Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

OHAL’in Toplumsal Maliyetler Raporu: 250 bin kişi 1’inci derecede mağdur edildi

OHAL'in Toplumsal Maliyetler Raporu'nu HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ve sosyolog Bayram Erzurumluoğlu (sağda) açıkladı.

3 bin 776 mağdurla görüşülerek hazırlanan 2’nci Yılında OHAL’in Toplumsal Maliyetleri Raporu açıklandı. Mağdurların yüzde 98’i üniversite mezunu. 900 sayfalık raporun özeti.

HUKUK GÜVENCESİNİN OLMADIĞI BİR DEVLET STATÜSÜ

Mağdurlar İçin Adalet Topluluğu, 3 bin 776 katılımcı ile görüşerek hazırladığı 2’nci Yılında OHAL’in Toplumsal Maliyetleri Raporu’nu açıkladı. Toplantıya Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri Ömer Faruk Gergerlioğlu, Hüda Kaya, Zeynel Özel’in yanı sıra birçok yazar ve aktivist katıldı.

Raporun 7 aylık titiz bir çalışmayla raporun hazırlandığını belirten Gergerlioğlu, OHAL ve Kanun Hükmünde Kararnameler’in (KHK) etkilerinin dalga dalga arttığını ve bir nesli tehdit ettiğini ifade etti.

ÜÇ ÖNEMLİ TESPİT

Gergerlioğlu yaptıkları araştırma sonucunda KHK’liler üzerinde üç önemli tespitle karşılaştıkların aktardı:

  • Çok büyük bir şok hali.
  • Güvensizlik, şüpheci ruh hali.
  • Öğrenilmiş çaresizlik.

Sosyolog Bayram Erzurumluoğlu da mağdurbilim çerçevesinde raporu hazırladıklarını belirtti. İki yıl art arda yaptıkları araştırmaları kıyaslayan Erzurumluoğlu, ikinci araştırmada mağdurların sıkıntılarının ciddi oranda arttığını ifade etti. Erzurumlu, mağdurların çoğunluğunu eğitimcilerin daha sonra ise sağlıkçıların oluşturduğuna dikkat çekti.

900 SAYFALIK OHAL RAPORUNUN ÖZETİ

Erzurumluoğlu’nun açıkladığı 900 sayfalık raporun özeti şöyle:

* 2 Ağustos-23 Eylül 2018 tarihleri arasında yapılan araştırmaya, Türkiye’nin 81 ilinden 3 bin 500 yüz 89 kişi ve dünyanın 39 ülkesinden yüz 87 kişi katıldı.

* Araştırmaya katılan OHAL mağdurlarının yüzde 82,8’i evlidir. Yani bir aileye sahiptir ve ortalama olarak iki çocuk sahibidirler. Ayrıca katılımcı mağdurların yüzde 27,8’i kadındır.

* Buradan yola çıkarak kolaylıkla şunu söyleyebiliriz ki OHAL doğrudan toplumu ayakta tutan temel direk olan aileye saldırmıştır ve en az 300 bin bebek ve çocuk bu saldırılardan travmatik seviyede olumsuz etkilenmiştir. Binlerce çocuk anneleri ile birlikte nezarethanelere, hapishanelere tıkılmıştır. Bunlar arasında iki yaşından küçük en az 700 bebek vardır.

* Katılımcıların yüzde 84’ü hapishanelerin fiziki şartlarını insan hayatına uygun bulmadıklarını, yüzde 67,8’i ise hapishane personelinin mahpuslara insani muamele yapmadığını düşündüğünü söylemiştir. Üstüne üstlük mahpusların yüzde 37’si içerideyken intihar etmeyi akıllarından geçirdiklerini söylemişlerdir.

YÜZDE 99,64’Ü HAKKKINDA 15 TEMMUZ 2016 ÖNCESİNDE TEK SORUŞTURMA YOK

*KHK ve OHAL ile islerinden atılan mağdurlarının yüzde 99,64’ü, 15 Temmuz 2016 sonrasında muhatap oldukları adli veya cezai soruşturmalardan hiçbirine 15 Temmuz 2016 öncesinde muhatap olmamış bireylerdir. Yani 15 Temmuz sonrası mağdurlar aleyhine açılan idari, adli soruşturmaların tamamına yakını konjonktüreldir. Geçmişle bir bağı veya temeli bulunmamaktadır.

