Bizimle iletişime geçiniz

Medya

Ferit Şahenk, Kral TV’yi de kapatıyor

NTV Spor'u kapatan Doğuş Yayın Grubu’nun şimdi de Kral TV'yi kapatma kararı aldığı iddia edildi.

NTV Spor’u kapatan Doğuş Yayın Grubu’nun şimdi de Kral TV’yi kapatma kararı aldığı iddia edildi.

Medyaradar’ın ulaştığı bilgilere göre; son dönemde sık sık işten çıkarma ve küçülme haberleri ile anılan Ferit Şahenk’e ait Doğuş Grubu, bünyesindeki önemli video müzik kanalı ‘Kral TV’yi de kapatma kararı aldı.

ÇALIŞANLAR TEDİRGİNLİK İÇİNDE

Karar henüz kesinlik taşımamakla birlikte çalışanların büyük tedirginlik yaşadığı gelen haberler arasında.

1994’te Cem Uzan tarafından kurulan Kral TV, Türkiye’nin ilk video müzik kanalı olma özelliğini taşıyor.

Kanal, Tasarruf Mevduatı Sigorta (TMSF) tarafından 15 Haziran 2008’de düzenlenen bir ihaleyle 95 milyon dolar karşılığında Doğuş Yayın Grubu bünyesine geçmişti.

Son yıllarda eski popülaritesinden uzak bir grafik sergilen Kral TV, bu yıl Kral Pop ve Kral World kanallarını da Kral TV bünyesine katarak yeni bir oluşuma gitmeye çalışmıştı.

 

Medya

Aydınlık, AKP’yi ‘Kanal İstanbul’ üzerinden hedef aldı: Stratejik hata!

Genel Başkanı Doğu Perinçek’in “Aynı gemideyiz” söylemiyle AKP’ye destek verdiği Vatan Partisinin yayın organı Aydınlık gazetesi, Kanal İstanbul konusunda Erdoğan’la ters düştü.

BOLD- İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında geçen günlerde başlayan Kanal İstanbul projesi tartışmasına giderek büyüyor. İmamoğlu’nun ‘İstanbul’a ihanet’ dediği çalışma için Erdoğan’dan ‘Yapacağız ve proje çok sükse yapacak’ açıklaması gelmişti. Tartışmayı alevleyen bu açıklamaların ardından Türkiye proje konusunda ikiye bölündü. Kanal İstanbul projesi televizyonlardaki tartışma programlarının bir numaralı gündemi oldu. Bazı siyasetçi, gazeteci ve bilim adamları projeye İstanbulluların karar vermesi gerektiğini savunarak referandum çağrısında bulundu.

STRATEJİK HATA

Tartışmalar sürerken proje konusunda beklenmedik bir çıkış geldi. Genel Başkanı Doğu Perinçek’in “Aynı gemideyiz” söylemiyle AKP’ye destek verdiği Vatan Partisinin yayın organı Aydınlık gazetesi, Kanal İstanbul konusunda Erdoğan’la ters düştü. Aydınlık gazetesi proje hakkındaki eleştirel haberini ‘Stratejik hata’ başlığıyla manşetten okurlarına duyurdu.

‘SORU İŞARETLERİ ORTADAN KALKMADI’

Erdoğan’ın çok sükse yapacak dediği Çılgın Proje ile ilgili gazete de şu ifadeler yer aldı, “Ak Partinin 2011’de ‘çılgın proje’ diye sunduğu Kanal İstanbul projesi bugün yine tartışma konusu. Aradan geçen yıllar içinde projenin geçeceği rota konusunda söylentiler yayıldı, arsalar el değiştirdi. Son olarak Ulaştırma Bakanlığı dört ilçeden geçecek rotayı açıkladı. Ancak projeye nasıl kaynak ayrılacağı, ekonomik katkısının boyutu ve Türk Boğazları Montrö Sözleşmesi’ne tesiri gibi kritik konularda soru işaretleri ortadan kalkmadı. Konunun uzmanları ekonomi, askeri strateji, afet yönetimi, ekoloji, şehir ve nüfus planlaması gibi alanlarda projeye ciddi eleştiriler yöneltiyor. İktidar ise projeyi, ticari gemilerin güvenli geçişi, İstanbul Boğazının korunması, geçişten gelir elde edilmesi gibi argümanlarla savunuyor.”

Ziraat’in ortak olduğu simitçiden Erdoğan’ın avukatı çıktı

Okumaya devam et

Medya

Ahmet Hakan’dan AKP medyasına öğüt: Telaşlı izlenimi vermeyin!

Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan ile ilgili gelişmelerde AKP’ye yakın medya kuruluşlarının telaşlı bir halde gözüktüklerini belirten Ahmet Hakan, “Sıkılmış yumruklar, öfkeli çıkışlar, hain sesleri Babacan/Davutoğlu cephesine “biz neymişiz be” dedirtiyor” dedi.

