Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

İnsan Hakları İzleme Örgütü: 34 bin Gülenist tutuklu ve yurt dışından kaçırılıyorlar

İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün insan hakları raporunun Türkiye bölümünde başta Hizmet Hareketi olmak üzere terör soruşturmalarındaki hak ihlalleri tek tek sıralandı.

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), 2019 yılı insan hakları raporunu bir basın toplantısıyla kamuoyuna sundu. Raporda Türkiye’deki pek çok terör davasının ikna edici kanıttan yoksun olduğu belirtildi.

Raporda Türkiye’ye birçok konuda eleştirler getirildi.

İlk olarak siyasi gelişmeleri değerlendiren İnsan Hakları İzleme Örgütü, 24 Haziran 2018 seçimlerinin Olağanüstü Hal döneminde yapıldığını hatırlattı. Raporda, seçimin “medya sansürleri” ve hükümetin “düşman” ve “muhalif” kabul ettikleri kişilere yönelik baskıları altında gerçekleştiği belirtildi.

Halen Türkiye’de birçok gazeteci ve siyasinin hapiste olduğu, cumhurbaşkanlığı adayı Selahattin Demirtaş’ın seçime tutuklu olarak katılabildiği kaydedildi.

YÜRÜTME GÜCÜNÜ DENGELEYECEK MEKANİZMALAR BULUNMUYOR 

2017’deki referandum ile geçilen Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde, yürütme gücünü dengeleyecek “kontrol ve denge” mekanizmalarının bulunmadığı belirtilen raporda, sistemin meclisin gücünü azalttığı ve cumhurbaşkanına yargıdaki atamalarda geniş yetki verdiği vurgulandı.

OLAĞANÜSTÜ HAL KALKTI, YERİNE BENZERİ YASALAR GETİRİLDİ 

Olağanüstü Hal uygulamasının 2018’de yürürlükten kaldırılmasına rağmen Ağustos ayında meclisten yeni terörle mücadele yasalarının çıktığı ve bu yasaların yetkililere olağanüstü hal dönemindeki gibi geniş yetkiler verdiği belirtildi.

Bu yasaların zaten geniş yetkilere sahip valilere toplanma ve yürüyüş konuları ile seyahat özgürlüğünü kısıtlayacak yetkiler verdiğine işaret edildi.

Yeni yasaların yöneticilere devlet görevlilerini ve hatta hakimleri işten atma için 3 yıl daha idari yetki verdiği, bu yasalarla gözaltı süresinin 12 güne kadar uzatıldığı ifade edildi. 

Devletten atılan 130 binden fazla memurun durumunu inceleyen Olağanüstü Hal İşlemleri Komisyonu’nun incelediği 36 binden fazla kişiden 2 bin 300’ünü göreve döndürdüğü, 88 bin 660 kişinin incelemesinin sürdüğü bildirildi. 

TUTUKLU VE HÜKÜMLÜLERİN BEŞTE BİRİ TERÖRLE SUÇLANIYOR

Terör suçlamalarının geniş şekilde devam ettiği belirtilen raporda, Adalet Bakanlığı rakamlarına göre 2018 Haziran ayı itibariyle hapishanelerdeki tutuklu ve hükümlülerden 5’te birinin (246 bin 426 kişiden 48 bin 924’ü) terör suçlarından dolayı hapishanelerde bulunduğu kaydedildi.

Terör suçlarından cezaevinde bulunanlar arasında gazeteciler, devlet memurları, öğretmenler, politikacılar, polis memurları ve askerlerin bulunduğu ifade edildi.

HAPİSHANELERDEKİ YAKLAŞIK 49 BİN KİŞİDEN 34 BİNİ CEMAAT İDDİASI İLE CEZAEVİNDE

Terörle alakalı suçlardan cezaevinde bulunan 48 bin 924 kişiden 34 bin 241’inin “FETÖ iddiası” ile hapiste tutulduğu, 10 bin 286 kişinin PKK iddiası ile bin 270 kişinin ise İŞİD iddiası ile hapiste tutulduğu belirtildi.

