Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Faizlerin düşmesi de kredileri canlandırmaya yetmedi

Ekim ayından bu yana 10 puanın üzerinde gerileyen kredi faizlerine rağmen, bankaların kredi hacmi daralmaya devam ediyor.

Ekim ayından bu yana 10 puanın üzerinde gerileyen kredi faizlerine rağmen, bankaların kredi hacmi daralmaya devam ediyor. Sorunlu kredileri çok fazla olduğu için bankalara yeni kredi açmak istemezken, vatandaş da kriz ortamında kredi borcuna girmek istemiyor. Hükümet, seçim öncesi kredi pazarını bir türlü canlandıramıyor.

BOLD – Türkiye’de üç ay önce, tavan yapan ihtiyaç ve ticari kredi faizleri, yaklaşık 10 puan geriledi.

Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, bankalarca açılan kredilere uygulanan ağırlıklı ortalama ihtiyaç kredi faizi 12 Ekim 2018’de yüzde 39,36 ve ticari kredi faizi de yüzde 35,37 ile yaklaşık son 15 yılın zirvesini görmüştü.

11 Ocak itibarıyla ortalama ticari kredi faiz oranı, son 3 ayda 935 baz puan azalarak yüzde 26,02 seviyesine geriledi. Aynı dönemde ortalama ihtiyaç kredi faiz oranı da 661 baz puanlık düşüşle yüzde 32,75’e indi.

Bankalarca açılan mevduatlara uygulanan ağırlıklı ortalama faiz oranı da 1 aylık vadede yaklaşık 230 baz puanlık düşüşle yüzde 20,75’e geriledi.

EKONOMİYE GÜVEN YOK

Faizlerdeki bu pozitif gelişmelere rağmen, kredi pazarı büyümek yerine küçülmeye devam ediyor. Buradaki sorun aslında çift taraflı. Bir yandan bankalar yeni kredi açmak istemiyor. Sorunlu kredilerdeki artış sektörün frene basmasına yol açıyor.

Diğer yandan işletmeler ve vanatndaş da kredi almakta zorlanıyor. Özellikle bireysel tüketici, zorunlu ihtiyaçlar dışında acil olmayan bütün harcamalarını kısmış durumda. Bu da ihtiyaç kredisi kanallarını kapatıyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre “tüketici güven endeksi” 58’ler seviyesinde devam ediyor. 2018 temmuz ayında 70’in üzerinde olan tüketici güveni, ekonomide yaşanan sıkıntılar ve kriz korkusuyla dip yapmış vaziyette. Vatandaş kendi tedbirini alarak, harcamalarını erteliyor. Bu da bankaların kredi müşterisi bulmasını daha da zorlaştırıyor.

Tüketici güvenindeki erozyonu, perakende satış endekslerinden izlemek de mümkün. TÜİK verilerine göre gıda dışında bütün sektörlerde perakende satışlar düşüyor. Konut ve taşıt kredilerindeki kampanyalara ve beyaz eşyadaki vergi indirimlerine rağmen talep canlanmadı. Özellikle beyaz eşya sektörü, kriz yıllarındaki satış rakamlarına gerilemiş vaziyette.

KREDİ PAZARI 10 HAFTADA 17 MİLYAR DARALDI

Bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi 10 haftada 17 milyar 442 milyon lira daralarak 2 trilyon 489 milyar 269 milyon liraya düştü. İhtiyaç kredilerinde ise faizler yüzde 37,29’dan yüzde 32,75’e inerken, ihtiyaç kredisi hacmi 4 milyar 145 milyon lira daralarak 204 milyar 308 milyon liraya indi.

2 kasım tarihinden 11 Ocak’a kadar geçen 10 haftalık süreçte ticari kredilere uygulanan ortalama yıllık faiz oranı yüzde 33,19’dan yüzde 25,33’e geriledi.

10 haftalık dönemde ticari kredilerin hacmi 12 milyar 423 milyon TL azalarak 353 milyar 556 milyar liraya geriledi. Tüketici kredilerinde ise ağırlıklı ortalama yıllık faiz yüzde 36,47’den yüzde 32,28’e geriledi.

