Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Ay’a yolculuk için 3 şirket el ele verecek

Avrupa Uzay Ajansı, Ay yolculuğu için ArianeGroup, PTScientist ve Space Applications Services şirketleriyle anlaşma imzaladı.

Avrupa Uzay Ajansı (European Space Agency-ESA), Avrupa’nın en büyük başlatıcı servisi sağlayıcısı ve eski Google Lunar X Prize yarışmacısıyla sözleşme imzaladı.

ArianeGroup, ESA’dan bir yıllık mukavele aldığını duyurdu. Mukavele, 2025’te gerçekleştirilecek Ay’a iniş görevini ihtiva ediyor. Görevin maksadı ise Ay madenciliği ve regolitten oksijeni ayrıştırma olacak.

ALMAN VE BELÇİKALI ŞİRKETLERİN İŞBİRLİĞİ

Söz konusu görev Ariane 6’nın 4 farklı güçlendiricisi olan versiyonu Ariane 64 üzerinde gerçekleştirilecek.

Bir Alman şirketi olan ve Google Lunar X Prize yarışmasında özel bir Ay’a iniş aracı geliştiren PTScientist, uzay aracından sorumlu olacak.

Belçikalı şirket Space Applications Services ise yer kontrolü ve iletişim servislerini ifa edecek.

ArianeGroup sözcüsü Julien Watelet, bu çalışmanın birkaç 100 bin euroya mâl olacağını söyledi. Çalışmanın niyetlerinden biri de bu tarz misyonlarda ticari yaklaşımın gerekli olup olmadığını gözlemlemek.

KASIM AYINA KADAR TAMAMLANACAK

Çalışma, İspanya’nın Sevilla şehrinde kasım ayında düzenlenecek olan Space19+ olarak adlandırılan ESA’nın bakanlıklarla yapacağı toplantıya kadar tamamlanacak.

ESA’nın bu toplantıda bakanlıklarla Ay’a keşif ve iniş görevinin fonlanması işini konuşacağı tahmin ediliyor.

ESA yöneticilerinden David Parker, “Uzay kaynaklarının kullanılması sürdürülebilir Ay görevlerinin kilit noktası olabilir ve bu çalışma ESA’nın Avrupa’yı gelecek 10 yılda küresel keşif partnerlerinden biri yapacak olan kapsayıcı bir planın parçası olacak.” dedi.

50 yıl önce Ay’dan kaya örnekleri getirilen fermuarlı torba mahkemelik!

Dünya

Rusya, Türk TIR’lara geçişi yavaşlattı: Gürcistan sınırında 75 km’lik kuyruk oluştu

Ukrayna sorunu nedeniyle Moskova’yla gerilen ilişkiler turizmin ardından bu kez Türk TIR şoförlerini vurdu. Rusya’dan Gürcistan’a geçmek isteyen binlerce Türk TIR sürücüsü, haftalardır sınırda bekletiliyor. İki ülke arasındaki Vladikavkaz Sınır Kapısı’nda bekleyen araçların oluşturduğu kuyruk 75 km’yi aştı.

BOLD – Rusya’nın Gürcistan sınırındaki Vladikavkaz Gümrük Kapısı’nda mahsur kalan Türk TIR’ların yaşadığı sıkıntı drama dönüştü. Rusya’nın geçişleri yavaşlatması nedeniyle 5 günde 4 kilometre yol alamadıklarını söyleyen sürücüler, yiyecek içecek sıkıntısı çektiklerini; temizlik ve mazot ihtiyaçlarını karşılayamadıklarını dile getiriyor.

4 BİNE YAKIN TIR, RUS SINIRINI AŞAMIYOR

Rusya’dan Gürcistan’a geçmek isteyen binlerce Türk TIR’ı haftalardır sınırda bekletiliyor. İki ülke arasındaki Vladikavkaz Sınır Kapısı’nda bekleyen araçların oluşturduğu kuyruk 75 km’yi aştı. 4 bine yakın TIR, yaklaşık bir aydır Rus sınırını aşamıyor.

Pandemi öncesi Orta Asya ülkelerine karayolu ihracat taşımalarının yüzde 90’ı İran üzerinden yapılıyordu. Ancak Türkmenistan’ın kapıları kapatması bu rotayı engelledi. Bu nedenle Türk taşımacılar Gürcistan üzerinden Azerbaycan’a geçip oradan Kazakistan’a gidiyor. Ancak Azerbaycan, araç başına 500 dolardan fazla ek ücret aldığı için nakliyeciler çoğunlukla Gürcistan-Rusya-Kazakistan üzerinden Orta Asya’ya geçmeyi tercih ediyor. Ticaret yollarının birleştiği Rusya’nın Vladikavkaz Sınır Kapısı’ndan sonra kontrol Rus polislerin eline geçiyor.

