Bizimle iletişime geçiniz

Politika

CHP’de 102 belediye başkan adayı daha kesinleşti

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Meclisi, 4’ü büyükşehir, 4’ü il olmak üzere 102 belediye başkan adayını daha belirledi. Çok sayıda adayın isminin geçtiği Mersin Büyükşehir’de Vahap Seçer, Bursa’da ise Mustafa Bozbey tercih edildi.

CHP, Merkez Yürütme Kurulu’nca 31 Mart 2019’da yapılacak yerel seçimlerde aday gösterilmek üzere belirlenen 102 kişilik isim listesi Parti Meclisi’nin onayını aldı. CHP daha önce de 531 adayı açıklamıştı.

MERSİN’DE VAHAP SEÇER YARIŞACAK

CHP’de en tartışmalı illerden biri olan Mersin’de Vahap Seçer ismi üzerinde karar kılındı. Mersin’de eski bakanlardan Fikri Sağlar ile İstemihan Talay’ın isimleri de aday listesinde yer alıyordu.

Bursa Büyükşehir belediye başkan adayı Mustafa Bozbey, Kahramanmaraş Büyükşehir belediye başkan adayı Ali Öztunç, Van Büyükşehir belediye başkan adayı ise Nurettin Beyaz oldu.

Iğdır’da Sözer Sayan, Baybur’ta Kaan Erarslan, Bitlis Burhan Küsem ve Kütahya’da ise Eyüp Kahveci’nin aday gösterilmesine karar verildi.

DAHA ÖNCE 531 ADAY AÇIKLANMIŞTI

Parti, 12’si büyükşehir 24’ü de il belediye başkan adayı olmak üzere, bugüne kadar 4 ayrı PM toplantısında 531 adayını kamuoyuna açıklamıştı.

İZMİR VE İSTANBUL’UN İLÇELERİ İÇİN ANKET YAPILACAK

CHP Parti Meclisi, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı.

Parti Meclisinde İzmir Büyükşehir Belediye başkan adayı ve İstanbul’un ilçelerinin adaylarının belirlenmesi için anket yaptırma kararı alındı.

İZMİR’DE 4 İSİM YARIŞACAK

Yapılacak ankette Tuncay Özkan, Selin Sayek Böke, Abdül Batur ve Tunç Soyer’in isimleri oylanacak.

İstanbul’da Büyükşehir belediye başkan adayı Ekrem İmamoğlu ve Beylikdüzü Belediye Başkan adayı Murat Çalık’ın belli olmasından sonra gözler İstanbul’da diğer ilçelere çevrilmişti.

İstanbul’un ilçeleri için son bir anket daha yapılması kararlaştırıldı.

