Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

OHAL’in celladına karşı #bitmeyenohal kampanyası

Kanun Hükmünde Kararname (KHK) mağdurları, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu öncülüğünde Olağanüstü Hal (OHAL) Komisyonu’na karşı #bitmeyenOHAL etiketi ile kampanya başlattı.

BOLD’da Fatih Akalan’ın sorularını cevaplandıran Gergerlioğlu, OHAL’in ismen kalkmasına rağmen fiilen devam ettiğine dikkati çekti.

KHK İLE İHRAÇ EDİLENLER DIŞINDA 50 BİN KİŞİ DAHA MAĞDUR

Gergerlioğlu, antidemokratik uygulamaların devam ettiğine vurgu yaparak, “KHK mağdurların dışında 30 bine yakın kapatılan askeri okul öğrencisi şu anda ortada ve suçlu gibi görünüyorlar, sosyal hayattan dışlanıyorlar. Kapatılan özel okullardaki 20 bine yakın öğretmene çalışma izni verilmemiş durumda.

Sadece KHK’lar değil, OHAL her yönüyle tam bir kıyım makinesi, tam bir soykırım sürüyor ve maalesef ülke üzerine karanlık bir gece gibi çökmüş, son derece kasvetli bir ortam oluşturmuş durumda.” diye konuştu.

İnsan hakları savunucuları olarak 2,5 yıllık dönemde mağdurların sesi olmak adına feryat ettiklerini belirten Gergerlioğlu, şöyle devam etti: “Ancak yürütmenin başı dayatmaları devam ettirme peşinde. Demokrasiye dönme peşinde değil. Kendi tahakkümünü daha da sağlamlaştırma peşinde. OHAL şu an devam ediyor. Artarak devam eden bir sıkıntı var.”

“İNSANLAR SESİNİ YÜKSELTEMİYOR, ÇÜNKÜ HERKES TEDİRGİN”

“Çaresizliği yaşayanlar çoğunlukla sessiz kesim. Seslerini çok fazla çıkaramayan insanlar.” diyen Gergerlioğlu, çok sayıda insanın maruz kaldıkları hukuksuzluklardan sonra ‘biraz sesimizi yükseltsek başımıza yine iş gelir mi?’ diye tedirgin olduğunu kaydetti.

Gergerlioğlu, “Ancak bu duruma razı olmamamız gerekir. Bir insan olarak bizim sesimizi yükseltmemiz gerekir. Çünkü sesimizi kısarak varabileceğimiz bir yer yok.” ifadelerini kullandı.

Siyasete atılmadan önce de insan hakları mücadelesi veren bir isim olan Gergerlioğlu, “Demokrasi kolay bir şey değil. Bedeller ödeyerek kazanabiliriz. Ülkemizde de bu bedel süreci yaşanıyor. Kimse, gemisini kurtaran kaptan gibi kendisini görmesin. Mutlaka bir yerinden OHAL size de bize de dokunacak. Herkese dokunacak. ‘Birileri acı çeksin bana ne!’ diyen vicdansız bakış açısı bile kendisini bu OHAL felaketinden kurtaramayacaktır.”

#BİTMEYENOHAL KAMPANYASI

Gergerlioğlu, sosyal medyada başlattığı #bitmeyenohal kampanyası ile ilgili, “İnsanlarımızın konuşması lazım. Sorunlar, içine kapanarak ya da çatışmayla çözülmez. Yürütmenin demokrasiden haberi yok, yargı tamamen siyasallaşmış, yasama tek adamın emrine girmiş. Ancak bunu düzeltecek olan da yine bizleriz. O yüzden OHAL’in 2,5 yılında artık durmamamız gerektiğini düşünüyoruz. Giderek kötüleşen gidişat var. O yüzden sesimizi yükseltmeyi düşündük ve bunu da fiili olarak yapıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Gergerlioğlu’nun sosyal medyada başlattığı #bitmeyenohal kampanyası 23 Ocak’a kadar devam edecek.