* Araştırmaya katılan mağdurların OHAL öncesi ortalama geliri 3 bin 500 TL iken, araştırma yapıldığı sırada 800 TL’ye düşmüştür.

MAĞDURLARIN YÜZDE 98’İ ÜNİVERSİTE MEZUNU

* Yüksekokul ve üzeri okul mezunlarının Türkiye ortalaması yüzde 17 iken OHAL mağdurlarının yüzde 98,7’sinin yüksekokul ve üzeri okul mezunları oldukları, ayrıca yüzde 25’inin yüksek lisans ve doktora mezunu oldukları dikkate alındığında Türkiye’de yaşadıkları travmalar sonrasında yurtdışına çıkmak fırsatı verilmiş olsa yüzde 83,9’unun, yabancı bir ülkeye gitmek ve orada yasamak isteyecek hale getirilmeleri Türkiye Cumhuriyeti için çok büyük bir sosyal sermaye, sosyokültürel güç kaybının işaretidir.

* OHAL’in ülkede oluşturduğu hak, hukuk, adalet ve özgürlük sorunları sadece bireysel veya sınırları belli olan minör toplumsal mağduriyetler yaratmamıştır. Gerçekte, ülkenin, yenilikçi, özgün bilimsel araştırma, dünyadaki gelişmelere uyum, üretim ve rekabet kapasitesine de önemli ölçülerde zararlar vermiştir.

GÖZALTINDA VE HAPİSHANELERDE SİSTEMATİ İŞKENCEYE MARUZ KALDILARI

* OHAL mağdurlarından ‘gözaltı ve tutukluluk’ deneyimi yaşayanlarıyla ilgili olarak elde edilen veriler, kendilerine gözaltında ve hapishanelerde ‘sistematik işkence’ uygulandığı yönündedir.

* OHAL rejimi ülkeyi birincil ve ikincil mağdurları açısından kapalı veya açık bir hapishaneye veya mega bir toplama kampına dönüştürmüştür.

* OHAL yargılamalarının cereyan tarzına bakıldığında adil yargılamalara benzemekten daha ziyade, kuru ile yaşın ayrılmadığı bir ‘sürek avı, cadı avı’ şeklinde yürütüldüğünden, cadı avları ve cadı yargılamaları ile meşhur Orta Çağ Avrupası, Engizisyon uygulamalarına benzer yargılama yaklaşımlarının sergilendiği görülmüştür.

* Modern, pozitif hukukun “masumiyet karinesi” prensibi gereğince, ‘İddia edenin, iddiasını da ispat etmekle yükümlü olması, iddia edenin, şüphelinin sanığın işlediğini iddia ettiği suçları da ispatlaması’ gerekirken OHAL ve KHK mağdurları için hukukun bu temel prensibi işletilmemiş ve mağdurlar, ‘Kendi masumiyetlerini ispat’ zorunda bırakılmışlardır.

SİVİL ÖLÜM CEZASINA MAHKUM EDİLDİLER

* Nitekim oluşturulan baskı ortamında suçlu olduklarını kabul etmek istemeyenlerin birçoğunun, ‘suçunu/suçluluğunu gizlemek’, ‘inkâr etmek’ veya ‘örgütsel tavır veya davranış’ sergilemekle dahi itham edilerek daha şiddetli baskı ve muamelelere maruz bırakıldıklarına dair oldukça faza sayıda mağduriyet verisi bulunmaktadır.

* OHAL ve devamındaki süreçte, mağdurların ve yakınlarının hukuk ve iş güvencelerinin de ellerinden alınması yanında, lisans iptalleri, SGK kodlamaları, güvenlik soruşturmaları, mülakat, özel sektör işverenlerini taciz, tehdit gibi yöntemleri ile çalışma yasakları uygulamaları ve de yurt dışı yasaklarına maruz bırakılmak suretiyle tam bir ‘sivil ölüm’ cezasına da mahkum edilmelerinin tarihteki örnekleri oldukça azdır.

