Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

‘Katar’dan gelen para ekonomiyi kurtaramaz, bunalım çok büyük’

İktisatçı Gaye Yılmaz, Türkiye’nin 31 Mart 2019 seçiminden sonra IMF’nin kapısına gideceği görüşünde.

Almanya Kassel Üniversitesi’nde görevli iktisatçı Gaye Yılmaz, “Bizi Katar’dan AB’den gelen para kurtaramaz.” dedi ve seçim sonrası yaşanacak tabloyu anlattı.

Gaye Yılmaz, ekonominin iktisadi kriz literatüründe en derin bunalımı olan stagflasyon yaşandığını belirtti ve Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) yerel seçimlerden sonra Uluslararası Para Fonu’na (IMF) gideceğini, çıkan faturanın da topluma ödettirileceğini dile getirdi.

Almanya Kassel Üniversitesi ICDD Enstitüsü’nde görevli Yılmaz, Mezopotamya Ajansı’na konuştu ve yaşanan krizin kısa vadeli olmadığını vurguladı.

“EN DERİN BUNALIM: STAGFLASYON”

Yılmaz, enflasyon oranının Türkiye’de ciddi oranlarda yüksek olduğunu anımsatarak bunun durgunlukla birleşince neler olacağını özetledi: “Ekonomi topyekûn küçülürken, yükselen enflasyondan söz ediyorsak, bunun iktisattaki adı ‘stagflasyon’ dur. Yani durgunluk içerisinde enflasyon. Bu iktisadi kriz literatüründe en derin bunalımdır.

Stagflasyonun sebebi kaynak kıtlığı. Türkiye bu seneye kadar neden yaşamadı da bugün kaynak krizini yaşıyor, diye sorarsanız, neredeyse 90’ların sonunda başlayıp, 2018’e kadar dünyadan gelen çok büyük miktarlardan ve çok ucuz krediler vardı. Bizim üretimden kullandığımız paralar bile borç aldığımız paralardı. Ama gözümüzü boyayan barajlar, yollar, köprüler, devasa gökdelenler, büyük hastaneler, gibi durumlar bir şeyleri görmemizi zorlaştırdı. ‘Bu yapılanların kaynağı nereden?’ diye sorgulamadık. 2013 yılından sonra ABD ile Avrupa Birliği artık Türkiye’nin içinde bulunduğu gelişmekte olan ülkelere kredi vermeyeceklerini açıkladı. Kaynak sağlayan Batı şöyle dedi: ‘Biz 10-15 yıldır sizlere kredi pompalıyorduk, çok ucuz krediler alıyordunuz. Bunun sonuna geldik artık paraya bizim ihtiyacımız var. Şimdiye kadar aldığınız borçları zamanında faiziyle birlikte ödeyeceksiniz.’ Artık bugün borçlanma 2008’e benzemiyor, maliyeti çok fazla yükseldi.”

“KATAR PARASI KURTARAMAZ”

Yılmaz, firmaların neler yaşayacağını ise şöyle özetledi:

“Borçları geri ödeyemedikleri için döviz kıtlığı yaşayacaklar. Döviz kıtlığı yaşadıklarında ise üretim yapamayacaklar. Üretim yapamadıklarında ise bu ülkelerde devalüasyon olacak ve TL döviz kuru yükselecek. Bu yükseldiğinde bunu durdurmak için faiz arttıracak dolayısı ile bu ülkeler bir kısır sarmala dönecek. Bunu ön gördükleri için hızla TL’den çıkıp, bu paralardan dolara yüklendiler. Bu bizim paralarımızdan çok ciddi değer kaybına neden oldu. Bu aynı zamanda üretim için ithalat yapmanız lazım. Bunun için dövizinizin olması lazım. Alacağınız dövizi borçla alacaksınız. Borcun faizi yüksek. Bir de devalüasyon bindi onun üzerine. Dövizle borçlanmanın maliyeti 5 yıl öncesine göre neredeyse 8 kat yükseldi. Yani Türkiye’nin bundan sonraki kurtuluşu, öyle Katar’dan gelen 3 milyon dolar ile AB’den gelen 2 milyarla kurtulacak gibi görünmüyor.”

