Bizimle iletişime geçiniz

Politika

“Kürt, Alevi veya muhalif” diye fişlenenler KPSS mülakatında eleniyor

HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, KPSS'de yüksek puan alanların mülakatta nasıl elendiğini örnekleri ile anlattı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Kamu Personeli Seçme Sınavı’ndan (KPSS) yüksek puan alanların mülakattan düşük puan verilerek elendiğini söyledi.

Gergerlioğlu, “Kürt, Alevi, muhalif olmanız aldığınız yüksek puanların yok sayılmasına sebep oluyor.” dedi.

Aynı zamanda Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi Ömer Faruk Gergerlioğlu, öğretmenlik sınavı mülakatlarında “muhalif, Kürt ve Alevi” diyen fişlenen adaylara düşük puan verilmesine ve bu adayların güvenlik soruşturmasına maruz kalmasına dikkat çekmek için Meclis’te basın toplantısı düzenledi.

YAZILIDA 95, SÖZLÜDE 60 PUAN

Binlerce kişinin KPSS’de mağdur edildiğini kaydeden Gergerlioğlu, bu durumun liyakat sistemine aykırı olduğunu ifade etti.

Mülakattan düşük puan alanların çoğunun ırk, mezhep, siyasi görüş gibi birçok sebeple elendiğine vurgu yapan Gergerlioğlu, “Yıllarını bu sınavlara veren ve memur olmak isteyen bu insanlar KPSS’ye giriyor, yüksek puan alıyor, sonra mülakata tabi tutuluyor ve sonuçlar açıklandığında da büyük bir hüsran yaşıyorlar. KPSS’de 85-95 puan alanlar her nedense mülakatta 60’ın altında puan alıp eleniyorlar.” ifadelerini kullandı.

MAHKEMELER MÜRACAATLARI REDDEDİYOR

Güvenlik soruşturmalarına da dikkat çeken Gergerlioğlu, mağdur olanların idare mahkemelerine yaptığı müracaatlar, idare mahkemelerinin bazen davacıyı haklı bulduğunu; ancak söz konusu kararların Ankara Bölge 1’inci Adliye Mahkemesi tarafından reddedildiğini belirtti.

FİŞLEME İLE KARAR YARGININ SİYASALLAŞMASIDIR

Gergerlioğlu, “Bu mahkemenin kararları tüyler ürpertici kararlar. Hukukla ilgisi olmayan kararlar. Güvenlik soruşturmalarında istihbarat fişlemeleri ortaya çıkıyor. Biz, bu fişlemeleri idare mahkemesinin dosyalarında görebiliyoruz; ancak kişinin kendisiyle ilgili bir olumsuzluk bulunmamasına rağmen olumsuz sonuçlandığını idare mahkemeleri kararlarıyla öğreniyoruz. Oysa delil niteliği taşımayan bu fişlemelerle mahkemenin karar vermesi yargının ne kadar siyasallaştığını gösteriyor.” diye konuştu.

TÜRKİYE 6.SI MÜLAKATLA ELENDİ

KPSS’den 93 puan alarak Türkiye’de 6’ncı olup mülakatta elenen Erkan Demir gibi yüzlerce örnek olduğunu belirten Gergerlioğlu, “Çok büyük bir hak gaspı var. Mülakat rezaleti had safhadadır. Güvenlik soruşturmalarında ırkınız, mezhebinizin farklı olması reddedilmeniz için bir sebep oluyor. Kürt, Alevi olmanız aldığınız yüksek puanların yok sayılmasına sebep oluyor.” dedi.

MÜLAKAT SİSTEMİ KALDIRILMALI

Mülakat sisteminin kaldırılması gerektiğini belirten Gergerlioğlu, “İktidar şu anda kendisinden olmayan herkesi elemekle meşgul. Acımasızca kıyım yapılıyor. Çözüm, sözlü mülakat yapılması değil; sınav güvenliğinin sağlanmasıdır. İnsanlar Kanun Hükmünde Kararname ile ihraç felaketinin bittiğini sanıyor; ama bu felaket KPSS rezaleti ve güvenlik soruşturması skandallarıyla devam ediyor.” diye konuştu.

