Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Murat Ülker kime “hodri meydan” dedi?

Ülker markasının sahibi Yıldız Holding, 2007 yılında dünyanın öde gelen lüks çikolata üreticisi Godiva'yı 850 milyon dolara satın almıştı.

ANALİZ– İş dünyasındaki en ilginç yılbaşı mesajı Yıldız Holding Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker’den geldi.

Çalışanlarına seslenen Ülker, 2018 için, “İşimiz açısından rüzgârın aleyhimizde estiği bir yıl oldu. Geçmişte benzeri ekonomik şartlara ‘kriz’ derdik. Bugün ise ‘hodri meydan’ diyorum.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de hükümet rahatsız olduğu için krize kriz denilemediği hakikati Ülker’in bu satırlarına da aksetti.

MURAT ÜLKER: 2019 KOLAY BİR YIL OLMAYACAK

Murat Ülker’in, çalışanlarına yönelik yeni yıl mesajı çok konuşuldu. Ülker  mesajında şunları dile getirdi:

  • “2019 yılı gerek dünya ve gerek Türkiye ekonomisi için kolay bir yıl olmayacak.
  • Hep birlikte yaptıklarımız, yapacaklarımızın ispatıdır. Yeni başarılar için ipuçları, görmesini bilene geçmişimizde yeterince var. Geçmişte benzeri ekonomik koşullara ‘kriz’ derdik. Bugün ise, ülkemizde ve dünyada yaşadığımız sürece, ‘hodri meydan’ diyorum.
  • Bu seneyi her zamankinden daha fazla çalışma ve üretme, yani olağanüstü koşullara meydan okuma yılı ilan ediyorum. Olağanüstü şartları tehdit değil fırsat olarak görerek… Her zamankinden daha cesur ve kararlı adımlar atarak… Dijital dönüşümümüzü güçlendirerek…”
DÜNYADA HAVALAR HER ZAMAN GÜNEŞLİ GİTMİYOR

Ülker bu mesajları verirken, holding çatısı altındaki Pladis, Godiva, Şok Marketler gibi şirketlerdeki gelişmelere değindi.

Dünyada da Türkiye’de de havaların her zaman güneşli seyretmediğini, ancak negatif ekonomik gelişmelere karşı köklü geçmişlerinden gelen adaptasyon ve basiret sayesinde olağanüstü durumlara uyum sağlama kabiliyetlerinin olduğunu dile getirdi.

Ülker’in gündeminde elbette, geçen ayın sonlarında netleşen kredi yapılandırması da vardı.

6,5 milyar dolar kredi borcunu uzun vadeye yaymış olması Ülker’i uçurumun eşiğinden döndürdü.

Murat Ülker, “Olağanüstü şartları tehdit değil, fırsat olarak görmeliyiz.” dedi.

“BİZİM İÇİN 2018’İN EN HAYIRLI İŞLERİNDEN BİRİYDİ”

Ünlü iş adamı omuzlarından ne kadar büyük bir yük kalktığını şu satırlarda dile getirdi:

“Ekonomide beklenmeyen gelişmelerin arifesinde iken kapsamlı bir sendikasyon anlaşmasını başarıyla tamamlamamız, grubumuz için 2018’in en hayırlı işlerinden biri oldu. Gelir ve giderlerimizin dönemsel olarak uyumlu olmasını sağlamak amacıyla kısa vadeli kredilerimizin büyük bir bölümünü, uzun vadeli tek bir sendikasyon kredisi altında topladık. Bu şekilde kredi yapımızı gerek döviz cinsi bazında ve gerekse finansman giderlerimiz ile faaliyetlerimizden elde edeceğimiz gelirlerin dönemsel uyumu açısından daha sağlıklı hale getirdik.”

Yıldız Holding’in borç yapılandırma haberleri, geçen yılın nisan ayında ekonomi medyasında gündem olmuştu. Grubun 6,5 milyar dolarlık borcunu yapılandırma isteği gündeme gelmişti.