İŞTE CHP’DE ADAYLARIN TAM LİSTESİ

1 Bursa Büyükşehir Mustafa Bozbey

2 Kahramanmaraş Büyükşehir Ali Öztunç

3 Mersin Büyükşehir Vahap Seçer

4 Van Büyükşehir Nurettin Beyaz

5 Bayburt Merkez Kağan Eraslan

6 Bitlis Merkez Burhan Küsem

7 Iğdır Merkez Sözer Sayan

8 Kütahya Merkez Eyüp Kahveci

9 Adana Ceyhan Kadir Aydar

10 Adana Pozantı Şenol Eroğlu

11 Adana Yumurtalık Erdinç Altıok

12 Adıyaman Gölbaşı İskender Yıldırım

13 Adıyaman Besni Kesmetepe Hasan Koca

14 Afyonkarahisar Sinanpaşa Taşoluk Bayram Yavuz

15 Afyonkarahisar Dinar Haydarlı Şükrü Turan

16 Afyonkarahisar Sinanpaşa Harun Güner

17 Ağrı Diyadin Abidin Yenigün

18 Ağrı Patnos Dedeli Muzaffer Yıldız

19 Ağrı Eleşkirt Yılmaz Polat

20 Amasya Göynücek Nurten Erdem

21 Amasya Merkez Ziyaret Mehmet Geçgel

22 Ardahan Göle Özel Özen

23 Artvin Hopa Taner Ekmekçi

24 Artvin Şavşat Nihat Acar

25 Artvin Murgul Erkan Şeyhoğlu

26 Bartın Merkez Kozcağız Meliha Okutay

27 Bayburt Demirözü Muhammet Yeşil

28 Bingöl Genç Serhat Nazlı

29 Bitlis MerkezYolalan Yunus İşik

30 Bursa Nilüfer Turgay Erdem

31 Bursa Mudanya Hayri Türkyılmaz

32 Denizli Merkezefendi Şeniz Doğan

33 Diyarbakır Kayapınar Mustafa Akyüz

34 Diyarbakır Lice Tarık Akdemir

35 Diyarbakır Yenişehir Abdurrahman Berat Aktaş

36 Diyarbakır Dicle Nasır Aydın

37 Diyarbakır Ergani Hasan Kılıç

38 Diyarbakır Kulp Mehmet İhsan Sancar

39 Edirne Keşan Yenimuhacır Recep Ordu

40 Edirne İpsala Yenikarpuzlu Tevik Şahinbaş

41 Edirne Enez Özkan Günenç

42 Erzincan Tercan Çadırkaya Çetin Özbey

43 Erzurum Şenkaya Gençay Uğraş

44 Eskişehir Alpu Gürbüz Güller

45 Eskişehir Çifteler Zehra Konakçı

46 Eskişehir İnönü İsmail Karaköse

47 Eskişehir Mihalıççık Haydar Çorum

48 Eskişehir Seyitgazi Uğur Tepe

49 Eskişehir Sivrihisar Habil Dökmeci

50 Gaziantep İslahiye Mustafa Köse

51 Gümüşhane Kürtün Mahmut Çağlayan

52 Karabük Safranbolu Elif Köse

53 Karabük Ovacık Hidayet Kasımoğlu

54 Karaman Ayrancı Ramazan Delice

55 Karaman Başyayla Ahmet Alper

56 Karaman Merkez Akçaşehir Mustafa Balta

57 Karaman Sarıveliler Göktepe Mustafa Doğan

58 Kastamonu İnebolu Faruk Öz

59 Kayseri Akkışla Mustafa Güner

60 Kayseri Hacılar Ahmet Turan Oğuz

61 Kırklareli Lüleburgaz Büyükkarıştıran Ertuğrul Çamlıca

62 Kırklareli Babaeski Alpullu Saim Kırcı

63 Kırklareli Pınarhisar Münir Çapkur

64 Kocaeli Körfez Bozkurt Uslu

65 Kütahya Aslanapa Ali Kısa

66 Manisa Salihli Mazlum Nurlu

67 Muş Hasköy Düzkışla Hamdullah Kasak

68 Nevşehir Avanos Özkonak Ahmet Uyulur

69 Niğde Merkez Konaklı Derviş Kar

70 Niğde Merkez Değirmenli Seyrani Can

71 Niğde Merkez Edikli Metin Öztürk

72 Niğde Merkez Orhanlı Cuma Sayın

73 Niğde Merkez Sazlıca Ali Belek

74 Sakarya Kaynarca Nalan Akçay

75 Samsun Tekkeköy Tansu Çıkış

76 Samsun Havsa Mehtap Yeşilbaş

77 Siirt Pervari Şevket Baytekin

78 Siirt Kurtalan Kayabağlar Bedel Kasımoğlu

79 Siirt Baykan Atabağı Muammer Canbulat

80 Sivas Kangal Gökhan Emen

81 Şırnak Cizre Rıdvan Çiçek

82 Şırnak İdil Fikret Ağırman

83 Şırnak Uludere Uzungeçit Ramazan Karasu

84 Şırnak Silopi Görümlü Muhsin Özdemir

85 Şırnak Silopi Çalışkan Hasan Mete

86 Şırnak Güçlükonak Fındık Nezir Enücük

87 Tekirdağ Şarköy Alpay Var

88 Tekirdağ Hayrabolu Fehmi Altayoğlu

89 Tekirdağ Muratlı Nebi Tepe

90 Tekirdağ Ergene Rasim Yüksel

91 Tekirdağ Süleymanpaşa Mehmet Ekrem Eşkinat

92 Tekirdağ Çorlu Ahmet Sarıkurt

93 Tokat Almus Gölgeli İbrahim Karahan

94 Tokat Almus Kınık Güven Arslan

95 Trabzon Sürmene Yaşar Emin

96 Trabzon Ortahisar Mehmet Salih Akyüz

97 Uşak Karahallı Muhammet Coğuplugil

98 Van Erciş Ekrem Uçak

99 Van Edremit İdris Takva

100 Yozgat Sorgun Bahadır Bülent Atakul

101 Yozgat Aydıncık Baydiğin Mehmet Güneş

102 Zonguldak Kilimli Gelik İlker Çoban

CHP 6, İyi Parti 8 ilde aday çıkarmayacak

Politika

Ahmet Şık Türkiye İşçi Partisine katıldı: Dikta rejimine mecbur değiliz

HDP’den geçtiğimiz yıl istifa eden bağımsız milletvekili Ahmet Şık, Türkiye İşçi Partisine (TİP) katıldığını açıkladı. Şık’ın katılımıyla TİP’in milletvekili sayısı 3’e yükseldi.

