Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

“Dost görünen düşmanlar”ın ektirmediği kenevirin üretimi AKP döneminde dibi görmüş

Erdoğan’ın “dost görünümlü düşmanlar yüzünden ekilemediğini” söylediği kenevirin üretimi AKP döneminde nasıl azaldığının rakamları ortaya çıktı.

Erdoğan, “Bu kenevir çok faydalı bir madde, bir çok kullanım alanı var fakat dost görünümlü düşmanlarımız bize bunu ektirmediler” demişti.

Bor efsanesinin ardından şimdi de kenevir furyasının başladığını ve yandaş medyanın Türkiye’nin kenevirden 100 milyar dolar kazanacağını yazdığını ifade eden yazar Cüneyt Akman, yandaş medyanın hesabına göre Türkiye’nin dünyada kenevir bakımından bir yıldız olarak parlayacağının yazıldığını ancak gerçeğin oldukça farklı olduğunu belirtti.

Akman, şu bilgileri paylaştı:

“1960’da Türkiye’de 137 bin dekar kenevir ekimi vardı ve 5 bin ton kenevir ürünü alınıyordu. 1980’e gelindiğinde 94 bin dekar, 14 bin ton ürün. Dekar olarak azalmış ama ürün olarak artmış. 1990’da 25 bin dekar, 3.600 ton da üretim. 2000’e geldiğimizde hala 9 bin dekar ekim var ve 1.250 ton civarında da hala üretimimiz var.

Sonra ne olmuş, AKP iktidara gelmiş, 2005’te 650 dekara indirmişler ve 13 tona düşürmüşler üretimi. 2015’te 10 dekara indirmişler ve Türkiye’nin kenevir üretimi bir tona düşmüş.”

Kenevir üretiminin şu ana 19 ilde serbest olduğunu bildiren Akman, “Kenevir üretmek için izin alıyorsunuz. İzin aldığınız zaman belli bazı illerde ve belli bazı miktarlarda üretiliyor ve sıkı denetim var. Ama bu şartlar altında dahi çok rahat binlerce ton ürettiğimiz keneviri AKP döneminde artık üretmez hale gelmişiz.

Cumhurbaşkanı dost görünen düşmanlar bunu yaptı derken, bu kararı alanların altında AKP’ye yakın imzalar var. Yandaş medya dost görünen düşmanların kim olduğunu bulup açıklarsa hakikaten güzel olur, hepimiz öğrenmiş oluruz” diye konuştu.

“ECEVİT DÖNEMİNDE SOSYAL DEMOKRATLAR AMERİKA’YA AYAK DİREDİ”

Amerika’nın 1960’lardan sonra eroin ve esrarın hammaddeleri olan haşhaş ve kenevirin ekimini kısıtlamak veya ortadan kaldırmak için sıkı bir şekilde dünyanın bir çok ülkesine baskı yaptığını kaydeden Akman, şöyle devam etti:

“Türkiye, dünyanın en iyi haşhaşını üreten, yani afyon bitkisini, dolayısıyla morfin ve eroinin de hammaddesi oluyor bu, ülkelerin başında geliyordu ve Türkiye büyük baskı sonucu bir ara rejimde Amerika’nın dediğini dinledi.

Bu Amerika’nın dediğini dinleyen hükümetler genellikle askeri darbe hükümetleri oluyor. Türkiye’de afyon yasaklandı, haşhaş ekimi yasaklandı. Sonrasında Ecevit döneminde köylülerin talebi doğrultusunda Türkiye Amerika’ya bu bakımdan karşı çıktı ve haşhaş ekimini serbest bıraktı.

Karşılığında da Amerika’dan çok büyük baskılar gördük, Kıbrıs harekatıyla beraber düşünüldüğünde Amerika’nın bize yıllarca uyguladığı silah ambargosunun da önemli sebeplerinden birisidir, pek çok baskının sebebidir. Ecevit döneminde sosyal demokratlar ayak dirediler ve Türkiye’de haşhaş üretimini yeniden başlattılar.

“KENEVİR BİRDEN BİRE UYUŞTURUCU ÜRETMEZ HALE Mİ GELDİ?”

Akman, o dönemlerde kenevirin Türkiye açısından önemli bir ürün olmadığını, bütün dünyada olduğu gibi biraz Amerikan baskısından, biraz da teknolojik sebeplerden dolayı üretiminin azaldığını, 3 bin, 5 bin, 10 bin ton seviyelerine gerilediğini, bu seviyelerin normal olduğunu söyledi.