KOMŞULUK VE ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ TAHRİBATA UĞRADI

* OHAL’de ihraç edilip hiçbir soruşturmaya tabi tutulmayan veya belirli bir süre gözaltı ve tutukluluk yaşadıktan sonra denetimli veya denetimsiz olarak serbest bırakılan veya beraat, takipsizlik almış olsalar bile, mağdurlardan birçoğu için ‘Sivil ölüm’, ‘Sosyal güvencesizlik’ ve ‘Açlığa mahkumiyet’ uygulamaları devam ettirilmiştir.

* OHAL ve KHK süreçleri, mağdurların, aile-içi ve yakın akrabalık ilişkilerine de önemli ölçülerde zararlar vermenin yanında; komşuluk ve arkadaşlık ilişkilerinde de çok büyük tahribatlar yapmıştır. Bu sebeple mağdur ailelerin birçoğu bulundukları mekânlardan taşınmak zorunda kalmış, ayrıca mağdur aileler arasında huzursuzluk, bölünme ve boşanma vakaları ciddi oranlarda artmıştır.

* OHAL ve KHK’ler ve devamında yürürlüğe konulan uygulamalar Türkiye’yi ‘hukuk devleti’ olmaktan tamamen uzaklaştırmış ve hiç kimsenin hukuk güvencesinin olmadığı bir devlet statüsüne getirmiştir.

* Hukuk devleti olamamanın ülkeyi iki yılda getirdiği nokta yalnızca 250 bin birinci derecede mağdur, 1 milyon 500 bin ikinci derecede mağdur üretme sınırlarını çoktan aşmış ve 80 milyon üçüncü derecede mağdur üretme noktasına doğru hızla yaklaşmaktadır.

Prof. Haluk Savaş’ın videosu 500 bin etkileşimi geçti, OHAL Komisyonu’na isyan büyüyor

Gündem

Nuri Gökhan Bozkır’ın son görüntülerindeki işkence izleri

IŞİD’e patlayıcı taşıyan soğan yüklü TIR’da suçüstü yakalanan, Hablemitoğlu suikastında da adı geçen eski asker Nuri Gökhan Bozkır Türkiye’ye getirildi. MİT’in getirdiği Bozkır’ın basına servis edilen son görüntüleri işkence izleri taşıyor.

BOLD – Ankara’da 2002 yılında öldürülen Ankara Üniversitesi öğretim görevlisi Necip Hablemitoğlu suikastının şüphelisi Nuri Gökhan Bozkır Türkiye’ye getirildi.

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) tarafından Ukrayna’da yakalanan Nuri Gökhan Bozkır’ın, Ankara Emniyeti’nde sorgulandığı öğrenildi.

Suikastın faillerine ilişkin bilgiye sahip olduğu öne sürülen Ukrayna’da bulunan Nuri Gökhan Bozkır hakkında, “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” ve “tasarlayarak öldürme” suçlarından 14 Mayıs 2019’da Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliğince yakalama kararı çıkartılmıştı.

İŞKENCE İZLERİ

Bozkır’ın yakalanması ile ilgili bir video yayınlayan gazeteci Adem Yavuz Arslan, Bozkır’ın daha önce Ankara merkezli Sauna Çetesi operasyonlarında da adının şüpheli olarak geçtiğini söyledi.

Bozkır ile ilgili ilginç detaylar veren Arslan, Bozkır’ın IŞİD’e silah satarken suç üstü yakalandığını da hatırlattı.

Bozkır’ın yurtdışında Türkiye’yi zorda bırakacak açıklamalar yaptığı belirten Aslan, “Bu isim Ukrayna’da yaptığı açıklamalarla -Sedat Peker’in de bahsettiği- Suriye’ye yollanan silahlarla ilgili önemli belgeler paylaşmıştı. Erdoğan rejiminin başını ağrıtacak gelişmeler yaşandı” dedi.

