Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Erdoğan işareti verdi, Fatih Portakal hakkında da soruşturma açıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kürsüden talimat veriyor, savcılar gereğini yapıyor. Fatih Portakal’ın 10 Aralık 2018 tarihinde FOX TV ana haber bülteninde ‘Sarı yelekliler’ eylemiyle ilgili sarf ettiği sözler hakkında soruşturma başlatıldı.

ÖNCE CEZA SONRA SORUŞTURMA

İstanbul Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında program CD’sinin Radyo Televizyon Üst Kurulu’ndan (RTÜK) istendiği, farklı illerden gönderilen 16 şikâyet dilekçelerinin de bu soruşturma dosyası ile birleştirildiği öğrenildi.

Daha önce de RTÜK, Portakal’ın sözleri nedeniyle Fox TV’ye 1 milyon TL’ye yakın ceza kesmiş ve ana haberin 3 gün yayınlanmamasına karar vermişti.

TARTIŞMA NASIL BAŞLADI?

Fox TV spikeri Fatih Portakal canlı yayında Fransa’daki Sarı Yelekliler eylemine dikkat çekerek, “Hadi bakalım barışçıl bir eylemle zamları, doğalgaz zamlarını protesto edelim. Hadi bakalım, yapalım. Yapabilecek miyiz? Kaç kişi çıkacak korkudan endişeden sokağa? Kaç kişi çıkar sokağa Allah aşkına söyler misiniz? Bireysel ve toplumsal muhalefeti baskı altına almaya ve yıldırmaya çalışıyorlar. En doğal hak ama uygulanamıyor. Fransa olmuş, Türkiye olmuş çok da farketmiyor açıkçası.” demişti.

ERDOĞAN: BU MİLLET PATLATIR ENSENİ

Portakal’ın bu sözlerinden sonra Adalet ve Kalkınma Partisi’ne (AKP) yakın dernekler suç duyurusunda bulunmuştu. Sosyal medyada tehditlere maruz kalan Portakal, “Canıma bir şey gelmesinden korkuyorum.” çıkışı yaptı.

Portakal’ın bu sözleri ile “halkı sokağa çağırdığını” savunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Birileri çıkmış portakal mıdır, mandalina mıdır, narenciye midir sokağa çağırıyor. Haddini bil haddini. Bilmezsen haddini, bu millet patlatır enseni.” ifadelerini kullandı.

“BUNUN BEDELİNİ AĞIR ÖDERLER”

Erdoğan başka bir konuşmasında da Fatih Portakal için çok sert ifadeler kullanmıştı.

Erdoğan, “Bir tanesi çıkmış sokağa davet ediyor ahlaksıza bak. Sen ne yapıyorsun, burası Paris mi? Gezi olaylarında, 15 Temmuz’da zaten herkes dersini aldı. Bu tür olaylara girişenler bunun bedelini ağır öderler.” demişti.

Erdoğan’ın “sanatçı müsveddeleri” diye hakaret ettiği sanatçılar Metin Akpınar ve Müjdat Gezen önce gözaltına alınmış, akabinde adli kontrol şartı ile serbest bırakılmıştı.

Keşke memlekette daha çok Portakal yetişse

Gündem

Danıştay İBB’nin alınmadığı Haydarpaşa ve Sirkeci Gar ihalelerini iptal etti

Danıştay, TCDD’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesini(İBB) devre dışı bırakarak, Haydarpaşa ile Sirkeci Gar alanlarının bir firmaya kiralanmasıyla ilgili ihaleyi iptal etti. Kararda, İBB iştiraklerinin ihaleye alınmamasının rekabeti daralttığı belirtildi.

BOLD – TCDD tarafından, Haydarpaşa ile Sirkeci Gar alanlarının kültür ve sanat etkinliklerinde kullanılmak üzere kiraya verilmesi ihalesiyle ilgili İBB’nin temyiz başvurusu sonuçlandı.

Danıştay, Bölge İdare Mahkemesinin kararını bozup ihaleyi iptal etti. Kararda, İBB iştiraklerinin ihalede değerlendirilme dışı bırakılmasının rekabeti daraltan ve eşit yarışma şartlarını ihlâl eden bir uygulama olduğu kaydedildi.

REKABETİ DARALTTI

Kararda, “İBB’nin ortak girişim tarafından ihaleye teklif verilmesi hâlinde, her bir ortak tarafından 4 milyon TL tutarında iş deneyim belgesi (ihaleye teklif veren ortak girişim dört şirketten oluştuğundan toplam 16 milyon TL iş deneyim belgesi) istenilmesinin rekabeti daraltan ve eşit yarışma şartlarını ihlâl eden bir düzenleme olduğu sonucuna varıldığı” ifade edildi. Danıştay kararında, “Davacı şirketlerin oluşturduğu ortak girişim tarafından verilen teklifin, bu şartı sağlamadığı gerekçesiyle değerlendirme dışı bırakılması üzerine ihalede, geçerli tek teklifin kaldığı ve ihalenin de tek teklif üzerinden sonuçlandırıldığı görülmüştür. Bu itibarla, dava konusu ihalede hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabet bulunmamaktadır” denildi. Karar, 3’e 2 oy çokluğuyla kesin olarak verildi.

İBB, İHALEDE DEVRE DIŞI BIRAKILMIŞTI

TCDD, Haydarpaşa ve Sirkeci garlarına ait yaklaşık 29 bin metrekarelik atıl halde bulunan depo alanlarını “ticari faaliyette kullanılmamak üzere” Hezarfen Danışmanlık şirketine pazarlık usulüyle 350 bin TL’ye kiralamıştı.  İhalede teklif sunan İBB’nin iştirak şirketleri Kültür AŞ, İSBAK, Metro İstanbul ve Medya AŞ’den oluşan konsorsiyum devre dışı bırakılmıştı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, sonuca itiraz edeceklerini açıklamıştı.