Kendir veya kenevirin çoğunlukla lif için kullanıldığını hatırlatan Akman, şöyle konuştu:

“Halat, ip yapımında, onun dışında bazı tekstil ürünlerinde kullanılırdı. Sentetik elyaflar ortaya çıkmaya başladığında ister istemez kenevirde bir azalma oldu.

Asıl mesele, kenevir, esrar dediğimiz şeyin ya da Amerika’da bilinen adıyla marihuana dediğimiz uyuşturucunun ana bitkisidir. Dolayısıyla uyuşturucuya karşı mücadele kapsamında bunların üretiminde azalma oldu. Olay bu.

Şimdi peki ne oluyor? Kenevir birden bire uyuşturucu üretmez mi oldu? Niçin buradan bir mucize bekliyoruz?”

Gündem

Yatak bulamayan hastalar ölürken bakanlıktan iş insanına özel ambulans uçak servisi

Hastanelerde yatacak yatak bulamadığı için hastalar ölürken, bakanlığın yurtdışından ambulans uçakla hasta transferleri devam ediyor. Bakanlık ambulans uçakla Azerbaycan’dan koronavirüslü iş insanını Türkiye’ye getirdi.

BOLD – Azerbaycan’da ihracat faaliyetleri kapsamında bulunduğu sırada koronavirüse yakalanan Türk iş insanı Surur Aydın tedavisinin devamı için Sağlık Bakanlığı tarafından tahsis edilen ambulans uçakla Türkiye’ye getirildi.

AKP’Lİ İSİM DE LONDRA’DAN GETİRİLDİ

Hafta içerisinde akciğer rahatsızlığı olan Aslı Özkısırlar isimli kadın, 25 gün hastanede boş yatak beklerken yaşamını yitirdi. Aynı gün İngiltere’nin başkenti Londra’da durumu ağırlaşan koronavirüsü hastası Erdal Yetimova, AKP’li milletvekilinin araya girmesi sonucu Sağlık Bakanlığı’na ait ambulans uçakla Türkiye’ye getirilerek tedavi altına alındı. Yetimova’nın Avrupa’da AKP taraftarı toplamak için kurulan derneğin eski başkanı olduğu ortaya çıkmıştı.

BAKÜ’DEN GAZİANTEP’E NAKLEDİLDİ

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) açıklamasına göre, Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birliği (GAİB) Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Surur Aydın’a ihracat faaliyetleri için bulunduğu Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de koronavirüs teşhisi konuldu. Tedavisinin Türkiye’de devam edilmesi talebinde bulunan Aydın’ın, TİM Başkanı İsmail Gülle’nin girişimleri sonucu yurda getirilmesi için Sağlık Bakanlığı tarafından ambulans uçak tahsis edildi. Nakil operasyonu kapsamında ambulans uçakla Bakü’den Gaziantep’e getirilen Aydın, havalimanında bekletilen ambulansla tedavi göreceği hastaneye nakledildi.

 

Hocası Ali Ünal’ın koğuş arkadaşı öğretmen: İsterseniz asın ölümden mi korkacağım?

Okumaya devam et

Gündem

Türkiye, Ukrayna ile stratejik ortaklığı daha da tahkim etti

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile görüşen AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü güçlü bir biçimde savunduklarını belirterek, Karadeniz’in bir huzur ve barış denizi olmaya devam etmesinin temel hedefleri olduğunu kaydetti. Erdoğan, Ukrayna ile kurulan işbirliğinin üçüncü ülkelere karşı olmadığını söyledi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’a gelen Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Tarabya’daki Huber Köşkü’nde bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşme sonrası düzenlenen ortak basın açıklamasında Erdoğan, yayınladıkları ortak bildiri ile stratejik ortaklığı daha da tahkim ettiklerinin altını çizdi. Erdoğan, Türkiye olarak Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini güçlü bir biçimde savunduklarını kaydetti.

KARADENİZ HUZUR VE BARIŞ DENİZİ OLMAYA DEVAM ETMELİ

Karadeniz’deki gerilimle ilgili konuşan AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karadeniz’in bir huzur ve barış denizi olmaya devam etmesi temel hedefimizdir. Ortak coğrafyamızda gerilimin artmasını arzu etmiyoruz. Bu minvalde Ukrayna’nın doğusundaki durum ile ilgili fikir alışverişinde bulunduk. Mevcut krizin barışçıl ve diplomatik yöntemlerle çözülmesi gerektiğine inanıyoruz. Endişe verici gerilimin son bulmasını diliyoruz. Gereken her türlü desteği vermeye hazırız. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı Ukrayna Özel Gözlem Misyonu’nun herhangi bir kısıtlamaya maruz kalmadan görevini yerine getirmesini önemsiyoruz” dedi.