5,5 MİLYAR DOLARLIK BORCUN VADESİ UZATILDI

Yıldız Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ülker, Hürriyet gazetesine verdiği röportajda kısa vadeli 400 adet kredi borcunu kapatıp uzun vadeli tek bir borca indirme talebinde bulunduklarını açıklayarak şunları söylemişti:

“Kısa vadeli 400 ayrı kredi borcumuz vardı. Bunların hepsini kapatıp uzun vadeli tek borca indirmek istedik. Bankalar, ‘Varlıklarım 6,5 milyar dolarlık borcun tamamını kapatır, üstüne de bana 15 milyar lira kalır’ deyince ikna oldu.”

Yıldız Holding​ CFO’su Mustafa Tercan ise 2018 yılı mayıs ayında yaptığı açıklamada toplam 7 milyar dolarlık borcun 5,5 milyar dolarlık kısmı için bankalarla anlaşmaya varıldığını söylemişti.

Yıldız Holding’in patronu Murat Ülker 6,5 milyar dolar kredi borcunu uzun vadeye yaydı.

Tercan, 500 milyon dolar ara ödeme ve lira düşüşüyle toplam borcun azaltıldığını belirtmişti. Yıldız Holding’in büyük bankalarla imzaladığı anlaşmaya göre, vade 4 yıl şeklinde olacak; 4 yılın sonunda finansal test yapılacak. Finansal testin sonucuna göre, kredinin iki katına çıkması mümkün olacak.

BANKALAR BİRLİĞİ’NDEN “İŞLEM TAMAM” AÇIKLAMASI

Türkiye Bankalar Birliği, 27 Aralık 2018’de yaptığı açıklamada, bazı büyük şirketlerin borç yapılandırma süreci hakkındaki son durumu paylaştı.

Açıklamada, Ülker için şu ifadelere yer verildi: “Bunlara ilavaten, gıda sektörü başta olmak üzere sanayinin çeşitli alt sektörlerinde faaliyet gösteren, ülkemizde, bölgemizde ve dünyada önemli bir yere ve markaya sahip olan Yıldız Holding A.Ş.’nin bankalarla olan sendikasyon anlaşması tek çatı altında toplanmıştır.”

Murat Ülker’in yılbaşı mesajındaki ilginç ifadeleri, kriz diyemeyen ancak “olağanüstü şartlar” diyerek meydan okuyan bu yaklaşımını, satılarına yansıyan özgüvenin biraz TBB’nin yılın kapanışında yaptığı bu açıklama ile irtibatlı olabileceği belirtiliyor.

KRİZ: BÜYÜKLERİN FIRSATI, KÜÇÜKLERİN KÂBUSU

Yılbaşı açıklamasında da belirttiği gibi zaten gelirlerinin hali hazırda yüzde 40’ı yurtdışı faaliyetlerden gelen Yıldız Holding’in, yurt içini de sağlama almasıyla ortaya çıkan özgüvenin yansımasıydı belki bu mesajdaki meydan okuma…

Olağanüstü şartları tehdit değil fırsat gördüğünü söyleyen Ülker’in patronu, aslında ekonomi ve özel sektör açısından en zor yıllardan biri olan, yüzlerce şirketin iflas ettiği, binlercesinin iflastan önce son çıkış olan konkordato durağında beklediği bir ortamda kullanıyor bu ifadeleri.

En büyüklerin yapılandırmalarla korunduğu, yandaş firmaların ihalelerle beslenerek büyütüldüğü, esnafın ve Kobi’lerin üzerine basılarak geçilen bir kriz süreci elbette birilerinin kâbusu olurken, diğerleri adına fırsata dönüşüyor.

Her krizde olduğu gibi bugünkü krizin faturasını yine en altlarda ödeniyor.

