Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Ekrem İmamoğlu: İstanbul’da yaşayanların yüzde 60’ı şehri terk etmek için fırsat kolluyor

Ekrem İmamoğlu bir zamanlar köftecilik yaptığı dükkanda bugün manifaturacılık yapan esnafı ziyaret etti.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) İstanbul Büyükşehir belediye başkan adayı Ekrem İmamoğlu, İstanbul’da ikamet edenlerin yüzde 60’tan fazlasının şehri terk etmek için fırsat kolladığını söyledi.

Güngören’de esnaf ziyaretinde konuşan İmamoğlu, 2018 yılının şubat ve ekim aylarında iki araştırma yaptıklarını ve “Fırsatını bulsam bu kenti terk ederim,” diyenlerin oranının yüzde 60’ın üzerinde çıktığını belirtti.

“TEK BAŞINA BİR BAŞKANLA OLACAK İŞ DEĞİL”

CHP’li aday, “Şehir ve içinde yaşayan insanlar bunu hak etmiyor. Sorunları hep birlikte çözme fırsatını elde edeceğiz. Bu nasıl olacak? Tek başına bir belediye başkanının buna gücü yetmez. Tek başına bir belediye başkanı, gerekenlerin yapılması için makul ortamları ve doğru zemini hazırlayabilir. Biz buna talibiz.” dedi.

Bir zamanlar köfteci dükkanı olarak işlettiği manifaturacıda çalışanlarla sohbet eden İmamoğlu, kendisine ikram edilen kahveyi içti.

Ekrem İmamoğlu, İstanbul için 5 vaadini açıkladı

Gündem

Tutuklu avukattan mektup: Bu hukuksuzluğun sona ermesini istiyoruz

Adil yargılanma talebiyle 122 gündür ölüm orucu tutan tutuklu avukat Aytaç Ünsal, bu hukuksuzluğun sona ermesi için çağrıda bulundu ve herkesten destek istedi.

BOLD – Balıkesir Burhaniye T Tipi Cezaevinde tutuklu olan avukat Aytaç Ünsal, HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu’na yaşadığı hukuksuzlukları çizimle anlatan bir mektup gönderdi.

“GÖRÜN, DUYUN, SESSİZ KALMAYIN”

5 Nisan 2020’de Ebru Timtik ile birlikte ölüm orucuna başlayan Halkın Hukuk Bürosu avukatlarından Aytaç Ünsal, mektubunda “Bu ülkede avukatlar sadece adil yargılanma koşullarının sağlanması için ölüm orucu tutmak zorunda kalıyor. Bu hukuksuzluğun sona ermesini istiyoruz. Adalet duygusunun köreltilmeye çalışıldığı, yozluğun ve çürümenin kanlı bir irin gibi akıtıldığı vatanımızda 5 Nisan’dan bu yana iki avukat, adaletin nefes almak gibi bir ihtiyaç olduğunu bedenleriyle gösteriyor. Görün, duyun, sessiz kalmayın.” dedi.

Aytaç, “Ölüm orucundan başka bir yol yok mu?” “Biz ne yapabiliriz?” diye soranlara da şöyle cevap verdi: “Her zaman herkesin yapabileceği çok şey vardır. Adalet Bakanına taleplerin neden kabul edilmediğini sorabilirsiniz. Video ile çağrı yapıp tweet atabilirsiniz.”

“KİMSEYİ ADALETE AÇ BIRAKMAYIN, UYANIN”

Gergerlioğlu ise “Adalet isteyenler, haksız mahpusluktan dünyaya seslerini duyurmak istiyor. Herkes için adalet isteyen seslere kulak kesilelim. Kimseyi adalete aç bırakmayalım. Avukatlar, savunma mesleği için ölüm orucuna girmemeliydi, uyanın!” ifadelerini kullandı.

Ölüm orucundaki avukat Aytaç Ünsal’ın mektubu: “Sana kendimi anlatmak istedim”

Okumaya devam et

Gündem

“Eşim ölümcül hastalıkla mücadele ediyor, kurul toplanıp rapor vermiyor”

Kanser hastası Ümit Gökhasan’ın hastalığı ilerlediği için yemek borusuna stent takılacak. Gökhasan kanunlara rağmen tahliye edilmediği gibi tek başına hastane hastane dolaştırılıyor.

BOLD – Cezaevinde mide kanseriyle mücadele eden Ümit Gökhasan’ın şimdi de yemek borusuna stent takılacak. Korona salgını nedeniyle bir süre kemoterapi için hastaneye götürülmeyen Gökhasan’ın hastalığı ilerlediği için yemek yiyemiyor.

“HASTA ADAMI SÜRÜYORLAR”

Eşi Şükran Gökhasan, “Kemoterapi geç kaldığı için tümör başka yerlere sıçramış. Tedavi ağır olduğu için yemek yiyemiyor. Yemek borusu daralmış, operasyon gerekiyor. Afyon’da mahkum koğuşu olmadığı için Eskişehir’e götürecekler. Sonra kemoterapi için geri getirecekler. Adam hasta, sürüyorlar resmen. Oradan oraya getir götür, hepten hasta oldu.” dedi.

