Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Sinemada “mısır krizi” çözüldü

Salon işletmecilerinin içerisinde sinema bileti barındıran promosyon, abonelik, kampanya gerçekleştirmesi yasaklandı.

Meclis’ten geçen kanun tasarısıyla “mısırlı sinema bileti” uygulamasına son verildi. Yapımcılarla sinema salonlarını işleten Mars Cinema Group arasında bilet fiyatı krizi yaşanmıştı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni karara bağladı.

SALON İŞLETMECİSİ MENÜLÜ KAMPANYA YAPAMAYACAK

Kabul edilen kanun ile salon işletmecilerinin içerisinde sinema bileti barındıran promosyon, abonelik, kampanya gerçekleştirmesi yasaklandı.

Yasa ile gelen düzenlemeler şöyle:

Sinemada film öncesi reklamların süresi 10 dakikayı geçmeyecek.

Fragman gösterim süresi en az 3, en fazla 5 dakika olacak.

Kamu spotu veya devlet destekli sosyal sorumluluk projeleri bu süreye dahil edilmeyecek.

Öğrencilere özel indirimli bilet, özel meslek gruplarına özel indirimler, halk günü gibi etkinlikler filmin yapımcısı ve dağıtımcısının beraber yapacağı sözleşmeyle belirlenecek. Bu anlaşmalar dışında promosyon veya kampanya yapılamayacak.

Sinema biletiyle birlikte farklı bir ürün satılamayacak. Mısır, kola veya ek bir menüyle sinema bileti birleştirilemeyecek.

Değerlendirme ve sınıflandırma dışı film yayınlayanlara 50 bin TL, fragman ve film arası sürelerine uymayan işletmecilere ise salon başına 50 bin TL ceza kesilecek.

3 SİNEMA SALONUNDAN BİRİNİ MARS GROUP İŞLETİYOR

Sinema yapımcıları Türkiye’de 2  bin 700 sinema salonundan 848’ini elinde bulunduran Mars Cinema Group, bilet fiyatlarını promosyon vb gerekçelerle artırmasına karşılık kendi payında herhangi bir değişikliği olmadığını belirtmişti. Cem Yılmaz son filmini vizyondan çekebileceğini açıklamıştı.

Beyaz perdede yapımcı-salon kavgası

Gündem

İnsan hakları savunucularına ceza

11 insan hakları savunucusunun yargılandığı Büyükada Davası karara bağlandı. Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Onursal Başkanı Taner Kılıç’a 6 yıl 3 ay hapis ezası verildi.

BOLD – Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Onursal Başkanı Taner Kılıç, eski direktörü İdil Eser ve üyelerinin de aralarında bulunduğu 11 insan hakları savunucusunun 15 yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı Büyükada Davası’nda bugün karar açıklandı.

İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, dönemin Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Taner Kılıç’ı, Cemaat soruşturmaları kapsamında örgüt üyesi olduğu iddiasıyla 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Davada yargılanan Günal Kurşun, İdil Eser ve Özlem Dalkıran da ‘silahlı terör örgütüne bilerek veya isteyerek yardım etme’ iddiasıyla 2’şer yıl birer ay hapis cezasına çarptırdı. Mahkemenin bu kararı oy çokluğuyla alındı.

7 KİŞİ BERAAT ETTİ

Heyet Ali Ghravi, Nejat Taştan, Veli Acu, İlknur Üstün, Nalan Erkem, Peter Frank Steudtner ve Muhammed Şeyhmus Özbekli’nin üzerlerine atılı ‘silahlı terör örgütüne bilerek veya isteyerek yardım etme’ suçunu işledikleri sabit olmadığından ayrı ayrı beraatlerine karar verdi.

“İDDİALAR DELİLLERİYLE ÇÜRÜTÜLDÜ”

Duruşma öncesi Çağlayan Adliyesi’nde bir araya gelen insan hakları örgütleri ortak bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada şöyle denildi.

“Hazırlanan iddianamede akla mantığa aykırı bambaşka suçlamalar yöneltildi. Geçtiğimiz üç yıl boyunca görülen duruşmalarda delilleriyle çürütülen bu iddialar, 27 Kasım 2019 tarihinde yapılan duruşmada sunulan mütalaada yer almaya devam etti. Kanun gereği savcılık makamı adil yargılanmayı sağlamak ve sanıkların haklarının korumakla yükümlüyken, çürütülen iddialara dayanarak sanıkların cezalandırılmasını talep etti. Savcıların görevi sanıkların ne olursa olsun cezalandırılması değil, hakikatin ortaya çıkmasına katkı sağlamaktır.

Aslında hiç açılmamış olması gereken bu davanın bugün görülecek duruşmasında hukuka uygun şekilde verilebilecek tek karar 11 hak savunucusunun hiçbir istisna olmadan beraat etmesidir. Mahkemenin, mütalaanın açık ve kabul edilemez hataları olduğunu dikkate alarak bu davada yargılanan tüm insan hakları savunucuları hakkında beraat kararı vermesini bekliyoruz.”

