Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Hapishanede göz göre göre ölüme sürüklenen Halime Gülsu’nun son mektubu

Yakınları tutuklu ya da Kanun Hükmünde Kararname (KHK) mağduru olan ailelere yardım etmek için içli köfte yaptığı gerekçesiyle hapse atılan ve cezaevinde ihmaller yüzünden hayatını kaybeden Halime Gülsu’nun yazdığı son mektup…

“Hastalığım (sistemik LUPUS) son derece ölümcül. İlaçlarım verilmiyor. Gardiyanlar yalan söylediğimi düşünüyor ve beni azarlıyorlar.”

Bu satırların yer aldığı mektubu Başbakanlık’a yolladıktan 1 gün sonra hapishaneden hastaneye sevk edildi.

Ancak Halime Gülsu için artık çok geçti.

BOLD- Halime Gülsu ve bir grup kadın arkadaşı 20 Şubat 2018’de içli köfte yaparken gözaltına alındı. Yakınları tutuklanan ve geçiminin temin etmekte güçlük çeken aileler ile KHK ile kamudan ihraç edilenler için içli köfte yapıp satmak “örgüte yardım ve yataklık” suçu sayıldı.

Gözaltına alınan kadınlara Mersin Emniyeti’nde başlayan işkence, hızla tutuklanmalarının ardından kötü muameleyle devam etti. Ancak ciddi hasta olan ve ilaçlarını aksatmaması gereken Halime Gülsu göz göre ölüme sürüklendi.

Doktor raporlarına rağmen ilaçları verilmeyen ve hastaneye sevk edilmeyen Gülsu, 28 Nisan 2018’de cezaevinde hayata gözlerini yumdu.

Gülsu’nun ölümünden 4 gün önce Başbakanlık İletişim Merkezi’ne (BİMER) gönderdiği mektubu Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu yayımladı.

HALİME GÜLSU’NUN SON MEKTUBU

Başbakanlık İletişim Merkezi (BİMER)

20.02.2018 günü Mersin’de bulunan ikametimden, Mersin Emniyeti’nde çalışan sonradan TEM Şube Müdürlüğü’nde çalıştıklarını öğrendiğim polis memurları beni gözaltına alacakları zaman acele ettirdiklerinden sadece 1 haftalık kalan sistemik LUPUS teşhisi sebebi ile kullandığım ilaçlarımı zorla alabildim.

Acele ettirildiğim için aileme bitmek üzere olan ilaçlarımı derhal temin etmeleri için bilgi veremedim. Hatta ana ilacımı da yanıma alamadım. Sistemik LUPUS hastalığı; bağışıklık sistemi kendi vücut dokularını tanımayarak yabancı bir madde olarak görüp saldırmaktadır.

Vücudum aşırı derecede antikor (beyaz küre) üreterek savunma sistemi ile kendi kendisini öldürmektedir. Bu durum öncelikle kan seviyesinin hızlı bir şekilde düşüşüne sebebiyet vermekle birlikte, eklem ağrıları, halsizlik, yorgunluk, güçsüzlük, kendi başına hayatımı minimum düzeyde dahi idame ettiremeyecek düzeye getirmektedir.

Teşhis sonrası ilaç tedavisi başladığında ise düzenli olarak haftalık ve günlük olarak kullanılması gereken ilaçlardır. Yine hastalığın sürekli doktor kontrolünde olup, tetkikler ile değerlerin karşılığında ilaç etken maddeleri ve dozajlarında değişiklikler yapılması gerekmektedir.

Söz konusu hastalık sadece Romatoloji doktorları tarafından takip edilerek tedavi ettirilmesi gerekmektedir. Ayrıca tedavi aşamasında vücudun antikor (beyaz-küre) üretimi ilaçlar ile baskılandığından, dış dünyadaki gerçek mikrop ve virüslere karşı vücut gerçekten tehlike altına girmektedir. Steril ve sürekli kontrol altında tutulması gerekmektedir. Hastalığın tedavi aşaması ciddi bir prosedür ve süreç gerekmektedir.

