Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

24 Ocak Dünya Tehlikedeki Avukatlar Günü’nde bir Metin Feyzioğlu portresi

Kürt Sorunu, Hizmet Hareketi, işkence, yolsuzluk, KHK’lılar ve son olarak sahte seçmen gibi en kritik konularda AKP’yle saf tutan Metin Feyzioğlu’nun portresi.

BOLD- Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, 80 metrekarelik apartman dairelerine yüzlerce seçmenin kaydedildiği, boş binalara, hatta ahırlara seçmen kayıtları yapıldığına ilişkin haberler üzerine bir açıklama yaparak bu haberlerin doğru olmadığını belirtti.

Feyzioğlu’nun bu açıklaması Adalet ve Kalkınma Partisi’nin açıklamalarına benzer hatta daha güçlüydü:

“Sandığı elde somut delil yokken güvensiz ilan etmek, Türkiye üzerinden oynandığından zerre kadar şüphe duymadığımız tüm Ortadoğu’yu şekillendirmeyi amaçlayanların Türkiye’yi de dahil ettikleri planın bir parçasıdır.”

ŞİDDET POLİTİKALARINDA SARAY’IN DESTEKÇİSİ

Ancak bu Feyzioğlu’nun Saray’a verdiği ilk destek değil. Feyzioğlu Kürt sorunuyla ilgili şiddet politikalarında ve Hizmet Hareketi’ne yönelik operasyonlarda da Saray’a güçlü destek sağlayan bir isim.

Bugün 24 Ocak Dünya Tehlikedeki Avukatlar günü ve Türkiye’de 500’ün üzerinde avukat tutuklu durumda. Bunun dünyada benzeri yok. Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun bu duruma sessiz kalışı, çizdiği hukuksal ve siyasi profille oldukça uyumlu.

İşte sadece son dönem yaptıklarıyla Metin Feyzioğlu portresi:

“TÜRKİYE’DE İŞKENCE YOK”

Feyzioğlu OHAL döneminde yaygınlaşan ve yoğunlaşan işkence olaylarıyla ilgili AKP Hükümeti’ni savunmaya geçmiş ve bunu doğrudan Amerika’da yapmıştı.

15 Temmuz 2016’dan kısa süre sonra Amerika seyahatinde düşünce kuruluşu Carnegie Endowment’da yaptığı açıklamada, “Türkiye’de İşkence olduğuna dair kesin kanıta sahip değiliz. İşkence kanıtı veya işkence hikayeleri bulunmuyor. Ama ilk günden görünen bazı fotoğraflar vardı.” demişti.

17 ARALIK SONRASI HÜKÜMETLE AYNI CEPHEDE

AKP’nin en zora girdiği dönem olan 17/25 Aralık soruşturmasından sonra Feyzioğlu, Erdoğan cephesinde saf tutmuş ve Erdoğan’ı 4 Ocak 2014’te ziyaret etmişti.

Dönemin Başbakanı Erdoğan’la 1,5 saat görüşen Feyzioğlu, çıkışta 17/25 konusuna hiç girmediklerini belirtmişti. Konuşulan tek konu Ergenekon ve Balyoz davalarının düşürülmesiydi.

Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’nun AKP’ye güçlü desteğinin başladığı gün, Erdoğan’la yaptığı 1,5 saatlik bu görüşmede vardıkları mutabakattı.

15 TEMMUZ’DAN SONRA GÖREV ÜSTLENDİ

Feyzioğlu, 15 Temmuz’dan yaklaşık bir ay sonra 16 Ağustos 2016’da yanına 70 Baro Başkanı’nı alarak bu kez Saray’a gitti.

Erdoğan’a desteklerini yenileyen Feyzioğlu çıkışta, “Cumhurbaşkanımızın açıklamaları yüreğimizi ferahlattı.” dedi ve 15 Temmuz yargılamalarını dünyaya en ön safta anlatmak için göreve talip olduklarını söyledi.

Bu görüşmenin ardından da Amerika’ya gidip, “Türkiye’de işkence yok.” açıklaması geldi.