BOLD – TİP’e katılımını sosyal medya hesabından duyuran Bağımsız İstanbul Milletvekili Ahmet Şık, “Uzak gibi görünen umutlu günlere hep birlikte uzanıp dokunabilmek adına Türkiye İşçi Partisi’ne katılıyorum” ifadelerini kullandı.

Şık, Türkiye İşçi Partisi’ne katılmasıyla ilgili sosyal medya hesabından paylaşım yaptı. Şık, açıklamasında şunları kaydetti: “Bugün memleketteki hava bir yandan tüm kasvetiyle üzerimize çöküp karamsarlığımızı derinleştirirken, diğer yandan hepimizi, yeniden, ısrarla bir inada çağırıyor. Sınırları baştan çizilmiş oyunları, denenmiş çıkmazları ortadan kaldıracak, umudu canlandıracak ve yarını hep birlikte kuracak bir ortak inada ihtiyacımız var.

DİKTA REJİMİNE MECBUR DEĞİLİZ

Herkesin aynılaştırıldığı, aynılaşmak zorunda bırakıldığı bir dikta rejiminden kurtulmayı dileyenleri çaresizliğe itenlere mecbur değiliz. Emekte, eşitlikte, barış, demokrasi ve özgürlükte inat etmekten yılmayanlar, korkmayanlar, asla aşağı bakmayanlar olarak bizler, yalnız değiliz. Ve bugün buradaysak ve “varız” diyorsak, yaşamaya devam ettiğimizi söylüyorsak çaresiz hiç değiliz. Uzak gibi görünen umutlu günlere hep birlikte uzanıp dokunabilmek adına Türkiye İşçi Partisi’ne katılıyorum. Çocuklarımızın düşlerini gerçek kılacağımız bir hayata inanan sizleri de inadımıza ortak olmaya, Türkiye İşçi Partisi’ne katılmaya davet ediyorum.”

Ahmet Şık’ın katılmasıyla TİP’in Meclis’teki milletvekili sayısı 3’e çıkarken bağımsız milletvekili sayısı ise 10’a düştü. Şık, 4 Mayıs 2020’de HDP yönetimiyle yaşadığı anlaşmazlığı gerekçe göstererek istifa etmişti.

İktidarın el birliğiyle öldürdüğü Ahmet Burhan’ın fotoğrafını Kamu-Sen afiş yaptı

Okumaya devam et

Politika

Siyasete etki edecek Kobani davası 26 Nisan’da başlıyor

HDP’li Yüksekdağ ve Demirtaş’ın da yargılanacağı Kobani davası 26 Nisan’da başlıyor. Siyasete de etki etmesi beklenen davayı yazan Gazeteci-yazar Murat Yetkin, yazısında savcının yazması 5 yıl sürmüş 3.530 sayfalık iddianameyi mahkemenin bir haftada inceleyip kabul etmeyi başarmasına dikkat çekti.

BOLD – ‘Kobani davası’ 26 Nisan’da Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlanacak. HDP’nin önceki eş genel başkanları Figen Yüksekdağ ile Selahattin Demirtaş ile birlikte 108 kişinin yargılanacağı davaya ilişkin Demirtaş’ın avukatları dün internet ortamında basın toplantısı yaptı. Gazeteci-yazar Murat Yetkin de ‘Kobani olayları: yaklaşan davadan ABD ile ilişkilere’ başlıklı ‘yetkinreport.com’daki yazısında, dava sürecini, yaşanan olayları, avukatların iddianameye ilişkin değerlendirmelerini ele aldı.