15 yıldır Sistemik LUPUS hastasıyım. Uzun prosedür ve süreç sonunda hastalığım baskılanarak pasif hale gelmişti. Ancak ilaç tedavim devam etmekteydi. Gözaltına alındığım günden itibaren ancak günlük kullandığım ilaçlara devam edebildim. Tedavinin ana ilacı olan ve haftalık kullandığım ilacı, ilk bir hafta aileme nerede olduğum bilgisi dahi polisler tarafından verilmediği için kullanamadım.

Görevli polisler tarafından ailemi aradıkları yönünde verilen bir kağıdı imzaladım. Ancak tutuklanarak cezaevine gönderildikten sonra abim ile görüşüm esnasında ‘O dönem aranmadığımı hatta ilaçlar ile ilgili bir bilgisinin olmadığını’ söyledi.

Gözaltındayken bir hafta sonra günlük olan ilacın sonra yazılı bir kağıt ile gönderemediğim için görevli polisler yüzünden tarafıma ulaştırılamadı. Evde bulunduğu halde ilacımın iki haftalık iki dozunu gözaltındayken alamadım.

Mersin 4. Sulh Ceza Hakimliği’nce tutuklandığım duruşma esnasında da ne görevli Cumhuriyet Savcısı ne de Sulh Ceza Hakimi hastalığım ile ilgili bir işlem yaptı. Tutuklanarak Tarsus Kadın Kapalı C.İ.K Müdürlüğü’ne gönderildim. Burada günlük aldığım ilaç bitti ve haftalık olan ilacımı hala alamamış durumdayım.

Cezaevi kuralları gereği revire çıkmak için defalarca sayısını dahi hatırlayamadığım ve üzerine ‘Acil’ ibaresi düştüğüm dilekçelerime cevap verilmedi ve revire de götürülmedim. Gözaltına alınmamdan tutukluluğum süreci dahil bir ay sonra Tarsus Devlet Hastanesi Dahiliye servisinde götürüldüm. Doktora hastalığımı anlattım.

Tüm tetkikleri yaptırmasını istedim. Ancak sadece hemogram, karaciğer enzim testi, TSH, ferritin değerlerime bakılıp, asıl test olan anti-DSDNA, C3,C4 ve ANA değerlerime bakılmadığını sonradan öğrendim. Bu arada hastalığa dair sağlık raporumu TEM Şube Müdürlüğü kaybettiği için, abimin de haberi olmadığı için cezaevi reviri de görevli memurlar ve doktor hastalığımın tedavisi için herhangi bir girişimde bulunmadılar.

Dahiliye doktoru eksik tetkik yaptırması ve asıl hastalık değerlerini gösteren tetkiklerin yapılmaması sebebi ile cezaevi görevlilerine sağlıklı olduğumu söylemiş. Bunun üzerine cezaevi revir görevlisi bana şifai olarak ‘Bir şeyin yokmuş.’ Şeklinde ifadeler kullandı. Bunun üzerine ben de baş memur görüşü için dilekçe yazdım.

Görevli baş memur benimle ilgilenerek revir görevlisine Romatoloji bölümüne sevk edilmemi söyledi. Abimle kapalı görüş sonrasında ilaçlarımı ve sağlık kurulu raporumu getirmesini istedim. Abim bir hafta sonra ancak bana ulaştırabildi. Toplamda iki ay boyunca ben ilaçlarımı kullanamadım.

Bu arada hastalığım tekrar nükset etti. Halsizlik, yorgunluk ve eklem ağrılarım tekrar başladı. Ayrıca mide bulantılarım da başladı. Revire tekrar dilekçe yazdım ve revir görevlilerince Dâhiliye Servisi’ne tekrardan sevkim yapıldı. Tarsus Devlet Hastanesi’nde Romotoloji servisi bulunmadığı için yine Dâhiliye servisine götürüldüm.

