Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Saray talimat vermişti: Merkez Bankası 33,3 milyar TL’yi seçim öncesine yetiştirdi

Merkez Bankası’nın tartışmalı, “olağanüstü genel kurulu” tamamlandı. Bankanın 2018 kârının yüzde 90’nının (yaklaşık 33,5 milyar lira) hazineye aktarılmasına onay verildi.

Merkez Bankası’nın kamuoyunda ciddi tartışmalara sebep olan, “Olağanüstü Genel Kurulu” tamamlandı. Bankanın 2018 kârının yüzde 90’ının (yaklaşık 33,5 milyar lira) Hazine’ye avans olarak aktarılmasına onay verildi.

BOLD- Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Olağanüstü Genel Kurulu tamamlandı. Toplantıda Merkez Bankası’nın 2018 yılı kesinleşmemiş hesap dönemi kârından hesaplanan tutarın yüzde 90’ının avans olarak dağıtılması kabul edildi. Hazine’nin avans talebi onaylandı.

Genel Kurul’da büyük bölümü Hazine ve Maliye Bakanlığı’na aktarılacak tutara ilişkin bir rakam telaffuz edilmedi. TCMB Başkanı Murat Çetinkaya ilgili tutarın “Banka Meclisi” sonrası kamuoyu ile paylaşılacağını söyledi.

HAZİNE TALEBİNE ONAY

Hazine,  Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) kâr payının yüzde 90’ını avans olarak talep etti. TCMB’nin kesinleşmemiş 2018 yılı kârından gerekli yasal karşılıklar ayrıldıktan sonra yüzde 90’ının avans olarak dağıtılması Genel Kurul’ca onaylandı.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak aktarılacak tutarı daha önce 37 milyar TL olarak açıklamıştı. 37 milyar liranın yüzde 90’ı olan 33,3 milyar TL Hazine’ye bu ay avans olarak aktarılacak

2017 YILINDA HAZİNE’YE 12 MİLYAR TL AKTARILMIŞTI

TCMB her yıl nisan ayında gerçekleştirdiği Genel Kurul sonrası kârının büyük bölümünü ana hissedar Hazine’ye aktarıyor. TCMB Hazine’ye 2016 yılında yaklaşık 6,41 milyar TL, 2017 yılında yaklaşık 12 milyar TL aktarmıştı.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak geçen hafta yaptığı açıklamada, bütçe kapsamında TCMB’den Hazine’ye devredilecek kârı 20 milyar TL olarak öngördüklerini ancak bu tutarın 37 milyar TL seviyelerinde beklentinin üzerinde gerçekleşeceğini söylemişti.

ESAS MUKAVELEDE DEĞİŞİKLİK YAPILDI

Toplantıda banka esas mukavelesinde yer alan “Genel Kurul toplantıları her yılın nisan ayı içinde ve banka meclisinin tespit edeceği günde toplanır.” İfadesi de değiştirildi.

Yeni ifade, “Genel kurul toplantıları her yıl hesap dönemi sonundan itibaren üç ay içinde ve banka meclisinin tespit edeceği günde toplanır.” diye yazıldı ve değişiklik kabul edildi.

HER YIL NİSANDA YAPILAN GENEL NİÇİN OCAK AYINA ÇEKİLDİ?

Bir hissedarın, Genel Kurul’un neden nisan ayı yerine bu dönemde yapıldığına yönelik sorusunu cevaplandıran TCMB Başkanı Murat Çetinkaya, Olağanüstü Genel Kurul gündeminin hissedarlardan gelen talep üzerine oluşturulduğuna işaret etti.

Çetinkaya, “Yeni Türk Ticaret Kanunu, anonim şirketler için şirket genel kurul toplantılarının her faaliyet dönemi sonunda ilk üç ay içinde yapılmasını düzenliyor. Bankamızın bu düzenlemesi, mevcut şartlarda bir istisna gibi görünüyordu.” diye konuştu.

