Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

RTÜK Başkanı İlhan Yerlikaya istifa etti

Adı skandallardan eksik olmayan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı İlhan Yerlikaya, istifa etti. Dönemi torpil ve skandallarla anılıyor.

RTÜK Başkanı İlhan Yerlikaya 25 Kasım 2015’den bu yana yürüttüğü başkanlık görevinden istifa etti. Yerlikaya istifasına gerekçe olarak ailesinin yaşadığı sağlık sorunlarını gösterdi. Ancak kulislerde, Palu ailesi rezaletinin istifada etkili olduğu ileri sürüldü.

BOLD- RTÜK’ten yapılan açıklamaya göre, Yerlikaya, annesinin geçirdiği kalp krizi sonrası, hastanede yoğun bakım ünitesinde yaşamını sürdürmesi ve sağlık sorunları olan babasının rahatsızlığının artması sebebiyle, başkanlık görevinden ayrıldı.

EN YAŞLI ÜYE VEKALET EDECEK

En yaşlı RTÜK üyesi sıfatıyla Arif Fırtına’nın başkanlığında yarın yapılacak haftalık Üst Kurul toplantısının birinci gündemi, başkanlık seçimi olacak. Kurul üyeleri kendi aralarından başkan ve başkanvekili seçecek. Yerlikaya’nın RTÜK üyeliği ise devam edecek.

PALU AİLESİ REZALETİ ELEŞTİRİ KONUSU OLMUŞTU

Muhalif televizyon kanallarına verdiği ağır para cezaları nedeniyle eleştiri oklarının hedefi olan RTÜK’ün, ATV’de yayımlanan Müge Anlı’nın programında haftalarca süren ‘Palu Ailesi rezaleti’ne sessiz kalması eleştiri konusu olmuştu.

ERDOĞAN DA TEPKİ GÖSTERMİŞTİ

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın da duruma tepki göstererek, “Bunlar toplumu rencide ediyor.” dediği ileri sürülmüştü.

Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk ise, “Bu kadar sürmesi gerekiyor muydu? Müge Anlı ile bunu konuşacağız.” ifadelerini kullanmıştı.

AKP İÇİNDE RAHATSIZLIĞA SEBEP OLDU

Palu ailesi rezaletinin, AKP’nin MKYK ve MYK toplantılarında da gündeme geldiği kamuoyuna yansımıştı.

Toplantılarda taciz, tecavüz, cinayet ve büyü iddialarının gündeme geldiği program hakkında ağır eleştiriler yapıldığı belirtilmişti.

RTÜK’ün yetersiz kaldığı, yeni bir denetim ve kontrol mekanizması kurulması gerektiğini görüşleri dile getirilmişti.

HALK ARENASI VE FOX ANA HABER’E JET CEZA

RTÜK’ün, gazeteci yazar Yılmaz Özdil, sanatçılar Metin Akpınar ile Müjdat Gezen’in sözlerini gerekçe göstererek Halk TV ve Fatih Portakal’ın sözleri nedeniyle de Fox TV’ye cezalar vermesi eleştiri konusu olmuştu.

Fox Ana Haber’e 3 gün, Halk Arenası’na 5’i Metin Akpınar ile Müjdat Gezen’in konuk olduğu programdan, 3’ü de Yılmaz Özdil’in konuk olduğu bir başka Halk Arenası programından olmak üzere toplamda 8 program yayın durdurma ve para cezası verilmişti.

KORUMA POLİSİNİ RTÜK DAİRE BAŞKAN YARDIMCISI YAPTI

RTÜK Başkanı İlhan Yerlikaya, koruma polisini RTÜK daire başkan yardımcılığı kadrosuna aldırdığı için de çok eleştirilmişti.

Geçen yıl göreve atanan M.E.’nin, RTÜK Başkanı’nın koruma polisliğini yapmaya devam ettiği ileri sürülmüştü.

YAKINLARINI RTÜK’TE İSTİHDAM ETTİ

Konyalı olan İlhan Yerlikaya’nın yakın ekibindeki Özel Kalem Müdürü ve Daire Başkan Yardımcılarından oluşan 6 kişilik kadronun Konyalı olmasının yanı sıra İdari ve Mali İşler Daire Başkanı Ömer Yerlikaya’nın da birinci derece akraba olması kadrolaşma eleştirilerini gündeme getirmişti.

2011’DE AKP’DEN MİLLETVEKİLİ OLMUŞTU

59 yaşındaki Prof.Dr. İlhan Yerlikaya, 2005 yılında RTÜK üyeliğine seçilmiş, Temmuz 2009-Mart 2011 arasında RTÜK Başkan Vekilliği görevini üstlenmişti.

