Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

AKP’li Külünk de elektrik faturasına veryansın etti: Vatandaş niye dağıtım bedeli ödüyor?

Elektrik faturasına isyan eden vatandaşlar arasına, AKP'li Metin Külünk de katıldı. Külünk sosyal medya hesabından dağıtım şirketlerini tehdit etti.

Üst üste gelen zamlar yetmezmiş gibi elektrik dağıtım şirketleri “dağıtım bedeli”, “güvence bedeli” ismi altında fahiş ücretler tahsil ediyor. Bu duruma tepki gösteren vatandaşların yayınladığı videolar yüz binlerce defa görüntüleniyor.

Elektrik faturalarına bu defa AKP’den bir isim, eski milletvekili Metin Külünk veryansın etti. Sosyal medya hesabından paylaştığı videoda Enerji Bakanı’nı eleştiren Külünk, “Vatandaşlar gerekirse örgütlenir ve dağıtım şirketlerine karşı haklarını arar.” dedi.

BOLD- Enerji dağıtım şirketlerinin, vatandaşın elektrik faturalarına yansıttığı ekstra ücretler, son dönemde Adalet ve Kalkınma Partisi’ne (AKP) oy veren vatandaşları bile çileden çıkarıyor. Vatandaşlar, sosyal medya hesaplarından yayınladıkları videolarla, faturalara isyan edip, konuya çözüm bulmayan hükümeti eleştiriyor.

KÜLÜNK İSYAN EDEN ESNAFA DESTEK VERDİ

Elektrik faturalarına isyan dalgasına bu kez AKP’nin önemli isimlerinden, eski milletvekili Metin Külünk de katıldı. Külünk elektrik faturalarına isyan eden esnafa destek verdi.

Son dönemlerde elektrik faturalarında “dağıtım” ve “güvence” bedeli adı altında toplanan ek ücretlerin, faturaların yüzde 76’sını oluşturmasına dikkat çeken Külünk, Enerji Bakanından açıklama yapmasını istedi.

“VATANDAŞIN CEBİNDEN PARASI ALINIYOR”

“Vatandaşın sebebini bilmediği nedenlerle cebinden parası alınsın diye özelleştirme yapılmamıştır.” diyen Külünk,  dağıtım şirketlerini fırsatçılık yaptığını söyledi.

Külünk, şöyle devam etti: “Her gittiğimiz yerde bu problem bir kez daha, bir kez daha karşımıza çıkmaktadır. Dağıtım bedeli, güvence bedeli ne sayın bakanım? Bunlarla ilgili açıklama yapmanızı istirham ediyorum. Bu dağıtım şirketleri, özelleştirme için ödedikleri ücreti sadece elektrik dağıtımı yaparak karşılayamayacaklarını anladıkları için mi bu ücreti, böyle bedellerle vatandaşın cebinden çıkarmaya çalışmaktadır?”

GEREKİRSE MAĞDURLAR ÖRGÜTLENİR

Dağıtım şirketlerine karşı eylem başlatılabileceğini belirten Külünk, “Çok yerden, çok ciddi şikâyetler alıyoruz; sokak lambaları yanmıyor, kablolar yenilenmiyor gibi. Bununla ilgili şirketlerin biraz üstüne gittiğinizde ise ‘siyaset bu işe karışamaz’ diyorlar. Karışır. Gerektiğinde bu konudaki bütün mağdurlar toplanır demokratik haklarını kullanarak örgütlenir ve dağıtım şirketlerine karşı hukuki yollarla haklarını arar.” ifadelerini kullandı.

ELEKTRİK DAĞITIMI NASIL ÖZEL SEKTÖRE GEÇTİ?

Türkiye’de halen elektrik dağıtım hizmetleri özel sektör tarafından yürütülüyor. AKP iktidarı döneminde, elektrik dağıtımında kamunun payı hiç kalmadı.

Dönemin Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, elektrik dağıtımının özelleştirilmesi ile kayıp-kaçaktan dolayı elektrik tüketicilerinin katlandığı maliyetin düşeceğini, verimliliğin ve hizmet kalitesinin yükseleceğini kaydetmişti. Oysa şu anda tam tersi bir süreç yaşanıyor.

Elektrik dağıtım sektöründe özelleştirme süreci şöyle özetlenebilir.