350 bin lira yıllık maaşla Londra’ya gönderilen 150 AKP’li

 

Politika

Selahattin Demirtaş: Daha cesur olmanın vakti çoktan geldi de geçiyor

Gara operasyonu sonrası kaleme aldığı yazısında AKP iktidarının işine gelmediği için barışa yanaşmadığını belirten Selahattin Demirtaş, barış yanlılarının aktif tutum alması gerektiğini söyledi.

BOLD – Edirne F Tipi Cezaevi’nde yaklaşık 4,5 yıldır tutuklu bulunan Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın ‘Barış’ temalı yeni yazısı Medyascope’da yayınlandı.

Cezaevinde kaleme aldığı yazısında ‘Barış ve birlikte yaşam dışında seçeneğimiz yok’ diyen Demirtaş Gara operasyonu için: “Yaşanan trajedi, barışın ne kadar önemli ve hayati olduğunu hepimize acı bir şekilde hatırlattı” ifadelerini kullandı.

ANALAR EVLATLARINI AĞAÇTAN TOPLAMIYOR

Oy kaygısı güden AKP iktidarının koltuk için yapmayacağı çılgınlığın olmadığını söyleyen Demirtaş: “Ancak siyaset kurumunun ve devletin, bu akıl tutulmasına tümden teslim olmaması gerekiyor. Bunca yıkımın ortasında, barış umutlarını diri tutacak samimi ve ciddi bir iradenin ortaya konulmasına ihtiyaç var. Analar, babalar evlatlarını ağaçtan toplamıyorlar. Türk’üyle, Kürt’üyle halen canımızdan can gidiyor, kahroluyoruz. Silahı ve şiddeti çözüm yöntemi olarak görmek yerine demokratik siyaseti esas almamız gerekir. Demokratik siyasetten vazgeçilemez. Sorumluluk sahibi siyasetçiler kesin ve kalıcı çözümün altyapısını, zaman kaybetmeden oluşturmak zorundadır” dedi.

BARIŞ İÇİN DAHA CESUR OLMANIN VAKTİ GELDİ

AKP’nin işine gelmediği için barış arayışında olmadığını belirten Demirtaş: “Durum böyledir diye ölümlere sessiz kalmak, ölümleri seyretmek de insanlığımızdan kaybettirir. Evlatlarımız için, acı çeken ana babalarımızın hatırı için, birlikte yaşam iradesinin daha fazla yara almaması için, demokratik ve barışçıl bir çözüme fırsat sağlayabilmek için muhalefete büyük bir sorumluluk düşüyor. Bugüne kadar ana muhalefetten tüm muhalefet partilerine değin çözüm için isabetli birçok açıklama yapıldı. Fakat bu açıklamalarla paralel olarak ne yazık ki somut adımlar atılamadı. Acılar, ölümler sür git devam mı edecek yoksa barış için herkes elini somut adımlar atarak taşın altına koyacak mı? Kanımca, barışımız için daha cesur olmanın zamanı çoktan geldi de geçiyor. Bu doğrultuda somut politikalar üretmek için daha fazla geç kalınmamalı. Barış yanlısı tüm çevreler gecikmeksizin bir araya gelerek ortak akılla siyasi bir çözüm projesi üretmeli ve bunu topluma açıklamalıdır” diye konuştu.

BARIŞ UMUDU BÜYÜTÜLMELİ

Demirtaş yazısını şöyle sürdürdü: “Türkiye, barışı iç dinamikleriyle sağlayabilecek yeterliliktedir. İktidar bunu yapmıyorsa bile, bugüne kadar açıklamalarıyla, yayınladıkları rapor ve bildirilerle barışı sağlamaya niyetleri olduğunu dillendiren muhalefet, somut adım ve politikalar üreterek de bunu yapabileceğini, silahların Türkiye’nin gündeminden tümden çıkarılabileceğini ve yönetimi seçimle devralır almaz çözüm projesini somut adımlarla hayata geçirebileceğini cesaretle ortaya koymalıdır. Barışı savunan tüm çevreler ve geniş toplum kesimleri de bu iradeyi sahiplenmeli, barış umudunu büyütmelidir.

