Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

İstanbul banliyö hatlarında neler dönüyor?

İstanbul banliyö hatlarının yapım işi 13 yıldır bitirilemedi. Önceki gün kazayla gündeme gelen hat şimdi telaşla seçime yetiştirilmeye çalışılıyor.

Gebze-Haydarpaşa ve Sirkeci-Halkalı demiryolu hatlarının inşası, defalarca tarih verilmesine rağmen 13 yıldır bitirilemiyor. Halen yandaş müteahhitler Kolin-Cengiz-Kalyon tarafından devam ettirilen inşaat şimdi telaşla yerel seçimlere yetiştirilmeye çalışılıyor. Uzmanlar ise önceki gün iki demiryolu aracının çarpışmasıyla gündeme gelen hatta, yeni bir demiryolu faciası yaşanmasından endişe ediyor.

BOLD- İstanbul banliyö hatları diye bilinen ve Marmaray bağlantı hatlarını oluşturan Gebze-Haydarpaşa ve Sirkeci-Halkalı demiryolu hatları, önceki gün iki demiryolu aracının çarpışmasıyla bir kez daha gündeme geldi.

Yapım işini yandaş Kolin-Cengiz-Kalyon firmalarının üstlendiği hatta 2 demiryolu aracı çarpıştı. Kazada 3 işçi yaralandı. Kaza mahalli; 2013’ten beri işletilmeyen banliyö hattının bir parçası olup ilginç bir hikayeye sahip. Bir türlü bitirilemeyen hattın hikâyesini, Hüseyin Karaaslan, Twitter hesabında anlattı:

ŞARK EKSPRESİNİN BAŞLANGICI

Söz konusu hat, meşhur Şark Ekspresi’nin başlangıcını oluşturuyor. Osmanlı’nın ve Türkiye’nin batıya açılan kapısı olarak nam salmış. 1883’ten beri kesintisiz olarak işlemiş olsa da uzun zamandır işletilmiyor ve artık kötü bir şöhrete sahip.

Marmaray projesi kapsamında yer alan ve iyileştirme çalışmaları sebebiyle yapımı süren banliyö hatlarının bir türlü devreye sokulamaması İstanbul halkının tepkisini çekiyor. Sürecin başlangıcıysa aslında 2006’ya dek uzanmakta…

İLK İHALEYİ ALAN FİRMA VAZGEÇTİ

2006’da CR1 adı altında ihalesi yapılan Gebze-Halkalı banliyö hatlarının iyileştirilmesi işini Alstom-Marubeni-Doğuş’un oluşturduğu konsorsiyum (AMD) yaklaşık 863 milyon euroluk teklifle aldı ve sözleşmesi 2007’de imzalandı.

İşin o zamanlar 48 ayda bitmesi planlanıyordu, ancak henüz çok küçük bir kısmı bitmişken konsorsiyum sözleşmeyi “işi mevcut şartlarda yürütemeyeceği” gerekçesiyle 2010 yılında tek taraflı feshetti ve süreç uluslar arası tahkime kadar taşındı.

Fesihle ilgili sürecin durumu belirsizliğini koruyor. Öte yandan Devlet Demiryolları (TCDD) ve Devlet Liman ve Havameydanları İşletmesi (DLH) arasındaki protokol, kanuna aykırı devir işlemlerinin olduğu iddiasıyla yargıya da taşınmış ve çetrefilli bir süreç sonunda karar ancak 2010 yılının sonunda verilmişti.

YENİ İHALEYİ 150 MİLYON FAZLASINA YANDAŞLAR ALDI

Bütün bu gelişmelerin ardından bu kez CR3 adıyla ikinci kez çıkılan hattın ihalesini yaklaşık 1 milyar euroluk teklifle “OHL ve Dimetronic” ortak girişimi yani Kolin-Cengiz-Kalyon ekibi kazandı. İhale 150 milyon euro daha fazla teklifle alınmış oldu.

3 Kasım 2011’de başlanan işin sonunda hattın hizmete alınma tarihi 18 Haziran 2015 olarak belirlenmişti.

Ancak 29 Ekim 2013’te Marmaray’ın tüp geçit kısmı açılmış olmasına rağmen bu iş bir türlü sonuçlanamadı. 2013 yılından itibaren banliyö hatlarının işlemesine ara verilmiş olup çalışmalar sürmekteyken, firmanın ek ödenek talebiyle 2014 ağustos ayında iş bir kez daha durduruldu.

