Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

İdare mahkemesinden 47 bin kişiyi umutlandıran OHAL Komisyonu kararı

Olağanüstü Hal (OHAL) İşlemlerini İnceleme Komisyonu’ndan red cevabı alan 47 bin kişiyi ilgilendiren ilk karar, İdare Mahkemesi’nden Kanun Hükmün’de Kararname (KHK) mağdurlarının lehine çıktı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, “Bu durum insanlara hukukun varlığı konusunda umut olmuştur.” dedi.

KARARLAR MAĞDUR EDİYOR

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu üyeleri OHAL Komisyonu’nu ziyaret etti.

İzlenimlerini aktaran Gergerlioğlu, “OHAL Komisyonu uzun süredir yüz binlerce KHK’lının kaderi üzerinde hukuksuz kararlar veriyor. Komisyon anayasal sınırların ve meşruiyet sınırının dışına çıkmış durumda. Kararlar insanları mağdur ediyor.” dedi.

BERAAT EDENLERE BİLE RED KARARI

Komisyonun insanların yargıya ulaşmasını engellediğini söyleyen Gergerlioğlu, “20 bin takipsizlik veya beraat kararı var, ancak komisyon bunları umursamıyor ve beraat kararlarına çok rahat ret kararı veriyor. Aldığımız rakamlara göre, komisyona 125 bin 600 başvuru var. 50 bin 300 dosya incelenmiş ve 3 bin 700 kabul var. Şu ana kadar kabul oranı yüzde 7,5 iken son bir ay içerisinde yüzde 7,3’e düşmüş.” ifadelerini kullandı.

İDARE MAHKEMESİNİN İLK KARARI OLUMLU

Gergerlioğlu şunları söyledi: “Bir başka önemli haberi ise komisyon başkanı belirtti. Komisyon sonucunda idare mahkemelerine gidenlerden ilk karar çıkmış. İlk karar, komisyonun kararını iptal yönünde çıkmış.”

Gergerlioğlu Twitter’dan yaptığı açıklamada da “İdare Mahkemesi OHAL Komisyonu kararı üzerine ilk kararını vermiştir. OHAL Komisyonundan çıkan ret kararına İdare Mahkemesinin verdiği ilk karar olumsuz olmuştur. Bu durum insanlara hukukun varlığı konusunda umut olmuştur” dedi.

BAŞVURULARIN YARISINI BİLE İNCELEMEDİ

15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsünün ardından Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) fişlemeleri ile yüzbinlerce insan işini kaybetti.

İç hukuk yolları tıkandığı için on binlerce insan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurdu. Bu başvuruları hükümsüz kılmak ve süreci uzatmak için kurulan OHAL Komisyonu, aradan geçen iki yıla rağmen daha başvuruların yarısını bile incelemedi.

50 BİN 300 DOSYADAN 46 BİN 600’ÜNE RED

OHAL Komisyonu’na şimdiye kadar 131 bin 922 müracaat yapıldı. Müracatların 125 bin 678’i kamu görevinden ihraç, 33 bin 184’ü rütbe alma, 2 bin 761’i ise kurum ve kuruluşu kapatma işlemi hakkında oldu.

İhraçla ilgili 125 bin kişi müracaat ederken, bunlardan 50 bin 300 dosya hakkında karar verildi. 3 bin 700 kamu görevlisi işe iade edildi. 46 bin 600 kamu görevlisinin ise müracaatı reddedildi.

80 binin üzerinde dolayında dosyanın incelemesi ise devam ediyor.

60 GÜN İÇİNDE İPTAL DAVASI

Kararlar, tebliğ edilmek üzere başvurucuların en son görev yaptığı kurumlara teslim ediliyor. Başvurusu kabul edilenlerin atama işlemleri, en son görev yapılan kurumlar ile Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nca yapılıyor.

Komisyonun ret kararlarına karşı, kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara 19., 20., 21. ve 22. idare mahkemelerine iptal davası açılabiliyor.

GÖREV SÜRESİ BİR YIL UZATILDI

Bu arada AİHM verilen “iki yılda tüm dosyalar karara bağlanacak” sözü tutulmadı. OHAL İşlemlerini İnceleme Komisyonu’nun görev süresi 1 yıl daha uzatıldı.

Beraat alanlar hakkında bile iade kararı verilmezken, 2 yılın sonunda hükümetin komisyonu “iç hukuk yolları tükenmedi” dedirtmek için kurduğu şüpheye yer bırakmayacak şekilde anlaşılıyor.

174 MEDYA ŞİRKETİ KAPATILDI

OHAL Döneminde bin 286 eğitim kurumu, 29 sendika, bin 419 dernek, 145 vakıf, 174 medya ve yayın kuruluşu kapatıldı. 985 ticari işletme de Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) devredildi.