HDP başta olmak üzere tüm demokrasi güçleri ülkenin iç barışı için daha fazla inisiyatif almalı ve toplumu bu kaostan, umutsuzluktan çıkaracak somut bir yol haritasını ortaya koymalıdır. HDP’nin bu konuda ciddi çabaları var ancak HDP yönetimi, siyaset biçimi ve dilini de bu amaçlara uygun şekilde düzenlemelidir. Böyle bir ortamda HDP’yi kapatmayı ve dokunulmazlıkları kaldırmayı tartışmanın barışa katkısı olmayacağı açıktır. Ucuz siyasi hesaplar uğruna bir kez daha bu hataya düşülmeyeceğini umuyorum.

Bizim de savunduğumuz ve ana muhalefetten tutun, meclis içindeki ve dışındaki muhalefet partilerine kadar birçok kesimin belirttiği gibi, barış ve birlikte yaşam dışında seçeneğimiz yoktur. Sorunlarımızı siyasetle, konuşarak çözmek zorundayız. Artık bu çatışmalar, bu savaş bitmelidir. Bunu da hiçbir dış baskı olmadan kendimiz başarmalıyız. Orta Doğu’ya yönelik dış müdahale ve hesapların önüne geçebilmenin yolu da içeride ve dışarıda Kürt halkıyla yeni bir stratejik birliği sağlamakla mümkün olur. Başarısız olmuş çözüm süreçlerinden yola çıkarak siyasi çözüm arayışlarından vazgeçmek doğru olmaz.”

KALICI BARIŞA VE ÇÖZÜME ODAKLANILMALI

Barışın demokrasi ve ekonomi ile doğrudan bağlantılı olduğuna vurgu yapan Demirtaş: “Orta Doğu’da dengeler her gün sarsılıp yer yerinden oynarken bizim Türkiye’de tabulara ve anlamsız korkulara dayalı siyasetle hiçbir soruna çözüm bulamayacağımızı artık kavramamız gerekiyor. Kini, öfkeyi, intikam duygularını büyütmeden, el ele vererek kalıcı barışa ve çözüme odaklanmak en doğrusudur. Kürt sorununu kavgayla değil, demokrasiyi büyüterek çözebileceğimizi bugüne kadar sayısız açıklamayla dile getiren HDP dahil olmak üzere tüm muhalefet, bunu artık somut adımlarla tüm dünyaya göstermekle sorumludur.

Bunun için daha fazla acının yaşanmasını beklemeyelim. Herkes bulunduğu yerden samimiyetle destek olur, bu yangına bir damla su taşırsa her türlü zorluğun üstesinden beraberce gelebiliriz. Unutmayalım ki demokrasi, ekonomi ve barış konuları birbiriyle doğrudan bağlantılıdır ve birlikte ele alınmalıdır. Muhalefet de bunu çeşitli zamanlarda açıklamalarıyla vurgulamakta ama maalesef bununla paralel somut politikalar oluşturmada aynı istikrar görülmemektedir. Bu konuda, HDP dahil tüm muhalefetin somut adımlar atması zorunluluk haline gelmiştir.”

BARIŞ YANLILARI AKTİF TUTUM ALMALI

Barış yanlılarının aktif tutum alması gerektiğini aktaran Demirtaş: “Her türlü spekülasyonun önüne geçmek için şunu da açıklıkla ifade etmem gerekir ki, ben bugün için yeni bir çözüm sürecinden söz etmiyorum. Öncelikle, siyasette yeni bir çözüm anlayışı ile dilinin geliştirilmesi ve somutlaştırılması gerektiğine dikkat çekmek istiyorum. Bunu hep birlikte sağlayabilirsek emin olun gerisi çok da zor değil!

Meseleyi “kınama, mesafe koyma” kısır tartışmasının ötesine taşıyarak şiddeti ve silahı tamamıyla sonlandıracak güçlü bir inisiyatif için herkese ve hepimize sorumluluk düşüyor.

Yazımın başında belirttiğim gibi, silahı ve şiddeti çözüm yöntemi olarak görmek yerine demokratik siyaseti esas almamız gerekir. Bu zaten evrensel demokratik standartlarda şiddete karşı konulmuş mesafedir. Gittikçe ağırlaşan yoksulluğun, pandemi nedeniyle hayatımızı kısıtlayan sağlık sorunlarının ve derinleşmiş kutuplaşmanın ortasında barışı konuşmanın bile kolay olamadığının farkındayım. Fakat can yakıcı meselelerimizi de konuşmadan hiçbir sorunumuza kalıcı çözüm bulamayız. Bu nedenle her şeye rağmen artık barış umutlarını büyütme zamanıdır. Biz barış isteyenler, buna hazırız” ifadelerini kullandı.