“SEÇİMDEN SONRA IMF’YE GİDECEKLER”

AKP’nin IMF ve benzeri kurumlardan büyük kredi anlaşmaları yapmak zorunda kalacağını belirten Yılmaz, “Bunun için de AKP 2019 yerel seçimlerini bekliyor ve seçim sonrası IMF’ye gidebilir. Hani zamanında Ecevit için, ‘ülkeyi bir cente muhtaç duruma getirdiler’ diyorlardı ya, şimdi ise AKP ülkeyi IMF’ye muhtaç hale getirdi. Reçete, çalışan kesimlere, emeklilere yazılacak. Sağlık alanında yansıması olacak, devletin harcamaları kısıtlanacak. Hem gelir hem gider kalemleriyle oynayarak, yeni reçeteler hazırlayacaklar. Yani seçimlerden sonra krizin faturası toplumdan istenmeyecek, topluma dayatılacak.” dedi.

Ekonomi

Gelişen ülkeler arasında en çok Türkiye’nin döviz rezervleri azaldı

Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS), Kovid-19 salgını döneminde Türkiye ile benzer parasal önlemler uygulayan gelişmekte olan ülkelerin merkez bankalarının döviz rezervlerinde, Türkiye’deki kadar önemli bir düşüş görülmediğini açıkladı.

BOLD – Uluslararası Ödemeler Bankası’nın (BIS) yaptığı çalışmaya göre, koronavirüs pandemisi döneminde Türkiye ile benzer parasal önlemler uygulayan gelişmekte olan ülkelerin merkez bankalarının döviz rezervlerinde, Türkiye’deki kadar önemli bir düşüş görülmedi.

Çalışmada ekonomiyi desteklemek için kur müdahalesinde bulunan gelişmekte olan ülkeler arasında Çekya, Endonezya, Kolombiya ve Türkiye yer aldı. Türkiye bu ülkeler arasında en fazla rezerv kaybına uğrayan ülke oldu.

Bu dönemde herhangi bir kur müdahalesinde bulunmayan Meksika’da rezerv artarken Güney Afrika’nın rezervleri neredeyse sabit tutuldu.

TÜRKİYE’NİN REZERVLERİ GERİLEDİ, BİRÇOK ÜLKENİNKİ ARTTI

IMF verileri üzerinden yapılan hesaplamaya göre, Türkiye’nin swaplar dahil net döviz rezervleri Mart 2020’den Şubat 2021’e kadar 21,7 milyar dolar gerilerken, salgın döneminde Türkiye gibi kur müdahalesinde bulunan Çekya Merkez Bankası’nın rezervleri 15,8 milyar dolar artış gösterdi.

Endonezya Merkez Bankası da salgın döneminde kur müdahalesinde bulunmasına rağmen swaplar dahil net döviz rezervlerini 17,3 milyar dolar artırdı. Kolombiya Merkez Bankası da bu dönemde döviz rezervlerini 2,3 milyar dolar yükseltirken Meksika Merkez Bankası rezervlerine 16,8 milyar dolar ekledi.

Orantısal olarak bakıldığında ise aynı dönemde Meksika Merkez Bankası’nın rezervleri yüzde 9,6; Endonezya Merkez Bankası’nın rezervleri yüzde 16,4; Çekya Merkez Bankası’nın rezervleri yüzde 10,8 ve Kolombiya Merkez Bankası’nın rezervleri yüzde 4,3 artış gösterdi.

TÜRKİYE’NİN REZERVLERİ YÜZDE 58,6 GERİLEDİ

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) rezervleri ise bu dönemde yüzde 58,6 geriledi. TCMB’nin en güncel açıkladığı 9 Nisan haftası verisinde ise swaplar dahil net rezervler 9,9 milyar dolar seviyesinde bulunurken, swaplar hariç rezerv eksi 49,1 milyar dolar seviyesinde.

