Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Hortum bu kez Anamur’u vurdu

Hortum Antalya'dan sonra bu kez Anamur ilçesini vurdu. İlçede büyük maddi hasar oluşurken seralar yerle bir oldu. (Fotoğraf: DHA)

Üç gündür Antalya’da etkili olan, iki kişinin ölümü ve onlarca kişinin yaralanmasına yol açan hortum felaketi bu kez Anamur ilçesinde hasara yol açtı. İlçede büyük maddi hasar oluşurken seralar yerle bir oldu.

BOLD- Antalya ve çevresinde meydana gelen hortum, Anamur ilçesinde de görüldü. Yağışın ardından denizden gelen hortum, Anamur’un Malaklar ve Kaşdişlen mahallelerinde etkili oldu. Bir anda ortaya çıkan hortum sebebiyle muz ve çilek seralarında hasar oluştu.

SERALAR YERLE BİR OLDU

Bozyazı ilçesinde ise gece saatlerinde başlayan ve etkisini artıran şiddetli yağışın ardından denizde oluşan hortum, sahile yakın yerlerdeki muz ve çilek seralarını vurdu. İlçeye bağlı Kaledibi, Tekeli, Çubukkoyağı, Ağzıkara, Tekmen ve Karaisalı mahallelerinde etkili olan hortum çok sayıda serayı yerle bir etti.

Kullanılamaz hale gelen muz ve çilek seralarında büyük hasar oluşurken, Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri de hasar tespit çalışmalarına başladı.

Elektrik direklerinin yıkılması ve trafoların hasar görmesi sebebiyle bazı mahallelere uzun süre elektrik verilemedi.

Büyük Menderes nehri 5 yerden taştı, bölgedeki tarım alanları su altında kaldı. (Fotoğraf: DHA)

BÜYÜK MENDERES TAŞTI TARIM ALANLARINI SU BASTI

Öte yandan, Koçarlı ve İncirliova sınırları arasından geçen Büyük Menderes Nehri, aşırı yağmur sebebiyle 5 yerden taştı. Taşan sular, 5 bin dekar ekili tarım arazisinin sular altında kalmasına sebep oldu.

Arazilerini su basan köylüler, tarlalarında kalan malzemeleri kurtarmaya çalışırken zor anlar yaşadı. Suların yükselmeye devam etmesi, Büyük Menderes’e 4 kilometre uzaklıkta bulunan kırsal Hacıaliobası ve Sınırteke mahallerinde yaşayanları korkuttu.

ÇİFTÇİLERİN ZARARI BÜYÜK

İncirliova Ziraat Odası Başkanı Ali Kaykı, tarım arazisi dışında mahallerin de risk altında olduğunu belirterek, “Şu anda 5 bin dekar tarım arazisi sular altında kaldı. Suyla dolan arazilerin çoğunda bezelye, buğday, arpa ve yonca ekiliydi. Çiftçimiz, büyük zarara uğradı.” dedi.

Büyük Menderes Nehri’ne en yakın arazilerden birinin sahibi olan Murat Şayık ise, “Arazimde 250 dekar bezelye ve hayvanların yiyeceği yonca ekiliydi. Tamamı sular altında kaldı. Sular hala yükseliyor. Bu bir doğal afettir. Yaklaşık 500 bin TL zararım var. Ne yapacağımızı bilemiyoruz. Şu anda çaresiziz.” diye konuştu.

Antalya’da iki ilçede hortum felaketi: 2 ölü, 11 yaralı

Gündem

Bugün de 69 kişi Kovid-19’dan yaşamını yitirdi

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın açıkladığı güncel koronavirüs verilerine göre bugün 69 kişi Kovid-19’dan dolayı hayatını kaybetti, 2 bin 91 kişide ise koronavirüs tespit edildi. Bakan Koca, İstanbul’da vakaların arttığına dikkat çekti.

