Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Yeni sistemde TBMM’nin hükmü kalmadı

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) grubu bulunan beş siyasi partinin grup başkan vekilleri, yeni sistemde Meclis’in ilk altı ayını değerlendirdi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve İyi Parti “Güçlü Meclis” olarak propagandası yapılan sistemin TBMM’yi etkisiz hale getirdiğini belirtirken, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) ve Milliyetçi Hareket Partisi’ne (MHP) göre de daha yapılacaklar var.

6 AYDA 14 KANUN ÇIKTI

2018 yılı Türk siyasi tarihine parlamenter sistemin bitişi, ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ adı verilen yeni ‘başkanlık’ sisteminin başlangıç yılı oldu.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre, yeni sisteme uyum için yapılan içtüzük değişikliği ile Meclis Genel Kurulu’nun kapısı bütçe görüşmelerinde bakanlar için açılırken ilk kanunlar da çıktı.

Yeni sistemde bir başka farklılık da bütçenin ilk kez Cumhurbaşkanlığı’nca hazırlanıp Meclis’e sunulması oldu. Bütçe Kanunu başta olmak üzere yeni sistemde bugüne kadar 14 kanunun çıktı.

HÜKÜMET TBMM’Yİ BY-PASS EDİYOR

TBMM’nin devre dışı bırakıldığına işaret eden CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, “En son Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlara çift maaş düzenlemesi için Resmi Gazete’de yayımlanan kararname örneğinde olduğu gibi anayasanın kanunlar tarafından yapılmasına hükmettiği alanları, Parlamentoyu by-pass ederek, bir tek imzayla yürürlüğe koyma telaşı içindeler.” dedi.

GÜÇLÜ MECLİS DEĞİL, KOPUK MECLİS!

HDP Grup Başkanvekili Ayhan Bilgen, şunları söyledi: “Güçlü Meclis denildi, ama olmadı. Meclis, iki türlü güçlü olur. Birincisi yasa yapım sürecinde kendi tartışmaları sonuç verici olur. Burada ise Beştepe’den ne gelirse o geçiyor. Tam bir noter pozisyonu var. İkincisi güçler ayrılığında parlamento denetim işlevi ile güçlü olur. Yeni sistemi birbirinden ayrı, birbirine ulaşamayan, dolayısıyla Meclis’in görevini yapmadığı, yürütmeyi denetleyemediği bir mekanizma diye tarif edebiliriz.”

BU MECLİS’TE HER HALÜKARDA MARAZA ÇIKAR

İyi Parti Grup Başkanvekili Yavuz Ağıralioğlu da “Meclis’i kurallara uyma, kuralları işletme ahlakından çok kuralları delme, kuralların istisnası olma hevesi yönetiyor. Aslında yasama faaliyeti yapması gereken, insanların uyacağı kuralları koyması gereken mekanizma olması gereken Meclis, kendi koyduğu kuralları delmeye hevesli bir siyasi üslupla yönetiliyor. Bu Meclis’te her halükarda maraza çıkar.” ifadelerini kullandı.

2018 siyasette ilklerin yılı oldu

İÇ TÜZÜK ÇALIŞMAMIZ VAR

AKP Grup Başkanvekili Cahit Özkan ise “Dünyanın hiçbir ülkesinde ideal bir sistem sadece anayasa yaparak oluşmaz. O fiiliyatta, teamülleri ile hayata geçer, anlam bulur. Bu düzenlemenin daha fazla, ‘Güçlü Meclis, güçlü hükümet’ anlayışı ile hizmet edebilmesi iktidarı ile muhalefeti ile Meclis’teki grubu bulunan tüm partilerin bu sürece yapıcı katkı sunmalarıyla mümkün olacaktır. İç tüçük çalışmamız var.” dedi.

MECLİS’İN DENETİM KAPASİTESİ ARTIRILMALI

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay da şunları söyledi: “Yeni sistemin oturması için daha yapılması gerekenler var. Cumhurbaşkanı Meclise bütçe ve OHAL’e ilişkin tezkere sunuyor ama bunun dışında çıkan her kanunun son maddesi ‘Bu kanunu Cumhurbaşkanı yürütür’ şeklinde. TBMM’nin yasama ve denetim kapasitesi artırılmalı.”