BOLD- Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan Çoşkun, bugünkü köşesinde Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’ı hedef alan havuz medyasını yazdı. Çoşkun, AKP’den istifa ederek yeni parti kuran eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ve parti kurma aşamasındaki eski bakan Ali Babacan’a yönelik iktidar yanlılarının stratejilerinin çok yanlış olduğu görüşünü savundu. Ahmet Hakan Çoşkun, söz konusu medya için bir takım tavsiyelerde de bulundu

TELAŞLI İZLENİMİ VERMEMELİ

Yandaş medya olarak nitelendirilen iktidar yanlısı yayın organlarında telaş olduğu izlenimi edindiğini belirten Ahmet Hakan Çoşkun, ”Oysa telaşları olsa bile böyle bir izlenim vermemeleri gerekir” diye konuştu.

TAM TERSİ ŞART

Davutoğlu’nun yeni parti çıkışının, hükumet yanlısı medyada gereğinden çok ciddiye alındığını söyleyen Çoşkun, ”Tam tersini yapmaları şart!” dedi.

BİZ NEYMİŞİZ BE! DEDİRTİYOR

Yeni pati kuran eski AKP’lilere basında hiç yer vermemenin de çözüm olmadığı öne süren Ahmet Hakan Çoşkun, yazının devamında, ”Konvansiyonel medyalarında yer vermiyorlar. Hiç görmemek, durup dururken bir gizem ve bir ilgiye yol açar ki sonuçta bu oluyor. Sıkılmış yumruklar, öfkeli çıkışlar, hain sesleri falan… Bütün bunlar Babacan/Davutoğlu cephesine “biz neymişiz be” dedirtir. Dedirtiyor da nitekim” ifadelerini kullandı.

Adli denetimdeki Yavuz Selim Demirağ’a gece yarısı gözaltı: ‘Bu nasıl demokrasi?’

Okumaya devam et

Medya

Fatih Altaylı’dan Simit Sarayının kurtarılmasına tepki: Batık iş sana bana sokuşturuluyor

Zor durumdaki Simit Sarayı’nın devlet tarafından kurtarılmasına tepki gösteren Habertürk Yazarı Fatih Altaylı, “Batık iş sana bana sokuşturuluyor. Daha nicelerine böyle paralar aktarılıyor” diye yazdı.

BOLD – Simit Sarayının yüzde 51 hissesinin Ziraat Girişim tarafından satın alındığını hatırlatan Fatih Altaylı, zor durumda olan markanın kurtarıldığını yazdı.

“Simit’i çıkardılar bize soktular” diyen Altaylı Habertürk’teki köşesine şunları yazdı: “Birkaç hafta önce bu köşede yeni getirilecek olan vergileri eleştirdim, insafsızca bulduğumu, hatalı olduğunu, ekonomiye can vermeyeceğin söyledim. Trol kafalardan işitmediğim hakaret kalmadı. ‘Zenginlere gelen vergi sana niye dokundu’ falan dedi ahmaklar. Hâlâ anlamamışlar, bu ülkenin ‘ana fikrini’. Zengin eğer iktidarlara yakın ise ondan alınmaz. Sizden benden alınan onlara verilir. Misal mi? Mesela hükumete yakın müteahhidin bitiremediği inşaat devlet tarafından satın alınır. Müteahhit kardeşin cebine parası konulur, batık iş sana bana sokuşturulur.

DAHA NİCELERİNE BÖYLE PARALAR AKTARILIYOR

Sanmayın ki, sadece finans bilmem neresindeki arsasına devlet kesesinden 1 küsur milyar ödenen Ağaoğlu’ndan söz ediyorum. Daha nicelerine böyle paralar aktarılıyor. Hadi orası inşaat sektörü batmasın, sonra domino gibi ekonomi yıkılır. Peki ya ‘simit sektörüne’ ne demeli? Simit Sarayı diye bir markamız var. Allah biliyor ya, gurur duyduk yıllarca. Kafamızdaki matematiğe uyduramadık ama güzel görünüyordu. New York’un 5. Caddesi’nde, Londra’nın Piccadilly Circus’unda görünce ‘Vay be’ diyorduk da, ‘Simit satarak her ay 50 bin dolar kira nasıl ödenir’ aklımız almıyordu. Gerçi kiranın çoğunu “Turquality” diye devlet ödüyordu ama yine de hesabı kafamızda tutturamıyorduk. Hele hele özel uçaklar, lüks lüks otomobiller falan olunca “Kazanıyorlar” diye düşünüyor, ‘Bizim bilmediğimiz bir şey biliyorlardır’ diyorduk. Bilmiyorlarmış meğer. Bildikler şu imiş. ‘Batarsak bir çıkaran olur.’ Nitekim çıkardılar. Yüzde 51’n Ziraat Girişim aldı. Simit’i çıkardılar, bize soktular. Sonra zengine vergi geldi öyle mi! Hadi canım siz de… Anlatırım bir ara vergi meselesini de. Anlarsınız kime geldiğin. 77 yıl sonra, yeniden!”

Ziraat’in ortak olduğu simitçiden Erdoğan’ın avukatı çıktı

Okumaya devam et

Popular