TERÖRİZM DAVALARINDA ‘YETERLİ SUÇ VE TERÖR FAALİYETİ DELİLİ’ YOK 

İnsan Hakları İzleme Örgütü, terörizm davalarının çoğunda yeterli “suç faaliyeti” delili ve makul sayılır “terör faaliyeti” delilinin bulunmadığını vurguladı.

TUTUKLULUK BİR “ÖN CEZALANDIRMA” GİBİ KULLANILIYOR 

Yıllık raporda, terör iddiası ile suçlananların tutukluluk sürelerinin uzun olduğu ve bu durumun “tutukluluğun” “bir ön cezalandırma” gibi kullanıldığı endişesi yarattığı belirtildi.

2016’daki darbe girişimi ile ilgili Adalet Bakanlığı verilerine göre 2018 Haziran ayı itibari ile 2 bin 177 kişinin suçlandığı ve bin 552 kişinin ilk etapta beraat ettiği ifade edildi.

Darbe davaları ile ilgili şu ana kadar kesinleşen bir karar olmadığı hatırlatıldı.

TÜRKİYE GAZETECİLERİ HAPSETMEDE HÂLÂ LİDER 

Raporda, Türkiye’nin gazetecileri hapsetmede hâlâ lider olduğu ve 175 gazeteci ve medya çalışanının rapor yazıldığı sırada tutuklu olduğu veya terör suçları nedeniyle hapis cezası çektiği belirtildi. Ayrıca yüzlerce gazetecinin mahkemesinin sürdüğü ancak tutuklu olmadıkları ifade edildi.

GAZETECİLERE YÖNELİK ‘POLİTİK’ DAVALAR DAYANAKTAN YOKSUN; YAZILAR DELİL KABUL EDİLİYOR

Türk medyasının çoğunun bağımsız olmadığı ve hükümet çizgisinde olduğu vurgulandı.

2018 yılı içierisinde birçok gazeteciye yönelik “politik davalarda” kararlar verildiği, gazetecilerin şiddeti teşvik etmeyen yazdığı haberler ve yorumlarının delil olarak kullanıldığı, dayanaktan yoksun terör örgütü ve darbe bağlantısı iddiaları ile gazetecilerin mahkum edildi raporda belirtildi. 

Kürt gazetecilerin gözaltına alınmaya ve tutuklanmaya devam ettiği ve bölgeden eleştirel haberler yapmasının engellendiği ifade edildi. 

Web sitelerinin kapatılması ve site içeriklerinin yayından kaldırılması uygulamalarının da Türkiye’de devam ettiği kaydedildi.

Sosyal medya paylaşımları nedeniyle binlerce kişi hakkında dava açıldığına işaret edilen raporda, Wikipedia’nın Türkiye’de hala kapalı olduğu hatırlatıldı.

OHAL SONRASI TOPLANTI VE YÜRÜYÜŞLERE GETİRİLEN ENGELLEMELER ‘BELİRGİNLEŞTİ’

HRW Raporu, 2018’de toplantı ve yürüyüşlerin keyfi şekilde yasaklandığı, OHAL sonrası çıkarılan yasalarla getirilen düzenlemeler sayesinde valilerin toplantıları engellemelerinin özellikle belirgin hale geldiğini vurguladı.

TÜRKİYE’DE 1 500 AVUKAT YARGILANIYOR 

Türkiye’de içerisinde insan hakları savunucularının da bulunduğu bin 500 avukatın yargılandığını vurgulayan Rapor, “Bu kişilerin durumları sanıkların haklarının ve adil yargılamanın dramatik şekilde erozyona uğradığının altını çizmektedir.” dedi.

TÜRKİYE PANORAMASI: İŞKENCE, KÖTÜ, ACIMASIZCA, İNSANLIK DIŞI VE ONUR KIRICI MUAMELE

Türkiye’de hala gözaltı ve tutuklama sırasında işkence, kötü, acımasızca, insanlık dışı ve onur kırıcı muamele suçlamalarının sürdüğü, bu iddialara ilişkin yeterli soruşturma eksikliğinin derin endişe yarattığı kaydedildi.