Durumumu doktora anlatınca hastalığımın tekrardan nüksedebileceğini söyledi ve Şehir Hastanesi Romotaloji servisine sevk yaptı. 23.04.2018 tarihinde halen bu bölüme götürülmedim.

İlaçlarımı kullanmama rağmen bir türlü kendimi iyi hissedemiyorum. Zaten prosedür ve süreç açısından zor bir hastalık olduğu için herhangi bir hastalık gibi ilaç kullanımı ile beraber iyileşme süreci doğru orantılı olarak başlamıyor. Bu sebeple kötü olduğum kan değerlerimin bir an önce tespit edilmesi gerektiği için cezaevindeki görevlilere durumu anlattım.

20.04.2018 günü 112 acil servisten ambulans geldi. Ambulans görevlilere hastalığımı anlattığım halde tansiyonumu ve nabzımı ölçerek ‘inşallah bir şey olmaz diyerek’ beni koğuşuma geri gönderdiler. Hastalığım fiziki olarak bir etki göstermediği için cezaevinde görevli İKM’ler yalan söylediğimi düşünmekteler ve beni azarlamaktalar.

Hastalığım son derece ciddi ve ölümcül bir hasatlık olup, gözaltına alındığım günden itibaren tutuklu bulunduğum ve dilekçeyi yazdığım bu güne kadar, dilekçe içerisinde bahsettiğim olayda, görevini ihmal eden, savsaklayan sıralı tüm görevliler için Mersin Emniyet Müdürlüğü (TEM Şube Müdürlüğü), Tarsus Kadın Kapalı C.İ.K, Tarsus Devlet Hastanesi’nde gerekli işlemlerin başlatılmasını talep ediyorum.

Söz konusu yasal işlemlerin makamınızca başlatılmasını, bu dilekçeler ile ilgili evrak kayıt sayısının ve işlem tarihinin tarafıma Tarsus Kadın Kapalı C.İ.K Müdürlüğü İnfaz Birimi görevlilerince bilgi olarak verilmesini, yasal işlemler ile ilgili tarafıma bilgi verilmesi hususunun anayasal hakkım olup, bilgi verilmemesi halinde yasal haklarımın saklı olduğunun bilinmesini hususunda gereğini arz ederim. 24.04.2018

Halime Gülsu

Kadın Kapalı C.İ.K Müdürlüğü A-7 Tarsus 

Çok sayıda cezaevinde aynı anda soğukla işkence başladı

Gündem

Cezaevinde koronavirüse yakalanan eski Samsun Garnizon Komutanı Tuğgeneral Eken vefat etti

15 Temmuz’un ardından tutuklanarak müebbet hapis cezası verilen eski Samsun Garnizon Komutanı Tuğgeneral Mehmet Şükrü Eken, Bafra Cezaevi’nde yakalandığı koronavirüs nedeniyle hayatını kaybetti.

BOLD – Bafra T Tipi Kapalı Cezaevinde koronavirüse yakalanan Eski Samsun Garnizon Komutanı Tuğgeneral Şükrü Eken, durumunun ağırlaşması üzerine kaldırıldığı hastanede önceki gün vefat etti.

Eski Samsun Garnizon Komutanı Tuğgeneral Mehmet Şükrü Eken, 15 Temmuz darbe girişiminden bir gün sonra gözaltına alınıp 17 Temmuz’da çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Tuğgeneral Eken (56) hakkında “Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın ön gördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye, düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs” iddiasıyla Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.

CEZAEVİNDE KORONAYA YAKALANDI

6 Nisan 2018’de darbeye teşebbüs iddiasıyla müebbet hapis cezasına çarptırılan Eken, hükümlü bulunduğu Bafra Cezaevi’ndeki kötü şartlar nedeniyle koronavirüse yakalandı. Eken, cezaevinde durumunun ağırlaşması üzerine 24 Mart günü Bafra Devlet Hastanesine kaldırıldı. Hastanenin yoğun bakım servisinde koronavirüs tedavisi gören Eken 19 Nisan gecesi vefat etti.