BOLD – Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 2 bin 91 kişiye koronavirüs (Kovid-19) tanısı konulduğu, 69 kişinin daha yaşamını yitirdiğini açıkladı. Koca, ağır hasta sayısı ise bin 699 olarak açıklandı.

AĞIR HASTA SAYISI BİN 699

Sağlık Bakanlığı’nın internet sitesinde yer alan “Türkiye Günlük Koronavirüs Tablosu”nun güncel verilerini, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da Twitter hesabından paylaştı. Koca, Türkiye’de koronavirüs nedeniyle 69 kişinin daha yaşamını yitirdiğini, 2 bin 91 yeni hasta tespit edildiği bilgisini verdi. Koronavirüs nedeniyle 9 bin 727 kişi yaşamını yitirirken, koronavirüs hasta sayısı 359 bin 784’e yükseldi. Bugün iyileşen sayısı bin 573 oldu. Ağır hasta sayısı ise bin 699 olarak açıklandı.

BAKAN KOCA’DAN İSTANBUL VURGUSU

Koca, “Bugün yapılan 113.427 test sonucunda 2.091 yeni hasta tespit edildi. Ağır hasta sayımız artmaya devam ediyor. Hastaların tedavisi özveri ile çalışan sağlık çalışanlarımıza emanet. Tedbirlere uymak ise bizim sorumluluğumuz. Birlikte mücadele edelim” dedi. Koca ayrıca tüm vakaların yüzde 40’nın İstanbul’da olduğunu belirterek, “5 gün İstanbul’dayız. Toplam vakaların yüzde 40’ı İstanbul’da. Salgına karşı organize olalım” dedi.

24 Ekim koronavirüs tablosu ise şöyle:

 

Sokak röportajında Erdoğan’ı eleştiren vatandaşın evi basıldı: Doğruları söylemeye devam edeceğim

Okumaya devam et

Gündem

Ankara-Paris hattında gerilim tırmanıyor; Fransa, büyükelçisini çekiyor

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un zihinsel tedaviye ihtiyacı olduğu ile ilgili açıklamasına Paris, Ankara Büyükelçisi’ni geri çekerek tepki gösterdi.  

BOLD – Fransa Cumhurbaşkanlığı Elysee Sarayı’ndan, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron hakkındaki yorumlarının “kabul edilemez” olduğu açıklaması geldi. Fransa, Ankara Büyükelçisi Herve Magro’yu Paris’e çağırdı.

HAKARETLERİ KABUL ETMİYORUZ

AFP haber ajansına konuşan bir Fransa Cumhurbaşkanlığı yetkilisi, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözleri kabul edilemez. Abartı ve kabalık bir yöntem değildir. Erdoğan’dan politikasını değiştirmesini istiyoruz, çünkü bu her açıdan tehlikeli. Gereksiz polemiklere girmiyoruz ve hakaretleri kabul etmiyoruz” ifadesinde bulundu.

ERDOĞAN, “ZİHİNSEL TEDAVİYE İHTİYACI VAR” DEMİŞTİ

AKP’li Cumhurbaşkanı  Erdoğan, Kadir Has Stadyumu’nda AKP Kayseri 7. Olağan İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada “Bu Macron denilen zatın İslam’la derdi nedir? Macron’un zihinsel noktada bir tedaviye ihtiyacı var. İnanç hürriyetinden, inanç özgürlüğünden anlamayan ve kendi ülkesinde yaşayan milyonlarca farklı inanç mensubu insanlara bu şekilde davranan bir devlet başkanına başka ne denilebilir! Öncelikle akli noktadan kontrol” demişti.

 

Erdoğan: Macron’un zihinsel tedaviye ihtiyacı var

Okumaya devam et

Gündem

Sokak röportajında Erdoğan’ı eleştiren vatandaşın evi basıldı: Doğruları söylemeye devam edeceğim

Antalya’da verdiği sokak röportajında AKP iktidarını eleştirip Tayyip Erdoğan’ın Yüce Divan’da yargılanması gerektiğini söyleyen İsmail Demirbaş’ın evi röportajın yayınlandığı gün polis tarafından basıldı. Adli kontrol ve yurtdışı yasağı kararıyla serbest bırakılan Demirbaş, “Ben doğruyu söylemeye devam edeceğim. Korkmadan, çekinmeden…” dedi.

