Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Avrupa Merkez Bankası, Atatürk resimli euro bastı

Avrupa Merkez Bankası, üzerinde Atatürk resmi bulunan hatıra para bastı.

BOLD – Avrupa Merkez Bankası, (AMB) üzerinde Atatürk portresi bulunan euro bastı. Söz konusu para, piyasada kullanılan euroya eş değer kalite ve özelliklerde üretildi.

Nümismat (madalya ve eski para bilimiyle uğraşan) Özgür Honaş’ın yürüttüğü çalışma sonucunda, 5 bin adet basılan para, turizm alanında kullanılacak.

HATIRA PARASI OLARAK BASILDI

Paranın, turizm amaçlı olduğunun altını çizen Honaş, “Bir tür hatıra parasıdır. Değişik ülkelerde tanıtım açısından bu gibi uygulamalar yapıyor. Biz de bu şekilde Atatürk temalı para bastırmak istedik.” diye konuştu.

Honaş, paranın basılma sürecini şöyle anlattı:

“Bir akşam beni takip eden arkadaşlarımdan biri (İbrahim Gölgeli) beni aradı ve ‘Avrupa’da yaşıyorum, Avrupa Merkez Bankası bu tür paralar basıyor, bu konuda öncü olmak istiyorum. Yardımcı olur musun?’ dedi ben de kabul ettim. Fakat tuhaf geldi, Avrupa Merkez Bankası bizim paramızı neden bassın diye düşündüm, sonra bir ön çalışma yaptım. İlk başta olabilirliği konusunda endişelerim vardı. Paranın tasarımını Hollanda vatandaşı bir tasarımcımız (Christian Petermann) üstlendi. O konuda benim de yardımlarım oldu. Sonraki süreçte paraya son halini verdik ve basım takvimin beklemeye geçtik. Teslim ettikten kısa bir sonra paranın basılmasına ilişkin Avrupa Merkez Bankası’ndan ön onayın alındığına dair bilgi geldi. 3 hafta sonra da para basıldı.”

Honaş’ın bundan sonraki amacı ise bir “Cumhurbaşkanları serisi” oluşturmak.

Avrupa’nın para birimi “euro” 20 yaşında

Ekonomi

Devlete SAİK’le özel şirketlere el koyma yetkisi

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle kurulan, Sanayileşme İcra Komitesinin (SAİK) görev ve yetkilerinin belirtildiği bir maddesi, özel şirketlere el koyma yetkisi olarak değerlendirildi.

BOLD – Resmi Gazete’de 14 Ekimde yayımlanan 68 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde yerli üretimin ve teknolojik kabiliyetlerin geliştirilmesini sağlamak, üreticilerin yatırım, üretim ve finansman süreçlerini kolaylaştırmak üzere yeni bir komite kurulduğu duyuruldu. Kısa adı SAİK olan Sanayileşme İcra Komitesinin başkanlığını da AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan yapacak.

SAİK’in Görev ve yetkilerinin de sıralandığı Kararnamenin 4’üncü maddesinin e bendi tartışmalara neden oldu. Tartışmaların nedeni ise bu maddeyle devlete istediği her özel şirkete el koyabilme yetkisi vermesi.

Tartışmalı madde şöyle: “Ülke için kritik öneme sahip şirketlerin ortaklık yapılarında, yurtiçi üretimin sürekliliğini ve ulusal güvenliği riske atabilecek değişikliklere ilişkin yapılacak işlemler konusunda karar almak.”

EL KOYABİLİR SAT DİYEBİLİR

Başkent Üniversitesi İktisat Bölümü Başkanı Prof. Dr. Uğur Emek Sözcü gazetesine yaptığı açıklamada “e” bendindeki ifadenin muğlak olduğunu belirtti. Emek, “Bu kararnameyle devlet riskli gördüğü şirkete el koyabilir, bana sat diyebilir” ifadelerini kullandı.

Kararnamede amacın yerli üretimin ve teknolojik kabiliyetlerin artırılması olarak gösterildiğini kaydeden Emek, “Kararnamenin ideal bir biçimde uygulandığını varsaydığımızda, bu amaç çerçevesinde yerli üretimdeki bir faaliyette bir şey yapmaması gerekiyor. Ancak yabancı ortaklık söz konusu olduğunda devreye girmesi gerekiyor. Risk gördüklerinde de bir karar alınması öngörülmüş. Bu kararda “Yabancı ortağı sokma” diyebilirler. Şirket satmakta ısrar ettiğinde, “Varlık Fonu’na alıyorum” diyebilirler” diye konuştu.