Öte yandan, Bozkır’ın basın a servis edilen fotoğrafı işkence izleri taşıyor. Oldukça zayıfladığı gözlenen Bozkır’ın yüzündeki darp izleri dikkat çekiyor.

Ukrayna’dayken yabancı basına konuşan Bozkır, Türkiye’ye iade edilirse Kaşif Kozinoğlu gibi öldürüleceğini söylemişti.

İktidara gelseler ne değişecek? İşkence çığlıklarına AKP sessiz muhalefetse sağır

Okumaya devam et

Analiz

İktidara gelseler ne değişecek? İşkence çığlıklarına AKP sessiz muhalefetse sağır

Ankara TEM şubede işlenen insanlık suçuna işkencenin sorumlusu AKP’den daha duyarsız kalan muhalefet, geleceğe yönelik umutları da baltalıyor. Özellikle CHP’li Eren Erdem’in son günlerde viral olan 2016 yılına ait KHK’larla ilgili konuşması iktidar değiştiğinde fazla bir şeyin değişmeyeceğini gösteriyor.

BOLD – Avukat Ömer Turanlı’nın gündeme getirdiği Ankara Emniyeti Terörle Mücadele (TEM) Şubesindeki işkence iddiaları bir süredir konuşuluyor.

İddialar vahim. İşkence ile itirafçı yapılan O.C adlı kişiden alınan 300 kişiden bazıları TEM şubeye getirilerek işkenceden geçirtildi.

İşkenceciler arasından Meclis’te milletvekilini yüzlerce gazetecinin önünde tartaklayarak gözaltına alan polisin de olduğu belirtiliyor.

MUHALİF BARO İŞKENCE RAPORUNU AÇIKLAYAMIYOR

Bazı mağdur yakınları da işkencenin daha gözaltı yapılırken evlerinde başladığını anlattı.

İddiaların peşine düşen insan hakları savunucusu Salih Gergerlioğlu, mağdur avukatlarından iddiaların doğru olduğunu öğrendi.

HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu da işkenceyi raporlaştıran muhalif tarafıyla tanınan Ankara Barosu’nun raporu açıklamaya çekindiğini söyledi.

MUHALEFET İKTİDARA GELİRSE NE OLACAK

Kanıtlanan işkence basında çok az yer alırken, muhalefet ise sessizliğini korudu.

Vatandaş sosyal medyada ‘Evrensel Hukuka Uyun’ çağrısı yaparken, işkence iddialarını görmezden gelen iktidar ve muhalefetin balıkçı kavgasına düşmesi geleceğe yönelik umutları da azaltıyor.

Bir sosyal medya kullanıcısı şu soruyu sordu: “Bir ülkede işkence iddiaları varsa ve muhalif kimlikli bir baro bile buna dair bir raporu açıklayamayacak durumdaysa bunun sorumlusu iktidar değildir. Yarın bu muhalif zihniyet iktidara gelirse mesela, o zaman ne olacak?”

KHK’LARA MUHALEFETTEN DESTEK

Sosyal medyada son günlerde bir video çok konuşuldu. 2016 yılına ait videoda CHP’li Eren Erdem KHK’lar konusunda AKP hükumetine tam destek vereceklerini söylüyor.

KHK’lılar arasında da tartışmaya neden olan videoda Erdem ayrıca, “15 Temmuz sonrası tüm süreci hükümetle beraber yürütüyoruz. Kesinlikle bu cadı avı değil. Yurt dışında bu böyle anlatılmalı” diye konuştu.

Erdoğan yalana doymuyor: Bari bizi katma!