“OHAL KOMİSYONU ADETA OHAL’İN BİR CELLADI GİBİ”

Söz konusu kampanyada “OHAL felaketinin en kıyıcı makinesi” olan OHAL Komisyonu’na karşı hareket etme kararı aldıklarını söyleyen Gergerlioğlu, komisyonun OHAL’in adeta bir celladı gibi görev aldığını, anayasayı çiğnediğini ve hatta anayasal suç oluşturan bir komisyon olduğunu ifade etti.

Gergerlioğlu, OHAL Komisyonu’nun geçen günlerde yargı süreci henüz bitmeyen Mehmet Altan’ın başvurusunu da reddettiğine işaret ederek, “Öylesine hukuk dışı gerekçelerle bu red verildi ki, utanç verici bunlar Türkiye adına.” değerlendirmesinde bulundu.

Gündem

7 aylık hamile kadın gözaltına alındı

Doğum yapmasına iki ay kalan ve 3 yaşında bir oğlu daha bulunan Aysel Delican Edirne’de gözaltına alındı. Gözaltı gerekçesi ise bilinmiyor.

BOLD – Hamile kadınlar gözaltına alınmaya ve tutuklanmaya devam ediyor. Edirne’de 3 yaşında bir oğlu bulunan hamile Aysel Delican’ın gözaltı haberini insan hakları aktivisti Arlet Natali Avazyan sosyal medya hesabından duyurdu.

Avazyan, “Aysel Delican 7 aylık hamile. 3 yaşında oğlu var. Annesine ihtiyacı var. Yeter artık çocuklar ağlamasın. Bebeği olan annelere ev hapsi verilmeli” dedi.

“BIRAKIN ARTIK BİZDEN DEĞİL DÜŞÜNCESİNİ”

Kadın milletvekillerine seslenen Avazyan, “Kadın milletvekillerimiz, annelere sesleniyorum bırakın artık ‘bizden değil’ düşüncesini” ifadelerini kullandı. 28 yaşındaki Delican’ın neden gözaltına alındığı henüz bilinmiyor.

Okumaya devam et

Gündem

DİB: Türkiye’de yeni tip faşizm inşa ediliyor

Demokrasi İçin Birlik (DİB) Koordinasyon üyeleri gözaltında yaşanan işkence vakalarıyla ilgili hazırladıkları inceleme raporunu kamuoyuyla paylaştılar. Devletin çıplak bir şiddet aygıtına dönüştüğüne dikkat çeken DİB Koordinasyon üyesi Perihan Koca, faşizm karşısında ortak eylem pratiğinin inşa edilmesi gerektiğini söyledi.

BOLD – Demokrasi İçin Birlik, 11 Eylül’de iki vatandaşın helikopterden atılması olayıyla ilgili Van’da inceleme yaptı. Ülkede yeni tip bir faşizmin inşa edilmeye çalışıldığına dikkat çeken Koca, bu sürecin 1990’lı yıllardaki sürecin aynısının olmayacağını söyledi. Bu dönemin kaotik iklimine has bir durumun yaşandığını dile getiren Koca, bu kaotik durumun sınırlarına doğru sürüklendiklerini ifade etti.

“ORTAK EYLEM PROTİKLERİNİ İNŞA ETMELİYİZ”

AKP-MHP iktidarının politikaları karşısında birlik olunması gerektiğinin altını çizen Koca, “Van’da iki köylünün helikopterden atılma olayını bir an evvel aydınlatılmasını talep ediyoruz. Bunu talep ederken de anayasal, hukuksal bir düzlem içinde olmadığımızı görerek bu talebin ancak demokratik halkçı kurumların ortak mücadelesiyle mümkün olacağını biliyoruz. Böylesi bir dönemde demokrasi güçlerinin yan yana gelme zeminlerini yaratmamız gerekiyor. Kriz dinamikleri giderek derinleşiyor, faşist kurumsallaşmanın basıncını hissettirdiği ama bir yandan da politikleşme olanaklarının açıldığı bir dönemden geçiyoruz. Halkın acil sorun ve taleplerini, halkın itirazını ve arayışını politik özneyle buluşturma ihtiyacı her zamankinden daha fazla hissediliyor. Bunun için somut talepler etrafında ortak eylem pratiklerini inşa etmemiz gerekiyor” diye konuştu.