Tüketici kredilerinin söz konusu dönemde 408 milyar 327 milyon liralık hacmi 9 milyar 945 milyon TL gerileyerek 11 Ocak itibarıyla 398 milyar 382 milyon TL oldu.

KONUT SATIŞLARI BİR TÜRLÜ CANLANMIYOR

Konut kredilerinde yüzde 29,05 olan ortalama yıllık faiz yüzde 26,46’ya geriledi. Ancak, bu düşüş konutta kredileri canlandıramadı. Konut kredisi hacmi bu dönemde 193 milyar 599 milyon TL’den, 5 milyar 994 milyon TL düşerek, 187 milyar 605 milyon TL’ye geriledi.

Tüketici kredilerinde sadece taşıt kredilerinde artış yaşandı. Taşıt kredilerinde yıllık faiz ortalaması yüzde 32,30’dan yüzde 30,67’ye indi. Otomotivdeki daralmaya bağlı olarak kredi faizlerinde anlamlı bir artış olmadı. 10 haftada taşıt kredisi hacmi 194 milyon lira artarak 6 milyar 469 milyon lira oldu.

Batık krediler 8 yılın zirvesine çıktı

Ekonomi

Gelişen ülkeler arasında en çok Türkiye’nin döviz rezervleri azaldı

Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS), Kovid-19 salgını döneminde Türkiye ile benzer parasal önlemler uygulayan gelişmekte olan ülkelerin merkez bankalarının döviz rezervlerinde, Türkiye’deki kadar önemli bir düşüş görülmediğini açıkladı.

BOLD – Uluslararası Ödemeler Bankası’nın (BIS) yaptığı çalışmaya göre, koronavirüs pandemisi döneminde Türkiye ile benzer parasal önlemler uygulayan gelişmekte olan ülkelerin merkez bankalarının döviz rezervlerinde, Türkiye’deki kadar önemli bir düşüş görülmedi.

Çalışmada ekonomiyi desteklemek için kur müdahalesinde bulunan gelişmekte olan ülkeler arasında Çekya, Endonezya, Kolombiya ve Türkiye yer aldı. Türkiye bu ülkeler arasında en fazla rezerv kaybına uğrayan ülke oldu.

Bu dönemde herhangi bir kur müdahalesinde bulunmayan Meksika’da rezerv artarken Güney Afrika’nın rezervleri neredeyse sabit tutuldu.

TÜRKİYE’NİN REZERVLERİ GERİLEDİ, BİRÇOK ÜLKENİNKİ ARTTI

IMF verileri üzerinden yapılan hesaplamaya göre, Türkiye’nin swaplar dahil net döviz rezervleri Mart 2020’den Şubat 2021’e kadar 21,7 milyar dolar gerilerken, salgın döneminde Türkiye gibi kur müdahalesinde bulunan Çekya Merkez Bankası’nın rezervleri 15,8 milyar dolar artış gösterdi.

Endonezya Merkez Bankası da salgın döneminde kur müdahalesinde bulunmasına rağmen swaplar dahil net döviz rezervlerini 17,3 milyar dolar artırdı. Kolombiya Merkez Bankası da bu dönemde döviz rezervlerini 2,3 milyar dolar yükseltirken Meksika Merkez Bankası rezervlerine 16,8 milyar dolar ekledi.

Orantısal olarak bakıldığında ise aynı dönemde Meksika Merkez Bankası’nın rezervleri yüzde 9,6; Endonezya Merkez Bankası’nın rezervleri yüzde 16,4; Çekya Merkez Bankası’nın rezervleri yüzde 10,8 ve Kolombiya Merkez Bankası’nın rezervleri yüzde 4,3 artış gösterdi.

TÜRKİYE’NİN REZERVLERİ YÜZDE 58,6 GERİLEDİ

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) rezervleri ise bu dönemde yüzde 58,6 geriledi. TCMB’nin en güncel açıkladığı 9 Nisan haftası verisinde ise swaplar dahil net rezervler 9,9 milyar dolar seviyesinde bulunurken, swaplar hariç rezerv eksi 49,1 milyar dolar seviyesinde.

