Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Aylık elektrik faturası 67 lira olan şirket değiştirebilecek

Elektrikte serbest tüketici limiti düşürüldü. Buna göre aylık faturası 67 lira ve üzerinde olanlar elektrik tedarikçilerini seçebilecek. 

Elektrikte serbest tüketici limiti düşürüldü. Buna göre aylık faturası 67 lira ve üzerinde olanlar elektrik tedarikçilerini seçebilecek.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) tarafından elektrikte yıllık 2 bin kilowatt saat (kWh) olan serbest tüketici limiti, 2019 yılı için bin 600 kilowatt saate  düşürüldü. Buna göre, aylık elektrik faturası 67 lira ve üzerinde olan aboneler serbest tüketici uygulamasından yararlanabilecek. İstedikleri takdirde elektrik tedarikçilerini değiştirebilecekler.
EPDK bu kararı aldı ancak elektrik dağıtım şirketleri, kurlardaki yükselişi bahane ederek, “serbest tüketici” sözleşmelerini iptal ediyor. Tüketiciye ucuz elektrik kullanma imkanı vermek için alınan bu karar, özel sektör tarafından fiilen engelleniyor. Tüketici istese de “serbest tüketici” olamıyor.

SERBEST TÜKETİCİ SİSTEMİ NASIL ÇALIŞIYOR?

Türkiye’de elektrik piyasası, 2001 yılında çıkarılan ve 2013 yılında yenilenen Elektrik Piyasası Kanunu kapsamında faaliyet gösteriyor. 2000’li yılların başından itibaren EPDK’nın kurulmasıyla sıfırdan yeni elektrik üretim yatırımları tamamen özel sektöre bırakıldı.2013 sonu itibariyle elektrik dağıtım hizmetleri tümüyle özelleştirildi.

Elektrik dağıtımının özel sektöre devredilmesiyle, ‘serbest tüketici’ kavramı gündeme geldi. Aynen cep telefonu ve internet servis sağlayıcılarında olduğu gibi tüketici artık elektrik alacağı şirketi de seçebiliyor. Elektrik kullanan bütün tüketiciler, istediği dağıtım şirketleri sözleşme yaparak, indirimli elektrik alabiliyor.

5 MİLYON ABONE MAĞDUR

Elektrikte serbest tüketici uygulaması, yaz aylarında yaşanan dövizdeki şok artışlar sebebiyle büyük oranda uygulanabilirliğini kaybetti. İndirimli elektrik kullanmak için tedarikçisini değiştiren ve bunun için sözleşme yapan yaklaşık 5 milyon abone, elektrik dağıtım şirketleri tarafından bu haklarından mahrum edildi.

Dağıtım şirketleri indirimli sözleşmeleri iptal ederek tüketiciyi hem mağdur ediyor hem de yasal hakkını kullanmasını engelliyor.Şirketler gerekçe olarak kurdaki ve uluslararası piyasalardaki petrol, doğalgaz ve kömür fiyatlarında yaşanan artışları gösteriyor.

Türkiye’de elektrik üretimi büyük ölçüde doğalgaza bağımlı olduğundan, gaz fiyatlarının dış piyasalardaki artışı da maliyetleri olumsuz etkiliyor.

Ekonomi

AKP gıda enflasyonunun düşmesi için umudunu ‘yaz’a bağladı

Yüksek seyreden enflasyonda gıda fiyatları başı çekiyor. Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli ise fiyatların düşmesi için yaz aylarını işaret etti. Pakdemirli mayıs ayından sonra gıda fiyatlarında ciddi bir düşüş beklediğini söyledi.

BOLD – Gıda fiyatlarındaki yüksek enflasyonla ilgili konuşan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, mayıstan sonra gıda fiyatları ile ilgili ciddi bir düşüş eğilimi olabileceğini öne sürdü.

GIDA FİYATLARI MAYISTAN SONRA DÜŞECEK

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli son zamanlarda sürekli katlanan gıda fiyatlarında ciddi düşüş beklediğini iddia etti. CNN TÜRK’e konuşan Bakan Pakdemirli, “Dünyada bir pandemi belirsizliği yaşıyoruz. Bu pandemi etkilerinin üzerine kuraklık belirsizliği ve Çin ile Hindistan gibi iki tane talep edici ülkenin normalden fazla talep etmesiyle emtia fiyatlarının hepsinin dünya çapında bir artış var. Eğer Kovid’le ilgili beklediklerimiz gerçekleşirse ben mayıstan sonra gıda fiyatları ile ilgili ciddi bir düşüş eğiliminde olabileceğimizi düşünüyorum” dedi.

ESKİYE YAKIN SEVİYELERİNE GERİLEYECEK

Döviz fiyatlarında düşüş olduğunu belirten Pakdemirli, “Biliyorsunuz dövizde de bir iyileşmemiz var bunun da enflasyona muhakkak katkıları var. İki tane şey var burada; birincisi dünyada emtia fiyatlarının çok artması, dövizde de hızlı bir yükseliş ama şu anda geriye doğru bir düşüş beklentimiz oldu. Bununla beraber fiyatların tekrar eskiye yakın seviyelere gelebileceğine inanıyorum” dedi.