Politika

Selahattin Demirtaş: Daha cesur olmanın vakti çoktan geldi de geçiyor

Gara operasyonu sonrası kaleme aldığı yazısında AKP iktidarının işine gelmediği için barışa yanaşmadığını belirten Selahattin Demirtaş, barış yanlılarının aktif tutum alması gerektiğini söyledi.

BOLD – Edirne F Tipi Cezaevi’nde yaklaşık 4,5 yıldır tutuklu bulunan Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın ‘Barış’ temalı yeni yazısı Medyascope’da yayınlandı.

Cezaevinde kaleme aldığı yazısında ‘Barış ve birlikte yaşam dışında seçeneğimiz yok’ diyen Demirtaş Gara operasyonu için: “Yaşanan trajedi, barışın ne kadar önemli ve hayati olduğunu hepimize acı bir şekilde hatırlattı” ifadelerini kullandı.

ANALAR EVLATLARINI AĞAÇTAN TOPLAMIYOR

Oy kaygısı güden AKP iktidarının koltuk için yapmayacağı çılgınlığın olmadığını söyleyen Demirtaş: “Ancak siyaset kurumunun ve devletin, bu akıl tutulmasına tümden teslim olmaması gerekiyor. Bunca yıkımın ortasında, barış umutlarını diri tutacak samimi ve ciddi bir iradenin ortaya konulmasına ihtiyaç var. Analar, babalar evlatlarını ağaçtan toplamıyorlar. Türk’üyle, Kürt’üyle halen canımızdan can gidiyor, kahroluyoruz. Silahı ve şiddeti çözüm yöntemi olarak görmek yerine demokratik siyaseti esas almamız gerekir. Demokratik siyasetten vazgeçilemez. Sorumluluk sahibi siyasetçiler kesin ve kalıcı çözümün altyapısını, zaman kaybetmeden oluşturmak zorundadır” dedi.

BARIŞ İÇİN DAHA CESUR OLMANIN VAKTİ GELDİ

AKP’nin işine gelmediği için barış arayışında olmadığını belirten Demirtaş: “Durum böyledir diye ölümlere sessiz kalmak, ölümleri seyretmek de insanlığımızdan kaybettirir. Evlatlarımız için, acı çeken ana babalarımızın hatırı için, birlikte yaşam iradesinin daha fazla yara almaması için, demokratik ve barışçıl bir çözüme fırsat sağlayabilmek için muhalefete büyük bir sorumluluk düşüyor. Bugüne kadar ana muhalefetten tüm muhalefet partilerine değin çözüm için isabetli birçok açıklama yapıldı. Fakat bu açıklamalarla paralel olarak ne yazık ki somut adımlar atılamadı. Acılar, ölümler sür git devam mı edecek yoksa barış için herkes elini somut adımlar atarak taşın altına koyacak mı? Kanımca, barışımız için daha cesur olmanın zamanı çoktan geldi de geçiyor. Bu doğrultuda somut politikalar üretmek için daha fazla geç kalınmamalı. Barış yanlısı tüm çevreler gecikmeksizin bir araya gelerek ortak akılla siyasi bir çözüm projesi üretmeli ve bunu topluma açıklamalıdır” diye konuştu.

BARIŞ UMUDU BÜYÜTÜLMELİ

Demirtaş yazısını şöyle sürdürdü: “Türkiye, barışı iç dinamikleriyle sağlayabilecek yeterliliktedir. İktidar bunu yapmıyorsa bile, bugüne kadar açıklamalarıyla, yayınladıkları rapor ve bildirilerle barışı sağlamaya niyetleri olduğunu dillendiren muhalefet, somut adım ve politikalar üreterek de bunu yapabileceğini, silahların Türkiye’nin gündeminden tümden çıkarılabileceğini ve yönetimi seçimle devralır almaz çözüm projesini somut adımlarla hayata geçirebileceğini cesaretle ortaya koymalıdır. Barışı savunan tüm çevreler ve geniş toplum kesimleri de bu iradeyi sahiplenmeli, barış umudunu büyütmelidir.

