Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

CHP’li Eren Erdem tahliye edildi

Eren Erdem haftada iki gün polise imza verecek.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 27’nci dönem milletvekili Eren Erdem, Karşı gazetesi genel yayın yönetmenliği yaptığı dönemde 17/25 Aralık 2013 yolsuzluk ve rüşvet soruşturmaları ile ilgili ses kayıtlarını yayımladığı gerekçesiyle tutuklu olarak yargılandığı davada tahliye edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianamede Eren Erdem hakkında “Örgüte üye olmamakla birlikte örgüte yardım etmek” ve “gizliliğin ihlali” suçlarından 8,5 yıldan 19 yıla kadar hapis istendi.

DURUŞMAYA SEGBİS İLE KATILDI

CHP’li Eren Erdem, Çağlayan’da bulunan İstanbul 23’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 12 sanıklı davaya tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılıyla katıldı.

Duruşmada, biri tutuklu 4 sanık daha hazır bulundu. Aralarında Oyuncu Levent Üzümcü ile yazar İhsan Eliaçık’ın da bulunduğu 6 kişi “tanık” olarak dinlendi.

17/25 ARALIK YOLSUZLUK VE RÜŞVET SORUŞTURMASI YAYIMLAMAK SUÇ SAYILDI

Gazeteci Eren Erdem, kapatılan Karşı gazetesi genel yayın yönetmenliği yaptığı dönemde Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) hükümetinin bakanları Egemen Bağış, Muammer Güler, Erdoğan Bayraktar, Zafer Çağlayan’ın yanısıra bakanların çocuklarının şüpheli olarak yer aldığı 17/25 Aralık 2013 yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasının telefon ses kayıtlarını yayımladığı gerekçesiyle tutuklu yargılanıyordu.

İstanbul 23’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada oyuncu Levent Üzümcü ve Yazar İhsan Eliaçık’ın tanık olarak dinlenmesinin ardından duruşma savcısı, yargılamanın esas hakkında mütalaasını açıkladı.

Savcı mütalaasında dosyada sanık olarak yer alan gazeteciler Değer Özergün, Ufuk Emin Köroğlu, Mehmet Aydoğmuş, Murat Kazancı ve Emrah Direk’in firari olmaları sebebiyle dosyalarının ayrılmasını talep etti.

Eren Erdem hakkında, “Örgüte üye olmamakla birlikte örgüte yardım etmek” ve “gizliliğin ihlali” suçlarından 19 yıla kadar hapsini istedi. Savcı, “soruşturmanın gizliliğini ihlal etmek” suçundan ise, suçun yasal unsurları oluşmadığı gerekçesiyle Erdem’in beraatını, diğer sanıklar Emre Erciş ve Onur Kala’nın farklı suçlardan değişik oranlarda hapis cezalarına çarptırılmalarını istedi.

Ayrıca aynı dosyada sanık olarak yer alan Turan Ababey, Mehmet Bozkurt ve Kutlu Esendemir’in ise ‘örgüte üye olmamakla birlikte bilerek isteyerek yardım etme’ suçundan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmesi talep etti.

Savcının mütalaasının ardından söz alan Eren Erdem, “İki celsede de mahkeme dosyasına terör örgütüne yardım ettiğime dair kanıt olmadığı ortadadır. Deliller tamamlanmıştır. Eylem yoktur. İddia vardır. Kanıt, belge yoktur. Kimse, ‘Şunu yaptı’ diyememiştir. Özgürlüğümü talep ediyorum. 7 aydır tutukluyum. Tutuksuz olarak esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanda bulunmak istiyorum. Tahliyemi talep ediyorum.” dedi.

ERDEM’E ŞARTLI TAHLİYE

23’üncü Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, toplanan delillerin durum, yargılamanın geldiği nokta ve Erdem’in geçirdiği tutukluluk süresini göz önünde bulundurarak, sanık tarafından karartılacak delilin bulunmaması gerekçeleriyle tahliyesine karar verdi.

Erdem’in, yurtdışına çıkış yasağı ve haftada iki gün polis karakoluna imza atmasına karar veren mahkeme heyeti, sanık Onur Kala’nın ise tutukluluk halinin devamına hükmetti.

Mahkeme heyeti duruşmayı 1 Mart’a erteledi.

ELİAÇIK: YAZILARIMA MÜDAHALE EDİLMEDİ

Duruşmaya tanık olarak katılan Yazar İhsan Eliaçık, Eren Erdem ve Turan Ababey’in teklifte bulunması üzerine Karşı Gazetesi’ne haftada bir gün yazdığını anlattı.

Gazetede dört yazısının yayımlandığını ifade eden Eliaçık, yazılarına müdahale edilmediğini aksine işadamı Ali Ağaoğlu’nun inşaat reklamını görünce, “Bu gazetede yazmam.” diyerek bıraktığını anlattı. Mahkeme heyetinin sorusu üzerine Eliaçık, Erdem’in cemaat ile bağlantısının olmadığını söyledi.