Şahenk ile Özyeğin arasına kara kedi girdi

Ekonomi

Görünmeyen mağdurlar: Gündelik temizlikçiler açlığa mahkum

Koronavirüs salgını nedeniyle evdekal çağrıları yapılırken, görünmeyen mağdurlar için hayat daha zor. Gündelik temizliğe giden iki kadın yaşadıkarı ikilemi anlattı.

BOLD – Gündelik yevmiyelerle yaşamını sürdürenler ve hiçbir gelir güvencesi olmayanlar, salgın günlerinde ekonomik zorlukla baş başa kaldı. Bu sorunu en çok da evlere temizlik ve bakıma giden ev emekçisi kadınlar yaşıyor.

MA’ya konuşan Fatma Doğan (50) ve Suna Yiğit (41), salgın nedeniyle işe gidemeyen ev emekçisi kadınlardan ikisi. Çok erken yaşlarından beri ev emekçiliği yapan Doğan ve Yiğit, koronavirüs günlerinde yaşadıkları zorlukları anlattı.

Bir çocuk annesi olan Doğan, yıllardır ev işçiliği yaptığını söyledi. Hiçbir sağlık güvencesinin olmadığını belirten Doğan, “Çocuğumu başkalarının evlerini temizleyerek büyüttüm. İşimiz zor ama ben de alıştım çalıştıkça. İşimi iyi yaptığım için gittiğim evdeki insanlar severler beni. Ancak çalıştığım insanların arasında risk grubunda olan 65 yaş üstü kişiler var” dedi.

KORKU VE MECBURİYET ARASINDA

Çalıştığı bazı evlerde risk grubunda olmayan kişilerin yaşadığını ve “Evde kal” çağrılarına rağmen işe çağırdıklarını söyleyen Doğan, bir yandan geçimini sağlamak zorunda olduğu için işe gittiğini ama diğer yandan da salgına yakalanmaktan kaygılandığını belirtti. “Ne yapacağımızı şaşırdık. Mecbur gidiyorum evlere, her zaman olduğu gibi temizlik yapıyorum” diyen Doğan, çalışırken salgından etkilenmemek için kendi parasıyla aldığı maske ve eldiveni kullanarak, tedbirler aldığını vurguladı.

ÇOCUKLARIMIZI GEÇİNDİRMEK ZORUNDAYIZ

İki çocuk annesi Suna Yiğit ise uzun süreden beri düzenli olarak gittiği iş yerinden yakın bir zamanda ayrıldığını, bu yüzden gündelik işlere gitmek zorunda kaldığını söyledi. Yiğit, salgın nedeniyle artık evlere çağrılmadıklarını belirtti. Yiğit, “Çalıştığım kişiler arayıp, gelme dediler. Salgını taşımamdan korkuyorlar. Günlerdir ailece evdeyiz. Eşim de ben de çalıştığımız sürece evimizi geçindirebiliyoruz. Evimiz kira, bizim başka da gelirimiz yok. İkimiz de iki arada bir derede kalmış durumdayız. Bir yandan işe gidip, salgını çocuklara taşımak istemiyoruz. Ama diğer yandan da çocuklarımızı geçindirmek zorundayız” diye belirtti.

DEVLET GELİR GÜVENCESİ OLMAYANLARI DA KORUMALI

“Evde kal” çağrılarını doğru ama yetersiz bulduğunu belirten Yiğit, “Hükümet gelir güvencesi olmayan insanları ve ailelerini koruması gerekir” dedi.

Okumaya devam et

Ekonomi

Mansur Yavaş’tan “borç sildirme” kampanyası

Açtığı yardım kampanyası İçişleri Bakanlığı tarafından bloke edilen ABB Başkanı Mansur Yavaş yeni bir yardım kampanyası başlattı. Yavaş, hayırseverlerden vatandaşın mahalle esnafına olan borçlarını ödemelerini istedi.

BOLD – Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, İçişleri Bakanlığı genelgesiyle belediyenin bağış hesaplarının bloke edilmesinin ardından yeni bir yardım kampanyası başlattı. Yavaş, tüm hayırseverlere seslenerek, oturdukları mahalleler ve civarında ihtiyacı olan vatandaşların bakkal, manav ya da kasaba olan veresiye borçlarını ödemeleri çağrısında bulundu.