HDP başta olmak üzere tüm demokrasi güçleri ülkenin iç barışı için daha fazla inisiyatif almalı ve toplumu bu kaostan, umutsuzluktan çıkaracak somut bir yol haritasını ortaya koymalıdır. HDP’nin bu konuda ciddi çabaları var ancak HDP yönetimi, siyaset biçimi ve dilini de bu amaçlara uygun şekilde düzenlemelidir. Böyle bir ortamda HDP’yi kapatmayı ve dokunulmazlıkları kaldırmayı tartışmanın barışa katkısı olmayacağı açıktır. Ucuz siyasi hesaplar uğruna bir kez daha bu hataya düşülmeyeceğini umuyorum.

Bizim de savunduğumuz ve ana muhalefetten tutun, meclis içindeki ve dışındaki muhalefet partilerine kadar birçok kesimin belirttiği gibi, barış ve birlikte yaşam dışında seçeneğimiz yoktur. Sorunlarımızı siyasetle, konuşarak çözmek zorundayız. Artık bu çatışmalar, bu savaş bitmelidir. Bunu da hiçbir dış baskı olmadan kendimiz başarmalıyız. Orta Doğu’ya yönelik dış müdahale ve hesapların önüne geçebilmenin yolu da içeride ve dışarıda Kürt halkıyla yeni bir stratejik birliği sağlamakla mümkün olur. Başarısız olmuş çözüm süreçlerinden yola çıkarak siyasi çözüm arayışlarından vazgeçmek doğru olmaz.”

KALICI BARIŞA VE ÇÖZÜME ODAKLANILMALI

Barışın demokrasi ve ekonomi ile doğrudan bağlantılı olduğuna vurgu yapan Demirtaş: “Orta Doğu’da dengeler her gün sarsılıp yer yerinden oynarken bizim Türkiye’de tabulara ve anlamsız korkulara dayalı siyasetle hiçbir soruna çözüm bulamayacağımızı artık kavramamız gerekiyor. Kini, öfkeyi, intikam duygularını büyütmeden, el ele vererek kalıcı barışa ve çözüme odaklanmak en doğrusudur. Kürt sorununu kavgayla değil, demokrasiyi büyüterek çözebileceğimizi bugüne kadar sayısız açıklamayla dile getiren HDP dahil olmak üzere tüm muhalefet, bunu artık somut adımlarla tüm dünyaya göstermekle sorumludur.

Bunun için daha fazla acının yaşanmasını beklemeyelim. Herkes bulunduğu yerden samimiyetle destek olur, bu yangına bir damla su taşırsa her türlü zorluğun üstesinden beraberce gelebiliriz. Unutmayalım ki demokrasi, ekonomi ve barış konuları birbiriyle doğrudan bağlantılıdır ve birlikte ele alınmalıdır. Muhalefet de bunu çeşitli zamanlarda açıklamalarıyla vurgulamakta ama maalesef bununla paralel somut politikalar oluşturmada aynı istikrar görülmemektedir. Bu konuda, HDP dahil tüm muhalefetin somut adımlar atması zorunluluk haline gelmiştir.”

BARIŞ YANLILARI AKTİF TUTUM ALMALI

Barış yanlılarının aktif tutum alması gerektiğini aktaran Demirtaş: “Her türlü spekülasyonun önüne geçmek için şunu da açıklıkla ifade etmem gerekir ki, ben bugün için yeni bir çözüm sürecinden söz etmiyorum. Öncelikle, siyasette yeni bir çözüm anlayışı ile dilinin geliştirilmesi ve somutlaştırılması gerektiğine dikkat çekmek istiyorum. Bunu hep birlikte sağlayabilirsek emin olun gerisi çok da zor değil!

Meseleyi “kınama, mesafe koyma” kısır tartışmasının ötesine taşıyarak şiddeti ve silahı tamamıyla sonlandıracak güçlü bir inisiyatif için herkese ve hepimize sorumluluk düşüyor.

