Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Koç: İş dünyasını zor bir yıl bekliyor

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç 175 milyar dolar borç ödemekle karşı karşıya gelen şirketler ve Türkiye için 2019'un zor geçeceğini kaydetti.

Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, Türkiye’nin ve şirketlerin kredi notlarının düşürüldüğü için döviz borcu bulmanın zor hale geldiğin söyledi. Koç, “İş dünyasını zorlu şartların beklediği aşikâr.” ifadesini kullandı.

BOLD- Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Özellikle şirket bilançolarındaki sıkıntılara işaret eden Koç, 2018 yılı ağustos ayında mali piyasalarda yaşanan çalkantı ve sonrasında ortaya çıkan nakit sıkışıklığının şirketler kesiminin bilançosunda önemli bir tahribata sebep olduğunu belirtti.

12 AYDA 175 MİLYAR DOLAR ÖDENECEK

Ömer Koç, şirketler, bankalar ve kamunun gelecek 12 ayda yaklaşık 175 milyar dolarlık dış borç ödemesiyle karşı karşıya olduğuna işaret etti.

Gelişmekte olan ülkelere yönelik yatırım iştahının zayıflığına değinen Koç, Türkiye’nin ve şirketlerin kredi notlarının düşürülmesi ve bazı uluslararası siyasi belirsizlikler sebebiyle ihtiyaç duyulan yabancı para cinsinden kaynaklara erişimin oldukça zor olacağını ifade etti.

YATIRIM HÜKÜMETİN ATACAĞI ADIMLARA BAĞLI

Koç, Türkiye’nin çok ihtiyaç duyduğu yatırımların yeniden başlayabilmesi için yatırım ortamının hem yerli hem de yabancı yatırımcılar için iyileştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Koç, “Tüm yatırımcılar hükümetin açıklayacağı yapısal dönüşüm ve ekonomik istikrar programını merakla bekliyor. Programda hedeflerin ve sorumluların belli olması, programın bir takvime bağlanması ve sonuçların şeffaf bir şekilde izlenmesine imkân verilmesi, güvenin artmasını sağlayacaktır.” ifadesini kullandı.

BÜYÜME DÜŞÜK KALACAK

Koç, gelecek dönemde yurt içi talep ve büyümenin alışıldık ve arzu edilen seviyelerin altında kalacağını aktardı.

Koç, şunları söyledi: “İş dünyasını zorlu koşulların beklediği aşikar. Her zaman kısa vadeli dalgalanmalar yerine, uzun dönemli hedeflere odaklanmaya özen gösteriyoruz. Değişen şartları takip edip, doğru yorumlayarak, kendimizi yenileyerek ve çıtayı daima yükselterek büyümeye devam ediyoruz. Bugünkü şartlar altında tedbiri elden bırakmadan, yarınlar için çalışmamız, yatırım yapmamız ve şirketlerimizi geleceğe hazırlamamız gerekiyor.”

Dünya konjonktüründe de çok özel bir dönemden geçildiğini belirten Ömer Koç, jeopolitik zorluklar ve teknolojinin getirdiği yıkıcı değişim nedeniyle, yepyeni ve son derece karmaşık küresel problemler ile karşı karşıya olunduğunu söyledi.

YENİ BİR DÜNYA DÜZENİ KURULUYOR

İçinden geçilen bu dönemi ‘zıtlıklar devri’ olarak tanımlayan Koç, “İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan, 70 yıl boyunca tarihte eşi benzeri olmayan bir ekonomik kalkınma ve barış ortamının keyfini sürdük. Ancak bu düzen şimdi tehdit altında.” ifadesini kullandı.

Koç, başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere serbestleşme, küreselleşme ve çok uluslu iş birliğine dayalı ekonomi politikasını teşkil eden gelişmiş ülkelerin, bugün, refahı başka ülkelerle paylaşmak yerine, içe kapanmaya meylettiğini söyledi.

Koç, “Amerika’nın liderlikten çok, patronluk etmeye çalıştığı tek kutuplu düzen dağılırken farklı siyasi, ekonomik ve toplumsal modellere sahip, Çin, Rusya ya da Hindistan gibi aktörlerin söz sahibi olmaya başladığı yeni bir dünya düzeni kuruluyor.” tespitini yaptı.