KHK’LILARA KARŞI İKTİDARIN YANINDA

Feyzioğlu işkencenin ardından Türkiye’deki en büyük mağduriyet olan Kanun Hükmünde Kararnamelerin (KHK) adeta sosyal ölüme terk edilmesi konusunda da iktidarın yanında yer aldı.

KHK’yla ihraçları protesto etmek için Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın başlattığı açlık grevinin karşısında duran Feyzioğlu, “Kimse benden Nuriye ile Semih’i evlat edinecek bir sempati içinde olmamı beklemesin.” dedi.

Feyzioğlu, binlerce KHK’lıya karşı OHAL Komisyonu üzerinden yargının işlevsizleştirilmesine ve hukuksuz uygulamalara sessiz kaldı.

AVUKAT TUTUKLAMALARINA SESSİZ

Feyzioğlu, Cumhuriyet Tarihin’de ilk kez görülen kitlesel avukat tutuklamalarına da Barolar Birliği Başkanı sıfatıyla sessiz kaldı. Ancak sessiz kalması bir yana iddiaları savundu.

Nuriye Gülmen’in ve Semih Özakça’nın avukatlarının tutuklanması konusunda kendi tabanından gelen eleştirilere, “Öldürülen bir DHKP-C’linin üstünden çıktı o avukatların isimleri, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın avukatı olduğu için tutuklanmadılar.” dedi.

“AKLANIRLARSA BİZE GÜN YÜZÜ GÖSTERMEZLER”

Feyzioğlu’nun 15 Temmuz yargılamalarına ilişkin “aklanmamalılar” sözü ise hukukçular tarafından eleştiri konusu oldu.

İnsanların yargılanıp aklanma haklarının ellerinden Engizisyon döneminde alındığı hatırlatıldı. Feyzioğlu Sputnik yayınına katılmış ve 15 Temmuz sonrası açılan davalara ilişkin şöyle konuşmuştu: “Bu şerefsizler, bu hainler aklanacak olursa, vallahi billahi bizlere gün yüzü göstermezler.”

ADALET İÇİN YÜRÜYENLERE KARŞI

CHP Milletvekili Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasından sonra CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Türkiye’deki tüm haksızlıklara karşı başlattığı Adalet Yürüyüşü de Feyzioğlu’nun hedefindeydi.

Neden bu yürüyüşe katılmadığı sorusuna Feyzioğlu, “Yürüyüşü desteklemiyorum, çünkü bir siyasi parti eylemi.” demişti. Ancak Feyzioğlu, Barolar Birliği Başkanı seçilirken de seçildikten sonra da CHP üyeliğinden istifa etmemişti.

KÜRT SORUNUNA KARŞI SÜREKLİ HÜKÜMETİN YANINDA

Feyzioğlu, Kürt sorununa karşı şiddet politikalarını da sürekli destekleyen bir isim. “Terör silahla çözülür, silah, silah” sözlerinin sahibi olan Feyzioğlu, Arfin Harekâtı’nı da en çok destekleyen isimlerin başında geliyordu.

Feyzioğlu bu konuda AKP Hükümetine destek için pek çok konuşma organize etti.

BOLD ÖZEL

Cezaevinde kanser olan KHK’lı mühendis Abdülazim Özdemir hayatını kaybetti

Kalkınma Bakanlığı’ndan ihraç edildikten sonra tutuklanan ve hapiste akciğer kansere yakalanan KHK’lı endüstri mühendis Abdülazim Özdemir dün gece öldü. Özdemir, 4. evre olana kadar tahliye edilmemişti.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL 

Cezaevinde akciğer kanserine yakalanan ve 4. evre olana kadar tahliye edilmeyen KHK’lı mühendis Abdülazim Özdemir 50 yaşında hayatını kaybetti. Özdemir’e geç teşhis konulduğunu ve tedavisinin geciktirildiğini tutuklu eşi Emir Özdemir ortaya çıkarmıştı. Kırıkkale Keskin T Tipi Cezaevinden HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu’na mektup yazan Emir Özdemir, “Defalarca doktora gitmesine rağmen 4. evredeki bir hastalık acaba nasıl anlaşılmadı? Acaba geç yapılan sarılık ameliyatı kansere mi sebep oldu? İhmaller var mı?” diye sormuştu.

