Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Seçimden sonra kitlesel işten çıkarmalar başlayacak

Prof. Dr. Sungur Savran, "İktidar önlem almak yerine krizi seçim sonrasına erteliyor. Seçim sonrası büyük işten çıkartma dalgaları yaşanacak.” uyarısı yaptı.

Türkiye’de yaşanan ekonomik krizi 1929’daki Büyük Buhran’a benzeten Prof. Dr. Sungur Savran, seçim sonrası işçi hakları ve işsizlikte olacakları anlattı. 

BOLD- İstanbul Okan Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sungur Savran, iktidarın ekonomik krize karşı gerekli ve etkili önlemleri almak yerine krizi 31 mart’ta yapılacak yerel seçime kadar ertelemeye çalıştığını ifade etti.

Dünya çapında 1929’da yaşanan ve “Büyük Buhran” olarak adlandırılan ekonomik krize değinen Savran, bu kriz sonrası dünyanın yaşanmaz bir hale geldiğini, hayatını idame ettirebilmek için çocuğunu satışa çıkaranların bile olduğunu ifade etti.

BÜYÜK BUHRAN DÖNEMİNE BENZİYOR

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre, Türkiye’de bugün yaşanan krizin de Büyük Buhran’a benzediğine dikkat çeken Savran, krizin sadece Türkiye’de değil dünyada yaşandığının altını çizdi.

Savran şöyle devam etti: “Faşist hareketler hızla Avrupa’da ve Amerika’da yükselmeye başladı. Ülkeler arasındaki çelişkiler artıyor. Gümrük duvarları yükseltiliyor, ticaret savaşları yapılıyor. Hatta bir 3’üncü Dünya Savaşı’nın riski ortaya çıkıyor. Olağanüstü bir dönemden geçiyoruz. Trump gibi olağanüstü politikacılar da bunun ürünüdür.”

TÜRKİYE BÜYÜK DÖVİZ KRİZİNİN EŞİĞİNDE

Türkiye’nin de krizden payını aldığını dile getiren Savran, “Başlangıçta bu kriz batı ülkelerinde yaşandı. Dolayısıyla sermaye Türkiye gibi ülkelere aktı. Türkiye sermayesi ağırlıklı olarak dövizle borçlandı. Ama daha sonra öbür taraflarda faiz oranları yükselmeye başlayınca sermaye geri döndü. Bu sefer Türkiye sermayesi bu derin boşluk karşısında çaresiz kaldı ve dolayısıyla Türkiye’de büyük bir döviz krizinin eşiğe gelmesi söz konusu oldu.” diye konuştu.

İŞÇİ HAKLARINA TAARRUZ EDECEKLER

Türkiye’nin üretim alanında da hızla krize girdiğini belirten Savran, bunun ise işsizliği arttırdığını ifade etti.

Savran, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) hükümetinin bütün yapabildiğinin uluslararası finans sermaye çevrelerine taviz üstüne taviz vermek, onların kurallarına uymak ve onları tatmin etmek olduğunu kaydetti.

Savran, “Bunu yapacaklar ki yabancı yatırım Türkiye’ye devam etsin. Bunun şimdilik sonuçları tam olarak ortaya çıkmadı. Çünkü AKP 31 Mart seçimlerini kazasız belasız atlatmaya çalışıyor. Ama 31 Mart’tan sonra doğrudan doğruya işçi ve emekçi kitlelerin haklarına, kazanımlarına ve mevzilerine bir taarruz başlayacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

KİTLESEL İŞSİZLİK KAPIDA

Yerel seçim sonrası büyük işten çıkartma dalgalarının yaşanacağına dikkat çeken Savran, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Dolayısıyla krize karşı işçi ve emekçi halkın, her milletten ve memleketten halkın bir araya gelmesi lazım. Hangi sendikadan olduğundan bağımsız olarak bütün sendikalı ve sendikasız işçiler, işsizler ve genç emekçiler hepsi beraber, emeklileri ve diğer ezilenleri yanına alarak ekonomik krize karşı mücadele etmeleri gerekiyor. Eğer işçi ve emekçi adım adım AKP’den desteğini çekerse AKP’nin en büyük oy gücü büyük bir darbe alır. Dolayısıyla iktidarın bugüne kadar rahatlıkla yürüttüğü bu politikalar karşısında kitle tepkisiyle durum tamamen değişebilir.”