“İŞBİRLİĞİMİZ ÜÇÜNCÜ ÜLKELERE KARŞI DEĞİL”

Ukrayna ile Türkiye’nin işbirliğine ilişkin de konuşan Erdoğan, “Ukrayna ile ilişkilerimizde savunma sanayii bir diğer önemli boyutu teşkil ediyor. Siyasi ve savunma konularının birbiriyle bağlantısı dikkate alarak, dışişleri ve savunma bakanlarımızın katılımıyla 2+2 yeni bir platformda istişarelerimizi başlattık. Bu şekilde ülkelerimiz arasındaki eşgüdümü pekiştiriyoruz. İşbirliğimiz hiçbir surette üçüncü ülkelere karşı bir girişim değildir” dedi. Kırım’ın ilhakını tanımama prensibini bir kere daha teyit ettiklerini belirten Erdoğan, Ukrayna ile fikir birliği içinde olmaktan memnuniyet duyduğunu kaydetti.

ZELENSKİY: TÜRKİYE’NİN DESTEĞİ UKRAYNA İÇİN ÇOK ÖNEMLİ

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ise, “Stratejik ortaklığın 10. yıl dönümünü kutluyoruz. Konu yelpazesi ve ikili diyaloğumuzun yoğunluğu bu ortaklığın sözde olmadığını gösteriyor. Bugün vardığımız tüm anlaşmaların da başarılı olacağına inanıyorum. Aynı zamanda Türkiye’nin egemenliğimizin ve toprak bütünlüğümüzün yeniden tesis edilmesi konusundaki desteği Ukrayna için son derece önemlidir. Sayın Cumhurbaşkanından bu desteğin devam ettiğini ve gelecekte de Türkiye’nin tutumunun değişmeyeceğini duyduğuma sevindim. Bugün geçici olarak işgal edilmiş Ukrayna toprakları olan Donbass ve Kırım hakkında Türk tarafına bilgi verdim” dedi.

 

Hocası Ali Ünal’ın koğuş arkadaşı öğretmen: İsterseniz asın ölümden mi korkacağım?

Okumaya devam et

Gündem

Sedat Peker’in eşi: Kızımın odasına silahla girdiler özel harekat polisi eğitilmeli

Suç örgütü lideri Sedat Peker’in avukat eşi Özge Peker, özel harekat polislerinin kızının odasına silahlarla girmesine tepki gösterdi. Peker, “Evde bir kadın ve üç ufak çocuk olarak yaşadığımız bilindiği halde kapımızı kırarak içeri girmek istediler. Özel hareket polislerinin çocuklu evlere nasıl girileceği konusunda eğitilmeleri gerek” dedi.

BOLD – Özge Peker, eşi Sedat Peker’e yönelik İstanbul merkezli 5 ilde Sedat Peker ve adamlarına yönelik polis operasyonu sırasında evinde yapılan aramada yaşananlara tepki gösterdi.

Özge Peker, Instagram hesabından şu paylaşımı yaptı: “Dün sabah 5 sularında eşime karşı iddia edilen bazı suçlamalarla ilgili polisler evimize geldi. Evde bir kadın ve üç ufak çocuk olarak yaşadığımız; bilindiği halde kapımızı kırarak içeri girmek istediler. Üst kattan aşağıya inerken kapıyı kendim açmama rağmen ellerinde tüfekler, silahlar, robocop olarak adlandırılan kıyafetler üstlerindeyken ufak çocuklarımın yaşadığı odalara girmeden önce kendilerini uyardım. Silahlarla bu şekilde lütfen odalarına girmeyin diye.

Hiç avukatlık yapmamama rağmen avukat olduğumu özellikle belirttim. Ancak buna rağmen kızımın odasına bu şekilde girdiler (Sabahın 5’inde gözlerini açan kızımın üzerine doğrultulan silahı görünce o panikle ellerini hava kaldırdığını yaşadığım sürece unutmayacağım). Kızım kursa gittikten sonra akşamleyin eve gelmek istemedi: Arkadaşının evinde kaldı. Ve halen daha eve gelmek istemiyor.

Organize şubeden ve karakoldan gelen polisler sadece görevlerini yaptılar. Ancak özel harekât olarak bilinen polislerin mutlaka çocuklu evlere nasıl girileceği konusunda eğitilmeleri gerekmektedir.”

Sedat Peker’i öven TRT spikeri Ersoy Dede’nin zor anları

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0