetkililer, şimdiye kadar 700 binden fazla başvurunun onaylandığını duyurdu. Sosyal yardım miktarı 250 ila 1350 euro arasında değişiyor.

YUNANİSTAN, 10 YIL SONRA YÜZDE 2,3 BÜYÜYECEK

Yunanistan, 2010 yılında Avrupa Birliği (AB), Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Avrupa Merkez Bankası (ECB)’ından oluşan Troyka ile mali krizin aşılması için art arda 3 memorandum imzalamıştı. Bu yaz sona eren son anlaşma programı uyarınca Yunanistan’ın kendi ayakları üzerinde durması hedefleniyor. Ekonomik kriz döneminde işsizlik oranı yüzde 29’a, ekonomik daralma ise yüzde 9’a kadar çıkan Yunanistan, can acıtan kemer sıkma önlemleri ve AB’nin kurtarma planının olumlu etkilerini 2016 yılından itibaren görmeye başlamıştı.

2019’DA BEKLENEN BÜYÜME YÜZDE 2,5

Öte yandan Yunanistan Merkez Bankası, 2019 yılında bazı koşullar temelinde ekonomideki büyüme ivmesinin sürerek yüzde 2,5’e ulaşmasını beklediklerini açıkladı. Bu arada İstatistik Kurumu (ELSTAT), bugün yaptığı açıklamada, 2018 yılının üçüncü çeyreğinde işsizlik oranı yüzde 18,3 oldu. 2017 yılının aynı döneminde bu rakam yüzde 20,1 gerçekleşmişti. Buna göre 2018 yılının üçüncü çeyreğinde geçen yıla göre işsiz sayısı 100 bin düşerek 871 bin 756 oldu.

VERGİNİN YÜZDE 90’INI YÜZDE 19’LUK KESİM ÖDÜYOR

Ekonomi Odası’nın yaptığı araştırmaya göre Yunanistan’da gerçek kişilerden toplanan gelir vergisinin yüzde 90’ı, vergi mükelleflerinin yüzde 19’undan tahsil ediliyor. Bu arada kurumlar vergisinin yüzde 83’ünü ise yüzde 4,5’lik dilimi oluşturan tüzel kişiler ödüyor. Emlak vergisinin yüzde 66’ı ise yüzde 33’lük mülk sahiplerinden toplanıyor. Araştırmaya göre yaklaşık 1,6 milyon vergi mükellefi elini cebine attı ve 8,5 milyar euroluk gelir vergisinin 7,6 milyarını ödedi.

Kaynak: İPA

Dünya

İran’dan intikam sözü: Nükleer tesise sabotajda İsrail’i suçluyor

İran Atom Enerjisi Kurumu, Pazar günü Natanz nükleer tesisindeki enerji kesintisinin ‘sabotaj’ sonucu meydana geldiğini açıkladı. Sabotajı ‘terör eylemi’ olarak nitelendiren Tahran, saldırının arkasında İsrail’in olduğunu ve intikam alacağını açıkladı.

BOLD – İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Ali Ekber Salihi, İsfahan eyaletindeki Natanz Nükleer Tesisi’nde Pazar günü meydana gelen enerji kesintisinin ‘sabotaj’ sonucu meydana geldiğini söyledi. Olayı ‘terör eylemi’ olarak nitelendirdi.

Salihi, uluslararası camianın bu saldırıyı gerçekleştirenlere karşı harekete geçmesi gerektiğini ve saldırganlara karşı Tahran’ın yanıt verme hakkı olduğunu belirtti.

Tahran yönetimi Cumartesi günü aynı tesiste, 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmaya aykırı biçimde uranyum zenginleştirmeye başladığını açıklamıştı.

“ELEKTRİK DAĞITIM HATTINDA KAZA”

İran medyası Pazar günü Natanz’daki elektrik dağıtım hattında bir kaza meydana geldiğini bildirmişti.

İran Atom Enerjisi Kurumu Sözcüsü Behruz Kemalvandi, kazanın can kaybına ya da kontaminasyona yol açmadığını ifade etmişti.

İran medyası daha sonra Kamalvandi’nin Natanz nükleer tesisini ziyaret ederken bir kaza geçirdiğini, ‘başından yaralandığını ve bacağının kırıldığını’ öne sürdü.

Söz konusu tesiste cumartesi günü Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin talimatıyla önceki santrifüjlere kıyasla 10 kat daha fazla uranyum üretecek 164 adet IR6 santrifüj zinciri devreye sokulmuştu.