ÜZÜMCÜ: ERDEM ONURLU BİR İNSAN, EVİNE HARAM LOKMA GÖTÜRMEDİ

Oyuncu Levent Üzümcü ise Erdem’in kendisini Karşı gazetes’nin kuruluş aşamasında aradığını ve yazarlık teklif ettiğini anlattı.

Erdem’in teklifini kabul ettiğini anlatan Üzümcü, gazete kapanana kadar hafta üç kez yazı yazdığını belirtti.

Gazetedeki yazılarına hiçbir zaman müdahale edilmediğini vurgulayan Üzümcü, Erdem’in onurlu bir insan olduğunu ve evine haram lokma götürmediğini ifade etti.

Ayrıca Üzümcü, Erdem’in cemaat ile bir bağına şahit olmadığını aktardı.

Bahçeli’nin 17/25’le ilgili öngörülerinin tamamı tuttu

Gündem

Ayşe teyzeyi hayır için bağışladığı evinden kovuyorlar

80 yaşındaki Ayşe Özer’in, ölümünden sonra hayır için kullanılmak üzere İstihkam Vakfı’na bağışladığı evine el konuldu. Vakıflar Genel Müdürlüğü 2016’dan bu yana biriken kira ödemesi yapılmaması halinde evin bir ay içinde boşaltılmasını istedi.

BOLD – İzmir’de yaşayan Ayşe Özer, vefat ettikten sonra hayır adına kullanılması için vakfettiği evinden çıkarılıyor. Vakıflar Genel Müdürlüğü, 2016’dan bu yana biriken kira bedelinin ödenmemesi halinde evin 30 gün içinde boşaltılmasını istedi. Oysa bağış sözleşmesine göre evin kullanım hakkı ölene kadar Ayşe Özer’de bulunuyor.

Eşi İsmail Hakkı Özer ile birlikte yıllarca çalışarak aldıkları bir ev ve dükkanı vefatlarından sonra İstihkam Vakfı’na kalmak şartıyla vakfettiklerini söyleyen Ayşe Teyze “Evime el koymaya çalışıyorlar. Bana da nereye gidersen git diyorlar. Eşimle birlikte 40 sene önce çalışarak, dişimizden tırnağımızdan artırarak taksitle aldık bu evi. Dükkan var altında, oraya el koydular. Bu sefer evimizi de almaya kalkıyorlar. Ben nereye gideyim, kimsem yok ki benim.” dedi.

15 Temmuz’dan sonra kapatılan İstihkam Vakfı’nın tüm malları Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredildi. Bunun üzerine Vakıflar İzmir Bölge Müdürlüğü vakfedilen dükkanın işletmesini 2017 yılında devraldı. Tepkiler üzerine Ayşe Teyze’nin evini boşaltma talebini askıya aldı. Vakıflar İzmir Bölge Müdürlüğü, Ayşe Özer’e gönderdiği 22 Şubat 2021 tarihli tebligatta, 2016’dan bu yana evde kiracı olarak oturduğunu, bugüne kadar hiçbir kira ödemediğini, kiraları taksitle ödeyebileceğini, yoksa 30 gün içerisinde evini boşaltması gerektiğini söyledi.

Kültür ve Turizm Bakanlığının evine el koyduğu 87 yaşındaki Sıttıka teyze kalp krizi geçirdi

Evinden atılmak istenen Sıttıka Teyze konuştu: Böyle hainlik yapılır mı?

Okumaya devam et

Gündem

Türkiye’deki hak ihlalleri ve kadın cinayetleri New York’un reklam panolarında

Türkiye’deki insan hakları ihlallerine ve kadın cinayetlerine dikkat çekmek için New York’un ünlü caddelerinden 42. Cadde ve 8. Aveneu’ya dijital reklam panoları yerleştirildi.

BOLD – Merkezi ABD’de bulunan insan hakları kurumu Advocates of Silenced Turkey (AST), Türkiye’deki insan hakları ihlallerine ve üç kat artan kadın cinayetlerine dikkat çekmek için New York’un en kalabalık bölgesi olan Manhattan’daki sokaklara reklam verdi.

“KADIN CİNAYETLERİNİ DURDURUN” YAZILDI

15×15 metre büyüklüğünde, küp şeklindeki 2 dijital reklam panoları, Newyork’un ünlü caddelerinden 42. Cadde’ye ve 8. Aveneu’nun köşesinde yer alıyor. Haftalık milyonlarca kişinin gördüğü reklam panolarına “Türkiye’deki kadın cinayetlerini durdurun” ve “5 bin kadın ve 780’den fazla bebek cezaevlerinde” yazıldı.

“BEBEKLER BİLE SİYASİ TUTUKLU OLARAK CEZAEVİNDE”

AST’nin Başkanı Murat Kaval, amaçlarının yeni açıklanan İnsan Hakları Eylem Planı’na rağmen Türkiye’de gün geçtikçe artan hak ihlallerini dünyaya duyurmak ve kadınların haklarına dikkat çekmek olduğunu söyledi.