İYİLİK HASTALIKTAN DAHA BULAŞICIDIR

ABB Başkanı Mansur Yavaş, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, yeni sosyal sorumluluk kampanyası başlattığını bildirerek hayırseverlere çağrıda bulundu. “iyilik hastalıktan daha bulaşıcıdır” diyen Yavaş, çağrısında şunları kaydetti: “İhtiyaç sahibi vatandaşlarımıza yardım etmek isteyip de edemeyen hayırsever vatandaşlarımız olduğunu çok iyi biliyorum. Şimdi o hayırsever vatandaşlarımıza hiç kimseyi incitmeyecek ve engel çıkarılamayacak güzel bir teklifim var. Kendiniz veya birkaç kişi bir araya gelin.

YETİŞİLMEYEN KİMSE KALMASIN

Hemen mahallenizdeki ya da komşu mahallenizdeki bakkala, kasaba, manava gidin. Veresiye defterindeki bir ihtiyaç sahibinin borcunu ödeyin, hesabını kapatın. Biz komşuyuz, biz hemşehriyiz, biz milletiz. Gereğini yapalım. Hep birlikte, el ele, derdine yetişilmemiş hiç kimse bırakmayalım. Üstelik önümüz Ramazan. Ankaralılar olarak, bu zor günlerde lütfen böyle bir güzelliğe imza atalım, Türkiye’ye örnek olalım.”

Türkiye ekonomik çöküşe çare bulabilir mi?

Okumaya devam et

Ekonomi

Özel hastanelerdeki tüm koronavirüs işlemlerini artık SGK ödeyecek

SGK, bir süredir özel hastanelerde koronavirüs tedavisi sonrasında yüksek faturalar çıkarılıp ücret alınması ile ilgili tartışmalara son verdi. Artık pandemi hastanelerinde koronavirüs tedavisinde kullanılan tüm işlemlerin ücretini SGK ödeyecek.

BOLD – Pandemi hastanelerinde koronavirüs tedavisinde kullanılan tüm işlemler SGK geri ödeme kapsamına alındı. Özel hastanelerde yapılan tüm işlemleri artık SGK ödeyecek.

RESMİ GAZETEDE YAYIMLANDI

Bu kapsamda bugün Resmi Gazete’de alınan kararlar yayınlandı ve Pandemi hastanelerinde koronavirüs tedavisinde kullanılan tüm işlemler için ödeme planı belirlendi. Pandemi bakım hizmeti, “Sadece pandemi süresince, pandemi olgularına yönelik tedavilerde 510010 ile birlikte faturalandırılır. Ayrıca pandemi süresince pandemi olgusu olup olmadığına bakılmaksızın 510090 kodu ile birlikte faturalandırılır. Günde bir adet faturalandırılır” şeklinde listeye eklendi. Böylece hem koronavirüs hem de immün plazma yoluyla koronavirüs tedavisi SGK kapsamına alınmış oldu.

YOĞUN BAKIMLAR DA SGK KAPSAMINA ALINDI

Yine aynı düzenlemede Erişkin-Çocuk Yoğun Bakım Hizmetleri içinde pandemi bakım hizmeti, birinci, ikinci ve üçüncü basamak yoğun bakımlar da SGK kapsamına alındı. Ayrıca yine Resmi Gazete’de yer alan Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu kararına göre, pandemi ve immün plazma tedarik ve uygulamasında kullanılacak ilaçlar da SGK geri ödeme kapsamına alındı. Bu kapsamda bugün Resmi Gazete’de alınan kararlar yayınlandı ve Pandemi hastanelerinde koronavirüs tedavisinde kullanılan tüm işlemler için ödeme planı belirlendi.

İstanbul Metrosu’nda termal kamera dönemi: Ateşi olan binemeyecek

Okumaya devam et

Popular