TESİSE DAHA ÖNCE DE SALDIRI DÜZENLENMİŞTİ

Natanz tesisi İsfahan bölgesinde çölde bulunuyor ve İran’ın uranyum zenginleştirme çalışmalarının merkezi olarak biliniyor.

Geçen yıl Temmuz ayında tesiste bir yangın meydana gelmiş, İran bunun da İsrail tarafından gerçekleştirilen bir sabotaj olduğunu bildirmişti.

2010’da Amerika ve İsrail’in geliştirdiği düşünülen Stuxnet virüsü Natanz’a saldırı için kullanıldıktan sonra fark edilmişti.

“İSRAİL SİBER SALDIRI DÜZENLEDİ”

İsrail basını, Natanz nükleer tesisinde gerçekleşen olayın İsrail’in siber saldırısı olduğunu öne sürdü.

İsrailli gazeteci Amichai Stein Twitter mesajında, Natanz’daki arızanın İsrail’in gerçekleştirdiği bir siber saldırı olduğunu yazdı.

İsrail devlet radyosu KAN ise istihbarat kaynaklarına atıfta bulunarak İsrail’in dış istihbarat servisi Mossad’ın bir siber saldırı gerçekleştirdiğini duyurdu.

Tesisteki zararın İran’ın açıkladığından daha büyük olduğu ve ülkenin uranyum zenginleştirme kapasitesine darbe vurduğu ifade edildi.

İran, Batılı istihbarat servislerince İran’ın gizli nükleer programının beyni olarak nitelenen Mohsen Fakhrizadeh’in geçen yıl öldürülmesinden İsrail’i sorumlu tutmuştu. İsrail sorumluluğu ne inkar etmiş, ne de kabul etmişti.

İRAN: İNTİKAM ALACAĞIZ

İran Dışişleri Bakanı Zarif, İsfahan eyaletindeki Natanz Nükleer Tesisi’ne yapılan saldırının arkasında İsrail’in olduğunu ileri sürerek, intikam alacaklarını belirtti.

Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, İran Meclisi Milli Güvenlik Komisyonuna İran ve ABD’nin nükleer anlaşmadaki taahhütlerine dönmesi için sürdürülen müzakereler hakkında bilgi verdi.

Söz konusu eylemin İran’ın ABD yaptırımlarını kaldırmaya yönelik sürdürdüğü müzakereleri hedef aldığını belirten Zarif, “Siyonistler baskıcı yaptırımları kaldırma yolundaki başarının intikamını İran halkından almak istiyor. Ancak, izin vermeyeceğiz ve bu eylemin intikamını siyonistlerden alacağız” ifadelerini kullandı.

İran İstihbarat Bakanlığı, İsfahan’daki Natanz Nükleer Tesisi’ne saldıran kişinin kimliğinin tespit edildiğini ve yakalanması için gerekli adımların atıldığını duyurdu.

Halkbank davasında kritik gün: Temyiz Mahkemesi tarafları dinleyecek

Okumaya devam et

Dünya

Rusya, Türkiye’ye seyahatle ilgili ne karar verecek?

Türkiye’de koronavirüs vakalarındaki artış nedeniyle Rusya’nın seyahatlere kısıtlama getireceğine ilişkin söylentilere Kremlin’in bugün son noktayı koyması bekleniyor.

BOLD – Rus hükumeti, Türkiye’ye seyahatler konusunda kararını bugün verecek. Rus basınında hafta sonu çıkan haberlerde, Türkiye’ye seyahate kısıtlama getirme veya dönüşlerde 14 gün karantina uygulanması gibi seçeneklerin masada olduğu belirtilmişti.

Rus gazetesi Izvestia, Rusya Ulaştırma Bakanlığı ve iki büyük tur operatörü yetkilisine dayandırdığı haberinde charter uçuşlarının tamamen, yolcu ve kargo uçuşlarının da kısmen yasaklanabileceğini, Rusya’ya dönen Rusların iki hafta karantinaya alınması gibi seçeneklerin değerlendirildiğini yazdı.

TÜRKİYE TURLARINA TALEP YÜZDE 25 AZALDI

Konuyla ilgili nihai kararın bugüne ertelendiğini yazan gazete, son günlerde Türkiye turlarına talebin yüzde 25 azaldığını, fakat buna rağmen Türkiye’nin en popüler ülke konumunu sürdürdüğünü aktardı.

Rusya Başbakanı Mihail Mişustin yeni bir Kovid-19 salgınının önüne geçmek için daha fazla önlem alınmasına karar vermiş ve yaz tatili ile ilgili düzenleme yapılacağını ifade etmişti.