TÜRK LİRASI EN ÇOK DEĞER KAYBEDEN İKİNCİ PARA BİRİMİ

Gelişen ülke para birimleri arasında salgın döneminde en fazla değer kaybeden para birimi yüzde 32,9 düşüş ile Arjantin pesosu olurken ikinci sırada yüzde 23,4 ile Türk Lirası geliyor.

Merkez’in rezervleri 2 yıl önce kaldırılan maddeyle eritildi

Okumaya devam et

Ekonomi

Hazine ve Maliye Bakanlığı Tokat Turhal’ı satışa çıkardı!

Hazine ve Maliye Bakanlığı, Tokat Turhal ilçesini satışa çıkardı. Turhal’da devlete ait 9 bin metre kareye yakın tam 22 arazi özelleştirilecek.

BOLD – Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığının 30 araziyi satış kararı Resmi Gazetede yayımlandı. Karara göre AKP, özelleştirmede yeni bir aşamaya geçti. Hazine arazilerini tek tek satan AKP hükumeti toplu satış dönemini başlattı.

YATIRIMCILARA DUYURU

Hazine ve Maliye Bakanlığı ihaleye çıkarılan taşınmazları Resmi Gazetede listeledi. Ankara’da iki, Erzurum’daki iki arsanın yanı sıra İstanbul, Kayseri  Afyonkarahisar ve Kahramanmaraş’ta devlete ait araziler özelleştirilecek.

‘Yatırımcılara Duyuru’ başlığıyla yayımlanan listede 30 arsanın 22’sinin Tokat Turhal’da olması dikkat çekti. Buna göre Turhal’daki devlet arazilerinin büyük bölümü özelleştirilecek. Tokat Turhal’da satışa çıkarılan 22 arsanın büyüklüğü 8 bin 682 metre kareyi buluyor.

 

Okumaya devam et

Ekonomi

O gecenin Türkiye’ye maliyeti 531 milyar TL

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 19 Mart’ı 20 Mart’a bağlayan gece aldığı kararların Türkiye’ye maliyeti hesaplandı. DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, “Merkez Bankası Başkanı’nın bir gece görevden alınması, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması Türkiye’ye 531 milyar TL’ye mal oldu” dedi.

BOLD – Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’ın istifasının ardından Türkiye ekonomisinin düzelme eğilimine geçtiğini söyleyen Babacan, “Bakan ortadan kayboldu ertesi gün piyasalar düzeldi, faizde düşüş, kurda düşüş oldu. Boş koltuk bile ülkeye kazandırdı.” diye konuştu.

YANLIŞ İMZANIN SONUCU

Merkez 128 milyar doların Fatih Altaylı’nın Teke Tek programına katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Resmi Gazete kararlarını değerlendiren Babacan, “Merkez Bankası Başkanı’nın bir gece görevden alınması, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması Türkiye’ye 531 milyar TL’ye mal oldu. Özel sektörle kamunun borcuna bakıyoruz. Döviz cinsinden borç sıçradı mı? Bir gece atılan yanlış imzanın sonucu. Bu kadar çabuk bozulabiliyorsa. Hazine ve Maliye Bakanı’nın boş koltuğu bile piyasaya yarıyorsa demek ki kural bazlı çalışmaya başladığında çok hızlı değişir” ifadelerini kullandı.

VATANDAŞLAR PARASINI YURT DIŞINDA TUTUYOR

Türkiye’nin her şeye rağmen çok büyük potansiyeli bulunduğunu kaydeden Babacan, “Bugün bankalarda kiralık kasa bulmak zor. Vatandaşlarımız bodrum kata inip kiralık kasaya yatırıyorlar. Üst kata vezneye gitmiyorlar. Kiralık kasadaki değerler eksi birden vezneye yatsa ülke nefes alır. Vatandaşlarımızın yastık altında ve yurt dışında tuttuğu çok ciddi kaynaklar var. Öz sermaye ve kredi alma gücünü birleştirirseniz Türkiye’nin kaynak sorunu olmaz” bilgisi verdi.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0