Şubat 2020’de midesinin tamamı, yemek borusunun yarısı alındıktan sonra tekrar Afyon Cezaevine gönderilen Ümit Gökhasan’ın kemoterapi tedavisi salgın nedeniyle geciktirildi. Tahliye için gerekli sağlık kurulu raporu alınmak üzere 23 Mart 2020’de Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hastanesi Sağlık Kuruluna götürülen Gökhasan’a “şu an koronavirüs salgını nedeniyle yeni başvuru alınmadığı ve ne zamana kadar süreceğinin belli olmadığı” cevabı verildi.

Şükran Göhasan, “Eşim ölümcül hastalıkla mücadele ediyor kurul toplanıp raporu vermiyor. Allah bize yardım etsin inşallah” ifadelerini kullandı.

HASTA TUTUKLULAR HAKKINDAKİ KANUN

Cezaevinde hayatını devam ettiremeyen ağır hastaların cezalarının infazının ertelenmesiyle ilgili iki kanun bulunuyor. 6411 Ceza Muhakemesi Kanunu ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfaz Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair kanunun 3. maddesinin 6. bendine göre, “Maruz kaldığı ağır bir hastalık, sakatlık veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen hükümlülerin cezasının infazı iyileşinceye kadar geri bırakılır.”

5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirleri İnfazı Hakkında kanunun 16. maddesi 2. bendine göre “diğer hastalıklarda cezanın infazına, resmi sağlık kuruluşlarının mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam olunur. Ancak bu durumda bile cezanın infazına hapis cezasının infazı iyileşinceye kadar geri bırakılır.”

Bu iki kanun, kanser gibi ölümcül hastalığa yakalanan tutuklular için bile uygulanmıyor. Cezaevi koşullarında sağlık hizmetlerine ulaşmak oldukça zor. Tedaviler geciktiriliyor, resmi işlemler uzun sürüyor, salgın nedeniyle bu süreçler daha da zorlaşmış durumda.

TEDAVİSİ GECİKTİRİLDİ, GEÇ TEŞHİS KONULDU

Cemaat soruşturmaları kapsamında 8 Mart 2017’de tutuklanan komiser Ümit Gökhasan’ın teşhis konulmadan 7 ay önce başladı. Resmi prosedürler uzadığı için hastaneye geç götürüldü. Ocak 2020’te teşhis konuldu. 13 Şubat’ta Eskişehir Osmangazi Tıp Fakültesinde midesinin tamamı ve yemek borusunun yarısı alındı. Ameliyattan 14 gün sonra tekrar cezaevine gönderildi. Koronavirüs salgını nedeniyle de kemoterapisine geç başlandı. En son Bitlis’te komiser olarak görev yapan Gökhasan, Kasım 2016’da çıkarılan KHK ile ihraç edilmişti. 6 yıl 11 ay hapis cezasına çarptırılan Ümit Gökhasan’ın dosyası Yargıtay’da bulunuyor.

Kanser hastası tutuklu Ümit Gökhasan’ın eşinden videolu çağrı

Okumaya devam et

Gündem

Nevşin Mengü, İncil paylaşımı için özür diledi

ABD Başkanı Trump, George Floyd’un polisce katli sonrası başlayan protestolara karşı eline İncil alıp açıklama yapmıştı. Trump’u eleştirmek için İncil’den paylaşım yapan gazeteci Nevşin Mengü, Musevi gazeteci Karel Valansi’den gelen tepki üzerine özür diledi.

BOLD – Siyahi George Floyd’un, polisce boğularak öldürülmesi sonrası ABD’de başlayan protestolarda ülke yangın yerine döndü. Gösteriler sırasında bahçesi yanan St. John’s kilisesini ziyaret edip elinde İncil ile açıklama yapan Başkan Donald Trump’ın tavrı, küresel ölçekte tepki çekti.

İNCİL’DEN ‘İKİYÜZLÜLÜK’ VURGULU ALINTI YAPTI

Gazeteci Nevşin Mengü de Trump’ın elinde İncil tuttuğu fotoğrafı sosyal medyadan paylaşıp şu mesajı yazdı: “Elinde tuttuğu kutsal kitapta diyorki: “Dua ettiğiniz zaman iki yüzlülerden olmayın. Onlar, herkes kendilerini görsün diye havralarda ve caddelerin başlarında dikilip dua etmekten zevk alırlar” Matta 6:5″

VALANSİ’NİN HAVRA HASSASİYETİ ÖZÜR GETİRDİ

Mengü’nün, İncil alıntılı mesajına Musevi gazeteci Karel Valansi, “Havraları karıştırmadan mesajınızı veremiyor musunuz?” diye karşılık verdi. Bunun üzerine Mengü, İncil’deki ‘anti-semit tonu’ fark etmediğini belirtip özür diledi: “Karel hanım sizin nezdinizde tüm Musevi arkadaşlardan özür diliyorum, Matta 6:5’teki bu anti-semit tonu fark etmeden paylaştım. Sizleri incitmek gibi bir niyetim yoktu.”

ANTİ-SEMİTİST İFADE YOK DÜŞÜNCESİZLİK DEĞİL

Kimi twiter kullanıcıları ise Mengü’nün özür dilemesini gereksiz bulduğunu şu yorumlarla dile getirdi:

George Floyd’un ailesi: Kim ne düşünürse düşünsün, George iyi birisiydi

Okumaya devam et

Popular