EL KOYMA ETKİSİ YARATIR

Devletin almak istediği şirketle fiyatlandırma konusunda sorun yaşayabileceğini belirten Prof. Uğur Emek: “Devlet benim anlaştığım fiyattan alırsa benim için sorun yok. Ama ben 100 milyona anlaşmışken, 50 milyona, 30 milyona alıyorum, derse bu benim mülkiyet hakkıma müdahale anlamına gelir. El koyma etkisi yaratır” dedi.

Uygulamanın dünyadaki benzerlerinden örnekler veren Emek açıklamasının devamında şunları söyledi: “ABD’de uygulanıyor, özellikle Çin’e karşı, ABD böyle bir önlem aldı. Çinlilerin doğrudan yabancı sermaye girişine izin vermiyorlar Amerika’da. Kararname bu niyetle hazırlanmış gibi duruyor. Dünyada bir trend var. Ticaret savaşlarının başlamasına neden olan Çin’in sanayileşme politikası var. Çin Devleti, kendi şirketlerine, yabancı şirketleri satın alsın diye, para veriyor. “Gidin satın alın ve oradaki teknolojiyi bana getirin” diyor. Mesela Çinli Midea Group, dünyanın en büyük sanayi robotu üreticisi Alman Kuka’yı satın aldı, Almanya ayağa kalktı. Bizimkilerin de bu kararnameyle bir yetkilendirmesi olmuş. Yani risk görülen şirketleri yabancı bir şirket almaya kalktığında bunu izleyelim diye bir karar alınmış.”

‘İhbar var’ diyerek HDP Diyarbakır il binasını basan polis HDP’li 3 başkanı gözaltına aldı

Okumaya devam et

Ekonomi

Merkez Bankası faiz artırımı yapmadı: Dolar ve euro fırladı

Merkez Bankası, beklenen faiz artırımıyla ilgili karar almadı. Bu gelişmenin ardından dolar 15 kuruştan fazla arttı. TÜSİAD baş ekonomisti karara tepki gösterdi.

BOLD – Merkez Bankasının bugün yaptığı ve piyasaların faiz artırımı beklediği toplantıdan tahmin edilen sonuç çıkmadı. Merkez Bankası, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını (politika faizi) yüzde 10,25’te sabit tuttu.

Merkezi’in faiz kararı sonrası dolar ani bir sıçrama yaptı. Gün içinde 7,78 TL’ye kadar gerileyen dolar, bir anda 7,96’ya kadar çıktı. Dolar, saat 14.05 itibariyle 7,93 TL seviyesinde seyrediyor. Euro ise 9,24 TL seviyesindeyken Merkez’in kararı sonrasında 9,39 TL seviyesine yükseldi.

Merkez Bankasının faiz artırmama kararı ardından en dikkat çeken tepki TÜSİAD’dan geldi. TÜSİAD’ın baş ekonomisti Zümrüt İmamoğlu, kişisel Twitter hesabından yaptığı paylaşımda “Bir şey diyemiyorum artık” ifadelerini kullandı.

Merkez Bankası Para Piyasaları Kurulu toplantısı ardından yapılan değerlendirme şöyle:

Küresel ekonomide, ülkelerin attığı normalleşme adımlarıyla üçüncü çeyrekte kısmi toparlanma sinyalleri gözlenmekle beraber toparlanmaya ilişkin belirsizlikler devam etmektedir. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler genişleyici parasal ve mali duruşlarını sürdürmektedir. Salgın hastalığın sermaye akımları, finansal koşullar, dış ticaret ve emtia fiyatları kanalıyla oluşturmakta olduğu küresel etkiler yakından takip edilmektedir.