BOLD – Antalya’da verdiği sokak röportajında iktidarı eleştiren İsmail Demirbaş’ın evi, aynı gün basıldı. 6 polisin evine geldiğini söyleyen Demirbaş, 3 polis aracının da apartman önünde beklediğini kaydetti.

Serbest bırakılan Demirbaş, “Ülkemin geldiği duruma üzülüyorum. Ben bildiklerimi söylemeye devam edeceğim” dedi.

Gazete Duvar’ın haberine göre Antalya’da sokak röportajı sırasında konuşan İsmail Demirbaş, iki gün önce gözaltına alındı. Demirbaş, Youtube’da yayınlanan röportajında ülkedeki ekonominin gidişatını ve iktidarı eleştirmişti. Türkiye’deki siyasi otoriteyi kan emici vampirlere benzeten Demirbaş, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve propagandacı dediği Fahrettin Altun gibilerden kurtulmak için erken seçime gidilmesi gerektiğini ifade etmişti. Demirbaş, Gümüşhane Cezaevinde polis memuru Mustafa Kabakçıoğlu’nun plastik sandalyedeki ölümünü hatırlatarak, “Bu ülkede insanlar plastik sandalyede ölüyor. Erdoğan’ın Yüce Divan’da vatan hainliğinden yargılanması gerekiyor” diye konuşmuştu.

AKP iktidarını eleştiren Demirbaş’ın evi, 22 Ekim’de verdiği röportaj sonrasında akşam saat 21.30’da polisler tarafından basıldı. Demirbaş, gözaltına alınışıyla ilgili “Eve 6 polis geldi, oturduğum apartmanın bütün çevresini tuttular, evin önünde de 3 araç bekliyordu. Çok büyük bir suç işlemişim gibi beni bekliyorlardı. Kimliğim gösterdikten sonra beni evden aldılar” ifadelerini kullandı.

POLİS VAHHABİSİN DİYE BENİ SUÇLADI

Antalya Emniyet Müdürlüğü’nde kendisine baskı uygulandığını anlatan Demirbaş, “Benden ifade alan kişi, ‘Sen vahhabisin’ diyerek beni suçladı. Yine bana, ‘Birileri seni dolduruşa getiriyor. Birileri sana bunları söylüyor sen de bunları tekrarlıyorsun’ dedi. Benim kendi düşüncelerim olamaz mı? Bu baskılar altında ifade verdim” dedi.

DOĞRUYU SÖYLEMEYE DEVAM EDECEĞİM

Savcılık, Demirbaş’ı adli kontrol ve yurtdışı yasağıyla mahkemeye sevk etti. Mahkeme, adli kontrol ve yurtdışı yasağıyla serbest bırakıldı. Kendisini gözaltına alanlar hakkında suç duyurusunda bulunacağını söyleyen Demirbaş, şöyle konuştu: “Doğru bildiklerimi söylemeye devam edeceğim. Eleştirmeye devam edeceğim. Beni emniyete davet etselerdi giderdim. Kaçmam, terörist değilim. Ailemin, çevremin korkmasını istiyorlar. Bana terörist muamelesi yaptılar. Türkiye Cumhuriyeti’ni savunduğumuz için bizi korkutmaya çalışıyor. Ben doğruyu söylemeye devam edeceğim. Korkmadan, çekinmeden… Her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gibi Atatürk’ün yolunda devam edeceğiz. Gözaltı, gerçekleri söylememize engel olamaz.”

Plastik sandalyede ölüm sokağın gündeminde: Erdoğan vatan hainliğinden yargılanmalı

Okumaya devam et

Popular