ODTÜ Endüstri Mühendisliği mezunu olan Abdülazim Özdemir, Kalkınma Bakanlığında mühendis olarak görev yaparken Eylül 2016’da çıkarılan 672 sayılı KHK ile ihraç edildi. Daha sonra Cemaat soruşturmaları kapsamında tutuklanıp Ankara Sincan Cezaevine gönderildi. 14 ay tutuklu kalan Özdemir, çıkarıldığı son mahkemede 6 yıl 3 ay ceza verilip tahliye edildi. Dosyası 1,5 yıl Yargıtay’da bekleyen Özdemir, cezası onaylanınca Mart 2019’da tekrar tutuklanıp Bandırma 1 No’lu T Tipi Cezaevine konuldu.

“CEZAEVİNE SAPASAĞLAM GİRDİ”

İkinci kez hapse giren Abdülazim Özdemir’e 10 ay sonra Ocak 2020’de 4. evre karaciğer kanseri teşhisi konuldu. Ancak hastalığının teşhisi ve tedavisinde geç kalınmıştı.  Yaklaşık iki yıldır Kırıkkale Keskin T Tipi Cezaevinde tutuklu bulunan Abdülazim Özdemir’in eşi Emir Özdemir, 7 Ocak 2020’de HDP’li Ömer Faruk Gergerlioğlu’na mektup yazarak eşinin uğradığı hak ihlallerini şöyle anlatmıştı:

“Eşim cezaevine girdiğinde sapasağlamdı. Sonra rahatsızlandı. Böbrek taşı teşhisi kondu. İyileşmedi. Sararıp vücudu kabarınca acilen doktora götürüldü. Meğer böbrek taşı yokmuş. Rahatsızlığı sarılıkmış. Hemen ameliyat olması gerekti. Ama ameliyat olacağı alet bozulduğu için geri cezaevine getirildi. Doktor Bursa veya İzmir’e sevkini  söylemiş. Ama araya Kurban Bayramı girdi, ihmal edildi. Eşim idareyle görüştü ancak unutuldu. Sevk edilmedi. Ameliyat edilmedi. Elden ayaktan düştü. Hiçbir şey yeyip içemedi (çay bile içemedi). İhtiyaçlarını arkadaşları karşıladı. Sonunda acilen ağustos ayında Bozuk olan alet meğer alet birkaç günde yapılmış. Daha önce de ameliyat olabilirmiş. Ameliyatta parça alındı ve Ankara’ya patolojiye gönderildi. Bu arada aşırı kilo kaybetti. Çünkü bu süreç 2-3 ay sürdü. Ameliyattan sonra toparladı. Kilo almaya başladı. Aralık ayında patoloji sonucu geldi. Tekrar ameliyat olabilirim dedi. İyi huylu mu kötü huylu mu bakılacak. Bir sürü tahlilden sonra 6 Ocak 2020’de maalesef karaciğer kanseri olduğunu ve 4. evrede bulunduğunu öğrendim. Yıkıldım. Defalarca doktora gitmesine rağmen 4. evredeki bir hastalık acaba nasıl anlaşılmadı? Acaba geç yapılan sarılık ameliyatı kansere mi sebep oldu? İhmaller var mı? Kafamda bir sürü soru.”

EŞİ CEZAEVİNDE KORONA OLDU, CENAZEYE KATILAMAYACAK

Milletvekilliği düşürülmeden önce olayın peşine düşen Ömer Faruk Gergerlioğlu, Abdülazim Özdemir’in sağlık durumunu ve yaşadığı hak ihlallerini Meclis’te geçen yıl defalarca gündeme getirdi. Sosyal medya baskısı nedeniyle Şubat 2020’de tahliye edilen Özdemir bir yıldır Ankara’da tedavi görüyordu.