13 Ocak’ta Gebze-Halkalı hattında çalışma yapan buraj makinesinin çartığı katener ağır hasar görmüştü.

YANDAŞLAR DA İSYAN BAYRAĞI AÇTI

Buna rağmen ilan edilen açılış tarihinin geçerli olduğu ifade edilmişti. İkinci kez, firmalar sözleşme yönetiminden doğan koşullardan tatmin olmadıklarını ilan etti. Sonuçta iş elbette öngörülen tarihte bitmemiş oldu.

Çok az bir kısmı tamamlandı olan yine vatandaşa oldu.

KAZANIN SEBEBİ SEÇİM TELAŞI MI?

Buna rağmen 2018 sonunda bitmesi öngörülen proje yine ertelendi ve muhtemelen önümüzdeki yerel seçimlere yetiştirilmesi için çalışmalar aceleyle sürüyor ve kazanın bu acelecilikten kaynaklanıp kaynaklanmadığı şu an muamma.

Son olarak sözleşmenin avro üstünden yapılması ve son dönemde meydana gelen kur artışının bütçeye ek yük getirip getirmeyeceği de sorgulanması gereken bir diğer önemli mesele. Özetle Marmaray’ın bir parçası olan proje 2006’dan beri 13 senedir tamamlanamadı ve birçok soru işareti barındırıyor.

GECİKMENİN MALİYETİ NEDİR?

Hüseyin Karaaslan, sıralı tweetlerini şu sorularla tamamlıyor:

“Projenin maliyetinin ne kadar öngörüldüğü, ne kadara gerçekleştiği, gecikmeden ötürü ne kadar ekonomik zarar oluştuğu sorularını sormak gerek. Soruların cevaplarını yakın zamanda alıp alamayacağımızdan bağımsız olarak işin yerel seçimlere yetişememesi halinde, İstanbul Banliyö Hatları bir daha açılır mı merak ediyorum. Aceleyle açılsa bile 1 ay önceki Ankara faciasının benzerini yaşar mıyız; sormadan edemiyorum.”

Yine sinyalizasyon yok yine kaza!

Ekonomi

AKP ısrarcı: 128 milyar dolar halkın cebinde

Kayıp 128 milyar doların vatandaşta olduğunu iddia eden AKP Ekonomi İşleri Başkanı Nurettin Canikli, MB’nin rezerviyle ilgili daha önceki açıklamalarının arkasında durdu.

BOLD – AKP Ekonomi İşleri Başkanı Nurettin Canikli, HaberTürk’te Kübra Par’ın konuğu oldu. Merkez Bankasının kayıp 128 milyar dolar rezervine ilişkin soruları yanıtlayan Canikli, daha önceki açıklamasını tekrar etti.

DÖVİZİ PİYASA BELİRLİYOR

Kayıp rezerv konususunda muhalefetin tutumunu eleştiren Canikli: “Önce buharlaştı denildi. Bu rezerv birilerine peşkeş çekildiği, hatta yurt dışına aktarıldığı bile söylenildi. Sayın Kılıçdaroğlu ve muhalefetteki bazı arkadaşlar tarafından ifade edildi. Türkiye ekonomisi esnek kur uygulayan ekonomi. Yani dövizin fiyatı piyasa tarafından belirleniyor. 1990 yılında TL konvertibil olduğu ilan edildi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ‘bana getirilecek olan her TL’ye karşılık rezerv dövizi vermeyi taahhüt ediyorum’ demektir bunun anlamı” diye konuştu.

75 MİLYAR DOLAR BANKA HESAPLARINDA

128 milyar doların piyasan buharlaşmasının mümkün olmadığını dile getiren Canikli: “75 milyar doların Türkiye’deki yerleşik gerçek ve tüzel kişiler satın almışlar, bankalardaki hesaplarında duruyor. Bu paranın 75 milyar dolarını Türkiye’deki insanlar satın almış ve bankaya yatırmışlar. Büyük çoğunluğu TL mevduatlarını Dolar’a çevirmişler” diye konuştu.

36 MİLYAR DOLAR CEPTE

Canikli sözlerinin devamında: “75 milyar dolar bankada 36 milyar dolar hane halkının elinde, cebinde. Özel sektör borcunu ödemiş. Ödediği parayı Merkez Bankası’nın rezervlerinden almış. Özel sektörün yurt dışına olan döviz borcu, ithal ettiği mal, makine karşılığında borçlandığı, kullandığı krediden 43 milyar dolar ödemiş, 2020’de 43 milyar dolar azalmış. Yabancı yatırımcı 2019’da 2.7 milyar dolar, 2020’de 9.3 milyar doları dışarı çıkarmış” dedi.