DAVA SİYASİ GÜNDEME ETKİ EDECEK

Dava görülmeye başlandığında siyasi gündeme de etki edeceğini belirten Yetkin, şunları yazdı:

HDP’nin önceki eş başkanı Selahattin Demirtaş’ın avukatları, 18 Nisan Pazar günü internet ortamında bir basın toplantısı düzenledi. Konu 26 Nisan’da Ankara’da görülmeye başlanacak “Kobani olayları davasıydı.” Ankara 22’inci Ağır ceza mahkemesinde görülecek davada Demirtaş ve önceki eş-başkanlardan Figen Yüksekdağ ile birlikte 108 sanık yargılanacak. Bu davaya konu olan 2014 Kobani olaylarının hem iç hem dış boyutu var. Kobani olayları içeride 46 kişinin öldürülmesi ve 682 kişinin yaralanması yanı sıra AK Parti hükumetinin MİT ve HDP üzerinden yürüttüğü PKK ile diyalog sürecinde sonun başlangıcı olmuştu. Dışarıda ise Türkiye ile ABD’nin Suriye savaşında yollarının ayrılmasına neden olmuştu.

AİHM KARARINA RAĞMEN HALA CEZAEVİNDE

Yine hem iç hem dış gelişmeleri birlikte ilgilendiren bir boyut da AİHM’nin Demirtaş’ın 4 Kasım 2016’dan bu yana süren tutukluluğunu hak ihlali saymasına rağmen, hâlâ Edirne cezaevinde tutulması. Davanın Anayasa Mahkemesinin geri çevirdiği HDP kapatma davası ve HDP’li milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılması tartışmalarıyla da yakın ilgisi var. Yani hem hukuki hem siyasi boyutları olan bir dava. Zaten basın toplantısına katılan Başak Demirtaş’ın davanın “sadece hukuk değil, hakikat mücadelesi” olacağını söylemesi, siyasi mücadele olarak da görüldüğünü gösteriyor.

PKK İLE HİZBULLAH ARASINDAKİ SÜRTÜŞME PATLADI

Ne olmuştu?

PKK’nın Suriye kolu PYD’nin silahlı kanadı YPG Suriye iç savaşındaki otorite boşluğundan yararlanarak Türkiye sınırındaki Ayn el-Arab, ya da Kobani kasabasında kontrolü ele geçirmişti. O sırada diyalog süreci devam ediyordu ve PYD Başkanı Salih Müslim Ankara’ya geliyor, yetkililerle görüşmeler yapıyordu. 2014’de önce Suriye’de Rakka, sonra Irak’ta Musul’u ele geçiren IŞİD, Türkiye’yle Mürşitpınar sınır kapısını ele geçirmek için 13 Eylül’de Kobani’ye saldırıya geçti. 27 Eylül’de Demirtaş hükumeti IŞİD’e karşı YPG’ye (Suriye ve Irak’taki Kürt yerleşimlerinden) silah dahil yardım için Türkiye topraklarından koridor açmaya çağırdı. Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı seçilmesi üzerinden henüz bir ay, Musul’daki 49 rehinenin IŞİD’den kurtarılması üzerinden henüz bir hafta geçmişti. Müslim aynı talebi Ankara’ya 4 Ekim’de iletti ama karşılık alamadı. Bu arada HDP milletvekilleri Kobani’ye geçmek üzere Suruç’a sembolik yürüyüşler düzenliyordu. HDP yönetimi 6 Ekim’de “AK Parti ambargosunu protesto” ve Kobani’ye destek için “sokağa çıkmaya, çıkanlara destek olmaya çağırdı.” Günlerdir PKK ve Kürt Hizbullah’ı arasında devam eden sürtüşme o gece patladı.