Yazımın başında belirttiğim gibi, silahı ve şiddeti çözüm yöntemi olarak görmek yerine demokratik siyaseti esas almamız gerekir. Bu zaten evrensel demokratik standartlarda şiddete karşı konulmuş mesafedir. Gittikçe ağırlaşan yoksulluğun, pandemi nedeniyle hayatımızı kısıtlayan sağlık sorunlarının ve derinleşmiş kutuplaşmanın ortasında barışı konuşmanın bile kolay olamadığının farkındayım. Fakat can yakıcı meselelerimizi de konuşmadan hiçbir sorunumuza kalıcı çözüm bulamayız. Bu nedenle her şeye rağmen artık barış umutlarını büyütme zamanıdır. Biz barış isteyenler, buna hazırız” ifadelerini kullandı.

Numan Kurtulmuş kimdir: Firavunlaştığını söylediği Tayyip Erdoğan’ın yerine mi geçecek?

Okumaya devam et

Politika

Teoman Sancar’dan kaset savunması: Çıkarsa tek tek cevap vereceğim

Kaset iddialarıyla CHP’den istifa eden Denizli Milletvekili Teoman Sancar, Melih Gökçek’in sosyal medya mesajlarını gündeme getirdi. Sancar, “Bir kaset falan ortaya çıkarsa, medyanın karşısına çıkıp tek tek cevap vereceğim” dedi.

BOLD – CHP’den istifa eden Denizli Milletvekili Teoman Sancar kendisine kaset komplosu kurulduğunu iddia etti. “Kaset var diye, baskı oluşturuldu.” diyen Sancar, kasetin ortaya çıkarılmasıyla ilgili gerekli yerlere şikayette bulunduğunu söyledi.

AKP’LİLER KASEDİ İZLEDİ Mİ?

CHP’den istifa eden Denizli Milletvekili Haşim Teoman Sancar’ın istifasında AKP’li Melih Gökçek’in sosyal medya mesajları gündeme geldi. Gökçek, istifayı “sizi kutluyorum” yazarak etiketledi. Daha sonra bu yazısını silerek, “Sancar’ın istifası onurlu bir istifa değil. Nedeni duyulduğunda yer yerinden oynayacak. CHP bu olayın altından kalkamaz” yazdı. AKP’ye yakın Fatih Tezcan ve Mücahit Birinci gibi isimler sosyal medyadan Sancar’a ait kaseti izlediklerini iddia ettikleri paylaşımlar yaptı.

“KASET VAR DİYE BASKI OLUŞTURULDU”

Milletvekili Sancar, Gökçek’in paylaşımı ve ardından sosyal medyada dolaşan iddialarla ilgili Şifre Haber Genel Yayın Yönetmeni Bülent Öztürk’e konuştu. Sancar, “Sizin aktardığınız tecavüz, İstanbul Ataşehir, Bodrum Kuşadası üçgeni yolsuzluk iddiaları… Eşcinsellik iddiaları… Bunların hepsini duydum, takip ediyorum. Danışmanımın adını, ahlaksızca ve adi bir şekilde karıştırıyorlar, iftira atıyorlar” dedi.

“NE OLDU DA BU İŞLERİN İÇİNDEN MELİH GÖKÇEK ÇIKTI?”

Gökçek’in sosyal medya mesajlarına atıf yapan Sancar, “Ne oldu da Melih Gökçek çıktı bu işlerin içinden, kendini ortaya attı… Bunu insanlar biraz düşünmeli. Kaset var diye baskı oluşturuldu… Gerekli yerlere şikayetimi yaptım… Her türlü iftiraya, ayrı ayrı belgeleriyle cevap vereceğim… Komplo var, bu komployu bozacak olan da benim” diye konuştu.

Sancar, “Bir kaset falan ortaya çıkarsa, çıktığında da tüm bu ahlaksızca saldırılara karşı, en kısa zaman içinde öyle yazılı açıklama yaparak da değil, medyanın karşısına çıkıp tek tek cevap vereceğim” ifadesi kullandı.

Okumaya devam et

Politika

Numan Kurtulmuş kimdir: Firavunlaştığını söylediği Tayyip Erdoğan’ın yerine mi geçecek?

HAS Parti Genel Başkanı olduğu dönemde Tayyip Erdoğan’ı Firavunlaşmak, Karunlaşmak, Belamlaşmak ve Yezitleşmek ile eleştiren Numan Kurtulmuş’un adı, 2012 yılında katıldığı AKP’nin Genel başkanlığı için geçiyor.