Kaval, “Türkiye’de kadın cinayetleri 3 kat arttı. Her gün yeni bir vahşetle karşılaşıyoruz. Ayrıca binlerce kadın bugün Türkiye’de siyasi tutuklu. Bebekler de siyasi tutuklu olarak cezaevinde. Bu reklamlar ile insanları harekete geçirmeyi amaçlıyoruz. Reklamın alt tarafında ‘milletvekillerini ara’ yazıyor. Amerikalılar’ın milletvekillerini ve senatörleri bilgilendirmesini, ‘bu konuda bir şey yapılmayacak mı diye sormaları’nı istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

KADIN HAKLARI 36 ŞEHİRDE PROTESTO EDİLECEK

Murat Kaval, 6 Mart Cumartesi gününden itibaren Amerika, Kanada, Brezilya, Güney Amerika ve Avrupa’nın 36 şehrinde kadın haklarıyla ilgili protestolar yapılacağını sözlerine ekledi.

Okumaya devam et

Gündem

Hakan’ın annesinden mektup var

Bir buçuk aydır lösemi tedavisi gören 11 yaşındaki Hakan Dağdeviren’in tutuklu annesi Sabriye Dağdeviren, kemoterapi alan oğlunun yanında olamamanın acısını ve hüznünü yazdı.

BOLD – Anne-babası tutuklandıktan sonra lösemi teşhisi konulan Hakan Dağdeviren’in annesi Sabriye Dağdeviren, Karar gazetesi yazarı Elif Çakır‘a mektup gönderdi. 15 gün arayla tutuklanan Sabriye-Gökhan Dağdeviren çifti Eskişehir Cezaevinde tutuklu bulunuyor. 11 yaşındaki oğulları Hakan Dağdeviren ise 27 Ocak’tan bu yana Eskişehir Osmangazi Üniversitesi onkoloji bölümünde tedavi görüyor.

“OĞLUMUN YANINDA KOMŞULARIMIZ NÖBETLEŞE KALIYOR”

Mektubunda çocuklarının bakımını 70 küsur yaşındaki babaanne ve dedelerinin yaptığını belirten Sabriye Dağdeviren, “Hakan’ın yaklaşık 1 yıl hastanede yatacağını öğrendim. Kayınvalidemin sürekli hastanede kalması gerekiyor ama evde aynı zamanda 90 yaşındaki annesinin bakımıyla da ilgilenmek zorunda. Oğlumun yanında komşularımızın nöbetleşe kaldığını öğrendim.” dedi.

“ELİMDEM BİR ŞEY GELMİYOR”

Kemoterapi gören oğlunun yanında olamamanın acısını ve hüznünü anlatan Sabriye Dağdeviren, “11 yaşındaki kemoterapi gören bir çocuğun yanında 1. derece yakını olmayan birilerinin kalması bir anne için ne kadar acı bir durumdur. Haftada bir oğlumdan alacağım haberin dışında elimden bir şey gelmiyor. Bir dakikalığına bir anne bir kadın olarak beni yerinize koyun.” ifadelerini kullandı.

Öğretmen Gökhan Dağdeviren Cemaat soruşturmaları kapsamında Haziran 2018’de tutuklandı. 15 gün sonra eşi Sabriye Dağdeviren’i aldılar. Örgüt üyesi olduğu iddiasıyla yargılanan Gökhan Dağdeviren 19 yıl, eşi ise 6 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı. Sabriye Dağdeviren’in cezası onaylandı, Gökhan Dağdeviren’in dosyası Yargıtay’da bekletiliyor.

“POLİSLER KAPIYI KIRIP GİRDİ, ÇOCUKLAR PERİŞAN OLDULAR”

Geçen ay Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun Youtube kanalına konuk olan Hakan’ın dedesi Ali Dağdeviren, torunun yaşadığı travmayı atlatamadığını ve bu yüzden hastalandığını söylemişti. Ali Dağdeviren, “Üç sefer kapıları kırıldı, babaları alındı, çocuğu yolda görmüşler, daha 7 yaşındaydı bundan 5 sene önce polisler çeviriyor ufacık çocuğa ‘Babanı götüreceğiz, baban nerede?’ diye sormuşlar! 9-10 polis kapıyı kırıp girmişler, çocuklar perişan oldular. Hakan babaannesine ‘Baba diye dua ediyorum, dua ediyorum ama hiç karşılık gelmiyor, etmeyeceğim artık dua, babam gelmeyecek’ demiş.” ifadelerini kullanmıştı.

Elif Çakır’ın yazısının tamamı

12 yaşındaki kan kanseri Hakan bu yükü nasıl taşısın!

Acı üstüne acı: Annesi ve babası cezaevinde olan 12 yaşındaki çocuk kanser oldu

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0