RUS, ERMENİ VE GÜRCÜ ŞOFÖRLER GEÇERKEN, TÜRK ŞOFÖRLER BEKLİYOR

Türk şoförlerin geldiği istikametten günde en fazla 30 aracın geçmesine izin verilirken, Rus, Ermeni ve Gürcü şoförlerin kullandığı yoldan gelen araçlardan günde 500’e kadar geçiş izni veriliyor. Bölgede yaşayan Çeçen, Dağıstanlı ve İnguş Müslümanlar Türk şoförlere su ve gıda yardımında bulunuyor. Özellikle Ramazan’ın başlamasıyla oruç tutan şoförlere sahurda su ve yemek getirenler var.

TÜRKİYE RUSYA İLİŞKİLERİ UKRAYNA NEDENİYLE GERGİN

Türkiye’nin Ukrayna ile yakın askeri ilişkileri ve Kiev yönetimine silahlı ve silahsız insansız hava araçları (SİHA-İHA) satışı Moskova’yı rahatsız ediyor.

Rus Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov, geçtiğimiz hafta bu konuda Türkiye’yi uyarmış, bu uyarıda saatler sonra Rusya artan koronavrüs vakalarını gerekçe gösterek Türkiye’ye uçuşları 15 Nisan’dan 1 Haziran’a kadar kısıtlama kararı almıştı.

Rus basınında Türk turizmine büyük darbe vuran kararın Türkiye’nin Ukrayna sorunundaki tavrı ile direkt bağlantılı olduğu yönünde yorumlar çıkmıştı.

Rabia unutuldu: AKP, Meclis’te Türkiye-Mısır dostluk grubu kurulması için teklif verdi

Okumaya devam et

Dünya

İnsan Hakları İzleme Örgütü: Uygur bölgesinde insanlığa karşı suç işleniyor

İnsan Hakları İzleme Örgütü yeni hazırladığı raporda Çin’in Sincan’da Uygurlara yaptığı muamelenin ‘insanlığa karşı suç’ olduğunu belirtti. Örgüt, Birleşmiş Milletler’e araştırma komisyonu kurma çağrısı yaptı.

BOLD – İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) ve Stanford Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin hazırladığı ortak araştırma raporunda, Çin’in Uygurlara ve Sincan Özerk Bölgesi’ndeki diğer Müslümanlara yaptığı muamelenin insanlığa karşı suç olduğu kaydedildi.

Araştırma daha önce yayınlanan incelemelere, medyada yer alan haberlere, hükümet belgeleri ve Çin’den gelen diğer verilere dayanarak hazırlandı. Raporun sonuç kısmında, Pekin’in azınlık kültürüne karşı sistematik olarak, kitlesel hapsetme, işkence ve baskı uyguladığı sonucuna varıldı.

Rapor, Çin Hükümeti’ni insan öldürme, işkence, alıkoyma, bireysel özgürlüklerden mahrum bırakma, cinsel şiddet, fiziksel ve psikolojik eziyet, belli bir etnik/dini azınlığa yönelik işkence ve zorla kaybolma gibi Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Statüsü’nün 7’nci maddesinde listelenen hemen hemen tüm suçları işlemekten sorumlu tutuyor.

“ARAŞTIRMA KOMİSYONU KURULMALI”

Raporun yazarları, Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi’ne bölgede bir araştırma komisyonu kurma çağrısı yaptı. Raporda “Bu araştırma komisyonu gerçekleri tespit etme, faillerin kimliklerini ortaya koyma ve yaptıklarından sorumlu tutulmalarına ilişkin önerilerde bulunma yetkisine sahip olmalı” denildi. Söz konusu komisyonun uluslararası insani devletler hukuku ve insanlığa karşı suç, etnik ve dini azınlık hakları ve toplumsal cinsiyet alanında alanında uzmanlaşmış ve tanınmış kişilerden oluşturulması gerektiği belirtildi.