  • 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun kapsamında elektrik dağıtım alanında özel sektöre devir işlemleri, ilk olarak 28 Ocak 2009 tarihinde Başkent Elektrik Dağıtım AŞ’nin yüzde 100 oranındaki hissesinin Enerjisa Elektrik Dağıtım AŞ’ye devredilmesi ile başlatıldı.
  • 2009 yılı içerisinde 3 dağıtım şirketi (Başkent, Sakarya, Meram Elektrik Dağıtım AŞ) 2010 yılında 6 dağıtım şirketi (Osmangazi, Çamlıbel, Uludağ, Çoruh, Fırat, Yeşilırmak Elektrik Dağıtım AŞ), 2011 yılı içerisinde 1 dağıtım şirketi (Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş.) özel sektöre devredildi.
  • 2013 yılı içerisinde ise 8 dağıtım şirketi (Akdeniz, Boğaziçi, Gediz, Aras, Dicle, İstanbul Anadolu Yakası, Vangölü ve Toroslar Elektrik Dağıtım AŞ) hisseleri özel sektöre devredildi.
  • 30 Eylül 2013 tarihinde Toroslar Elektrik Dağıtım AŞ’nin özel sektöre devri ile TEDAŞ’ın bağlı şirketlerinin tamamı özelleştirildi. Bununla birlikte dağıtım ve perakende satış faaliyetlerinde kamunun pazar payı kalmadı.
  • Dağıtım ihalelerini Kolin, Cengiz, Limak, Eksim, Kiler ve Çalık gibi iktidara yakın gruplar kazandı.

Elektrik dağıtım şirketlerinden yeni dolandırıcılık yöntemi

 

Ekonomi

Gelişen ülkeler arasında en çok Türkiye’nin döviz rezervleri azaldı

Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS), Kovid-19 salgını döneminde Türkiye ile benzer parasal önlemler uygulayan gelişmekte olan ülkelerin merkez bankalarının döviz rezervlerinde, Türkiye’deki kadar önemli bir düşüş görülmediğini açıkladı.

BOLD – Uluslararası Ödemeler Bankası’nın (BIS) yaptığı çalışmaya göre, koronavirüs pandemisi döneminde Türkiye ile benzer parasal önlemler uygulayan gelişmekte olan ülkelerin merkez bankalarının döviz rezervlerinde, Türkiye’deki kadar önemli bir düşüş görülmedi.

Çalışmada ekonomiyi desteklemek için kur müdahalesinde bulunan gelişmekte olan ülkeler arasında Çekya, Endonezya, Kolombiya ve Türkiye yer aldı. Türkiye bu ülkeler arasında en fazla rezerv kaybına uğrayan ülke oldu.

Bu dönemde herhangi bir kur müdahalesinde bulunmayan Meksika’da rezerv artarken Güney Afrika’nın rezervleri neredeyse sabit tutuldu.

TÜRKİYE’NİN REZERVLERİ GERİLEDİ, BİRÇOK ÜLKENİNKİ ARTTI

IMF verileri üzerinden yapılan hesaplamaya göre, Türkiye’nin swaplar dahil net döviz rezervleri Mart 2020’den Şubat 2021’e kadar 21,7 milyar dolar gerilerken, salgın döneminde Türkiye gibi kur müdahalesinde bulunan Çekya Merkez Bankası’nın rezervleri 15,8 milyar dolar artış gösterdi.

Endonezya Merkez Bankası da salgın döneminde kur müdahalesinde bulunmasına rağmen swaplar dahil net döviz rezervlerini 17,3 milyar dolar artırdı. Kolombiya Merkez Bankası da bu dönemde döviz rezervlerini 2,3 milyar dolar yükseltirken Meksika Merkez Bankası rezervlerine 16,8 milyar dolar ekledi.

Orantısal olarak bakıldığında ise aynı dönemde Meksika Merkez Bankası’nın rezervleri yüzde 9,6; Endonezya Merkez Bankası’nın rezervleri yüzde 16,4; Çekya Merkez Bankası’nın rezervleri yüzde 10,8 ve Kolombiya Merkez Bankası’nın rezervleri yüzde 4,3 artış gösterdi.