Okumaya devam et

Gündem

Kocasının ölüm haberini alan Ece Erken’in ilk sözleri

Beşiktaş eski yöneticisi ve sunucu Ece Erken’in eşi, ülkücü mafya lideri Alaattin Çakıcı’nın avukatı Şafak Mahmutyazıcıoğlu’nun silahlı saldırı sonucu öldürülmesiyle ilgili olarak 2 kişi gözaltına alındı, 4 şüpheli aranıyor. İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Mahmutyazıcıoğlu’nun “alacak verecek meselesinde arabuluculuk yaptığı”nı belirtti. Eşi Ece Erken’in ise olay sonrası annesine ‘Ben onu çok seviyorum nasıl dayanacağım’ dediği öğrenildi.

BOLD- Avukat Şafak Mahmutyazıcıoğlu, gece İstabul Bakırköy’de bir restoranda silahlı saldırıya uğradı. Saldırı sonrası hastaneye kaldırılan Şafak Mahmutyazıcıoğlu yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Yeşilköy Mahallesi Cümbüş Sokak’ta bir balık restoranında bulunan Şafak Mahmutyazıcıoğlu’na saat 00.30 sıralarında kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce silahlı saldırı düzenledi. Şafak Mahmutyazıcıoğlu ve yanında bulunan şoförü yaralandı. Ağır yaralanan Mahmutyazıcıoğlu hastaneye kaldırıldı ancak kurtarılamadı. Mahmutyazıcıoğlu’nun restoranın aynı zamanda ortağı olduğu belirtiliyor. Hayatını kaybeden 42 yaşındaki Şafak Mahmutyazıcıoğlu, sunucu Ece Erken ile evliydi.

“ŞİMDİ NASIL DAYANACAĞIM”

Bir TV programına katılan Ece Erken’in yakın arkadaşı Bircan Bali, Erken’in annesiyle konuştuğunu açıkladı. Ece Erken’e ulaşamadığını söyleyen Bali, açıklamasında şunları söyledi: “Ece’nin annesiyle konuştum. ‘Ben onu çok seviyorum nasıl dayanacağım’ demiş. Eymen’in odasında ağlayarak uyuyakalmış. ‘Nasıl yaşayacağım anne bilmiyorum’ demiş.”

“7 KURŞUNLA VURMUŞLAR”

Canlı yayında gözyaşlarına boğulan Bircan Bali “Kıymetli abim, vücuduna 7 kurşun isabet edecek şekilde vuruldu. Hastanede kan kaybından dolayı öldü. Ece’yle inanılmaz bir ilişkisi vardı. Önce şoföre sıkmışlar sonra Şafak abiye. Hastane olay yerine çok yakın. Saatlerdir Ece’den haber alamıyoruz. Gece hastaneye gitmiş. Hastanın öldüğünü duyduğu an onu göndermişler. O saatten itibaren Ece’ye kimse ulaşamıyor” şeklinde konuştu.

“SON SÖZÜ ‘BENİ KURTARIN’ OLDU”

Mahmutyazıcıoğlu’nun ölmeden önceki sözlerini de anlatan Bircan Bali, “Şafak abinin son sözü ‘Lütfen beni kurtarın’ olmuş” dedi.

FİKRET ORMAN SALDIRIDAN KURTULMUŞ

Eski Beşiktaş Başkanı Fikret Orman da, Şafak Mahmutyazıcıoğlu’nun hayatını kaybetmesiyle ilgili olarak açıklama yaptı. Skorer’den Serdar Sarıdağ’a konuşan Fikret Orman, “Kardeşimi kaybettim. Benim çok sevdiğim bir insandı. Kardeşim gibiydi. Hâlâ olayın şokundayım. Çok üzgünüm” dedi.

Orman ayrıca, “Ben dün saat 18:00’de yanına gittim, 20:00’de oradan ayrıldım. Öncesinde beni aradı, ABD’ye gitmeden önce ‘gel bir yemek yiyelim’ dedi. Ben de o yüzden gitmiştim. Kızım beklediği için yemekten erken ayrıldım. Sonra gece haberi duydum, inanamadım. Allah ailesine, sevdiklerine sabır versin. Tüm Beşiktaşlıların başı sağ olsun” diye konuştu.