CANİKLİ’YE BAKMAYIN SİZ

Canikli’nin açıklamalarına ekonomi yazarı Uğur Gürses’ten itiraz geldi. Merkez Bankasının her Türk Lirasını dövize çevirmek zorunda olmadığını söyleyen Gürses: “İktisat öğrencilerine not: Merkez Bankası kendisine getirilen her TL karşılığında döviz vermek zorunda değil, buna konvertibilite denmez. Bundan da temerrüt çıkmaz. İflas anlamına gelmez. Canikli’ye bakmayın siz” ifadelerini kullandı.

Gürses’e ünlü ekonomist Özgür Demirtaş’tan destek geldi. Demirtaş paylaşımında: “Türkiye’de bu konuya Uğur Gürses kadar hakim insan çok az var. Aklı olan kendisini Merkez Bankacılığı konusunda dinler” dedi.

Damadın 17/25 Aralık sanığıyla yolu nerde kesişti

Okumaya devam et

Ekonomi

Türkiye Afrika ülkeleriyle yarışıyor: Enflasyonu en yüksek 14. ülke

IMF’nin Nisan ayı raporuna göre Türkiye yüzde 13.6 enflasyonla yüzde 9.6 enflasyon görülen Irak’ın bile gerisinde kaldı. Orta Doğu ve Avrupa bölgesinde sadece Türkiye, Libya ve İran’dan daha iyi enflasyon oranına sahip. Türkiye’nin enflasyonda rakipleri ise Afrika ülkeleri ile iç savaş yaşanan ülkeler oldu.

BOLD – Uluslararası Para Fonu (IMF) 2021 Nisan Raporu’nda Türkiye’deki enflasyon değerini yüzde 13.6 olarak açıklandı. Böylece Türkiye, yüzde 9.6 enflasyon görülen Irak’ın bile gerisinde kalırken, Orta Doğu ve Avrupa bölgesinde sadece Libya ve İran’ı geçebildi.

AVRUPA ORTALAMASININ 6.5 KATI ENFLASYON

IMF’nin listesinde Türkiye ekonomisi dünya sıralamasında en çok enflasyon görülen 14. ülke olurken, Avrupa ortalaması olan 2.1 enflasyon değerinin 6.5 katı oranında performans gösterdi.

Dünya genelindeki orta ve büyük ekonomilere bakıldığı zaman enflasyon değeri açısından en iyi performans gösteren ilk 3 ülke Japonya, İsviçre ve Panama oldu. Bu ülkelerde nisan ayı enflasyonu sadece 0.1 olarak açıklandı. Bu ülkeleri Yunanistan (0.2), Singapur (0.2), İsrail (0.3), Filistin (Gazze ve Batı Şeria 0.3), Karadağ (0.4) ve Nijer (0.4) takip etti.

TÜRKİYE VE AVRUPA ÜLKELERİ DEĞERLERİ

IMF’nin 2021 yılı Nisan ayı verilerine göre Avrupa ülkelerinin enflasyon değerleri şöyle:

  • İsviçre 0.1
  • Yunanistan 0.2
  • Güney Kıbrıs Rum Kesimi 0.5
  • Hırvatistan 0.7
  • İtalya 0.8
  • Slovenya 0.8
  • Lüksemburg 0.9
  • İspanya 1
  • Fransa 1.1
  • İngiltere 1.5
  • Almanya 2.2
  • Macaristan 3.6
  • Rusya 4.5
  • Türkiye 13.6

Avrupa Birliği ülkelerine bakıldığı zaman Güney Kıbrıs Rum Kesimi (0.4), Hırvatistan (0.7), İtalya (0.8), Slovenya (0.8), Lüksemburg ve Portekiz ise yüzde 0.9 enflasyon ile bu alanda en iyi performansı gösterdi.

Avrupa’nın büyük ekonomilerine bakıldığında Almanya’da Nisan 2021 enflasyon oranı yüzde 2.2, İngiltere’de yüzde 1.5, Fransa’da 1.1, İspanya’da yüzde 1, Belçika’da 1.7 ve Hollanda’da yüzde 1.4 olarak gerçekleşti.

TÜRKİYE, AFRİKA ÜLKELERİ VE İÇ SAVAŞ YAŞANAN ÜLKELER SIRALAMASINDA

Dünya geneline bakıldığında Türkiye 13.6 ile en yüksek enflasyon değerine sahip. 14’üncü ülke konumunda yer alıyor. Türkiye’yle birlikte dünyada en yüksek enflayon görülen ülkelerin genelde iç savaş yaşanan ülkeler ve Afrika ülkeleri olduğu görüldü.

Dünyada en yüksek enflasyon oranına sahip ülkelerse sırasıyla Venezuela (yüzde 5 bin 500), Sudan (yüzde 197), Zimbabve (yüzde 99.3), Surinam (yüzde 52.1), Güney Sudan (40), İran (yüzde 39) ve savaşın hüküm sürdüğü Yemen (yüzde 30.6) oldu.