6, 10 ve 16 yaşında 3 kızı olan Abdülazim Özdemir’in eşi, 20 yıllık matematik öğretmeni Emir Özdemir de Cemaat soruşturmaları kapsamında 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Yaklaşık iki yıldır tutuklu olan Emir Özdemir, geçen hafta koğuşta koronavirüs kaptı. Aile yakınlarının verdiği bilgiye göre sağlık durumu düzelene kadar Emir Özdemir’e eşinin vefat ettiği söylenmeyecek. Dolayısıyla cenazeye de katılamayacak. Daha önce birçok mahpus, pandemi nedeniyle vefat eden yakınlarının cenazelerine savcılık izin vermediği için gidememişti.

Abdülazim Özdemir’in son hali.

KHK’lı mühendis cezaevinde kanser oldu: 4. evrede olmasına rağmen tahliye yok!

4. evre kanserli tutuklu yoğun bakıma kaldırıldı, hala tahliye edilmedi

 

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

En fazla aşı en çok vaka: Koronavirüs aşısı korumuyor mu?

Etkinlik oranı tartışma konusu olan Çin aşısını kullanan Türkiye’de vaka sayılarının aşılamaya paralel olarak artması dikkat çekti. Aşının en fazla yapıldığı şehirlerin aynı zamanda en çok hastanın görüldüğü iller olması “Aşı işe yaramıyor mu?” sorusunu gündeme getirdi.

BOLD ÖZEL – Kovid-19 salgınına karşı Türkiye’de ilk etapta 11 milyon Çinli Sinovac şirketinin ürettiği Coronavac aşısı yapıldı. İki haftadır ise Almanya’dan alınan 1 milyon 400 bin doz Pfizer Biontech aşısı uygulanıyor. Sağlık Bakanlığı’nın Kovid-19 aşılama haritasıyla 100 bin kişide görülen vaka haritası ise ilginç ayrıntılar içeriyor. Aşının en fazla yapıldığı şehirlerin, rekor korona vaka sayısıyla zirvede bulunması dikkat çekiyor. En fazla aşının yapıldığı bu iller yüksek riskli şehirler arasında yer alıyor.

İSTANBUL VE SAMSUN ÖRNEĞİ

Risk haritasında kırmızıya boyanan bütün şehirler aşılamanın en fazla görüldüğü iller olarak ön plana çıkıyor. 3 milyon 161 bin 630 aşının yapıldığı İstanbul’da vaka sayısının düşmesi beklenirken tam tersi bir durum yaşanıyor. Mega kentte 100 bin kişide 804,97 Kovid-19 hastası bulunuyor. 406 bin 149 doz aşıyla nüfusa göre en fazla aşılamanın yapıldığı Samsun’da da 100 bin kişide 645,17 kişi virüsü taşıyor.

EN AZ AŞI EN AZ VAKA

En az aşı yapılan şehirler ise vaka sayıları en az olan iller kategorisinde yer alıyor. 16 bin 288 aşının yapıldığı Hakkari’de 100 binde 46 kişide korona hastası görülüyor. 28 bin 295 kişinin aşılandığı Şırnak’ta da durum aynısı. Şırnak’ta 100 bin kişide 32,17 kişide virüs bulunuyor.

Aşı ile vaka ilişkisi arasındaki doğru orantıyı bozan tek şehir ise Kilis. 25 bin 152 aşının yapıldığı Suriye sınırındaki şehirde 100 bin kişide 508 kişide Kovid-19 hastalığı bulunuyor.

AŞILAMA SAYISI 20 MİLYONA DAYANDI

17 Nisan 2021 tarihi itibariyle Türkiye’de toplam 19 milyon 935 bin 543 aşı yapıldı. 12 milyon 150 bin 134 kişiye birinci doz aşı vurulurken, 7 milyon 785 bin 409 kişiye ise iki doz aşı yapıldı.

Muhtarlar, icra takiplerine yetişmek için eleman alıyor

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Örtülü ödenek harcaması katlandı, ufukta seçim mi var?