EMNİYET: SALDIRIDA TEK SİLAH KULLANILDI

Bu arada Mahmutyazıcıoğlu’nun silahlı saldırı sonucu öldürülmesiyle ilgili olarak 2 kişi gözaltına alındı, 4 şüpheli aranıyor. İstanbul Emniyet Müdürlüğü, cinayetin tek bir silah kullanılarak işlendiğini, açıkladı.

Açıklamada, Mahmutyazıcıoğlu’nun “alacak verecek meselesinde arabuluculuk yaptığı” belirtildi.

Saldırıyla ilgili geniş çaplı soruşturma sürüyor.

KUZENİ: OLAYIN NEDENİNİ BİLMİYORUM

Mahmutyazıcıoğlu’nun cenazesini almaya gelen kuzeni Mehmet Akyüz ise gazetecilere yaptığı açıklamada, “Cenaze memlekete, Rize’ye götürülecek. Neden böyle bir olayın yaşandığını bilmiyorum” dedi.

BAHİS İŞİ İDDİASI

Olayla ilgili basında yer alan bir başka iddiaya göre ise; Mahmutyazıcıoğlu’nun karıştığı bir bahis işi nedeniyle böyle bir saldırı yaşandı. İddiaya göre, Bakırköy’de bir gözlük firmasıyla yasa dışı bahis işine girdiği öğrenilen Mahmutyazıcıoğlu’nun merkezi Kıbrıs’ta olan bahis ve alacak verecek yüzünden öldürüldüğü iddia edildi. Bu yasa dışı bahis işleri nedeniyle Mahmutyazıcıoğlu’nun tehdit edildiği de belirtiliyor.

ECE ERKEN, ‘ARTIK ÖLSEM DE GAM YEMEM’ DEMİŞ

Söylemezsem Olmaz programı sunucularından Seren Serengil ise canlı yayında yaptığı açıklamada “Şok içindeyiz şaşkınız, insanın sevdiğinden ayrılması çok zor. Kelimelerle ifade edemiyorum, zorlanıyorum. Hain bir saldırıyla hayattan koparılmasına çok üzgünüz. Alçakça, kendi mekanında kurşunlar üzerine boşaltıldı. Şafak kızlarıyla uyusun diye Ece başka odada yatardı. Dün konuştuğumuzda kızlarını Bodrum’a getirecekti. Evlendiği gün ‘artık ölsem de gam yemem’ demişti. Hiç kulağımdan gitmeyecek. Mekanı cennet olsun, ailesine ve çocuklarına, eşine sabır diliyorum” ifadelerini kullandı.

ŞAFAK MAHMUTYAZICIOĞLU KİMDİR?

Şafak Mahmutyazıcıoğlu, 1980 yılında Rize’de doğdu. İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Kendi hukuk bürosu olan Mahmutyazıcıoğlu, birçok firmanın hukuk danışmanlığını yürüttü.

Mahmutyazıcıoğlu, Beşiktaş’ta Fikret Orman döneminde yaklaşık bir yıl hukuk işlerinden sorumlu yönetim kurulu üyesiydi. Türkiye’nin önde gelen bazı şirketlerininde hukuk danışmanı olan Mahmutyazıcıoğlu, Ece Erken ile geçen yıl evlenmişti.

Mahmutyazıcıoğlu iki çocuk babasıydı.

AMCAM ÇAKICI

Öte yandan Mahmutyazıcıoğlu’nun ülkücü mafya lideri Alaattin Çakıcı’nın avukatlığını da yaptığı belirtiliyor. İki ismin sosyal medya üzerinden paylaşılan fotoğrafları bulunuyor.

Mahmutyazıcıoğlu, Çakıcı’nın tahliyesinin sonrasında yaptığı paylaşımda, “Meslek hayatımdaki ilk müvekkilim, amcam Alaattin Çakıcı, cezaevinden çıktıktan sonra covid sebebiyle geciken ziyaretimi teknesinde gerçekleştirdim. Bundan sonra sağlık ve huzur senden eksik olmasın” ifadesini kullanmıştı.

Beşiktaş kulübü, saldırı sonrası başsağlığı mesajı yayımladı.

Okumaya devam et

Popular

Shares