TÜRKİYE’NİN REZERVLERİ YÜZDE 58,6 GERİLEDİ

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) rezervleri ise bu dönemde yüzde 58,6 geriledi. TCMB’nin en güncel açıkladığı 9 Nisan haftası verisinde ise swaplar dahil net rezervler 9,9 milyar dolar seviyesinde bulunurken, swaplar hariç rezerv eksi 49,1 milyar dolar seviyesinde.

TÜRK LİRASI EN ÇOK DEĞER KAYBEDEN İKİNCİ PARA BİRİMİ

Gelişen ülke para birimleri arasında salgın döneminde en fazla değer kaybeden para birimi yüzde 32,9 düşüş ile Arjantin pesosu olurken ikinci sırada yüzde 23,4 ile Türk Lirası geliyor.

Merkez’in rezervleri 2 yıl önce kaldırılan maddeyle eritildi

Okumaya devam et

Ekonomi

Hazine ve Maliye Bakanlığı Tokat Turhal’ı satışa çıkardı!

Hazine ve Maliye Bakanlığı, Tokat Turhal ilçesini satışa çıkardı. Turhal’da devlete ait 9 bin metre kareye yakın tam 22 arazi özelleştirilecek.

BOLD – Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığının 30 araziyi satış kararı Resmi Gazetede yayımlandı. Karara göre AKP, özelleştirmede yeni bir aşamaya geçti. Hazine arazilerini tek tek satan AKP hükumeti toplu satış dönemini başlattı.

YATIRIMCILARA DUYURU

Hazine ve Maliye Bakanlığı ihaleye çıkarılan taşınmazları Resmi Gazetede listeledi. Ankara’da iki, Erzurum’daki iki arsanın yanı sıra İstanbul, Kayseri  Afyonkarahisar ve Kahramanmaraş’ta devlete ait araziler özelleştirilecek.

‘Yatırımcılara Duyuru’ başlığıyla yayımlanan listede 30 arsanın 22’sinin Tokat Turhal’da olması dikkat çekti. Buna göre Turhal’daki devlet arazilerinin büyük bölümü özelleştirilecek. Tokat Turhal’da satışa çıkarılan 22 arsanın büyüklüğü 8 bin 682 metre kareyi buluyor.

 

Okumaya devam et

Ekonomi

O gecenin Türkiye’ye maliyeti 531 milyar TL

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 19 Mart’ı 20 Mart’a bağlayan gece aldığı kararların Türkiye’ye maliyeti hesaplandı. DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, “Merkez Bankası Başkanı’nın bir gece görevden alınması, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması Türkiye’ye 531 milyar TL’ye mal oldu” dedi.

BOLD – Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’ın istifasının ardından Türkiye ekonomisinin düzelme eğilimine geçtiğini söyleyen Babacan, “Bakan ortadan kayboldu ertesi gün piyasalar düzeldi, faizde düşüş, kurda düşüş oldu. Boş koltuk bile ülkeye kazandırdı.” diye konuştu.

YANLIŞ İMZANIN SONUCU

Merkez 128 milyar doların Fatih Altaylı’nın Teke Tek programına katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Resmi Gazete kararlarını değerlendiren Babacan, “Merkez Bankası Başkanı’nın bir gece görevden alınması, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması Türkiye’ye 531 milyar TL’ye mal oldu. Özel sektörle kamunun borcuna bakıyoruz. Döviz cinsinden borç sıçradı mı? Bir gece atılan yanlış imzanın sonucu. Bu kadar çabuk bozulabiliyorsa. Hazine ve Maliye Bakanı’nın boş koltuğu bile piyasaya yarıyorsa demek ki kural bazlı çalışmaya başladığında çok hızlı değişir” ifadelerini kullandı.

VATANDAŞLAR PARASINI YURT DIŞINDA TUTUYOR

Türkiye’nin her şeye rağmen çok büyük potansiyeli bulunduğunu kaydeden Babacan, “Bugün bankalarda kiralık kasa bulmak zor. Vatandaşlarımız bodrum kata inip kiralık kasaya yatırıyorlar. Üst kata vezneye gitmiyorlar. Kiralık kasadaki değerler eksi birden vezneye yatsa ülke nefes alır. Vatandaşlarımızın yastık altında ve yurt dışında tuttuğu çok ciddi kaynaklar var. Öz sermaye ve kredi alma gücünü birleştirirseniz Türkiye’nin kaynak sorunu olmaz” bilgisi verdi.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0