Bizimle iletişime geçiniz

Kültür

Hafta sonu için film önerisi: Pan’ın Labirenti

İspanya iç savaşını küçük bir çocuğun gözünden okuyan film, faşizmle bir çocuğun hayal dünyası üzerinden başa çıkmasının hikayesi.

Artık büyük bütçeli film yönetmeni kategorisinde sayılan Guillermo del Toro en çarpıcı iki filmine 2006 (Pan’ın Labirenti) ve 2007’de (Yetimhane) imza attı. İkisi de “çocuk” eksenli olan filmler içinde “Pan’ın Labirenti” bir adım öne çıkıyor.

SAVAŞ VE ÇOCUKLAR

İspanya İç Savaşı’na küçük Ofelia’nın gözünden bakan filmi birçok farklı düzlemde okumak mümkün. Devrim, faşizm, cinsiyetçilik… Savaşın çocukların iç dünyası üzerinde bıraktığı tesiri bu kadar iyi anlatan eser azdır.

Tarsem Singh’in aynı tarihi taşıyan filmi The Fall’da da zor zamanlar geçiren bir çocuğun (Alexandria) hayal dünyasına konuk .

ÇOCUKLUĞUN YIKILAN DÜNYASI

The Fall’daki Alexandria’nın renkli dünyasının aksine Pan’ın Labirenti’ndeki Ofelia’nın hayalleri tam anlamıyla korkutucudur. Bu dünyanın büyülü krallığı bile yer altındadır.

Del Toro’nun devrim, mücadele, faşizm, ihanet vb birçok kavramı bir çocuk üzerinden anlatması acımasızca ve bu yüzden çok da sarsıcı. Ofelia ve içinde bulunduğu ortamın oluşturduğu güçlü tezat çocuklarımıza ne yaptığımızı bir tokat gibi suratımıza çarpıyor.

Savaş çığırtkanlığı yapmadan önce bunun çocuklara ne yapacağını düşünmek lazım. Kimin çocuğu olduğuna aldırmaksızın…

Kültür

HBO’nun seri katil belgeseli Crazy, Not Insane’den fragman yayınlandı

Oscar ödüllü yönetmen Alex Gibney’nin Amerika’daki seri katiller hakkında yapılan araştırmaları ele aldığı HBO belgeseli Crazy, Not Insane adlı yapımdan fragman yayınlandı.

BOLDArthur Shawcross ve Ted Bundy gibi meşhur seri katilleri odağına alan Crazy Not Insane, bazıları onlarca cana kıymış bu isimlerin kişiliklerini, amaçlarını ve onları öldürmeye iten güdüleri mercek altına alıyor. Seri katillerle yapılan görüşmelerin, eski belgelerin ve röportajların yer aldığı belgesel 18 Kasım’da yayınlanacak.

ÇOCUKLUK TRAVMALARI VE SERİ KATİLLER

2008’de Taxi to The Dark Side ile Oscar alan Alex Gibney, belgeseli, kariyerini cinayet zanlıları ile ilgili çalışmalara adayan ve öldürme eyleminin nedenlerini araştıran ünlü Amerikan psikiyatrist Dr. Dorothy Otnow Lewis etrafında şekillendiriyor. Kariyerine çocuklar üzerine yaptığı araştırmalarla başlayan Dr. Lewis, çocuklukta maruz kalınan taciz ve suistimallerin yetişkinlikte ortaya çıkacak ölümcül dürtülere neden olabileceğini ortaya koyan çalışmalar yaptı.

Otuzdan fazla kadını öldürdüğü bilinen Ted Bundy

İDAM CEZASI İNFAZCISIYLA DA GÖRÜŞÜLDÜ

Dr. Lewis’in 1991 yılında 11 kadını öldürmekten idama mahkûm edilen Arthur Shawcross’la yaptığı görüşmelerin kayıtları seri katilin farklı kimliklere büründüğünü göstermiş olsa da Shawcross jüri tarafından aklı başında ve suçlu bulunmuştu. İdam edilmeden önce ünlü Ted Bundy ile de görüşme yapan Dr. Lewis, Bundy’nin beynini tam olarak değerlendirme fırsatı bulmadığı için üzgün olduğunu belirtiyor.

Film, seri katillerin yanı sıra yüzlerce ölüm cezasının uygulayıcısı olan Sam Jones ile yapılan görüşmeye yer vermesiyle de dikkat çekiyor. Mahkûmları elektrikli sandalyeye bağlayan Jones, her idamdan sonra ayrı bir resim yaptığını belirtiyor.