Bu kurumlar da OHAL Komisyonu’na başvurdu, ancak henüz bir sonuç çıkmış değil.

2 yılda bir arpa boyu yol alamayan OHAL Komisyonu’na bir yıl daha verildi

Gündem

İstanbul’da yeni korona sektörü: Pozitif test sonucunu negatife çeviriyorlar

Habertürk yazarı Sevilay Yılman, yurt dışına çıkmak isteyenlerin yaptırmak zorunda olduğu koronavirüs testini pozitiften negatife dönüştürmenin İstanbul’da adeta sektör olduğunu yazdı. İsmini açıklamadığı hastanenin bu işi 40 dakikada çözdüğünü vurguladı.

BOLD – Türkiye’den ayrılırken korona testi yaptırmak ve negatif test sonucu ile uçuşa gitmek gerektiği biliniyor. Bazı ülkelerin 72, bazılarının ise 48 saat önce yapılma koşulu getirdiği bu test sonucunu negatife dönüştüren yolcuların olduğu belgesiyle kanıtlandı. Habertürk yazarı Sevilay Yılman, 15 Ekim’de İstanbul’dan Kuveyt’e uçan iki yolcunun test sonuçlarını köşesinde yayınladı. İstanbul’da bunun bir sektöre dönüştüğünü kaydetti. Skandala imza atan hastanenin adını ise gerekirse açıklayacağını öne sürdü.

Belgelere göre Sarah Alqoobaa adlı Kuveytli, Ekim ayının 15’inde Ataköy’de bir hastaneye saat 06.00′da PCR için numune veriyor. Sonuç 23.47’de “pozitif” olarak sisteme yükleniyor. Ancak biletinin yanmasına razı gelmeyen Kovid-19 pozitif hasta için devreye giriliyor. Ertesi günü, yani 16 Ekim’de bir başka hastaneye saat 14.22′de müracaat yapılıyor ve numune veriliyor. Normalde en az 8 saatte sonuç alınabilen PCR testinin negatif olan sonucu yaklaşık 40 dakika sonra hastaya İngilizce olarak teslim ediliyor. Ve o hasta, yani Sarah Alqoobaa adlı yabancı ertesi günü yani 17’sinde Jazere Airways’e ait uçakla ülkesine dönüyor. 

POZİTİF TEST SONUCU

NEGATİF TEST SONUCU

Bir diğer belge ise Kuveytli Reem Alazemi’yeye ait. 16 Ekim’de PCR için numune alınıyor ve sonucun pozitif olduğu belirleniyor. Ancak Kovid-19 olduğu tespit edilen ve sisteme de bu şekilde kaydı düşülen o hasta yine Jazeera Airways’e ait uçakla 17 Ekim’de Kuveyt’e uçuyor.

SEVİLAY YILMAN’IN YAZISININ TAMAMI

 

Okumaya devam et

Gündem

Mafya lideri Çakıcı’dan Kılıçdaroğlu’na tehdit gibi uyarı

Mafya lideri Alaattin Çakıcı, Kemal Kılıçdaroğlu’nu hedef aldı. Çakıcı, “CHP Genel Başkanı ve aynı zihniyetteki yol arkadaşları, devlet düşmanları ile ortaklık yapmasınlar” uyarısında bulundu.

BOLD – AKP ve MHP’nin birlikte çıkardığı af yasasıyla cezaevinden tahliye edilen mafya lideri Alaattin Çakıcı, CHP’li Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan’ı makamında ziyaret etmesinin ardından başlayan tartışmalarla ilgili yazılı açıklama yaptı. Çakıcı, Recep Gürkan’la daha önce de görüştüğünü aktardı. Gürkan’la telefonda ve Saros Körfezi’nde yakın arkadaşı olan Mustafa Atlıhan’ın tatil köyünde buluştuklarını ifade etti. Çakıcı, uzun saatler süren konuşmalarında devlet ile alakalı konularda hiçbir fikir ayrılığına düşmediklerini belirtti.

MEYDAN OKUDU

Çakıcı şu ifadeleri kullandı: “Recep Gürkan’ı ziyaret etmemi gündeme getiren CHP Genel Başkanı ve aynı zihniyetteki yol arkadaşları devlet düşmanları ile ortaklık yapmasınlar, bunu kamuoyuna açıklıkla ve yürekleri varsa ve tavır koyuyor ise işte o zaman ancak Atatürk’ü ağızlarına alabilirler. Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan ile daha evvel telefonda ve Saros Körfezinde yakın arkadaşım olan Mustafa Atlıhan’ın tatil köyünde bir araya geldik. Uzun saatler süren konuşmamızda devletimiz ile alakalı ortak noktalarımızda hiçbir çelişki yaşanmadı. Vatan sevgisinin ne anlama geldiğini, atalarının balkanlarda yaşadıkları soykırımına uğrayan Balkan Türklerinin anavatanın Trakya bölgesi ile her zerresi bütünleşmiştir. Trakyalılar devletin bütünlüğüne, dinine, resmi diline, bayrağına, ezanına, ülkemizi esaretten kurtaran kadronun lideri Mustafa Kemal Atatürk’e gönülden bağlıdır ve bu ilkeler her Trakyalının vaz geçilmezidir.”