Kriz daha da derinleşecek

Ekonomi

Muhtarlar, icra takiplerine yetişmek için eleman alıyor

Ekonomik krizin etkisiyle artan icra takipleri muhtarların iş yükünü artırdı. CHP’nin hazırladığı yoksulluk raporunda, muhtarların mesailerini çoğunu icra takiplerine ayırdığı ve yığılan evraklarla uğraşmak için yardımcı eleman aldıkları belirtildi.

BOLD – CHP yönetimi, ekonomideki kötü gidişle ilgili yoksulluk raporu hazırladı. Raporda, muhtarlarla yaptıkları görüşmelere de değinildi. Alınmadığı için muhtarlıklara tebliğ edilen icra ve borç evraklarıyla mücadele için muhtarların yardımcı eleman arayışına girdiği kaydedildi.

Çok sayıda kentte yerel temsilcilerle bir araya gelen CHP yönetimi, ekonomik gidişatla ilgili rapor hazırladı. Raporda muhtarların, mahalleli hakkında hazırlanan icra takiplerini sıraya koymak ve bu nedenle artan iş yükünü kontrol altına almak için eleman aradığı belirtildi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek’n yurt gezilerinin ardından hazırladığı “yoksulluk” raporunda, “Tüm illerde muhtarlar artık mesailerinin büyük bölümünü icra takiplerine ayırmaktadır. Pandemi süreci ve kötü giden ekonomi, icra ve borç yükünü artırmıştır. Muhtarlar artan iş yükü için yardıma ihtiyaç duyuyorlar” ifadeleri kullanıldı.

İCRA EVRAKLARI MUHTARLIKLARDA BİRİKTİ

Sözcü’nün haberine göre CHP’li Erkek, Yalova’da gerçekleştirdiği temasların ardından hazırladığı yoksulluk raporunda son zamanlarda muhtarlıklarda biriken ve büyük bölümü muhatapları tarafından alınmayan icra bildirimlerine yer verdi. Ziyaretlerinde muhtarların biriken icra ve borç evrakları nedeniyle iş yüklerinin arttığından yakındığını vurgulayan Erkek, şunları kaydetti: “Esnafın en büyük şikayetinin hükümetin tedbirler kapsamında sıklıkla uyguladığı ‘aç-kapa’ düzenlemesi olduğu görülmüştür. Küçük esnafın dükkanları hafta sonu kapatılmakta, alışveriş merkezleri ise açık kalmaktadır. Hükümetin vadettiği yardımlardan esnafın büyük bir çoğunluğu yararlanamamış ya da yardımlar çok yetersiz kalmıştır. Muhtarlar, pandeminin ve kötü giden ekonominin icra ve borç evraklarını çoğalttığını, bunun iş yükünün artmasına neden olduğunu, eş dosttan yardım aldıklarını iletmişler, yardımcı eleman arayışına girişmişlerdir. Pandemi aile içi şiddeti de artırmıştır.”

ESNAF DÜKKAN KAPATIYOR

Pandemiyle artan ekonomik krizin esnafa dükkan kapattırdığı kaydedilen raporda, “Pandemi öncesinde ekonomik krizin etkilerinin ağır şekilde hissedilmeye başlandığı, pandemiyle birlikte ise dayanılamaz boyutlara geldiği gözlemlenmiştir” denildi. Raporda girdi maliyetleri sürekli arttığı için esnafın sattığı ürünleri tekrar yerine koyamadığı belirtilerek, “Kısa çalışma ödeneğinin sonlandırılmış olması da en büyük sorunlardan biri. Esnafa çare olabilecek en hızlı çözüm kayda değer oranlarda nakdi yardım” denildi. Raporda bir esnafın, “22 kişinin çalıştığı iş yerim vardı. Ancak 21 kişiyi işten çıkardım ve iş yerimi fiilen kapattım” sözleri dikkat çekti.

“128 milyar doları ucuza satarak iki kuş vurdular”

Okumaya devam et

Ekonomi

“128 milyar doları ucuza satarak iki kuş vurdular”

Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük finans skandalı 128 milyar dolarla ilgili çarpıcı bir değerlendirme geldi. Ucuza dolar satılacağından ‘birilerinin’ haberdar olduğunu söyleyen Ekonomist Esfender Korkmaz,  “Bunların bir kısmı 2019 Mart yerel seçimlerinde, kamu bankalarına verildi. Kamu bankaları bu dövizleri ucuza satarak bir taşla iki kuş vurdular.” dedi.