Okumaya devam et

Kültür

George Clooney’nin yeni filmi The Midnight Sky’dan ilk fragman yayınlandı

George Clooney’nin hem yönetip hem de Felicity Jones’la birlikte başrolünde yer aldığı Netflix orijinal filmi The Midnight Sky’dan ilk fragman yayınlandı.

BOLDConfessions of a Dangerous Mind, The Ides of March ve Good Night, and Good Luck gibi yapımlarla oyunculuk kadar yönetmenlikte de kalitesini ispat eden George Clooney, yeni filmi The Midnight Sky ile Netflix’te boy göstermeye hazırlanıyor. İlk olarak Good Morning, Midnight adıyla duyurulan yapım 23 Aralık’ta izleyici ile buluşacak.

KIYAMET SONRASI DÜNYA

Lily Brooks-Dalton‘ın Good Morning, Midnight adlı romanından uyarlanan film, post apokaliptik bir dünyada geçiyor. Kuzey Kutbu’ndaki yalnız bir bilim insanı Augustine (Clooney) ile Aether uzay aracında bulunan bir astronotun (Felicity Jones) hikâyesini bir arada veren filmde Augustine, Aether ile iletişim kurarak, astronotların esrarengiz bir felaketin tehdit ettiği Dünya’ya geri dönmesini engellemeye çalışıyor.

The Revenant’ın senaristi Mark L. Smith‘in yazdığı filmin Clooney ve Jones’un yanı sıra Kyle Chandler, David Oyelowo, Demián Bichir, Sophie Rundle, Ethan Peck ve Tiffany Boone gibi isimler yer alıyor.

Okumaya devam et

Kültür

Hakkâri’deki tarihi kiliseler ‘Sahipsiz Çığlık’ belgeseliyle kayıt altında

Bir zamanlar Hakkâri’de yaşayan Asuri ve Nasturiler’den geriye kalan kiliseler, gazeteci Emin Sarı’nın iki aylık çalışması sonucu “Sahipsiz Çığlık” isimli belgeselle kayıt altına alınıyor.

BOLD– Hakkâri ve ilçelerinde bulunan ve Süryani cemaatine ait toplam 150 kilisenin büyük bir kısmı tamamen yıkıldı. 30 civarında kilise ise defineciler tarafından tahrip edildi. Emin Sarı hâlâ kısmen ayakta duran bu kiliselerle ilgili 40 dakikalık “Sahipsiz Çığlık” adlı bir belgesel çekti.

KİLİSE VE MANASTIRLAR YOK OLMAK ÜZERE

Kültür Servisi’nin haberine göre Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin ‘Demokrasi İçin Medya / Medya İçin Demokrasi’ projesi kapsamında alınan destekle çekilen belgeselde Nasturilerin Merkezi Kilisesi Kocranıs, Şemdinli’deki Dêra Reş gibi kiliselerde başlayan çekimler Kırıkdağ (Dêze) Vadisi’nde bulunan Mar Şalita Manastırı’nda tamamlandı.

Projeyi yürüten Emin Sarı Hakkâri’deki kilise ve diğer dini yapıların sahipsiz olduğunu dile getirirken “Kilise ve manastırların önemli bir kısmı yıkılmak üzere. Bunlar korunmuyor. Umudum o ki bu belgesel aracılığı ile bu yapılara ilgi olur. Hem Asuri halkını tanıtmak istiyoruz hem de bu kiliselerin korunması için bir çalışma başlatılmasını istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

ESKİDEN BURADA YAŞAM VARDI

Belgeselde kiliseler ve diğer yapılar ile ilgili söz alan Hakkârili Gazeteci Vasfi Ak ise, “Dêze mıntıkası 15 köyden ibaret bir yer. Bulunduğumuz manastır Asuriler ait çok eski bir yapı. Bu yapı bir çeşme üzerine kurulmuş. Burası bir yaşam alanıydı. Yemekhanesi vardı. Zamanında 200 keçi beslenmiş. Bütün bunlar zenginliktir. Çok kutsal yer burası ancak ne yazık ki yıkılmak ile karşı karşıya. Umarım ki sahip çıkılır, korunur. Kültür Bakanlığı ve Kültür Müdürlüğü’nün bu gibi yerleri korumasını istiyoruz.” sözleriyle tarihi yapıların karşı karşıya bulunduğu tehlikeye dikkat çekti.

Kürtçe çekilen belgeselin yayın tarihi ile ilgili olarak açıklama yapan Emin Sarı “Hakkâri ve ilçelerinde şimdiye kadar 10 kilisede çalışma yaptık. Genç bir ekiple beraber çalıştım. Nasturiler konusunda araştırma yapan araştırmacılar ile çalıştım. Artık sona geliyoruz. Bir ay içerisinde belgeselimizi kamuoyuna sunacağız.” dedi.

Okumaya devam et

Popular