FİDAN ARACILIĞI İLE ÖCALAN’DAN MEKTUP ALINDI

2012’de başlayan diyalog sürecinden beri görülmeyen yangın alevlenmişti. Üstelik bir yandan NATO ile Suriye’de işbirliği görüşülüyor, Ankara 9 Ekim’de ABD heyetiyle IŞİD’le mücadelede işbirliğini görüşmeye hazırlanıyordu. Başbakan Ahmet Davutoğlu riskli bir kozu oynamaya karar verdi. Erdoğan’ın onayıyla MİT Müsteşarı Hakan Fidan devreye girdi. Hapisteki PKK lideri Abdullah Öcalan’dan çatışmalara son verilmesini isteyen bir mektup alındı. Mektup (Demirtaş ve Sırrı Süreyya Önder yardımıyla) HDP ve Kandil’e ulaştırıldı ve çatışmalar 9 Ekim’de durdurulabildi. Ancak IŞİD saldırıları devam ediyor, Erdoğan ise YPG’ye destek olmak istemiyordu. Durum ABD Başkanı Barack Obama’dan 19 Ekim’i 20 Ekim’e bağlayan gece gelen telefonla değişti. Obama, Kobani’ye havadan yardım indireceklerini bildiriyor, buna engel olunmamasını, yardımcı olunmasını istiyordu. Erdoğan, IŞİD’e karşı Kobani’ye Türk ordusuyla girip yardım etmiş olsaydı, yakın tarihimiz başka türlü akabilirdi. Ama Obama’nın zorlayıcı talebiyle açınca, ABD ile yollar ayrılmakla kalmadı. ABD’nin Suriye’de IŞİD’le mücadelede ortak olarak Türkiye’yi değil PYD/YPG’yi seçmesinin yolu da açılmış oldu.

3530 SAYFALIK İDDİANAME BİR HAFTADA NASIL İNCELENDİ?

İlerleyen yıllarda AK Parti’den ayrılıp Gelecek Partisi’ni kuran Davutoğlu, o günlerde Demirtaş ile arasında geçen 12 dakikaya yakın bir telefon görüşmesinin kilit önemde olduğunu, tanık olarak çağrılması halinde mahkemede anlatabileceğini söyleyecekti. Demirtaş’ın avukatlarından Mahsuni Karaman, bunu daha önce dosyaya bakan 19’uncu Ağır Cezada açıldı. Şimdi Davutoğlu’nun tanıklığı için yeniden talep gerekiyor. Ancak HDP’nin hukuk işleri eş genel başkan yardımcısı Ümit Dede, duruşmada ağırlığı ilk aşamada bu davanın hiç açılmamış olması gerektiği tezine ve sonra karşı iddianame türü siyasi savunmaya geçmeyi düşündüklerini söyledi. Oysa dönemin başbakanının tanıklık yapmaya hazır olduğunu söylemesi savunma bakımından kaçırılmayacak bir fırsat olsa gerek. Ama zaten bütün dava ve iddianamesi tuhaflıklarla dolu. Demirtaş, Yüksekdağ ve dönemin HDP yönetimi hakkında soruşturma 2015’ta başlamış, iddianamenin savcı Ahmet Altun tarafından yazılması beş yıl almış ama mahkeme 3530 sayfalık iddianameyi bir haftada inceleyip kabul etmeyi başarmış.

İDDİANAMEDE BİR TEK OTOPSİ RAPORU YOK

Demirtaş ve Yüksekdağ’ın tutuklanmaları ise 15 Temmuz 2016 askeri darbe girişimini izleyen OHAL koşullarında 4 Kasım 2016; o tarihten bu yana, AİHM’den gelen ihlal kararlarına rağmen tutuklu. Avukat Karaman, iddianamede sanıkların 37 kişinin öldürülmesine azmettirmekle suçlanmasına rağmen, bir tek otopsi tutanağı olmadığını söylüyor. Milletvekili Ayla Akat Ata, o günlerde kaçırılıp tehdit edilmesinden şikayetçi olduğu halde, iddianamede şikayetçi değil, sanık olarak yer almış. Avukat Dede, o dönem Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı olan (şimdi o da hapiste) Gültan Kışanak’ın Vali Hüseyin Aksoy’a giderek, olayları yatıştırmak için konuşma izni istediğini, güvenlik gerekçesiyle “Evinizden çıkmasın” dendiğini ama iddianameye göre cinayetleri azmettirmekle suçlandığını söyledi. Bu cinayetler arasında, o günlerdeki Kurban Bayramı nedeniyle komşularına kurban dağıtırken öldürülerek 6-8 Ekim olaylarının simgelerinden birine dönüşen 15 yaşındaki Yasin Börü de bulunuyor. Öte yandan Dede, “Öldürülenlerden 27’si HDP bağlantılı, HDP’liler HDP’lilerin ölümüne neden olmaktan yargılanacak” diyor.