2017 yılında 6 kişinin istihbarat ajanları tarafından kaçırılarak bilinmeyen bir yere götürülmesi ve aylar süren “zorla tutulmadan” sonra salınması konusunda hala bir etkin soruşturma yürütülmediği belirtildi. 

FETHULLAH GÜLEN TAKİPÇİLERİ YASAL SÜREÇ İŞLEMEDEN YURTDIŞINDAN TÜRKİYE’YE KAÇIRILDI 

Türkiye’nin Fethullah Gülen’i ve çoğu öğretmen takipçilerinin iadesini sağlamak için hala çalıştığı belirtilen raporda, adil bir yasal süreç olmadan, Türk istihbarat ajanlarının Kosova ve Moldova’daki güvenlik güçlerinin desteğiyle Gülen Cemaati mensuplarını yakalayıp Türkiye’ye getirdiği, ardından tutuklanarak hapse attığı kaydedildi.

Raporun uluslarası etkiler başlığı altında Avrupa Birliği – Türkiye ilişkilerinin hala kötü olduğu ve üyelik mizakerelerinin durduğu ifade edildi. ABD’nin papaz Andrew Brunson dışında Türkiye’deki insan hakları ihlalleri konusunda fazla sesini yükseltmemesi de eleştirildi. 

“Türkiye’de insan hakları ihlali olmadığından emin misiniz Leyla Hanım!”

Dünya

AB Konseyi Başkanı Michel: Geceleri uyuyamıyorum

AB Konseyi Başkanı Charles Michel, Ankara’da yaşanan protokol krizinin ardından yaptığı son açıklamada, “O günden beri geceleri iyi uyuyamıyorum çünkü sahneler kafamda tekrar tekrar canlanıyor. Mümkün olsa geri dönüp düzeltmek isterdim” dedi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve AB Konseyi Başkanı Charles Michel ile görüşmesinin ardından yaşanan protokol krizinin yankıları sürüyor.

Avrupa Komisyonu Başkanı Von der Leyen’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’la yapılan görüşmede ayakta kalması sonrası koltuk krizinde eleştirilen AB Konseyi Başkanı Charles Michel açıklama yaptı. Almanya merkezli Handelsblatt gazetesine konuşan AB Konseyi Başkanı, “Mümkün olsa geri dönüp bunu düzeltmek isterdim. O günden beri geceleri iyi uyuyamıyorum çünkü sahneler kafamda tekrar tekrar canlanıyor” dedi.

Erdoğan’ın geçen salı günü Cumhurbaşkanlığı Sarayında Avrupa Birliği liderleri ile yaptığı görüşmelerde Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’e yer gösterilmemiş, AB Komisyonu’nun ilk kadın lideri, Erdoğan ve Michel yerleştirilen iki sandalyeye oturduktan sonra ayakta kalmıştı. Daha sonra çekilen görüntülerde von der Leyen’in mevkidaş olmamalarına rağmen Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile karşılıklı, Erdoğan ve Michel’den uzakta bir kanepede oturması dikkat çekmişti.

İtalya Başbakanı Mario Draghi, bu görüntülerin ardından Erdoğan’a yönelik olarak ‘diktatör’ ifadesini kullanmıştı.

Saray’daki protokol krizinde AB kurumları birbirini ve Türk tarafını suçladı

Okumaya devam et

Dünya

Koronavirüs milyarderleri: Listede aşıyı bulan Uğur Şahin de var

Amerikan Forbes dergisinin açıkladığı dolar milyarderleri listesine bu yıl Kovid-19 pandemisinde zengin olanlar damga vurdu. Amazon’un kurucusu Jeff Bezos’un 177 milyar dolarla başı çektiği dolar milyarderlerinin toplam servetleri 13.1 trilyon dolar olurken, listede Kovid-19 pandemisinde zengin olan 40 yeni isim var.

