Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Donanma tarihinde ilk: Savaş gemimiz kendi denizimizde karaya oturdu

TCG Turgut Reis savaş gemisi, İzmit Körfezi’nde karaya oturdu.

Donanma tarihine geçen skandal gizleniyor, ancak dosya son günlerin tartışılan ismi Orgeneral İsmail Metin Temel’in önüne giden ilk büyük dosya olacak.

BOLD- Donanmanın en önemli savaş gemilerinden TCG Turgut Reis, Marmara Denizi’nde İzmit Körfezi’nde karaya oturdu. Bir donanma gemisinin kendi ülkesine ait kara sularını milimetrik olarak bilmesi gerekirken yaşanan bu olay, skandal olarak niteleniyor.

Donanmanın en iyi bildiği seyir hattında meydana gelen olay 3 Ocak’ta yaşandı.

TCG Turgut Reis savaş gemisinde suyun sığlığını gerçek zamanlı ölçecek İskandil ve SONAR cihazlarının bulunmasına rağmen yaşanan kaza ihmalin boyutlarını gözler önüne serdi.

HAREKÂTTAN SAKIT KALDI

Kendi denizlerinde bir donanma gemisinin karaya oturmak suretiyle “harekâttan sakıt” kalması Türk Donanma tarihinde yaşanan ilk olaylardan biri olarak değerlendiriliyor.

Geminin seyre çıkmadan önce, seyir timinin oluşturulması, seyir plot hazırlığının yapılması, bunların gemi komutanının imzalı onayının ardından seyre başlanması gerekiyor. Bu süreçlerin takip edilip edilmediği bilinmiyor.

Kızağa çekilen Orgeneral Temel’in Rusya ile kriz çıkartacak emri neydi?

KIZAĞA ÇEKİLEN TEMEL’İN ÖNÜNDEKİ İLK DOSYA

Büyük kamu zararının oluştuğu ve geminin hasar gördüğü olayla ilgili resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak dosya iki hafta önce 2’nci Ordu Komutanlığı’ndan alınarak Genelkurmay Denetleme ve Değerlendirme Başkanlığı’na atanan Orgeneral İsmail Metin Temel’in önüne gidecek.

Org. Temel’in yapacağı değerlendirme olaya sebebiyet veren Deniz Kuvvetleri personelinin geleceğini ilgilendirecek.

Gündem

Danıştay İBB’nin alınmadığı Haydarpaşa ve Sirkeci Gar ihalelerini iptal etti

Danıştay, TCDD’nin İstanbul Büyükşehir Belediyesini(İBB) devre dışı bırakarak, Haydarpaşa ile Sirkeci Gar alanlarının bir firmaya kiralanmasıyla ilgili ihaleyi iptal etti. Kararda, İBB iştiraklerinin ihaleye alınmamasının rekabeti daralttığı belirtildi.

BOLD – TCDD tarafından, Haydarpaşa ile Sirkeci Gar alanlarının kültür ve sanat etkinliklerinde kullanılmak üzere kiraya verilmesi ihalesiyle ilgili İBB’nin temyiz başvurusu sonuçlandı.

Danıştay, Bölge İdare Mahkemesinin kararını bozup ihaleyi iptal etti. Kararda, İBB iştiraklerinin ihalede değerlendirilme dışı bırakılmasının rekabeti daraltan ve eşit yarışma şartlarını ihlâl eden bir uygulama olduğu kaydedildi.

REKABETİ DARALTTI

Kararda, “İBB’nin ortak girişim tarafından ihaleye teklif verilmesi hâlinde, her bir ortak tarafından 4 milyon TL tutarında iş deneyim belgesi (ihaleye teklif veren ortak girişim dört şirketten oluştuğundan toplam 16 milyon TL iş deneyim belgesi) istenilmesinin rekabeti daraltan ve eşit yarışma şartlarını ihlâl eden bir düzenleme olduğu sonucuna varıldığı” ifade edildi. Danıştay kararında, “Davacı şirketlerin oluşturduğu ortak girişim tarafından verilen teklifin, bu şartı sağlamadığı gerekçesiyle değerlendirme dışı bırakılması üzerine ihalede, geçerli tek teklifin kaldığı ve ihalenin de tek teklif üzerinden sonuçlandırıldığı görülmüştür. Bu itibarla, dava konusu ihalede hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabet bulunmamaktadır” denildi. Karar, 3’e 2 oy çokluğuyla kesin olarak verildi.

İBB, İHALEDE DEVRE DIŞI BIRAKILMIŞTI

TCDD, Haydarpaşa ve Sirkeci garlarına ait yaklaşık 29 bin metrekarelik atıl halde bulunan depo alanlarını “ticari faaliyette kullanılmamak üzere” Hezarfen Danışmanlık şirketine pazarlık usulüyle 350 bin TL’ye kiralamıştı.  İhalede teklif sunan İBB’nin iştirak şirketleri Kültür AŞ, İSBAK, Metro İstanbul ve Medya AŞ’den oluşan konsorsiyum devre dışı bırakılmıştı. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, sonuca itiraz edeceklerini açıklamıştı.