Önceki düzenlemede nisan ayı içinde tarih belirleme yetkisinin yine Banka Meclisi’ne verildiğini belirten Çetinkaya, “Yetki yine Banka Meclisi’nde olmakla birlikte Türk Ticaret Kanunu ile uyumlu hale getirilip ‘ilk üç ay’ ile ifade ediliyor. Değişiklik tamamen bununla sınırlı.” dedi.

GENEL KURUL NEDEN TARTIŞMALARA SEBEP OLMUŞTU?

Merkez Bankası’nın her yıl nisan ayında sessiz sedasız yapılan genel kurul toplantısı, bu yıl tartışmaların odağındaydı. Bunun en önemli sebebi, AKP hükümetinin genel kurulu nisan yerine ocak ayına çekmesi oldu. Merkez Bankası her yıl, bir önceki yılın döviz işlemlerinden elde ettiği kârı, nisandaki genel kurul sonrası, ana hissedar konumundaki Hazine’ye aktarıyor.

Bu yıl genel kurulun ocak ayına çekilmesini, eski Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz ve bazı ekonomistler, “Hükümetin yerel seçim öncesi, seçim yatırımları için gerekli nakit ihtiyacını karşılamaya dönük hamlesi.” diye yorumlayarak, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’a sert eleştiriler yöneltmişti.

Merkez Bankası niçin “acil Genel Kurul” kararı aldı?

Ekonomi

TÜİK’in enflasyonu 4 kat düşürdüğü ortaya çıktı

Bağımsız bir araştırmada TÜİK’in enflasyon oranını 4 kat düşük gösterdiği tespit edildi. TÜİK, Eylül ayında enflasyonu yüzde 0.97 olarak hesapladı. Ancak, TÜİK’in enflasyon sepetini baz alan bilim insanları, fiyatları yaygın marketlerden derleyince enflasyon oranı yüzde 3.61 olarak ortaya çıktı. 

BOLD – Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) adı ile bir araya gelen akademisyenler Türkiye için enflasyon hesaplamaya başladıklarını duyurdu. Tüketici fiyatlarına yönelik değişimleri her ay yayınlayacaklarını duyuran ENAG, Eylül ayı enflasyonunu yüzde 3.61 olarak hesapladı.

TÜİK’İN METODOLOJİSİ KULLANILIYOR

Sözcü’den Mehtap Özcan Ertürk’ün haberine göre ekonomist Prof. Dr. Veysel Ulusoy’un başında olduğu ENAG, ülkelerin kullandığı ortak standart enflasyon hesaplama yöntemini kullanıyor. TÜİK’in metodolojisini kullandıklarını belirten Ulusoy, TÜİK’in fiyatları ülke genelinde ortalama 500 bin noktadan derlediğini söyledi. ENAG enflasyon hesaplamasında ise bu sayının çok daha fazlası, en az üç katı noktadan fiyat bilgisi aldıklarını belirten Ulusoy, enflasyon sepetindeki fiyatları alırken online veya fiziki satış kanallarının yüksek temsil yüzdesiyle uyumlu olmasına öncelik verildiğini söyledi.

GRAMAJIN DÜŞÜRÜLMESİ GİZLİ ENFLASYONA NEDEN OLUYOR

TÜİK’in aksine eğitim, sağlık ve alkollü içecekleri hesaplamaya katmadıklarını belirten Ulusoy, bu kalemleri hesaplamanın dışında tutmalarının nedenini şu şekilde açıkladı: “Türkiye’de sağlık ve eğitim harcamaları enflasyona etki etmekten öte ondan etkilenen bir süreç izliyor. Yani bu kalemlerde görülen zamlar enflasyonun bir sonucu olarak karşımıza çıkıyor. Bu harcamaların enflasyon sepetindeki ağırlıklarını yeniden yapılandırılmasını öneriyoruz.” Ulusoy, önümüzdeki dönem enflasyon hesaplamasına kalite değişim etkisi ve gramajın düşürülmesi ile yaratılan gizli enflasyon’ etkisini de dikkate alacaklarını kaydetti.