BOLD – Tek cümlelik anayasa için “adaleti” öneren ve daha önce AKP’yi “Adaletsiz Kalkınma Partisi” diye eleştiren AKP Başkanvekili Numan Kurtulmuş’un adı genel başkanlık için geçiyor. Erdoğan, onay verirse Kurtulmuş daha önce Firanvun diye eleştirdiği Erdoğan’ın yerine geçecek.

“ADALETSİZ KALKINMA PARTİSİ”

HAS Parti Genel Başkanı iken AKP’yi Adaletsiz Kalkınma Partisi olarak eleştiren Kurtulmuş, “Adalet ve Kalkınma Partisi, ‘biz Türkiye’de kalkınmayı sağladık’ diyor ya. (Onların) adını Adaletsiz Kalkınma Partisi diyelim ve bundan sonra öyle kullanalım” dedi.

ERDOĞAN’A FİRAVUN, KARUN, BELAM İTHAMI

Harun gibi gelip Karun gibi gitmeye asla müsaade etmeyeceklerini belirten HAS Partili Kurtulmuş, “Firavunlaşmayacağız, Karunlaşmayacağız, belamlaşmayacağız. İnin şu kibir kulelerinden aşağı” dedi.

AKP ABD’NİN MANDASI

AKP’nin, Amerika’nın mandası olduğunu öne süren Kurtulmuş, “Ranta bulaşan siyaset biter. Müslümanlık iddiasında olanlar 2 şeye çok dikkat etmeli: Parayı nereden kazandılar, parayı nasıl harcadılar. Bu kadar insanın fakirlik çektiği ortamda şaşaalı, lüks içinde yaşanması doğru değil…” dedi.

ARKADAŞLARI, ŞOFÖRÜNDEN BAŞKA KİMSE VEKİL OLAMAYACAK

Erdoğan’ın çaycısından şoförüne kadar herkesi vekil yapmasını eleştiren Kurtulmuş, “2023’te başbakanın (Tayip Erdoğan) çocukluk arkadaşı, askerlik arkadaşı, mahalleden arkadaşı, belediyeden arkadaşı ve şoförlerinden başka hiç kimsenin milletvekili olamadığını göreceğiz” dedi.

ERDOĞAN’IN KALBİ ALİ, DİLİ MUAVİYE DİYOR

Kurtulmuş, “İsrail en büyük zaferini AKP sayesinde kazandı. Birleşmiş Milletlerin Uluslararası Atom Enerjisi Kurumunda İsrail’in nükleer kapasitesi var mı, yok mu oylamasında Türk delegasyonu çekimser kaldı. Geçtiğimiz sene 2010 Mayısında da Türkiye İsrail’in OECD üyeliğini onayladı, veto ettiğimiz takdirde üye olması mümkün değildi. Daha önce bir çok ülke veto etmişti. Otel lobisinde değil, Birleşmiş Milletlerde, OECD salonlarında ‘one minute’ demek marifettir. Sayın Başbakanın kalbi Ali diyor, dili Muaviye söylüyor” dedi.

KURTULMUŞ’UN 2023 ÖNGÖRÜSÜ TUTTU

Erdoğan’ın en büyük hedeflerinden 2023’ü eleştiren Kurtulmuş, “2023’te bu vizyonları tutarsa Başbakan’ın (Tayip Erdoğan) Uganda Cumhurbaşkanına ‘one minute’ dediğini duyacağız. 2023’te zenginlerin yaşadığı sitelerin etrafında dilenen yoksullara, polisin biber gazıyla müdahale ettiği haberlerini okuyacağız. 2023’te her öğrencilerin başında 10 polisle birlikte, üniversite sınavlarının yapıldığına şahit olacağız. 2023’te kahvehanelerde yaşlılara yer kalmadığını çünkü bütün kahvehanelerin genç işsiz, üniversite mezunlarıyla dolu olduğunu göreceksiniz” dedi.

5 aydır karantina hücresinde tutulan Miktad öğretmen siroz oldu

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0