 

Yoksulluk intiharları 2 yılda yüzde 38 arttı

Okumaya devam et

Ekonomi

Dolar tezleri tutmayan Yiğit Bulut’tan yeni öngörü: En güvenli yatırım aracı TL

Ekonomi yorumları ile dikkat çeken Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yiğit Bulut, doların 30 lira olması halinde bile TL’de kalanların kazanacağını öne sürdü. Bulut, daha önce doların düşeceğini ileri sürüp, aksini söyleyenleri milletten özür dilemeye çağırmıştı. 

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Başdanışmanı Yiğit Bulut, tartışmalı bir ekonomi yorumuna daha imza attı. Bulut, “Dolar 30 lira olsa bile Türk lirasında kalan kazanır” dedi. Bulut 3 sene önceki bir açıklamasında ise “3.90 üzerinde bu millete dolar aldıran nokta nokta nokta orayı söylemeyeceğim. Neredesiniz? Çıkın bu milletten özür dileyin” ifadelerini kullanmıştı.

ERDOĞAN’IN KABUL ETTİĞİ DOLAR SATIŞINI YALANLADI

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yiğit Bulut, CNN Türk’te katıldığı yayında “ Merkez Bankası’nın 128 milyar dolarlık rezervi eritildi” iddiası ve TL’deki değer kaybı ile ilgili açıklamalarda bulundu. Independent’ın haberine göre muhalefetin dile getirdiği Merkez Bankası’nın 128 milyar dolarlık rezervinin piyasaya satıldığı iddiasının doğru olmadığını savunan Bulut, “Eğer 7-8,50 arasında 128 milyar dolar sattıysak bunun ortalaması 7,75’e gelir. 7,75’ten sattığımız doları geçtiğimiz hafta 6,80-7 arasında geçtiğimiz haftalarda geri aldıysak yaklaşık yüzde 10-15 arasında kar etmiş olmamız gerekiyor. Yaklaşık 13 milyar dolarlık kar etmiş olmamız gerekiyor. Burada teşekkür edilmesi gerekiyor ama teşekkür edilmesine gerek yok. Çünkü böyle bir satış olmadı” dedi.

“EN GÜVENİLİR YATIRIM ARACI TL”

Dolar kurundaki yükselişin etkisini değerlendiren ve Türk Lirası’nın en güvenilir yatırım aracı olduğunu savunan Bulut, “1980’den 1990’dan 2000’den beri Türk Lirası’nda duruyorsanız, Hazine Bono’nuzu hiç satmadıysanız, sürekli bileşik faiziyle birlikte bugün dolar 30 lira olsa sizin getirinizi karşılamıyor. Çok net söylüyorum. 20 yıldır, 10 yıldır, 30 yıldır TL’ye güvendiyseniz, TL hazine bonosunda kaldıysanız, bunun getirisini değerlendirdiyseniz dolar kaç lira olursa olsun o getiriyi sağlamıyor. En büyük getiri her zaman Türk Lirası’nda” dedi.

DOLAR ARTACAK DİYENLERİ ÖZÜR DİLEMEYE ÇAĞIRMIŞTI

Yiğit Bulut, 3 yıl önce doların yükselmeyeceğini öne sürüp, “3.90 üzerinde bu millete dolar aldıran nokta nokta nokta orayı söylemeyeceğim. Neredesiniz? Çıkın bu milletten özür dileyin. 3.50’de 3.60’da 3.80’de 3.94’te ekranları kırdık hatırlarsanız. Sakın bulaşmayın bu kur geri dönecek diye. O günlerde tweet atanlar yazı yazanlar, adamsanız çıkın da özür dileyin. Bankaların araştırma departmanları, o ekonomi kanallarının çok bilenleri, neredesiniz? Çıkın bu milletten özür dileyin. Tabi hükumet düşecekti, Cumhurbaşkanı düşecekti. Dolar 5 lira olacaktı. felaket tellalları çıkın bu milletten özür dileyin” demişti.

 

Yoksulluk intiharları 2 yılda yüzde 38 arttı

Okumaya devam et

Ekonomi

Pandemi öncesi harcanmaya başlayan Merkez’in rezervleri salgınla birlikte sıfırlandı

CHP’nin gündeme getirdiği Merkez Bankası’nın yok edilen 128 milyar dolarlık rezervinin pandemi öncesinde kullanılmaya başladığı ortaya çıktı. Salgın öncesi Merkez Bankası’nın rezervlerinin yüzde 26’sı ve 41 milyar liralık ihtiyat akçesi kullanıldı.