ALTERNATİF SEPETLER DE AÇIKLANACAK

Ekonomist Prof. Dr. Veysel Ulusoy, ‘pandemi endeksi’ gibi alternatif ve dinamik sepetler de oluşturabildiklerini belirterek, “Pandemide tüketici alışkanlıkları ve sepetin yapısı değişti. Eurosat ülkelere enflasyon sepetlerini pandemideki değişen tüketim alışkanlıklarına göre değiştirmeleri konusunda öneride bulundu. Türkiye’ye de önerdi, ancak TÜİK sepette değişikliğe gitmedi. Çalışması devam eden ‘pandemi endeksini de kasım ayında açıklayacağız” dedi.

İşte Meclis kürsüsüne bile çıkmadan maaşı cebe indirenler

Okumaya devam et

Ekonomi

Türkiye’de çalışanların yüzde 64’ü salgın nedeniyle işini kaybetme korkusu yaşıyor

Koronavirüs salgını tüm dünyada gündemdeki yerini koruyor. Salgın nedeniyle halen bir işi olan insanların yarısından fazlası önümüzdeki 12 ay içinde işini kaybetmekten korkuyor. Türkiye’de bu oran yüzde 64’e çıkıyor.

BOLD – Uluslararası kuruluşlar, dünya ekonomisini felç eden koronavirüs döneminde ülkelerin uyguladığı ekonomik tedbirlerin iflasları ötelediğini, zombi şirketlerin sayısının çoğaldığını öngörüyor. İflasların önemli bir kısmının 2020 yılı sonunda ve 2021 yılının ilk yarısında gerçekleşmesi bekleniyor.

TÜRKİYE’DE HER 3 KİŞİDEN 2’Sİ İŞİNİ KAYBETMEKTEN KORKUYOR

Sözcü’den Mehtap Özcan Ertürk’ün haberine göre Dünya Ekonomik Forumu (WEF) adına yürütülen yeni bir araştırmada, çalışan yetişkinlerin yarısından fazlasının (yüzde 54) önümüzdeki 12 ay içinde işlerini kaybedeceklerinden korkuyor. 27 ülkede yapılan ankete göre, Türkiye’de ise her 3 çalışanın 2’si endişeli olduğunu dile getiriyor. Araştırma şirketi Ipsos’un 27 ülkeden 12 bin çalışanla yaptığı araştırmaya göre, işini kaybetme korkusu yaşayanların yüzde 17’si “çok endişeli”, yüzde 37’si ise “biraz endişeli” olduğunu ifade ediyor. Yapılan ankete göre, Türkiye’de ise çalışanların yüzde 64’ü işini kaybetme endişesi korkusu yaşıyor. Bu oranla Türkiye, 27 ülke arasında endişenin en yüksek olduğu 8’inci ülke.

GELİŞMİŞ ÜLKELERDE İNSANLAR DAHA AZ KAYGILI

Önümüzdeki 12 ay içinde iş kaybı endişesi olanların oranı Rusya’da yüzde 75, İspanya’da yüzde 73 ve Malezya’da yüzde 71 düzeyine çıkıyor. Almanya’da ankete katılanların sadece yüzde 26’sı önümüzdeki 12 ayda işini kaybetme korkusu yaşarken, endişenin en az olduğu diğer ülkeler arasında İsveç (yüzde 30), Hollanda (yüzde 36) ve Amerika Birleşik Devletleri (yüzde 36) yer alıyor. Araştırmaya göre, çalışanların üçte ikisi mevcut işverenleri aracılığı ile geleceğin işleri için kendilerini geliştirebileceklerini söylüyor.