Raporda, Sincan’da olan bitenle ilgili güncel veriler de paylaşıldı. Buna göre 2017 yılından bu yana, bu amaçla oluşturulan 300 ila 400 tesiste yaklaşık bir milyon kişinin alıkonduğu belirtildi. Resmi istatistiklere göre, 2017 yılında Çin’de yapılan tutuklamaların yüzde 21’i ülke nüfusunun sadece yüzde 1,5’inin yaşadığı Sincan’da gerçekleşti.

BÖLGEDEKİ CAMİLERİN 3’TE İKİSİNE ZARAR VERİLDİ

Yapılan araştırmada Sincan bölgesinde yetkililerin çeşitli yöntemler kullanarak bölgedeki camilerin üçte ikisine zarar verdikleri öğrenildi. Rapora göre bölgede görevlilerin gözetleme amacıyla yaptığı eylemler, zorla azınlıkların evlerinde geceyi geçirme, aile üyelerinden DNA örnekleri, parmak izleri ve kan örnekleri alınması gibi uygulamaları kapsıyor. Rapor ayrıca, zorla çalıştırma ve çocukların ailelerinden zorla ayırılması gibi uygulamaları da belgeliyor.

ABD, KANADA VE HOLLANDA ‘SOYKIRIM’ DEDİ

Çin’in özellikle Müslüman Uygur Türklerine karşı uyguladığı insan hakları ihlalleri uluslararası saygınlığa sahip insan hakları kuruluşları ve BM’ye bağlı kuruluşlar tarafından defalarca raporlaştırıldı.

ABD’de Donald Trump yönetimi ve Biden yönetimi Çin’in Uygulara karşı politikalarını ‘soykırım’ olarak tanımladı. Kanada ve Hollanda parlamentoları da bu yönde karar aldılar.

ABD ve Avrupa Birliği dahil çok sayıda ülke Çin’e karşı yaptırım kararları aldılar.

Rabia unutuldu: AKP, Meclis’te Türkiye-Mısır dostluk grubu kurulması için teklif verdi

Okumaya devam et

Dünya

İstanbul’daki Afganistan Zirvesi ikinci kez ertelendi

Afganistan’daki barış sürecini desteklemek amacıyla önce 16 Nisan’da İstanbul’da yapılaması planlanan, ardından 24 Nisan- 4 Mayıs tarihleri arasına ertelenen zirve Taliban’ın katılmayacağını açıklamasının ardından ikinci kez ertelendi.

BOLD – Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İstanbul’da 24 Nisan’da başlaması öngörülen Afganistan konferansının Ramazan ayı sonrasına ertelendiğini açıkladı.

Türkiye’nin ev sahipliğindeki Afganistan barış sürecine ilişkin toplantının ilk olarak 16 Nisan’da İstanbul’da başlaması öngörüldü. Taliban’ın itirazı üzerine 24 Nisan-4 Mayıs arasına ertelendi. Ancak özel bir televizyon kanalına konuşan Bakan Çavuşoğlu, bu toplantının ramazan ayı sonuna ertelendiğini duyurdu.

Çavuşoğlu, ‘‘NATO’nun kararlı destek misyonu ve ABD’nin çekilme kararından sonra acele etmeye gerek yok. Baktık ki ertelemek yararlı olacak. Katar, ABD ve BM ile istişareler yaptık’’ dedi. Çavuşoğlu Katar Dışişleri Bakanı ile görüşmesinin ardından konferansı Ramazan sonrasına ve bayram sonrasına erteleme kararı aldıklarını bildirdi. Çavuşoğlu, toplantıya 21 ülke ve 3 uluslararası örgütten temsilcilerin katılacağını söyledi.

Başkan Joe Biden geçen hafta tüm ABD askerlerinin 1 Mayıs’tan başlayarak 11 Eylül’e kadar Afganistan’dan çekileceklerini böylece ABD’nin en uzun savaşının sona ereceğini bildirmişti. Konferans bu gelişmenin ardından Afgan hükümetiyle Taliban arasında bir barış anlaşmasına varılması amacıyla düzenlenecekti.

ABD VE NATO AFGANİSTAN’DAN ÇEKİLDİKTEN SONRA NE OLACAK?

Taliban Afganistan’da 1996’dan ABD işgali ile devrildiği 2001 yılına kadar iktidardaydı. O tarihten bu yana ülkede geniş çaplı bir isyan hareketi yürüten grup, hala geniş bir bölgede kontrol sahibi.

ABD ve NATO güçlerinin ülkeden çekileceklerini açıklaması Afganistan’ın yeniden tam kapsamlı bir iç savaşın eşiğine gelebileceği ve El Kaide militanları için güvenli sığınak olabileceği endişesine neden olmuştu.