AKŞENER’E GÖNDERME

Recep Gürkan’a övgülerde bulunan Alaattin Çakıcı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında ise hakaretamiz sözler sarf etti. Kılıçdaroğlu için “sözde Atatürkçü” diyen suç örgütü lideri Çakıcı, “Kemal Kılıçdaroğlu gibi düşünenler Atatürkçülük adı altında CHP’nin içini boşaltarak Gazi Mustafa Kemal’e ihanet içindedirler. Eğer kalbi Atatürkçü olsalar PKK’nın siyasi kanadı HDP ile ortak seçime girmezlerdi, aynı yanlışı milliyetçiyim diyen bir Hanımefendi de yapmıştır” dedi.

“Türkiye eski Türkiye değil” sözleriyle mevcut iktidar blokuna da selam gönderen Çakıcı, sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Devlet başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, dünya Türklerinin yaşayan son efsanevi lideri Sayın Devlet Bahçeliye ve tüm kamuoyuna Saygılarımı arz ederim.”

Okumaya devam et

Gündem

Okullardaki korona rakamları Milli Eğitim tarafından gizleniyor

Vakaların artmasına karşın hükumetin yüz yüze eğitimi başlatmasına tepkiler sürüyor. Okullarda görülen koronavirüs vakaları ile ilgili bakanlığı şeffaf olmamakla suçlayan eğitimciler, vaka sayısının paylaşılması talebinde bulundu. 

BOLD – Türkiye’de her geçen gün etkisini daha da artıran pandemi, eğitimcilerin, velilerin ve öğrencilerin kaygılarını büyüttü. Yüz yüze eğitimin başlamasının Kovid-19 salgınına etkisine ilişkin henüz herhangi bir veri paylaşılmadı. Eğitimciler, MEB’den vaka sayılarının paylaşılmasını istedi.

OKULLARDA HİJYEN MALZEMELERİ YOK

BirGün’den Mustafa M. Bildircin’in haberine göre MEB, 5 ve 9’uncu sınıfların 2 Kasım’da seyreltilmiş şekilde yüz yüze eğitime başlamasına karar verdi. Eğitime yüz yüze ya da dijital platformlardan devam eden tüm sınıfların sınavlarının okullarda yapılacağı bildirildi. Bazı kademelerde bir süredir devam eden yüz yüze eğitimin Kovid-19 salgınına etkisine yönelik MEB’den herhangi bir açıklama gelmezken eğitim sendikaları şeffaflık çağrısında bulundu. Okullarda temizlik görevlisi ve hijyen malzemelerinde yaşanan eksiklikler velilerin tepkisini çekti.

ÖĞRETMENLER ARASINDA KOVİD’Lİ SAYISI ARTIYOR

Okul müdürlerinin virüs konusunda eğitim almadığı öğrenilirken Eğitim Sen, 600’ün üzerinde eğitimciye Kovid-19 tanısı konulduğunu açıkladı. Tüm eleştirilere kulak tıkayan MEB, okullardaki pozitif vaka sayısına ilişkin hiçbir açıklama yapmadı. 16 Kasım’da başlayacak birinci ara tatilin yaklaşması üzerine birçok okul sınav takvimleri ile ilgili hazırlıklara başladı. Birçok lisede sınavların 2 Kasım’da başlaması öngörülse de bazı ilçe milli eğitim müdürlerinin okullara, “Acele etmeyin” dediği öğrenildi.

5 MİLYON ÖĞRENCİ EBA’YA DAHİL OLAMIYOR

Eğitim Sen Yönetim Kurulu Üyesi Özgür Bozdoğan, MEB’in verilerinin sorunların nereden kaynaklandığını ve derinliğini ortaya koyduğunu söyleyerek, “Öğrencilerin eğitim uzaktan eğitim sürecindeki tüm kazanımlardan sorumlu olacağı bir dönemde, 16 milyon öğrenciden 5 milyona yakın öğrenci uzaktan eğitime dahil olamıyor” dedi. Öğrencilerin yüzde 64’ünün EBA’ya cep telefonu ile girdiğine de dikkat çeken Bozdoğan, “Öğrenciler katılımcı değil, izleyici durumundalar. Bakanlık, kendi yayımladığı verileri ciddiye almalı ve gerçeklerle yüzleşmeli” diye konuştu.

Silivri’de 44 mahkumun koronaya yakalandığı koğuştan mektup var: Sistematik işkenceyle soykırım

Okumaya devam et

Popular