Cumhurbaşkanlığı’nın kullanımında bulunan ve nereye harcandığı açıklanmayan “örtülü ödenekten” martta 371.5 milyon TL harcama yapıldı. Harcamanın geçen ayın dört katını geçmesi “ufukta seçim mi var?” sorusunu akıllara getirdi.

BOLD – Seçim dönemlerinde katlanan örtülü ödenek harcamasında bir önceki aya göre 4 katın üzerinde artış gerçekleşti. Örtülü ödenek kullanımındaki bu artış erken seçim konusunu yeniden gündeme getirdi.

3 AYDA 729 MİLYON LİRA HARCANDI

Hazine ve Maliye Bakanlığı mart ile ocak-mart dönemi bütçe gerçekleşme sonuçlarını açıkladı. Nereye harcandığı açıklanmayan ve bütçe giderleri içerisinde “gizli hizmet giderleri” olarak gösterilen “örtülü ödenekten” mart ayında rekor harcama gerçekleşti. Şubatta 89.3 milyon TL olan “örtülü ödenek” harcaması martta 4 katın üzerindeki artışla 371.5 milyon TL’ye çıktı. Ocaktan bu yana “örtülü ödenekten” yapılan 3 aylık toplam harcama da 728.7 milyon TL’ye ulaştı.

2021 ÖRTÜLÜ ÖDENEK BÜTÇESİ 6 MİLYAR LİRA

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hesabı sorulamayan ve “örtülü ödenek” olarak da adlandırılan “Gizli Hizmet Giderleri” kaleminden bu yıl 6 milyar TL’ye kadar harcama yapabilecek. Bu yıl genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerine 1 trilyon 223,5 milyar TL ödenek ayrıldı. Kanun gereği, Erdoğan gizli hizmet gideri olarak bu tutarın binde 5’ini harcayabiliyor. Bu hesapla Erdoğan bu yıl 6 milyar 115 milyon TL’ye kadar harcama yapabilecek.

SEÇİM HARCAMALARINDA KULLANILMASI YASAK

Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Yasası’nda yer alan düzenlemeye göre, gizli hizmet giderleri, “Kapalı istihbarat ve kapalı savunma hizmetleri, Devletin millî güvenliği ve yüksek menfaatleri ile Devlet itibarının gerekleri, siyasi, sosyal ve kültürel amaçlar ve olağanüstü hizmetlerle ilgili Devlet ve Hükumet icapları” için kullanılabiliyor. Mevzuat, örtülü ödeneğin “Bu amaçlar dışında ve Cumhurbaşkanının ve ailesinin kişisel harcamaları ile siyasi partilerin idare, propaganda ve seçim ihtiyaçlarında” kullanılmasını yasaklıyor.

11 YILDA 7 MİLYAR LİRA HARCANDI

AKP iktidarlarını kapsayan 18 yıllık dönemde gizli hizmet giderleri kaleminden yapılan harcamalar, tüm zamanların rekorunu kırdı. Buna göre, AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılından 2020 yılının Ekim ayına kadar örtülü ödenekten 19 milyar TL harcandı. 2003 yılı mart ayında Abdullah Gül’den Başbakanlığı devralan Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçildiği 2014 yılı Ağustos ayına kadar 7 milyar 93 milyon TL gizli harcama yapıldı.

SARAY’LA BİRLİKTE KULLANIM KATLANDI

Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçilmesiyle gizli ödeneğe 2015’de ortak olmasıyla harcamalardaki rekorlar kırılmaya başlandı. 2015’de 1.7 milyar TL, 2016’da 2 milyar TL harcanan örtülü ödenekten 2017’de ise iki ayrı harcama kalemi üzerinden tam 3 milyar TL harcandı. 2018’de bu tutar 1 milyar 721 milyon TL, 2019’da ise 2 milyar 80 milyon TL oldu. Bu yılın Ekim ayına kadar yapılan harcama tutarı ise 1 milyar 558 milyon TL olarak hesaplandı.

 

AKP’li troller misilleme başlattı: 128 milyar dolara karşılık 121 milyar lira nerede?

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0