ARA SEÇİM İÇİN 14 SANDALYENİN BOŞALMASI YETERLİ

Avukatlar 3530 sayfalık iddianamenin 250-300 sayfasının iddialardan, geri kalanının ise çoğu Fırat Haber Ajansı olmak üzere basın haberlerine dayalı anlatımlar, 2019 ve 2020’de ortaya çıkan iki tanık ifadesi ve sahte bir Twitter hesabından oluştuğunu öne sürüyorlar. Dava görülmeye başladığında muhtemelen siyasi gündeme de etki edecek. Çünkü iddianamede suçlananlardan bazı milletvekilleri aleyhinde dokunulmazlığın kaldırılması fezlekesi de bulunuyor. TBMM’nin ara seçime gitmesi için 14 sandalyenin daha boşalması ve doğu ve güneydoğudaki milletvekili dağılımının HDP aleyhine, AK Parti lehine değişmesi söz konusu. Diğer taraftan MHP lideri Devlet Bahçeli, HDP’nin kapatılmasında ısrarlı. Hatta kapatma davasını geri çevirdiği için Anayasa Mahkemesinin de kapatılmasını istedi, gelen tepkiler üzere “yeniden düzenlensin” dedi. İddianamenin sadece HDP yöneticilerini değil, onların yanında Irak ve Avrupa’daki PKK yöneticilerini de yargılaması, iki kimliği aynılaştıran siyasi algıya müsait bir durum ortaya çıkarıyor. Bunlar birbiriyle bağlantılı konular. Demirtaş 26 Nisan’daki duruşmaya bizzat değil, SEGBİS sistemi üzerinden, video aracılığıyla katılacak.

Koronavirüs aşısı Türkiye’de çarpan etkisi yapıyor

Okumaya devam et

Politika

Aileler yine iktidarın hedefinde

Ailesinin siyasi rakipleri tarafından hedef alındığından şikayet eden Erdoğan’ın, kendisi, partisi, ortağı ve trollerinin siyasilere, aileleri üzerinden saldırıları rutin haline geldi.

BOLD – Geçen Şubat ayında Erdoğan, CHP’nin ailesi üzerinden siyaset yaptığını söyleyerek serzenişte bulundu. Erdoğan siyasi rakiplerini suçlasa da kendisi, partisi ve ortağı ve trolleri basın ve sosyal medya üzerinden siyasilerin ailelerini uzun süredir hedef alıyor.

ABD’li düşence kuruluşu Brooklin Enstitüsü’nin geçen Şubat ayında yayınlanan raporu sonrası MHP Lideri Devlet Bahçeli, raporda katkısı olduğunu ima ederek eski Hazine Müsteşarı CHP Sözcüsü Faik Öztrak’ı şu sözlerle hedef aldı: “Yazılan karanlık senaryonun iç yüzü aydınlanmaya başlamıştır. (Kemal) Derviş’in yeni bir fitne düzeneğinin asal unsurlarından birisi olduğu vehim değil, vaki bir gerçektir. CHP’de iki Kemal vardır. Acaba diyorum, mesela Faik Öztrak, hangi Kemal’i lideri olarak kabullenmektedir? ABD’deki Kemal’in CHP’deki ajanı ve taşeronu Öztrak mıdır?”

Son günlerde bilbordları süsleyen ‘128 milyar dolar nerede’ sorusu AKP’nin canını oldukça sıkıyor. Bu soruyu gündeme getiren ve gündemde tutan parti de CHP. CHP’li Faik Öztrak eski Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal’ın da 128 milyar doların akıbetini araştırdığı için görevden alındığının kesinleştiğini söyledi. Bu yüzden parti sözcüsü Öztrak bir kez daha hedefte.

AİLELER HEDEFTE

Öztrak’ın İçişleri Bakanı dedesi ve Gümrük Bakanı babası üzerinden ailesi, sosyal medyada AKP’li hesapların saldırısı altında. AKP’liler paylaşımlarında Öztrak ailesini Dersim katliamı, Deniz Geçmiş ve arkadaşlarının idamından da sorumlu tutuluyor.

AKP ve ortağı MHP aile üzerinden siyaset yapmayı uzun süreden beri deniyor. Son olarak Montrö ve cübbeli amiral tartışmaları konusunda bildiri yayınlayan amirallerin aileleri de Erdoğan’ın talimatıyla hedef oldu. CHP bağlantılarının ortaya çıkarma adına amirallerin akrabaları Hürriyet gazetesi aracılığıyla ifşa edildi.

Türkiye’nin son yıllarına damga vuran iki kadın siyasetçi İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu da aileleri üzerinden hedef alınmıştı.

Eski eş kurbanı Ayşe Tuba Arslan’ın son şikayet dilekçesini Nükhet Duru okudu

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0