Mişustin, açıklamasında hangi ülkelerin listeye girebileceğine ilişkin bir ipucu vermedi ancak karardan en çok etkilenebilecek ülkeler arasında Türkiye de bulunuyor.

RUSLARIN BİR NUMARALI TERCİHİ TÜRKİYE

Türkiye yıllardır Rus turistlerin bir numaralı tercihi. Pandemi öncesi 2019’da 6,9 milyon Rus Türkiye’ye gitmişti.

Geçen yıl pandemi nedeniyle bu sayı yarı yarıya azalsa da hâlâ en popüler ülke Türkiye’ydi.

Moskova 27 Mart 2020’de tüm uluslararası uçuşları durdurarak virüsün yayılışını yavaşlatmaya çalışmıştı.

Türkiye’ye uçuşlar Ağustos başında tekrar başlamış, binlerce Rus turist hem charter hem yolcu uçaklarıyla Türkiye’ye gitmişti. Ağustos ayında buna izin verilmeden önce de Rus turistler Belarus üzerinden Türkiye’ye uçmuştu.

Rusya Seyahat Acenteleri Birliği’ne göre Mayıs ayı için Türkiye’deki otel kapasitesinin yüzde 70’i Rus turistler tarafından rezerve edildi.

Bunların bir kısmı yeni, bir kısmı da geçen yıldan ertelenen rezervasyonlar.

TÜRKİYE’YE İLİŞKİN KAYGILAR: VARYANTLAR TÜRKİYE’DEN GELİYOR

Fakat Rus yetkililer son günlerde Türkiye’de ciddi bir şekilde artan vakalara dair uyarılarda bulunuyor.

Rusya’da üst düzey sağlık yetkililerinin yanı sıra tüketici hakları yetkilileri de Rusya’daki mutant virüslerin (İngiltere, Brezilya ve Güney Afrika varyantları) büyük oranda Türkiye’den geldiğini açıkladı.

Federal Tüketici Haklarını Koruma ve İnsan Refahının Denetimi Servisi Başkanı Anna Popova, “Bu büyük, bariz ve herkesin hemfikir olduğu bir risk” dedi.

Türkiye’deki virüsün yayılımının ‘çok çok hızlı bir şekilde’ içinden çıkması zor bir hale geldiğini söyleyen Popova, yalnızca birkaç haftada Kovid-19 vakalarının 3,5 katına çıktığına dikkat çekti.

Türkiye’de günlük Kovid-19 vaka sayısı 9 Nisan’da 55 bin olarak açıklandı. Bu sayı birer hafta geriye gidildiğinde sırayla 40 bin, 28 bin ve 18 bindi.

Rusya Meclisi Eğitim ve Bilim Komitesi Birinci Başkanvekili Genadi Onişçenko da “Türkiye’ye tatile gitmek güvenli değil” dedi.

TÜRKİYE’YE KARŞI SEÇENEKLER

Rus basınında son dönemde çıkan haberlerde Rusya’nın Kovid-19 salgını nedeniyle Türkiye’ye havayolu ulaşımını bir aylığına durdurabileceği iddia edildi.

Diğer ihtimaller arasında charter uçuşlarının durdurulması, yolcu uçuşlarının ve kargo taşımacılığının ise kısmen devam etmesi gibi seçenekler bulunuyor.

Rusya Ulaştırma Bakanlığı ve iki büyük tur operatöründen kaynaklarına dayanan Izvestia gazetesi de bir diğer seçeneğin Türkiye’den Rusya’ya dönenlere 14 günlük karantina olduğunu yazdı.

RIA Novosti’ye konuşan bir kaynak ise Cuma günü Federal Hava Taşımacılığı Kurumu, Ulaştırma Bakanlığı ve Federal Tüketici Haklarını Koruma ve İnsan Refahının Denetimi Servisi’nin bu konuyu konuşmak için bir araya geldiğini fakat bir kararın alınmadığını, ancak Pazartesi bir karar alınmasına kesin gözüyle bakıldığını belirtiyor.

Rusya’nın Türkiye’ye uçuşlara son vermesi durumunda sektörde ciddi kayıplar yaşanabilir. Uçuşlar bugün durdurulmasa bile bu riskin bir süre daha süreceği kaydediliyor.

RUSYA’DA AŞILAMA ÇALIŞMALARI İSTENEN HIZDA DEĞİL

Rusya’yı seyahatler ve koronavirüs varyantları konusunda endişeye sevk eden konulardan birisi de ülkede aşılamanın istenen hızda ilerlememesi. Pek çok Rus, Sputnik V aşısını olma konusunda isteksiz.