KOCA: GAZETECİLER REHİN ALINDI

Olayı kamuoyuna duyuran gazetecilerin tutuklanmasını da eleştiren Koca, “İktidar medyasının yazdıkları başka, gerçekte olanlar başka. İki yurttaşımızdan biri normal olmayan bir ölümle yaşamını kaybetti.  Halka gerçeği ulaştırmakla yükümlü olan gazeteciler ‘devlet aleyhine propaganda’ yaptıkları iddiasıyla tutuklandılar. Artık ülkemizde haber alma özgürlüğü ve basın özgürlüğü gibi temel özgürlüklerden bile bahsedemediğimiz bir gerçeklikle karşı karşıyayız. Ama bu durumu normalleştirmemek gerekiyor. Gazeteciler gazetecilik yaptığı için bugün siyasi iktidarın rehin alma politikalarına maruz kalıyorlar. Bir devlet gözaltına alınan yurttaşlarının başına gelenlerin peşine düşmek hesabını vermekle yükümlüdür. Gazetecilerin bir an evvel serbest bırakılması Servet Turgut ve Osman Şiban’ın gördükleri işkencenin ve helikopter vakasının aydınlatılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Okumaya devam et

Gündem

RTÜK başkanı sinyali verdi: Tele 1 için ekran karartma yolda

RTÜK’ün muhalif televizyon kanallarına yönelik baskısı sürüyor. Geçen ay RTÜK’ün verdiği ceza nedeniyle akranları 5 gün karartılan Halk TV’in ardından Tele 1 için de ekran karartma cezası gündemde. RTÜK Başkanı Şahin, Tele 1 için inceleme başlatıldığını duyurdu.

BOLD – Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Ebubekir Şahin, Tele 1 yayınında Türk polisi hakkında yapılan açıklamalardan ötürü söz konusu yayınla ilgili RTÜK’ün inceleme başlatıldığını belirtti.

“DİKKATLERİMİZDEN KAÇMADI”

Yazılı açıklamasında “Tele 1 ekranlarında kamuoyu vicdanını rahatsız eden açıklamalar dikkatimizden kaçmamıştır” ifadesini kullanan RTÜK Başkanı Şahin, “Tele 1 sunucusunun bahse konu yayında muhalefet etme psikolojisiyle kahraman polislerimize iftira atması kabul edilemez. Kendisini esefle kınıyorum. Kamu görevi yürüten yayıncıların gazetecilik ilkelerini unutarak toplumda infial oluşturabilecek açıklamalar yapma özgürlüğü yoktur. RTÜK olarak buna müsaade etmeyeceğiz. Söz konusu yayınla alakalı inceleme başlatılmıştır” dedi.

HALK TV 5 GÜN KAPATILMIŞTI

Ayşenur Arslan’ın Medya Mahallesi programındaki dış politika eleştirilerini yasa ihlali sayan RTÜK, Halk TV’ye, “Yayınlar, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin varlık ve bağımsızlığına, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Atatürk ilke ve inkılâplarına aykırı olamaz” maddesinden 5 günlük ekran karartma cezası vermişti. RTÜK’ün verdiği beş gün ekran karartma cezası geçen ay uygulanmıştı.

Hekimlere ekipman vermeyen Sağlık Bakanlığı 2 milyon liralık kongre düzenliyor

Okumaya devam et

Popular