Birleşme için her türlü sebep mevcutken bunun yerine kutuplaşmanın tercih edildiği tespitini yapan Koç, “Aramızdaki sınırlar daha da belirginleşiyor. Anlaşılan o ki önümüzdeki dönemde, uluslararası iş birliği ile içe kapanmanın, serbest ticaret ile korumacılığın çatışmasına, yani zıtlıkların savaşına şahit olacağız.” dedi.

TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLER GERİLİYOR

ABD merkezli düşünce kuruluşu Freedom House’un her yıl yayımladığı endeksteki bazı verilere değinen Koç, dünya genelinde özgür ve adil seçimler, basın özgürlüğü, azınlık hakları ve hukukun üstünlüğü gibi temel demokratik hak ve özgürlüklerin son on senedir düşüş eğiliminde olduğunu kaydetti.

Koç, “Başta, aklı selim ve sorumluluk sahibi politikacılar ve iş dünyasını temsilen bizler, ancak uluslararası iş birliği ve daha fazla entegrasyon sayesinde, dünya genelinde refahın artacağına bütün paydaşları ikna edebilmeliyiz.” ifadelerini kullandı.

2008 KRİZİ ÖNCESİNE DÖNÜLEMEDİ

Küresel ekonomik görünümü de değerlendiren Koç, 2008 finansal krizinin üzerinden 10 yıl geçtiğini, sıkıntıların aşılmasında çok mesafe kat edilmiş olsa da krizin yaşandığı ülkelerin çoğunda milli gelirin 2008 öncesindeki seviyeleri yakalayamadığını belirtti.

Koç, ticaret savaşlarının olumsuz etkilerinin henüz ekonomik verilere tam olarak yansımadığına dikkati çekerek, Uluslararası Para Fonu’nun yayımladığı çalışmaya göre, büyümenin Çin ve ABD’de gerileyeceğini, ABD Merkez Bankası’nın faiz artışlarına devam etmesi yönündeki tahminlerin gerçekleşmesinin Türkiye gibi yurt dışı kaynak ihtiyacı olan ülkeler için ek mali külfet anlamına geleceğini kaydetti.

POPÜLİST LİDERLER RUSYA’NIN GÖLGESİNDE YOL ALIYOR

Ömer Koç, Avrupa Birliği’ndeki mevcut duruma gönderme yaparak, birlik üyeleri arasında ortak politikalar konusunda fikir ayrılıklarının devam ettiğine ve Amerika’dan alışageldiği desteği göremeyen birliğin popülist liderlerin, Rusya’nın yarattığı güvenlik tehdidinin gölgesinde kendisine bir yol çizmeye çalıştığına değindi.

Koç, şöyle devam etti: “Çin, ekonomik büyüklüğü, teknoloji alanında yaptığı atılımlar ve yeni “İpek Yolu” projesiyle dünya üzerindeki etki alanını hızla genişletiyor. Ancak bir yandan ticaret savaşlarının olumsuz etkileri, diğer yandan ihracat ve yatırıma dayalı büyüme modelinden yurt içi tüketime dayalı büyüme modeline geçişin sancıları sebesiyle Çin’de büyüme oranları yüzde 6,6’ya kadar geriledi. Ticaret savaşlarının da etkisiyle önümüzdeki sene yüzde 6,2’ye inmesi bekleniyor.”

ÇİN’İN ÜSTÜNLÜK ÇABASI ABD’Yİ RAHATSIZ EDİYOR

Jeopolitik rekabetin küresel gündemi giderek daha fazla belirlediğini vurgulayan Koç sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hala sonu görünmeyen Suriye savaşında ve son olarak Ukrayna krizinde de görüldüğü üzere, Rusya bölgesel ve küresel nüfuzunu artırmaya çalışıyor. İran ve Çin’le ilişkilerini güçlendiriyor. Ekonomik ve siyasi gücün yanında, yeni jeopolitik rekabetin önemli bir unsuru da teknolojik üstünlük. Araştırmalara göre dünyanın en büyük 20 teknoloji şirketinin çoğu Amerika, bir kısmı da Çin merkezli.

Amerika’yı fevkalade rahatsız eden unsurların başında da Çin’in dünyadaki teknolojik üstünlüğü ele geçirme çabası geliyor. Zira önümüzdeki yıllarda ancak teknoloji ve insan gücünü etkin kullanan şirketler ve ülkeler dünyada söz sahibi olabilecek. Hal böyleyken ülkemizin yüksek katma değer oluşturan bir üretim yapısına geçmesi, yeni dijital çağda bizi rekabetçi kılacak ortamı hazırlaması gerekiyor.”