BOLD – Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu, 128 milyar dolarla ilgili Anadolu Ajansı’na açıklama yaptı. Merkez Bankası’nın rezervlerinin nerede olduğuna ilişkin net bilgi vermekten kaçınan Kavcıoğlu, “Herhangi bir kesime, banka veya firmaya ayrıcalıklı döviz işlemi gerçekleştirilmesi söz konusu değil” dedi.

Ekonomi yazarı Esfender Korkmaz ise ‘Döviz ve faizde oyun içinde oyun’ başlığıyla yazdığı yazısında 128 milyar dolara ilişkin önemli bilgiler verdi. 128 milyar doların bir kısmının 2019 yerel seçimleri öncesi kamu bankalarına verildiğini kaydeden Korkmaz, “Kamu bankaları bu dövizleri ucuza satarak bir taşla iki kuş vurdular. Kuşlardan birisi seçim nedeniyle kur şoklarının önünü kesmiş oldular. Bu doğru bir politikadır. Zira dalgalı kur politikasında kurlardaki aşırı hareketlerin önlenmesi için Merkez bankaları gelişmiş ülkelerde de döviz alır veya satar.” dedi.

BU KARARI BİLEN BİRİLERİ VAR

Ucuz dolarların satılacağından haberdar olanlar bulunduğunu belirten Korkmaz, “Ancak bu işlemin kamu bankaları eliyle yapılması, aynı zamanda ikinci kuşun ne olduğu endişesini de yaratıyor. Bunlar döviz kurlarının düşmesi için bu kararı bilenlerdir. Bu bir kişi mi, bir grup mu, kimin olduğu ancak o dönemde kamu bankalarından düşük kurla kimler yüksek döviz satın aldı? Kimin adına aldı? Bunlar ortaya çıkınca anlaşılır. Kamu bankaları ve siyasi iktidar bu iddia ve şaibeden kurtulmak istiyorsa, kamu bankalarından o dönemde yüksek miktarda döviz alanları açıklamasını sağlamalıdır.”  çağrısı yaptı.

UCUZA ALIP STOKLADILAR YÜKSELİNCE SATTILAR

Korkmaz şöyle devam etti: “Bu şartlarda ister istemez zihinler bulanıyor? Bütün bu faiz – enflasyon tartışmaları, Merkez Bankası başkanlarının  değişmesi, birilerinin ucuz döviz alarak stoklaması ve sonra da kur artınca satarak yüksek getiri sağlayanların işine  yaradı. Hatamı yapıldı; bilerek mi yapıldı? sorusunu her demokratik ülkede her vatandaşın sorma hakkı vardır. Eğer Merkez Bankası 128 milyar doların hesabını verirse, bu gibi endişeler de kaybolur.”

Patron Hisarcıklıoğlu’nun gözü de işsizin parasında

 

Okumaya devam et

Ekonomi

AKP’li troller misilleme başlattı: 128 milyar dolara karşılık 121 milyar lira nerede?

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın kaybolan 128 milyar dolarına cevap veremeyen AKP’liler karşı atağa geçti. Halkın 128 milyar dolarını ‘iç edilmesine’ kulaklarını tıkayan AKP’li troller, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na 121 milyar TL nerede? diye sordu.

BOLD – 128 milyar dolar tartışması büyüyor. CHP’nin 128 milyar doların akıbetini sorduğu pankartlar polis eşliğinde indirilirken, AKP’liler de “121 milyar TL” nerede soruları sormaya başladı.

AKP’li trolleri komik duruma düşüren tabela sosyal medya platformu Twitter’da açıldı. Paralı troller “121 milyar TL nerede?” başlığı altında kısa sürede 20 bin mesaj attı. AKP’nin kampanyası 128 milyar dolar gerçeğini bir kez daha gündeme getirdi.

Ekrem İmamoğlu fotoğraflarının yer aldığı mesajlarda İBB’nin bütçesi, hükumetten gelen bütçe desteği ve borçlanma rakamları dahil edilerek belediyenin 121 milyar TL’yi nereye harcadığı soruldu.

AKP’li trollerin mesajlarında ayrıca İmamoğlu’nun CHP’ye yakın isimlere kaynak aktardığı iddia edildi.

Amiraller Bildirisi’nde ikinci dalga: 7 emekli amiralin evi aranıyor

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0