BOLD – Amerikan Forbes dergisinin dünyaca ünlü dolar milyarderleri listesi açıklandı. Derginin haberine göre dolar milyarderlerinin sayısı 2 bin 755’ye yükseldi. Aralarında Biontech’in kurucusu Uğur Şahin’in de bulunduğu sağlık sektöründe iş yapan 40 yeni milyarder listeye girdi.

Dünya Sağlık Örgütü, 2020 yılının 11 Mart’ında Kovid-19’u pandemi ilan ettiğinde dünya piyasaları allak bullak olurken, onlarca dolar milyarderi servetini kaybederek Forbes listesinden düştü.

Pandeminin üzerinden geçen 1 yıl geçti. Gelişmiş ülkelerin para basarak halka dağıtmaları, merkez bankalarının faiz oranlarını rekor düşük seviyelere çekmesi borsalara doping oldu ve Forbes listesine bu yıl 493 yeni dolar milyarderi girdi.

Listeye yeni katılan 40 yeni dolar milyarderi arasında en zengini maske ve diğer koruyucu ekipmanlar üreten Çin merkezli Winner Medical’in yüzde 68 hissesine sahip olan Li Jianquan. Şirketin 2020 yılında Shenzen Borsası’ndaki halka arzı sonrası Jianquan’ın şahsi serveti 6.8 milyar dolar olarak kayıtlara geçti.

Aralarında Moderna ve yine Çin merkezli CanSino Biologies’in de bulunduğu bazı şirketlerin değeri katlanırken, aynı şirketten birden fazla milyarder Forbes listesine girmeyi başardı.

Listede BionTech’in kurucusu Uğur Şahin 4 milyar dolar ile yer aldı.

ABD savaş gemilerine izin sonrası Rusya Türkiye uçuşlarını durdurdu

Okumaya devam et

Dünya

ABD savaş gemilerine izin sonrası Rusya Türkiye uçuşlarını durdurdu

Türkiye’nin ABD savaş gemilerinin Karadeniz’e geçişlerine izin vermesi sonrası Rusya’dan Türkiye’ye yönelik ilk yaptırım geldi. Rusya koronavirüs salgını bahanesiyle Türkiye’ye yönelik uçuşları durdurdu. Türkiye’den gelecek yolculara da 14 gün karantina uygulanacak.

BOLD – Rusya hükumeti, yaz sezonu için start verilecek Mayıs tatili arifesinde alınacak önlemleri bugün masaya yatırdı. Rusya Kovid-19 önlemleri kapsamında, 12 Nisan’dan itibaren Türkiye’ye yönelik charter, yolcu ve kargo uçağı uçuşlarının bir kısmını yasakladı. Yasaklamanın Türkiye’nin ABD savaş gemilerinin Karadeniz’e geçişlerine izin vermesinin ardından gelmesi dikkat çekti.

KISITLAMA GEREKÇESİ ARTAN KORONAVİRÜS

İzvestiya gazetesinin haberine göre, Türkiye’den gelen yolculara 14 günlük karantina uygulanacak. Rusya’da yetkililer geçtiğimiz günlerde mutant virüs vakalarının çoğunun Türkiye girişli olduğunu belirtmişti. Haberde bu tespit yenilendi ve Türkiye’ye yönelik kısıtlamaların gerekçelerinden biri olarak gösterildi. Turizm sektörü, kararların bu yönde olmamasını bekliyordu.

RUS TURİZMCİLER KARARDAN RAHATSIZ

Rus turizmciler, Türkiye’ye uçuşların durdurulması durumunda “Rusya’da toparlanma emareleri gösteren turizm sektörünün çökeceğini” söylüyordu. Rusya’dan birçok turist ise mayıs ayından itibaren Türkiye’de tatil yapmayı planlıyordu. Ayrıca Rusya’da yurtdışı seyahatleri yerine iç turizmin aktif olarak geliştirilmekte olduğu ve yetkililerin vatandaşlara uygun fiyata konforlu bir konaklama sağlamak için çabaladıkları belirtildi.

 

Erdoğan ile görüşen Putin’den Montrö uyarısı

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0