Ocak ayında Birleşmiş Milletler’in yayınladığı bir rapor Afganistan’da 500 kadar El Kaide savaşçısının bulunduğunu ve bunların İslamcı terörist gruplarla yakın ilişkiler içinde olduğunu bildirmişti. Taliban ise El Kaide’nin Afganistan’daki varlığını reddediyor.

Biden, Afganistan’dan asker çekme planını açıkladığı sırada ABD’nin tehditleri izleyeceğini, terörle mücadele kapasitesini yeniden organize edeceğini ve ABD’ye Afganistan’dan gelebilecek tehditleri önlemek için önemli kaynaklarını bölgede tutmaya devam edeceğini bildirmişti.

2 BİN KAYIP, TRİLYONLARCA DOLARLIK HARCAMA

ABD, 2001’den bu yana süren tarihinin en uzun süreli savaşında 2 bin askerini kaybetti ve trilyonlarca dolar harcadı.

Geçen yıl Şubat ayında imzalanan anlaşma, Taliban’ın sözlerini tutması halinde tüm askerlerin 14 ay içinde çekilmesini öngörüyordu. Taliban’ın taahhütleri arasında, El Kaide ve diğer militan grupların kontrolleri altındaki bölgede faaliyet göstermesine izin vermemek ve ulusal barış görüşmelerine devam etmek bulunuyordu.

Taliban ise Afgan hükumetiyle görüşmelere başlamak için, esir takası yapılmasını ve binlerce mensubunun serbest bırakılmasını istiyordu.

Eylül 2020’de Doha’da başlayan yüz yüze görüşmelerde önemli bir ilerleme sağlanamadı. Taliban, anlaşma uyarınca uluslararası güçlere saldırılarını durdursa da Afgan hükumetiyle savaşmaya devam etti. Taliban geçen ay, 1 Mayıs’a dek ABD askerleri çekilmezlerse yeniden yabancı güçlere saldıracakları tehdidinde bulunmuştu.

NATO misyonu kapsamında, ABD’nin Afganistan’da yaklaşık 2500 askeri bulunuyor.

ABD İSTİHBARAT RAPORU: TALİBAN TÜM ÜLKEDE İKTİDAR OLUR

Nihai bir anlaşmaya varılmadan yabancı güçlerin ülkeden çekilmesi halinde, Taliban’ın tüm ülkede iktidar olabileceğinden korkuluyor.

Washington’un çekilme planının açıklanması ABD istihbaratının Afganistan’da bu yıl bir barış anlaşması olasılığını düşük gördüğünü açıklamasının ardından geldi. Raporda ABD liderliğindeki koalisyonun desteğini çekmesi halinde Afgan hükumetinin Taliban şiddetiyle mücadele etmesinin zor olacağı uyarısında bulunuldu.

ABD istihbaratının Kongre’ye gönderdiği rapor, Kabil yönetiminin savaş alanında yenilgiye uğramayı sürdürdüğü ve Taliban’ın askeri zafer elde edeceğinden emin olduğu şeklinde tespitler içeriyor.

Biden’ın kararı eski Başkan Donald Trump döneminde asker çekmek için belirlenen 1 Mayıs tarihini geciktirmiş olacak. Taliban, ABD askerlerinin çekilmesinin gecikmesi durumunda şiddetin yeniden başlayacağı tehdidinde bulunmuştu.

ABD’NİN EN UZUN SAVAŞI

Taliban’ın El Kaide ile bağlantıları 11 Eylül saldırılarının ardından ABD’nin 2001 yılındaki işgalinin esas nedeniydi. El Kaideli teröristler 9 Eylül 2001’de kaçırdıkları uçaklarla New York’taki Dünya Ticaret Merkezi ikiz kulelerini ve başkent Washington dışındaki Pentagon binasını hedef alarak yaklaşık 3 bin kişinin ölümüne neden olmuştu.

Afganistan’da şu an 2 bin 500 kadar ABD askeri bulunuyor. 2011’de ülkedeki ABD askerlerinin sayısı 100 bin ile en yüksek seviyesine çıkmıştı. Afganistan’daki savaşta 2 bin 400 ABD askeri bugüne kadar hayatını kaybetti ve binlercesiyse yaralandı.

ABD’nin mali kaybının ise trilyonlarca dolar olduğu belirtiliyor.

Rabia unutuldu: AKP, Meclis’te Türkiye-Mısır dostluk grubu kurulması için teklif verdi

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0