Şirketlerin “korkunç” borcu yabancı yatırımcıyı ürkütüyor

Ekonomi

Muhtarlar, icra takiplerine yetişmek için eleman alıyor

Ekonomik krizin etkisiyle artan icra takipleri muhtarların iş yükünü artırdı. CHP’nin hazırladığı yoksulluk raporunda, muhtarların mesailerini çoğunu icra takiplerine ayırdığı ve yığılan evraklarla uğraşmak için yardımcı eleman aldıkları belirtildi.

BOLD – CHP yönetimi, ekonomideki kötü gidişle ilgili yoksulluk raporu hazırladı. Raporda, muhtarlarla yaptıkları görüşmelere de değinildi. Alınmadığı için muhtarlıklara tebliğ edilen icra ve borç evraklarıyla mücadele için muhtarların yardımcı eleman arayışına girdiği kaydedildi.

Çok sayıda kentte yerel temsilcilerle bir araya gelen CHP yönetimi, ekonomik gidişatla ilgili rapor hazırladı. Raporda muhtarların, mahalleli hakkında hazırlanan icra takiplerini sıraya koymak ve bu nedenle artan iş yükünü kontrol altına almak için eleman aradığı belirtildi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek’n yurt gezilerinin ardından hazırladığı “yoksulluk” raporunda, “Tüm illerde muhtarlar artık mesailerinin büyük bölümünü icra takiplerine ayırmaktadır. Pandemi süreci ve kötü giden ekonomi, icra ve borç yükünü artırmıştır. Muhtarlar artan iş yükü için yardıma ihtiyaç duyuyorlar” ifadeleri kullanıldı.

İCRA EVRAKLARI MUHTARLIKLARDA BİRİKTİ

Sözcü’nün haberine göre CHP’li Erkek, Yalova’da gerçekleştirdiği temasların ardından hazırladığı yoksulluk raporunda son zamanlarda muhtarlıklarda biriken ve büyük bölümü muhatapları tarafından alınmayan icra bildirimlerine yer verdi. Ziyaretlerinde muhtarların biriken icra ve borç evrakları nedeniyle iş yüklerinin arttığından yakındığını vurgulayan Erkek, şunları kaydetti: “Esnafın en büyük şikayetinin hükümetin tedbirler kapsamında sıklıkla uyguladığı ‘aç-kapa’ düzenlemesi olduğu görülmüştür. Küçük esnafın dükkanları hafta sonu kapatılmakta, alışveriş merkezleri ise açık kalmaktadır. Hükümetin vadettiği yardımlardan esnafın büyük bir çoğunluğu yararlanamamış ya da yardımlar çok yetersiz kalmıştır. Muhtarlar, pandeminin ve kötü giden ekonominin icra ve borç evraklarını çoğalttığını, bunun iş yükünün artmasına neden olduğunu, eş dosttan yardım aldıklarını iletmişler, yardımcı eleman arayışına girişmişlerdir. Pandemi aile içi şiddeti de artırmıştır.”

ESNAF DÜKKAN KAPATIYOR

Pandemiyle artan ekonomik krizin esnafa dükkan kapattırdığı kaydedilen raporda, “Pandemi öncesinde ekonomik krizin etkilerinin ağır şekilde hissedilmeye başlandığı, pandemiyle birlikte ise dayanılamaz boyutlara geldiği gözlemlenmiştir” denildi. Raporda girdi maliyetleri sürekli arttığı için esnafın sattığı ürünleri tekrar yerine koyamadığı belirtilerek, “Kısa çalışma ödeneğinin sonlandırılmış olması da en büyük sorunlardan biri. Esnafa çare olabilecek en hızlı çözüm kayda değer oranlarda nakdi yardım” denildi. Raporda bir esnafın, “22 kişinin çalıştığı iş yerim vardı. Ancak 21 kişiyi işten çıkardım ve iş yerimi fiilen kapattım” sözleri dikkat çekti.

“128 milyar doları ucuza satarak iki kuş vurdular”

Okumaya devam et

Ekonomi

“128 milyar doları ucuza satarak iki kuş vurdular”

Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük finans skandalı 128 milyar dolarla ilgili çarpıcı bir değerlendirme geldi. Ucuza dolar satılacağından ‘birilerinin’ haberdar olduğunu söyleyen Ekonomist Esfender Korkmaz,  “Bunların bir kısmı 2019 Mart yerel seçimlerinde, kamu bankalarına verildi. Kamu bankaları bu dövizleri ucuza satarak bir taşla iki kuş vurdular.” dedi.