IMF’nin 2021 yılı Nisan ayı verilerine göre dünyanın en yüksek enflasyon oranlarına sahip ülkeleri şu şekilde sıralandı:

  • Venezuela 5500
  • Sudan 197.1
  • Zimbabve 99.3
  • Surinam 52.1
  • Güney Sudan 40
  • İran 39
  • Yemen 30.6
  • Angola 22.3
  • Haiti 20.5
  • Libya 18.2
  • Zambiya 17.8
  • Nijerya 16
  • Siera Leone 15.5
  • Türkiye 13.6
  • Etiyopya 13.1

Türkiye bu bağlamda bahsi geçen ülkeler haricinde sadece Angola, Haiti, Libya, Zambiya, Nijerya ve Siera Leona gibi ülkeleri geçebildi. Listede Türkiye’nin hemen ardında Etiyopya, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Liberya, Özbekistan ve Irak yer aldı.

IMF listesinde Türkiye ile siyasi ve coğrafi olarak yakın ilişkilerde ve konumda bulunan Bosna Hersek (yüzde 1.2), Bulgaristan (yüzde 1), Ukrayna (yüzde 7.9) ve Azerbaycan yüzde 3.5’lik performans gösterdi.

Dünyanın en büyük iki ekonomisi olan ABD ile Çin’e bakıldığındaysa nisan ayı enflasyonu yüzde 2.3 (ABD) ve yüzde 1.2 (Çin) oranında gerçekleşti.

Sokağın patates isyanı: Soğan değil iş istiyoruz

Okumaya devam et

Ekonomi

Lütfi Elvan kayıp 128 milyar dolarla ilgili topu Berat Albayrak’a attı

Hazine Bakanı Lütfi Elvan, nereye gittiği belli olmayan Merkez Bankasının 128 milyar dolarlık kayıp rezerviyle ilgili Berat Albayrak’a dikkat çekti. “Kasımdan bu yana döviz satmadık” dedi.

BOLD – Eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak döneminde kayıplara karışan Merkez Bankasının 128 milyar dolarlık rezervine ilişkin tartışmalar yeni boyut kazandı. Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, NTV’de kayıp rezervlerle ilgili açıklama yaptı. Kayıp 128 milyar dolarla ilgili Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’ı işaret etti.

Bakan Elvan, “Yöntemi eleştirebilirsiniz ama kimseyi yolsuzlukla suçlayamazsınız” dedi. Elvan yaptığı açıklamalarda göreve geldiğinden bu yana döviz satışı gerçekleştirmediklerini belirtti. Kasım ayında istifa eden Berat Albayrak dönemini göstererek “Döviz satışı ile oluşan TL, açık piyasa işlemleri ve swap üzerinden bankalara kullandırıldı. Kasım’dan bu yana böyle bir döviz alım satım işlemini gerçekleştirmedik” ifadelerini kullandı.

TL’NİN İSTİKRARI KONUSUNDA YETKİ

Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu’nun geçen cuma günü yaptığı açıklamaya değinen Elvan, “Hazine ile TCMB arasında protokol imzalandı. Hazine’ye TL’nin istikrarı konusunda yetki verilmiştir. 2017’de imzalanan protokol yasaldır. Hazine hesapları üzerinden döviz alım ve satım işlemi Merkez Bankası tarafından gerçekleştirilmiştir, burada MB’nin muhabir bir banka aracılığıyla bu alım ve satım işlemlerinin elektronik işlem platformlarında gerçekleştiğini görüyoruz. Bu platformda piyasa yapıcı yerli ve yabancı bankalar yer alıyorlar, herhangi bir şahıs yok” dedi. “Veriyi açıklama kararı tamamen Merkez Bankası’nın uhdesindedir” diyen Elvan, verilerin yayımlanmasında fayda gördüğünü bildirerek “Tabii ki takdir Merkez Bankasının” ifadelerini kullandı.

EN TEMEL ÖNCELİKLERDEN BİRİSİ

Enflasyon ile ilgili de açıklamalarda bulunan Bakan Elvan, “Enflasyon ile mücadele ekonomi politikalarımızın en temel önceliklerinden bir tanesi. Yapısal bazı sorunlarımız söz konusu. Fiyat istikrarının olmadığı bir ortamda sağlıklı büyümeden, yatırımdan, üretimden, istihdamdan bahsedilemez. Refah ve istihdam artışı fiyat istikrarını sağlamakla mümkündür. Enflasyona bütüncül bir bakış açısıyla bakmamız gerekiyor, sadece para politikasıyla enflasyonu çözmemiz mümkün değil” şeklinde konuştu.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0