Dolar 8 TL’yi aşınca Berat Albayrak’tan açıklama geldi

Okumaya devam et

Gündem

İHD’den iktidara uyarı: Cezaevindeki hastalardan ve ölümlerden sorumlusunuz

Hasta tutukluların durumu, KHK’lı polis Mustafa Kabakçıoğlu’nun beyaz bir sandalyede ve cezaevindeki karantina koğuşunda tek başına vefat etmesi ile bir kez daha gündeme geldi. İnsan Hakları Derneği (İHD) ise Dünya Hasta Hakları Günü’nde tüm tutuklu hastaların tahliye edilmesi çağrısında bulundu. İktidara ise sorumluluk uyarısı yaptı.

BOLD – İHD’nin 2020’nin başlarında yayınladığı listeye göre cezaevlerinde 591’i ağır olmak üzere bin 564 tutuklu hasta vardı. Ancak aradan geçen zamanda koronavirüsün de etkisiyle tablo çok daha ağır bir hal aldı. Bu duruma dikkat çeken İHD Merkezi Hapishaneler Komisyonu Sözcüsü İlhan Öngör, Dünya Hasta Hakları Günü’nde tutuklu hastaların tahliye edilmesi için hükümete seslendi.

İHD: TUTUKLU HASTALARI TAHLİYE EDİN

Adalet Bakanlığı’nın gerçek hasta sayısını açıklamadığını vurgulayan Öngör, tutuklu hasta konusunun sadece hukuki değil aynı zamanda vicdani ve ahlaki boyutu ile ele alınması gerektiğini belirtti. AKP’nin problemi çözme yaklaşımında olmadığını belirten Öngör, “Ancak; bu konuda yetkili kurum olan Adalet Bakanlığı ve hükümet, kamuoyunun tüm bu duyarlı seslenişine karşı sessiz kalıp; duyarsız kalmayı tercih etmiştir. Özellikle hasta mahpuslar sorununun siyasi sonuçları açısından kar ve zarar mantığı ile hükümet tarafından yaklaşılmasının sorunun daha da derinleşmesine ve yaşam hakkının ihlaline sebep olmaktadır” dedi.

ÖLÜM DÖŞEĞİNDE TAHLİYEYE TEPKİ

Hasta tutukların “cezaevinde kalamaz” raporlarına rağmen tahliye edilmediğini ve tedavilerinin yapılmadığını belirten Öngör, insanlık dışı muamelelere dikkat çekti.  “Hastaneye gitmeleri için günlerce bekletilmekte yahut gittiklerinde elleri veya ayakları kelepçeli bir şekilde muayene edilmektedirler. Gerekli tıbbi desteği alamayan ve tedavisi yapılmayan hasta mahpusların sağlık durumları gittikçe daha da kötüleşmekte, artık ölüm sınırına geldiğinde tahliye edilebilmektedirler. Ki; birçok hasta mahpus artık ölüm eşiğine geldiğinde tahliye edilmiş ve maalesef tahliye edildikten bir kaç gün sonra yaşamını yitirmişlerdir” ifadelerini kullandı.

Tutuklu hastalar konusunda Adalet Bakanlığı’nın asli sorumlu olduğuna dikkat çeken Öngör, mevcut uygulamalara dikkat çekti ve “Adalet Bakanlığı’ının görevi, hasta mahpusun ölüm eşiğine gelene kadar mahpusun cezaevinde kalmasını değil, hasta mahpusun iyileşmesini sağlayacak tıbbi desteği ve tedaviyi sağlamaktır. Ancak; ilgisizlik ve yeterli gerekli tedavinin yapılmaması hasta mahpusun hastalığını daha da ilerletmekte ve ölümüne sebep olmaktadır. Bu nedenle bu tür benzer ölümlerde birinci dereceden Adalet Bakanlığın pozitif sorumluluğu mevcut olup, koruma yükümlülüğünün ihlalidir” dedi.

Okumaya devam et

Gündem

İntihar eden genç öldü, yakınları polislere ve sağlıkçılara saldırdı

Ankara’daki intiharda ölen genç değil, yakınlarının çıkardığı olaylar gündem oldu. Ölüm haberi üzerine hastaneye giden gencin yakınları sağlık ekipleri ve polislere saldırdı. Hastaneyi taş yağmuruna tuttu.

BOLD – Ankara Keçiören’den gece 01:00 sıralarında intihar haberi geldi. Yüksek bir yerden kendini atan genç Gülhane Askeri Eğitim ve Araştırma (GATA) Hastanesi’ne kaldırıldı. Ancak yaşam mücadelesini hastanede kaybetti.

İntihar haberi üzerine gencin yakınları hastanenin bahçesinde toplanmaya başladılar. Ölüm haberinin gelmesiyle de ortalık bir anda karıştı. Hastaneye gelenler, intihar eden gençle ilgilenmedikleri bahanesi ile sağlık emekçilerine ve polis ekiplerine saldırdı. İhbar üzerine olay yerine giden emniyet ekiplerine de zorluk çıkaran kalabalık, hastane bahçesinden polislere taş atmaya başladı.

Olayların devam etmesi üzerine hastaneye çevik kuvvet ekipleri sevk edildi ve 20 kişi gözaltına alındı. Saldırı sırasında 3 polis memuru hafif şekilde yaralanırken 3 ekip otomobili de zarar gördü. Gözaltına alınan kalabalık grup emniyete götürülürken, polisin hastane bahçesinde bir süre geniş önlem aldı.

Okumaya devam et

Popular