BOLD – İstifa etmesinin ardından bir daha haber alınamayan damat Berat Albayrak yeniden ülkenin gündemine girdi. AKP’li cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, uzun süredir adını zikretmediği damadını muhalefete karşı koruyan açıklamalar yaptı. AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, rezervin döviz kurunu sabit tutmak adına iç edildiğini itiraf etti. İşte Kovid-19 öncesi rezervle ilgili yaşananlar…

FAİZ İNDİRMEYEN BAŞKANI GÖREVDEN ALDI

Birgün’den Ozan Gündoğdu’nun haberine göre 6 Temmuz 2019’da Erdoğan’ın tüm ısrarlarına rağmen faizleri düşürmekte ayak direyen Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya cumhurbaşkanı kararıyla görevden alındı. Yerine Murat Uysal atandı. O tarihte Merkez Bankası’nın 74,1 milyar dolar brüt döviz rezervi bulunuyordu. Bu rezervin 16,5 milyar doları swaplarla edinilen borçtan oluşuyordu. Bu borçlar çıkarılsa kasadaki para brüt 57,6 milyar dolardı. Bunun dışında Merkez’in kasasında bir de 41 milyar TL’lik ihtiyat akçesi yer alıyordu.

MERKEZ’İN KEFEN PARASI HAZİNE’YE AKTARILDI

Normal şartlar altında pandemi gibi olağanüstü durumlar için ayrılmış olan ihtiyat akçesi, bir 2019’un sonunda Hazine’ye aktarıldı. Merkez Bankası olağanüstü durumlarda kullanabileceği kaynağından mahrum kaldı.

HIZLA İNDİRİLEN FAİZLER DOLARİZASYONU ARTIRDI

Merkez Bankası’nın başına getirilen Uysal, Saray’ın istediği gibi politika faizini 2019 Ağustos’tan itibaren düşürmeye başladı. Uysal’ın göreve geldiği 2019 temmuz ayında ticari kredilerin faiz oranı yüzde 27,5 civarındayken, bu oran şubat ayında yüzde 11’e kadar düştü. Pandemiden bir yıl önce Merkez Bankası piyasaya TL kredi pompalanmaya başladı. Enflasyonun altında kalan kredi faizleri dolarizasyonu artırdı. Faizler düştükçe dövize ilgi arttı. Kamu bankaları da piyasaya döviz satarak dolar kurunun ateşini düşürmeye çalıştı. Uysal’ın göreve getirildiği hafta kamu bankalarının 282 milyon dolar olan döviz açık pozisyonu 2020’nin Mart ayında 4 milyar 87 milyon dolara yükseldi.

MERKEZ DÖVİZ KURUNU REZERVLERİNİ ERİTEREK SABİT TUTTU

11 Mart 2020’de Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın ilk koronavirüs vakasını duyurduğuna Merkez’in kasasında 72,5 milyar dolar brüt döviz rezervi bulunuyordu. Pandeminin ülkeye yayılmasıyla birlikte zaten azalmakta olan güven dibe vurdu. Merkez’in bulduğu yöntem ise piyasada artan döviz talebini kendi rezervlerinden karşılamak oldu. Mart ayında 29,7 milyar dolar swap borcu bulunan Merkez’in ekim ayındaki swap borcu 61,3 milyar dolara çıktı. İlk vakanın duyurulduğu Mart ayında 72,5 milyar dolar olan brüt döviz rezervleri ekim ayında 42,3 milyar dolara kadar geriledi.

SABİT KUR VATANDAŞA DÖVİZ ALIM FIRSATI SUNDU

Bu dönemde Albayrak ve Uysal döneminin en tartışmalı kararı dolar kurunda 6,85 TL’nin ısrarla savunulduğu yaz dönemi oldu. Haziran başından temmuz sonuna kadar piyasaya satılan döviz rezervleriyle dolar kuru 6,85 TL’den yukarıyı görmedi. Artan bu kadar talebe rağmen dolar kuru 1 kuruş oynamıyordu. Üstelik Merkez’in rezervinin günden güne eridiği de her hafta perşembe günü yayımlanan istatistiklerle ortaya çıkıyordu. Rezervler eridikçe dolar talebi artıyor, yurtiçinde yerleşiklerin bankalarda tuttuğu 202 milyar dolarlık döviz ve altın hesaplarının büyüklüğü sadece 4 ayda 221,5 milyar dolara kadar yükseldi.

DÖVİZ REKORU DAMADIN İSTİFASIYLA SON BULDU

Herkesin aylardır yaptığı uyarılar dinlenmedi. Rezervler bir inat uğruna harcandı. Üstelik Erdoğan’ın iddia ettiğinin aksine dolar kuru da kontrol edilemedi. Beklenen oldu, ağustosun başında 6,85 TL direnci kırıldı. Dolar kuru her geçen gün yeni rekorlar kırdı. Albayrak’ın istifasıyla noktalanan bu süreçte dolar kuru 8,51 TL ile tarihi rekorunu yeniledi.

Beyaz sandalyede ölümün ardından Kabakçıoğlu’nun kardeşi yazdı

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0