İktisadi faaliyetteki toparlanma devam etmektedir. Son dönemde atılan politika adımlarıyla birlikte ticari ve bireysel kredilerdeki normalleşme eğilimi belirginleşmiştir. Salgın tedbirleri kapsamında uygulanan destekleyici politikaların kademeli olarak geri alınmasıyla ithalatta öngörülen dengelenmenin başladığı görülmektedir. Mal ihracatındaki güçlü toparlanma, emtia fiyatlarının görece düşük seviyeleri ve reel kur düzeyi önümüzdeki dönemde cari işlemler dengesini destekleyecektir.

Güçlü kredi ivmesiyle ekonomide sağlanan hızlı toparlanma ve finansal piyasalarda yaşanan gelişmeler neticesinde enflasyon öngörülenden daha yüksek bir seyir izlemiştir. Enflasyon beklentilerinin kontrol altına alınması ve enflasyon görünümüne yönelik risklerin sınırlanması amacıyla para politikası ve likidite yönetimi kapsamında atılan adımlarla finansal koşullarda belirgin bir sıkılaşma sağlanmıştır. Bu doğrultuda Kurul, politika faizinin sabit tutulmasıyla birlikte, likidite yönetimindeki esnekliğin arttırılmasına ve enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar likidite tedbirlerinin sürdürülmesine karar vermiştir.

Kurul, dezenflasyon sürecinin yeniden tesis edilmesinin, ülke risk priminin gerilemesi, uzun vadeli faizlerin aşağı gelmesi ve ekonomideki toparlanmanın güç kazanması açısından büyük önem taşıdığını değerlendirmektedir. Enflasyondaki düşüşün hedeflenen patika ile uyumlu şekilde gerçekleşmesi için para politikasındaki temkinli duruşun sürdürülmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, parasal duruş ana eğilime dair göstergeler dikkate alınarak enflasyondaki düşüşün sürekliliğini sağlayacak şekilde belirlenecektir. Merkez Bankası fiyat istikrarı ve finansal istikrar amaçları doğrultusunda elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecektir.

Açıklanacak her türlü yeni verinin ve haberin Kurul’un geleceğe yönelik politika duruşunu değiştirmesine neden olabileceği önemle vurgulanmalıdır.

Okumaya devam et

Ekonomi

AKP’den yeni 3’lü gelir formülü: Sigara, kumar ve ceza

AKP’nin Meclis’e sunduğu 2021 bütçe cetvellerinde tütün mamulleri, şans oyunları ve trafik cezalarında gelir artışı hedefi dikkat çekti. Tütün mamullerinden yüzde 6.6 vergi artışıyla 65.5 milyar lira, şans oyunlarından yüzde 28.6 artışla 4.1 milyar lira gelir bekleniyor. Trafik cezalarından beklenen gelir ise 6 milyar lira.

BOLD – Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, 2021 bütçesini dün TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’na sundu. Bütçe cetvellerinde bazı vergilerde artış öngörüldü.

Vergi gelirlerinde en çok dikkat çeken ise tütün mamulleri, şans oyunları ve trafik cezaları kalemlerinden beklenen gelirlerle ilgili artış oldu.

SİGARA VE ŞANS OYUNLARINDAN GELİR BEKLENTİSİ

Cumhuriyet’in haberine göre gelecek yıl vergilerden yüzde 16.4 artışla 1 trilyon 58 milyar lira gelir bekleniyor. Tütün mamullerinden yüzde 6.6 artışla 65.5 milyar lira, şans oyunlarından yüzde 28.6 artışla 4.1 milyar lira gelir hedefleniyor. Uygulamaya yeni giren Değerli Konut Vergisi’nden 350 milyon lira gelir bekleniyor.

PARA CEZALARI YÜZDE 10.6 ARTACAK

Para cezalarından beklenen gelir yüzde 10.6 artışla 19.2 milyar lira. Bu kapsamda trafik cezalarından beklenen gelir ise 6 milyar lirayı aşıyor. Yine gelecek yıl harçlardan yüzde 13.1 artışla 35.1 milyar lira, taşınmaz satışından yüzde 8.5 artışla 3.1 milyar lira gelir bekleniyor.

Oktay, SGK’ye yapılan transferlerin gelecek yıl yüzde 18.7 artarak 259.7 milyar liraya yükseltildiğini bildirdi.

Sefaletin resmi: 2.6 milyon yaşlı asgari ücretin 3’te 1’i ile geçinmeye çalışıyor

Okumaya devam et

Popular