MEMLEKETİNDE TOPRAĞA VERİLECEK

Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırılan Eken’in cenazesi Samsun Cumhuriyet Savcılığının kararıyla otopsi işlemleri için Trabzon Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Eken’in cenazesinin otopsi işlemlerinin ardından memleketi Çankırı’da toprağa verileceği belirtildi.

Hizmet Hareketi mensuplarına sahur operasyonu: 30 gözaltı

Okumaya devam et

Gündem

AKP’li Bostancı’nın oğlu genç yaşta genel müdür yapıldı

Kamuda AKP’li atamaları tam gaz devam ediyor. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kararıyla AKP Grup Başkanı Naci Bostancı’nın oğlu Afşin Burak Bostancı Nükleer Enerji ve Uluslararası Projeler Genel Müdürlüğü’ne atandı.

BOLD – Kamuda akraba atamaları hız kesmeden devam ediyor. Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararlara göre AKP Grup Başkanı Naci Bostancı’nın oğlu genel müdür yapıldı.

AKP’Lİ NACİ BOSTANCI’NIN OĞLU

Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararlarından AKP Grup Başkanı Naci Bostancı’nın oğlu Afşin Burak Bostancı Nükleer Enerji ve Uluslararası Projeler Genel Müdürlüğü’ne atandı. AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan atama kararında şu ifadeler yer aldı: “Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığında açık bulunan Nükleer Enerji ve Uluslararası Projeler Genel Müdürlüğüne 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 ve 3’üncü maddeleri gereğince Afşın Burak Bostancı atanmıştır.”

2019’DAN BERİ NÜKLEER DÜZENLEME KURULU ÜYESİYDİ

Uzun süredir İbrahim Halil Dere’nin vekaleten yürüttüğü Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Nükleer Enerji ve Uluslararası Projeler Genel Müdürlüğü görevine atanan Afşin Burak Bostancı, 2019 yılının Şubat ayından bu yana Nükleer Düzenleme Kurumu Kurul üyesi olarak görev yapıyordu. “Nükleer enerji sektöründeki faaliyetler ile radyasyonla ilgili tesis ve faaliyetleri düzenlemek ve denetlemek” amacıyla kurulan kuruma genç Bostancı’nın atanması tepki toplamıştı.

 

Ticaret Bakanı Pekcan’ı görevden aldı yerine Mehmet Muş’u atadı

Okumaya devam et

Gündem

Hizmet Hareketi mensuplarına sahur operasyonu: 30 gözaltı

AKP iktidarı, kutsal Ramazan ayında da Hizmet Hareketi mensuplarına yönelik operasyonlarına ara vermeden devam ediyor. İstanbul Emniyet Müdürlüğüne bağlı polisler, 34 kişinin kalabileceği 33 adrese, sahur vaktinde eş zamanlı baskınlar yaptı. Operasyonlarda 30 kişi gözaltına alındı. 

BOLD – İstanbul Emniyet Müdürlüğü TEM ve İstihbarat Şube ekiplerince hizmet hareketine yönelik gece yarısı operasyon düzenlendi. 33 adrese yapılan operasyonlarda aranan 34 kişiden 30’u gözaltına alındı.

GECE YARISI OPERASYON YAPTILAR

Hizmet Hareketi mensuplarına yönelik olarak İstanbul Emniyet Müdürlüğü TEM ve İstihbarat Şube ekiplerince yapılan çalışmalar neticesinde, cemaat soruşturmaları/kovuşturmaları kapsamında firari olduğu öne sürülen kişilerin adresleri belirlendi. 33 adrese, gece saat 00:00 sıralarında eş zamanlı baskınlar operasyon gerçekleştirildi.

30 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

Yapılan baskınlarda 30 kişi yakalanarak gözaltına alındı. Baskınlarda bulunamayan kişiler ise aranıyor. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürülen 30 kişinin ifadeleri alınıyor.

Ticaret Bakanı Pekcan’ı görevden aldı yerine Mehmet Muş’u atadı

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0