Yerlikaya, Mart 2011’de milletvekili olmak için RTÜK’teki görevinden istifa etmiş ve TBMM’ye AKP milletvekili olarak girmişti.

Yerlikaya milletvekilliğinin ardından 2015 yılının Temmuz ayında tekrar RTÜK üyesi seçilmiş, Kasım 2015’te ise RTÜK Başkanlığına getirilmişti.

YENİ BAŞKAN EBUBEKİR ŞAHİN Mİ OLACAK?

Öte yandan RTÜK Başkanlığı için AKP kontenjanından RTÜK üyesi olan Ebubekir Şahin’in ismi konuşuluyor.

Yarın yapılacak seçimlerde başkanlık için en güçlü adayın Şahin olduğu ileri sürülüyor.

Okumaya devam et
Reklamlar

Gündem

Enkaz altından 70 kişi çıkarıldı

6,8 ile sarsılan İzmir’de kurtarma çalışmaları devam ediyor. Depremden en fazla etkilenen bölgelerden Bayraklı’da yıkılan bir binadan 4 kişi yaralı olarak kurtarıldı. Vali Köşger, enkazlardan 70’e yakın kişinin çıkarıldığını açıkladı.

BOLD – Merkez üssü Ege Denizi’nin Seferihisar ilçesi açıkları olan 6.8 büyüklüğündeki depremin ardından İzmir’de bazı binalar yıkıldı. Halk, büyük panik yaşadı. Manavkuyu Mahallesi 1593 Sokak’ta yıkılan bir binanın enkazında, çevre sakinlerinin yanı sıra AFAD ve diğer kurtarma ekiplerinin çalışmaları sürüyor. Çalışmalar sonucu enkazdan 4 kişi yaralı olarak kurtarıldı. Yaralılar, ambulansla hastaneye kaldırıldı.

İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger, İzmir’in merkez üssü Seferihisar’da gerçekleşen deprem ile ilgili açıklamalarda bulundu. Köşger, şunları söyledi: “Ben tüm binaları gezerek geliyorum şu an. 10’un üzerinde yan yatmış bina var. Çok hasarlı bina da var. Bütün bu tam yıkılmış olan binalarda ve hasarlı olan binalarda arama kurtarma faaliyeti başlatıldı. 70’e yakın vatandaşımız yan yatmış binalardan canlı olarak kurtarıldı. Benim ricam bir kere sakin olmaları. Gereksiz kimsenin trafiğe çıkmaması. Trafik İzmir’de kilitlenmiş durumda. Herkesten ricam bizim açıklamalarımızı takip etsinler. Park bahçe gibi yerde kalsınlar. Şu an için kan ihtiyacı yok. İlerleyen vakitlerde böyle bir ihtiyaç çıkarsa onu duyururuz. Ekiplerimizin ulaşmadığı bir bina yok. Güvenlik güçlerimize lütfen kimse zorluk çıkartmasın. İlçelerimizde bir sıkıntı intikal etmedi. Seferihisar’da kısmi bir tsunami oldu ve orda bir vatandaşımızın yaralandığı ile ilgili bilgi var.”

Okumaya devam et

Gündem

İzmir’de 6.8’lik deprem: 5 bina yıkıldı, 4 ölü var, balıkçılardan haber yok…

İzmir 6.8 büyüklüğündeki depremle sarsıldı. 5 binanın yıkıldığı, 4 kişinin öldüğü, 120 kişinin de yaralandığı açıklandı. Seferihisar açıklarındaki balıkçılardan ise haber alınamıyor.

BOLD – AFAD, merkez üssü Ege Denizi’nin İzmir Seferihisar açıkları olan 6.6 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini açıkladı. Sarsıntı İstanbul ve Bursa dahil tüm Marmara’da hissedildi. Kandilli Rasathanesi depremin büyüklüğünün 6.8 olduğunu duyurdu.

Bir binanın yıkılma anı kameraya böyle yansıdı:

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, “5 bina yıkıldı. Tüm ekiplerimizle yaraları hızlıca saracağız” ifadelerini kullandı. AFAD, depremde 4 kişinin hayatını kaybettiği, 120 kişinin de yaralandığı açıklandı.