ZOMBİ ŞİRKETLER ARTTI

Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) çalışmasına göre, ekonomideki küçülmeyle birlikte aynı oranda iflaslar da artıyorsa işsizlik 3 kat daha fazla oluyor. Yeni firmaların iflas edenlerin yerini alması ise 2-3 yılı buluyor. BIS eylülde yayımladığı “Zombi Şirketler: Anatomisi ve Yaşam Döngüsü” başlıklı raporunda, 1980’li yıllarda toplamdaki payı yüzde 4 olan zombi şirketlerin oranının 2017 yılına gelindiğinde yüzde 15’e yükseldiğini vurguluyor.

Siyasi partilere halkın cebinden 481 milyon lira yardım

Okumaya devam et

Ekonomi

Siyasi partilere halkın cebinden 481 milyon lira yardım

2021’de siyasi partilere bütçeden 481 milyon lira yardım yapılacak. Erken seçim olması halinde yardım üç kat artacak. Bütçeden en büyük payı ise 209 milyon lira ile AKP alacak.

BOLD – Gelecek yıl AKP, CHP, MHP, HDP ve İyi Parti’ye toplam 481.8 milyon lira hazine yardımı yapılacak. Yardımın 209 milyonu AKP’nin kasasına girecek.

ERKEN SEÇİM OLURSA YARDIM 3 KAT ARTACAK

Sözcü’den Erdoğan Süzer’i haberine göre Cumhur­başkanlığı tarafından TBMM’ye sunulan 2021 yılı bütçe yasa teklifiyle siyasi par­tilere önümüzdeki yıl yapı­lacak devlet yardımlarının toplam tutarı netleşti. Siyasi Partiler Kanunu gereği AKP, CHP, HDP, MHP ve İyi Par­ti’ye, en son 24 Haziran 2018 genel seçimlerinde aldıkları oy oranlarıyla bağlantılı olarak toplam 481 milyon 790 bin lira ödenecek. Para ocak ayının 10’una kadar 5 partinin he­sabına geçecek. Erken seçim kararı alınması halinde hazine deste­ği 3 katına çıkacak.

EN BÜYÜK PAYI AKP ALIYOR

Yasa gereği en son yapılan genel seçimlerde yüzde 10 barajını aşan tüm siyasi partilere genel bütçe gelirle­rinin 5 binde 2’si oranında devlet yardımı yapılıyor. Bütçe teklifine göre, 2021 yılında genel bütçe gelirleri 1 trilyon 82 milyar 29 mil­yon lira olacak. Teklif bu gelir tahminiyle yasalaşırsa barajı aşan AKP, CHP, HDP ve MHP’ye toplam 432 mil­yon 811 bin lira devlet yar­dımı verilecek. Bu yardımın 209 milyon 304 bin liralık en büyük kısmı AKP’ye aktarı­lacak. Yardımın geri kalan 111 milyon 369 milyon lirası CHP’ye, 57 milyon 550 bini HDP’ye, 54 milyon 588 bin lirası da MHP’ye verilecek.

PARTİLERE BU YIL 419 MİLYON LİRA VERİLMİŞTİ

Siyasi Partiler Kanunu gereği, yüzde 10 barajının altında kalıp yüzde 3’ten fazla oy alan İyi Parti’ye ise en düşük yardımı alan siyasi parti olan MHP’nin aldığı yardım tutarına oran­tılı olarak ayrıca bütçeden para ödenecek. İyi Parti’ye önümüzdeki yıl yapılacak devlet yardımı 48 milyon 979 bin lira olacak. Bu ödeme için bütçeye ayrı­ca ödenek konulacak. Bu yıl siyasi partilere toplamda 419 milyon 415 bin lira devlet yardımı sağlandı. Ocak ayında partilerin hesabına yatan yardımların 182.2 mil­yon lirası AKP’ye, 96.9 milyon lirası CHP’ye, 50.1 milyon li­rası HDP’ye, 47.5 milyon lirası MHP’ye ve 42.6 milyon lirası da İyi Parti’ye gitti.

Eşi Bahtiyar Fırat’tan 8 gündür haber alamayan Esra Fırat : Dosyanıza savcı ve başsavcı el koydu dediler

Okumaya devam et

Popular