18 Ocak’ta aşılama faaliyetine başlayan Rusya’da halkın yalnızca yüzde 3,7’si iki doz aşı oldu. Rusya Sağlık Bakanlığı ise altı ay içinde yetişkinlerin yüzde 60’ını aşılamayı hedeflemişti.

Devlete ve devletin ürettiği şeylere güvenin çok düşük olduğu Rusya’da halkın Sputnik V aşısına güveni de oldukça düşük.

Aşıda isteksiz olunmasının bir diğer nedeni de, bu aşının diğer ülkeler tarafından serbestçe seyahate izin veren bir aşı olarak tanınmaması.

RUSYA’DAN TÜRKİYE’YE SEYAHAT KISITLAMALARI

Aslında bu yıl Rusya’nın Türkiye’ye uyguladığı ilk seyahat kısıtlaması 30 Mart’ta devreye girdi.

Rusya Federal Hava Taşımacılığı Kurumu, Moskova’dan Türkiye’ye uçuşlara izin verilmesine rağmen 13 Rus kentinden Türkiye ve Birleşik Krallık’a uçuş yapılmasını yasaklayan bir karar aldı.

Rus turistler bu kararın üzerine 13 kentten Birleşik Krallık ve Türkiye’ye uçabilmek için imza kampanyası başlattı.

13 binden fazla kişinin katıldığı imza kampanyası henüz bir sonuç vermedi.

Çinlilerden aşı itirafı: Koruyuculuk seviyeleri düşük

Okumaya devam et

Dünya

Brezilya bir kez daha teyit etti: Sinovac aşısının etkinlik oranı yüzde 50

Koronavirüse karşı Çinli Sinovac tarafından geliştirilen aşının Brezilya’daki faz-3 klinik deneylerine ilişkin bilimsel bir makale yayınlandı. Makalede Sinovac tarafından geliştirilen CoronaVac aşısının etkinlik oranının yüzde 50.7 olduğu bir kez daha teyit edildi.

BOLD – Çinli firma Sinovac’ın geliştirdiği koronavirüs aşısı CoronaVac’ın Brezilya’da yapılan üçüncü faz denemeleri sonucu aşının yüzde 50,7 oranında etkili olduğu açıklandı. Deneylerde aşının P1 ve P2 varyantlarına karşı da eşit derecede etkili olduğu sonucu çıktı.

Türkiye’de yapılan ölçümlerde Sinovac aşısının etkililiğinin yüzde 83,5 ve hastanede yatışı engelleme oranının yüzde 100 olarak tespit edildiği duyurulmuştu.

CoronVac’ın Brezilya’daki klinik testleri, Sinovac’ın ülkedeki ortağı Butantan Enstitüsü tarafından yürütülüyor.

Enstitünün yayınladığı son bilimsel makaleye göre iki doz arasındaki sürenin 21 günden fazla olmasının aşının etkinlik oranını yüzde 62,3’e çıkarıyor. Testler, CoronaVac aşısı olan 12 bin 400 sağlık personeli üzerinde yapıldı.

Makaleye göre 7 Nisan itibarıyla, düşük ve orta gelirli 30 kadar ülkeye 180 milyon doz CoronaVac aşısı dağıtıldı.

Virüsün hızla yayıldığı Brezilya, salgında en fazla can kaybı veren ikinci ülke konumunda. Pazar günü açıklanan verilere göre 24 saatte bin 803 kişinin hayatını kaybettiği ülkede günlük vaka sayısı ise 35 binlerin üzerinde.

ÇİN’Lİ SAĞLIK YETKİLİSİNDEN İTİRAF: KORUYUCULUKLARI DÜŞÜK

Çin’de koronavirüs konusunda en yetkili isimlerden birisi olan Hastalık Kontrol Merkezi Direktörü Gao Fu, Türkiye’de de kullanılan Sinovac aşısı dahil ülkesinde Kovid-19’a karşı üretilen aşıların hastalığa karşı ‘düşük koruyuculuk’ sağladığını itiraf etti.

“Çin aşılarının çok yüksek koruma oranı yok” diyen Gao, farklı teknik yöntemlerle üretilen farklı aşıların, bu süreçte kullanılıp kullanılmamasının resmi seviyede değerlendirme aşamasında olduğunu aktardı.

Çinlilerden aşı itirafı: Koruyuculuk seviyeleri düşük

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0