Dolar 8 TL’yi aşınca Berat Albayrak’tan açıklama geldi

Okumaya devam et

Gündem

İHD’den iktidara uyarı: Cezaevindeki hastalardan ve ölümlerden sorumlusunuz

Hasta tutukluların durumu, KHK’lı polis Mustafa Kabakçıoğlu’nun beyaz bir sandalyede ve cezaevindeki karantina koğuşunda tek başına vefat etmesi ile bir kez daha gündeme geldi. İnsan Hakları Derneği (İHD) ise Dünya Hasta Hakları Günü’nde tüm tutuklu hastaların tahliye edilmesi çağrısında bulundu. İktidara ise sorumluluk uyarısı yaptı.

BOLD – İHD’nin 2020’nin başlarında yayınladığı listeye göre cezaevlerinde 591’i ağır olmak üzere bin 564 tutuklu hasta vardı. Ancak aradan geçen zamanda koronavirüsün de etkisiyle tablo çok daha ağır bir hal aldı. Bu duruma dikkat çeken İHD Merkezi Hapishaneler Komisyonu Sözcüsü İlhan Öngör, Dünya Hasta Hakları Günü’nde tutuklu hastaların tahliye edilmesi için hükümete seslendi.

İHD: TUTUKLU HASTALARI TAHLİYE EDİN

Adalet Bakanlığı’nın gerçek hasta sayısını açıklamadığını vurgulayan Öngör, tutuklu hasta konusunun sadece hukuki değil aynı zamanda vicdani ve ahlaki boyutu ile ele alınması gerektiğini belirtti. AKP’nin problemi çözme yaklaşımında olmadığını belirten Öngör, “Ancak; bu konuda yetkili kurum olan Adalet Bakanlığı ve hükümet, kamuoyunun tüm bu duyarlı seslenişine karşı sessiz kalıp; duyarsız kalmayı tercih etmiştir. Özellikle hasta mahpuslar sorununun siyasi sonuçları açısından kar ve zarar mantığı ile hükümet tarafından yaklaşılmasının sorunun daha da derinleşmesine ve yaşam hakkının ihlaline sebep olmaktadır” dedi.

ÖLÜM DÖŞEĞİNDE TAHLİYEYE TEPKİ

Hasta tutukların “cezaevinde kalamaz” raporlarına rağmen tahliye edilmediğini ve tedavilerinin yapılmadığını belirten Öngör, insanlık dışı muamelelere dikkat çekti.  “Hastaneye gitmeleri için günlerce bekletilmekte yahut gittiklerinde elleri veya ayakları kelepçeli bir şekilde muayene edilmektedirler. Gerekli tıbbi desteği alamayan ve tedavisi yapılmayan hasta mahpusların sağlık durumları gittikçe daha da kötüleşmekte, artık ölüm sınırına geldiğinde tahliye edilebilmektedirler. Ki; birçok hasta mahpus artık ölüm eşiğine geldiğinde tahliye edilmiş ve maalesef tahliye edildikten bir kaç gün sonra yaşamını yitirmişlerdir” ifadelerini kullandı.

Tutuklu hastalar konusunda Adalet Bakanlığı’nın asli sorumlu olduğuna dikkat çeken Öngör, mevcut uygulamalara dikkat çekti ve “Adalet Bakanlığı’ının görevi, hasta mahpusun ölüm eşiğine gelene kadar mahpusun cezaevinde kalmasını değil, hasta mahpusun iyileşmesini sağlayacak tıbbi desteği ve tedaviyi sağlamaktır. Ancak; ilgisizlik ve yeterli gerekli tedavinin yapılmaması hasta mahpusun hastalığını daha da ilerletmekte ve ölümüne sebep olmaktadır. Bu nedenle bu tür benzer ölümlerde birinci dereceden Adalet Bakanlığın pozitif sorumluluğu mevcut olup, koruma yükümlülüğünün ihlalidir” dedi.

Okumaya devam et

Gündem

İntihar eden genç öldü, yakınları polislere ve sağlıkçılara saldırdı

Ankara’daki intiharda ölen genç değil, yakınlarının çıkardığı olaylar gündem oldu. Ölüm haberi üzerine hastaneye giden gencin yakınları sağlık ekipleri ve polislere saldırdı. Hastaneyi taş yağmuruna tuttu.

BOLD – Ankara Keçiören’den gece 01:00 sıralarında intihar haberi geldi. Yüksek bir yerden kendini atan genç Gülhane Askeri Eğitim ve Araştırma (GATA) Hastanesi’ne kaldırıldı. Ancak yaşam mücadelesini hastanede kaybetti.

İntihar haberi üzerine gencin yakınları hastanenin bahçesinde toplanmaya başladılar. Ölüm haberinin gelmesiyle de ortalık bir anda karıştı. Hastaneye gelenler, intihar eden gençle ilgilenmedikleri bahanesi ile sağlık emekçilerine ve polis ekiplerine saldırdı. İhbar üzerine olay yerine giden emniyet ekiplerine de zorluk çıkaran kalabalık, hastane bahçesinden polislere taş atmaya başladı.

Olayların devam etmesi üzerine hastaneye çevik kuvvet ekipleri sevk edildi ve 20 kişi gözaltına alındı. Saldırı sırasında 3 polis memuru hafif şekilde yaralanırken 3 ekip otomobili de zarar gördü. Gözaltına alınan kalabalık grup emniyete götürülürken, polisin hastane bahçesinde bir süre geniş önlem aldı.

Okumaya devam et

Popular