BOLD – Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu, 128 milyar dolarla ilgili Anadolu Ajansı’na açıklama yaptı. Merkez Bankası’nın rezervlerinin nerede olduğuna ilişkin net bilgi vermekten kaçınan Kavcıoğlu, “Herhangi bir kesime, banka veya firmaya ayrıcalıklı döviz işlemi gerçekleştirilmesi söz konusu değil” dedi.

Ekonomi yazarı Esfender Korkmaz ise ‘Döviz ve faizde oyun içinde oyun’ başlığıyla yazdığı yazısında 128 milyar dolara ilişkin önemli bilgiler verdi. 128 milyar doların bir kısmının 2019 yerel seçimleri öncesi kamu bankalarına verildiğini kaydeden Korkmaz, “Kamu bankaları bu dövizleri ucuza satarak bir taşla iki kuş vurdular. Kuşlardan birisi seçim nedeniyle kur şoklarının önünü kesmiş oldular. Bu doğru bir politikadır. Zira dalgalı kur politikasında kurlardaki aşırı hareketlerin önlenmesi için Merkez bankaları gelişmiş ülkelerde de döviz alır veya satar.” dedi.

BU KARARI BİLEN BİRİLERİ VAR

Ucuz dolarların satılacağından haberdar olanlar bulunduğunu belirten Korkmaz, “Ancak bu işlemin kamu bankaları eliyle yapılması, aynı zamanda ikinci kuşun ne olduğu endişesini de yaratıyor. Bunlar döviz kurlarının düşmesi için bu kararı bilenlerdir. Bu bir kişi mi, bir grup mu, kimin olduğu ancak o dönemde kamu bankalarından düşük kurla kimler yüksek döviz satın aldı? Kimin adına aldı? Bunlar ortaya çıkınca anlaşılır. Kamu bankaları ve siyasi iktidar bu iddia ve şaibeden kurtulmak istiyorsa, kamu bankalarından o dönemde yüksek miktarda döviz alanları açıklamasını sağlamalıdır.”  çağrısı yaptı.

UCUZA ALIP STOKLADILAR YÜKSELİNCE SATTILAR

Korkmaz şöyle devam etti: “Bu şartlarda ister istemez zihinler bulanıyor? Bütün bu faiz – enflasyon tartışmaları, Merkez Bankası başkanlarının  değişmesi, birilerinin ucuz döviz alarak stoklaması ve sonra da kur artınca satarak yüksek getiri sağlayanların işine  yaradı. Hatamı yapıldı; bilerek mi yapıldı? sorusunu her demokratik ülkede her vatandaşın sorma hakkı vardır. Eğer Merkez Bankası 128 milyar doların hesabını verirse, bu gibi endişeler de kaybolur.”

Patron Hisarcıklıoğlu’nun gözü de işsizin parasında

 

Okumaya devam et

Ekonomi

AKP’li troller misilleme başlattı: 128 milyar dolara karşılık 121 milyar lira nerede?

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın kaybolan 128 milyar dolarına cevap veremeyen AKP’liler karşı atağa geçti. Halkın 128 milyar dolarını ‘iç edilmesine’ kulaklarını tıkayan AKP’li troller, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na 121 milyar TL nerede? diye sordu.

BOLD – 128 milyar dolar tartışması büyüyor. CHP’nin 128 milyar doların akıbetini sorduğu pankartlar polis eşliğinde indirilirken, AKP’liler de “121 milyar TL” nerede soruları sormaya başladı.

AKP’li trolleri komik duruma düşüren tabela sosyal medya platformu Twitter’da açıldı. Paralı troller “121 milyar TL nerede?” başlığı altında kısa sürede 20 bin mesaj attı. AKP’nin kampanyası 128 milyar dolar gerçeğini bir kez daha gündeme getirdi.

Ekrem İmamoğlu fotoğraflarının yer aldığı mesajlarda İBB’nin bütçesi, hükumetten gelen bütçe desteği ve borçlanma rakamları dahil edilerek belediyenin 121 milyar TL’yi nereye harcadığı soruldu.

AKP’li trollerin mesajlarında ayrıca İmamoğlu’nun CHP’ye yakın isimlere kaynak aktardığı iddia edildi.

Amiraller Bildirisi’nde ikinci dalga: 7 emekli amiralin evi aranıyor

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0