Deprem İzmir’in yanı sıra Aydın, Muğla, Manisa, Denizli, Çanakkale, Bursa, İstanbul, Uşak, Kütahya, Bursa, Yalova, Tekirdağ ve Edirne’de de hissedildi. Depremle birlikte vatandaşlar yakınlarına bilgi vermek isteyince, operatörlerde yoğunluk oluştu. Hastaneler, itfaiye, polis ve sağlık ekipleri, alarm durumuna geçti.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Tunç Soyer, sosyal medya hesabından açıklamada bulundu. Soyer, şu ifadeleri kullandı: “Az önce yaşanan deprem nedeniyle tüm hemşehrilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Can ve mal kaybının olmamasını umut ediyorum. Gelişmeleri takip ediyoruz. Afet ekiplerimiz hazır.”

Afet ve Acil Durum Yönetimi (AFAD) Başkanlığının internet sitesinde yer alan bilgiye göre, Seferihisar açıkları Ege Denizi’nde 14.51’de meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki depremin ardından, saat 15.01 itibarıyla büyüklükleri 4,1 ila 4,8 arasında değişen 6 artçı sarsıntı yaşandı.

Deprem nedeniyle Seferihisar’da tekneler sürüklenirken, Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin yaptığı açıklamada, açıkta olan balıkçılardan haber alınamadığını duyurdu.

Okumaya devam et

Gündem

İmitasyon çantanın perde arkası

Emine Erdoğan’ın kullandığı imitasyon çantalar Kapalıçarşı’da Dericiler Han’da üretiliyor. Fiyatı 50 bin TL olan imitasyon çantalar ise emeklilik yıllarını Kapalıçarşı’daki imitasyonculara çalışarak geçiren Louis Vuitton’un baş tasarımcısı Yorgo Anastiadis’in elinden çıkıyor. 

BOLD – İktidar partisine yakınlığıyla bilinen Hürriyet gazetesi Hande Fırat bugünkü köşe yazısında Emine Erdoğan’ın kullandığı Hermes çantanın orijinal değil, imitasyon olduğunu yazdı. İmitasyon çanların perde arkasını Jurnal Türkiye’den Onur Dalar kaleme aldı.

Dalar’ın iddiasına göre Hande Fırat’ın yazdığı çantalar da hiç ucuz değil. Emine Erdoğan’ın Kapalıçarşı’daki bir dükkandan aldığı imitasyon çantaların fiyatı 50 bin TL. Gerçekleri ise 100 bin TL’ye satılıyor. Dalar yazısında çantaları İstanbul’da yaşayan Louis Vuitton’un baş tasarımcısı Yorgo Anastiadis’in hazırladığını söyledi. İmitasyon çantacılar ile Erdoğan ailesi arasındaki ilişkilere de yazısında yer verdi.

“Kapalıçarşı’daki imitasyon çantacılar Erdoğan ailesine neden küstü? 2011 yılında Kapalıçarşı’ya neden sahtecilik operasyonu yapıldı? İmitasyon çantalara servet dökerken neden orjinale geçtiler?” sorularına cevap veren Onur Dalar’ın yazısı şöyle:

İMİTASYON ÇANTACILAR ERDOĞAN AİLESİNE TEPKİLİ

“Emine Erdoğan’ın pahalı çantalarının izini Kapalıçarşı’da sürmeye 1 sene önce başlamıştım. Hatta konu tekrardan gündeme gelince 5 Temmuz’da Erdoğan ailesinin ismini geçirmeden konuyu not düşmek için sosyal medyaya yazmıştım. Hande Fırat bugün Emine Erdoğan’ın çantalarının bir kısmının imitasyon olduğunu iddia etti. Büyük ihtimalle bu ekonomik kriz ortamında Emine Erdoğan’a pahalı çantaları yüzünden gelen tepkileri yumuşatmak istedi ve ısmarlama bir yazı yazdı. Ben de bir süreliğine rafa kaldırdığım konuyu artık yazmamın zamanının geldiğini düşündüm.

Kapalıçarşı’dan ulaştığım imitasyon çantacılar Hande Fırat’ın bugün yazdığını bana 1 sene önce söylemişlerdi. Ama o imitasyon çantacılar Erdoğan ailesine tepkililerdi, ‘bize sahip çıkmadılar’ diyorlardı. Neden, diyeceksiniz. Anlatmak için biraz daha eskiye gitmemiz gerekiyor. Hermes, Louis Vuitton gibi markaların Türkiye pazarına girmek üzere olduğu yıllara…

ÇANTAS USTASI LOUIS VUITTON’UN EMEKLİ BAŞ ÇANTACISI

Kapalıçarşı’da imitasyon yani çakma olarak bilinen çantalar, Dericiler Çarşısı’nda satılır. Ama bu çantacılar öyle basit çantacılar değildir. 2011 yılında Kapalıçarşı’ya yapılan operasyonda yakalanan bir çanta ustası Fransız Louis Vuitton’un emekli baş çanta ustası Yorgo Anastiadis çıkmıştı. Kendisi emeklilik yıllarını Kapalıçarşı’daki imitasyonculara çalışarak geçiriyordu. Neden ihtiyacı olsun? Çünkü imitasyon piyasasında çok büyük paralar dönüyor. Hande Fırat’ın yazdığı gibi öyle çok masrafsız şeyler değiller… 100 bin liralık bir çantanın imitasyonu 50 bin liraya satılıyor. Ustaları orjinal, kullanılan malzemeler orjinal, kesimler orjinal… Sadece çantanın üstündeki logo imistasyon!