TÜRK LİRASI EN ÇOK DEĞER KAYBEDEN İKİNCİ PARA BİRİMİ

Gelişen ülke para birimleri arasında salgın döneminde en fazla değer kaybeden para birimi yüzde 32,9 düşüş ile Arjantin pesosu olurken ikinci sırada yüzde 23,4 ile Türk Lirası geliyor.

Merkez’in rezervleri 2 yıl önce kaldırılan maddeyle eritildi

Okumaya devam et

Ekonomi

Hazine ve Maliye Bakanlığı Tokat Turhal’ı satışa çıkardı!

Hazine ve Maliye Bakanlığı, Tokat Turhal ilçesini satışa çıkardı. Turhal’da devlete ait 9 bin metre kareye yakın tam 22 arazi özelleştirilecek.

BOLD – Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığının 30 araziyi satış kararı Resmi Gazetede yayımlandı. Karara göre AKP, özelleştirmede yeni bir aşamaya geçti. Hazine arazilerini tek tek satan AKP hükumeti toplu satış dönemini başlattı.

YATIRIMCILARA DUYURU

Hazine ve Maliye Bakanlığı ihaleye çıkarılan taşınmazları Resmi Gazetede listeledi. Ankara’da iki, Erzurum’daki iki arsanın yanı sıra İstanbul, Kayseri  Afyonkarahisar ve Kahramanmaraş’ta devlete ait araziler özelleştirilecek.

‘Yatırımcılara Duyuru’ başlığıyla yayımlanan listede 30 arsanın 22’sinin Tokat Turhal’da olması dikkat çekti. Buna göre Turhal’daki devlet arazilerinin büyük bölümü özelleştirilecek. Tokat Turhal’da satışa çıkarılan 22 arsanın büyüklüğü 8 bin 682 metre kareyi buluyor.

 

Okumaya devam et

Ekonomi

O gecenin Türkiye’ye maliyeti 531 milyar TL

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 19 Mart’ı 20 Mart’a bağlayan gece aldığı kararların Türkiye’ye maliyeti hesaplandı. DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, “Merkez Bankası Başkanı’nın bir gece görevden alınması, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması Türkiye’ye 531 milyar TL’ye mal oldu” dedi.

BOLD – Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’ın istifasının ardından Türkiye ekonomisinin düzelme eğilimine geçtiğini söyleyen Babacan, “Bakan ortadan kayboldu ertesi gün piyasalar düzeldi, faizde düşüş, kurda düşüş oldu. Boş koltuk bile ülkeye kazandırdı.” diye konuştu.

YANLIŞ İMZANIN SONUCU

Merkez 128 milyar doların Fatih Altaylı’nın Teke Tek programına katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Resmi Gazete kararlarını değerlendiren Babacan, “Merkez Bankası Başkanı’nın bir gece görevden alınması, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması Türkiye’ye 531 milyar TL’ye mal oldu. Özel sektörle kamunun borcuna bakıyoruz. Döviz cinsinden borç sıçradı mı? Bir gece atılan yanlış imzanın sonucu. Bu kadar çabuk bozulabiliyorsa. Hazine ve Maliye Bakanı’nın boş koltuğu bile piyasaya yarıyorsa demek ki kural bazlı çalışmaya başladığında çok hızlı değişir” ifadelerini kullandı.

VATANDAŞLAR PARASINI YURT DIŞINDA TUTUYOR

Türkiye’nin her şeye rağmen çok büyük potansiyeli bulunduğunu kaydeden Babacan, “Bugün bankalarda kiralık kasa bulmak zor. Vatandaşlarımız bodrum kata inip kiralık kasaya yatırıyorlar. Üst kata vezneye gitmiyorlar. Kiralık kasadaki değerler eksi birden vezneye yatsa ülke nefes alır. Vatandaşlarımızın yastık altında ve yurt dışında tuttuğu çok ciddi kaynaklar var. Öz sermaye ve kredi alma gücünü birleştirirseniz Türkiye’nin kaynak sorunu olmaz” bilgisi verdi.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0