Taner Kılıç

Büyükada davasında karar duruşması yapılıyor

Okumaya devam et

Gündem

Karamollaoğlu’ndan Sivas Katliamı yorumu: Sorumlusu derin devlet

SP Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, belediye başkalığı döneminde yaşanan Sivas Katliamı’nda kendisinin sorumluluğunun bulunmadığını öne sürdü. “Sorumlu, derin devlet” diye konuştu.

BOLD – Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Sivas Katliamı’nın kendisini utandırıp utandırmadığına ilişkin soruya, “Niye beni utandırsın ki? Ben bunun ne sorumlusuyum ne de bu hadiselerin önüne geçmekle mükellef bir makamdaydım” dedi.

ASIL SORUMLULAR VALİ VE EMNİYET MÜDÜRÜ

Haber Global’de ‘Jülide Ateş’le 40 dakika’ programına konuk olan Karamollaoğlu, yazar ve sanatçılardan oluşan 33 kişinin ve 2 otel görevlisinin Sivas’ta kaldığı otelde yakılarak öldürüldüğü katliama ilişkin açıklamalarda bulundu. Sivas’ta elinden geldiğini yaptığını ileri süren Karamollaoğlu, katliamın önlenmesi konusunda asıl sorumluların dönemin valisi ve emniyet müdürü olduğunu savundu.

NİYE BENİ UTANDIRSIN Kİ?

Karamollaoğlu, “Utanıyor musunuz” sorusuna “Ben bunu itham olarak görürüm. Niye beni utandırsın ki? Ben bunun ne sorumlusuyum ne de bu hadiselerin önüne geçmekle mükellef bir makamdaydım. Belediye başkanıydım. Kimse valiye, emniyet müdürüne sormuyor bunu. Halbuki onların görevi meydana gelen bu hadiseleri önlemekti. Bu hadiselerin olmaması için tedbir almaktı, hiç alakası olmayan bir insan neden utanç duyacak?” dedi.

BAŞKA BİRİNİ BEN DİYE YAZDILAR

Olay sırasında insanları ikna etmek için yoğun çaba harcadığını belirten Karamollaoğlu, “Orada bir taşlama vs. olmuş emniyet müdürü beni alıp götürdü. O zaman gençlere ‘yapmayın, etmeyin’ diye yalvarmama rağmen buna engel olamamışım.O zaman bütün medya bana saldırdı. İşin en üzücü tarafı sanırım Milliyet’teydi, itfaiyenin başındaki bir kişinin fotoğrafını çekti, Karamollaoğlu halkı kışkırtıyor diye yazdı” dedi.

İNSANLARIN ÖLMESİ İÇİN YAPILDIĞI KANAATİNDE DEĞİLİM

Karamollaoğlu, “Öbür taraftan da bunu söylerken kimseyi itham etmekle söylemiyorum, ölen ölmüştür. İnsanların canı yanıyor bir şey diyemem. Katliam kasıtlı yapıyor bir şey diyemem.İnsanların ölmesi için böyle bir şey yapıldığı kanaatinde değilim. TV’lere bakınca gördüğüm manzara şuydu: Bir adam elinde benzin bidonu arabalara döküyor, perdeleri yakmaya çalışıyor o hengamede insanlar hayatlarını kaybediyor. Bir komplo varsa onu bulmaları gerekir” dedi.

KATLİAMIN SORUMLUSU DERİN DEVLET

“Sivas katliamının sorumlusu kim” sorusuna Karamollaoğlu, “Bence derin devlet. Ama kimse derin devletin kim olduğunu bilmiyor. Bu hadise çıkmadan iki gün önce Aczimendiler Sivas’ta ortaya çıktı. Bunlar dikkate alındığında bir şey var mı diye insanın aklına geliyor. 1993 Türkiye’nin en karmaşık yılıdır. Özal hayatını kaybetti, Eşref Paşa’ya suikast o zaman düzenlendi. Bu hadiseyi kınamamak mümkün değil” dedi.

“Eşimi profesör olarak çalıştığı hastanede kelepçeyle dolaştırdılar”

Okumaya devam et

Gündem

Gösteri hakkını kullanmak isteyen avukatlara polis saldırısı

Baroların Büyük Savunma Mitingi öncesi Ankara Valiliğinin aldığı 15 günlük gösteri yasağına tepki gösteren avukatlara Sıhhiye Adliyesi önünde polis saldırdı.

BOLD – Ankara Valiliğinin Büyük Savunma Mitingi öncesi eylem ve gösteri yasağı ilan etmesi nedeniyle Ankara Barosu, suç duyurusunda bulunmak için avukatları Sıhhiye Adliyesine çağırdı. Suç duyurusunda bulunmak için adliyeye giden avukatlara polis ekipleri biber gazıyla müdahale etti. Çıkan arbedede yaralanan avukatlar oldu.

Ankara Valiliğinin yasağına karşı avukatlar adliyede buluşuyor

Okumaya devam et

Popular