2011 yılındaki operasyon öncesi yapılan telefon görüşmeleri bahsettiğim usta Yorgo Anastiadis’e Rahmi Koç’u yakını Azize Taylan tarafından özel olarak teşekkür edildiğini gösteriyor. Piyasanın ne kadar büyük olduğunu siz düşünün! Peki o operasyon neden yapıldı? Türkiye’de her köşe başında Alışveriş Merkezi açılmaya başladığı sırada, söz konusu olan yabancı çanta markaları da Türkiye pazarına hızlı bir giriş yapmak istedi. Bunun için sektörde müthiş bir piyasa payı olan imitasyon çantanın önüne geçmeleri gerekiyordu. Ve bir şekilde düğmeye basıldı. 2011 yılının Nisan ayının bir sabahında Kapalıçarşı’da imitasyon çanta yapan dükkanların sahipleri, patronları, kalfaları hatta çırakları bir sabah operasyonu ile gözaltına alındı.

İMİTASYON ÇANTA OPERASYONU

Yapılan operasyon sonrası Kapalıçarşı çalışan kişiler 4 gün gözaltında kaldılar. Sultanahmet Adliyesi’ne çıkarıldıktan sonra patronlar tutuklandı. 6 ay ve 1 sene arası hapis yattılar. Bunları o operasyonda gözaltına alınan bir kalfadan öğrendim. Kendisi o sırada Kapalıçarşı’nın en meşhur çantacısında çalışıyordu. Bahsettiğim eski usta Yorgo’nun çalıştığı dükkan… Çalışanları zor durumda bırakmamak için o dükkanın ismini vermiyorum, ama bilenler iyi bilir. O kalfa operasyon sırasında patronlarının tutuklanmamak için çok hatırlı kişileri araya sokmaya çalıştıklarını ama cevap alamadıklarını söyledi. Kim olduklarını sorduğumda ‘Abi benden duymuş olma ama Emine Erdoğan’a kadar yanımda aradılar’ dedi. Devamında Emine Erdoğan’ın kendi dükkanlarından kendisine ve milletvekili eşlerine düzenli olarak çanta aldığını söyledi.

O kalfa devamında operasyonun nedenlerini de anlattı. Zaten bir sır değil, operasyonun sebebinin yabancı markaların AKP hükümetine yaptığı baskı olduğunu biliyordu. Yabancı markalar Türkiye’de AVM’lere ve zengin semtlerine yeni mağazalar açarken; AKP hükümeti Emine Erdoğan’ın da çantalarını aldığı Kapalıçarşı esnafına operasyon çekiyordu.

Kalfanın anlattığına göre Erdoğanlar imitasyon çantaya bir servet döktüler. Bülent Ersoy gibi isimleri geride bırakarak dükkanın en gözde müşterisi oldular. Ama patronları operasyondan sonra Erdoğan ailesine çok ‘sitemde’ bulunmuş. Yılların gözde müşterisi dükkanın patronunun telefonlarını bile açmamıştı. Hatta konuştuğum o çantacılardan bir çoğu yabancı markaların Türkiye pazarına girişte ‘hava parası’ olarak bazı hatIrı sayılır kişilere uygun fiyatlarda çantalar verildiğini de söyledi! O kadarını bilemiyorum, bu da bir iddia…

Operasyon sonrası Kapalıçarşı’nın imitasyon çantacılarına baskı devam etti. Gelirleri büyük oranda azaldı. O kalfa 1 sene sonra işi bırakmış. Emine Erdoğan, diğer müdavim siyasetçi eşleri, magazin ünlüleri Kapalıçarşı’dan ayağını kesmiş. Halen imitasyon çanta satılmaya devam ediyor ancak artık yabancı markaların Türkiye mağazaları daha gözde… İşte Hande Fırat’ın yazdığı Emine Erdoğan’ın imitasyon çanta macerasının arka planı…”

Okumaya devam et

Popular