Numan Kurtulmuş kimdir: Firavunlaştığını söylediği Tayyip Erdoğan’ın yerine mi geçecek?

Okumaya devam et

Politika

Teoman Sancar’dan kaset savunması: Çıkarsa tek tek cevap vereceğim

Kaset iddialarıyla CHP’den istifa eden Denizli Milletvekili Teoman Sancar, Melih Gökçek’in sosyal medya mesajlarını gündeme getirdi. Sancar, “Bir kaset falan ortaya çıkarsa, medyanın karşısına çıkıp tek tek cevap vereceğim” dedi.

BOLD – CHP’den istifa eden Denizli Milletvekili Teoman Sancar kendisine kaset komplosu kurulduğunu iddia etti. “Kaset var diye, baskı oluşturuldu.” diyen Sancar, kasetin ortaya çıkarılmasıyla ilgili gerekli yerlere şikayette bulunduğunu söyledi.

AKP’LİLER KASEDİ İZLEDİ Mİ?

CHP’den istifa eden Denizli Milletvekili Haşim Teoman Sancar’ın istifasında AKP’li Melih Gökçek’in sosyal medya mesajları gündeme geldi. Gökçek, istifayı “sizi kutluyorum” yazarak etiketledi. Daha sonra bu yazısını silerek, “Sancar’ın istifası onurlu bir istifa değil. Nedeni duyulduğunda yer yerinden oynayacak. CHP bu olayın altından kalkamaz” yazdı. AKP’ye yakın Fatih Tezcan ve Mücahit Birinci gibi isimler sosyal medyadan Sancar’a ait kaseti izlediklerini iddia ettikleri paylaşımlar yaptı.

“KASET VAR DİYE BASKI OLUŞTURULDU”

Milletvekili Sancar, Gökçek’in paylaşımı ve ardından sosyal medyada dolaşan iddialarla ilgili Şifre Haber Genel Yayın Yönetmeni Bülent Öztürk’e konuştu. Sancar, “Sizin aktardığınız tecavüz, İstanbul Ataşehir, Bodrum Kuşadası üçgeni yolsuzluk iddiaları… Eşcinsellik iddiaları… Bunların hepsini duydum, takip ediyorum. Danışmanımın adını, ahlaksızca ve adi bir şekilde karıştırıyorlar, iftira atıyorlar” dedi.

“NE OLDU DA BU İŞLERİN İÇİNDEN MELİH GÖKÇEK ÇIKTI?”

Gökçek’in sosyal medya mesajlarına atıf yapan Sancar, “Ne oldu da Melih Gökçek çıktı bu işlerin içinden, kendini ortaya attı… Bunu insanlar biraz düşünmeli. Kaset var diye baskı oluşturuldu… Gerekli yerlere şikayetimi yaptım… Her türlü iftiraya, ayrı ayrı belgeleriyle cevap vereceğim… Komplo var, bu komployu bozacak olan da benim” diye konuştu.

Sancar, “Bir kaset falan ortaya çıkarsa, çıktığında da tüm bu ahlaksızca saldırılara karşı, en kısa zaman içinde öyle yazılı açıklama yaparak da değil, medyanın karşısına çıkıp tek tek cevap vereceğim” ifadesi kullandı.

Okumaya devam et

Politika

Numan Kurtulmuş kimdir: Firavunlaştığını söylediği Tayyip Erdoğan’ın yerine mi geçecek?

HAS Parti Genel Başkanı olduğu dönemde Tayyip Erdoğan’ı Firavunlaşmak, Karunlaşmak, Belamlaşmak ve Yezitleşmek ile eleştiren Numan Kurtulmuş’un adı, 2012 yılında katıldığı AKP’nin Genel başkanlığı için geçiyor.

BOLD – Tek cümlelik anayasa için “adaleti” öneren ve daha önce AKP’yi “Adaletsiz Kalkınma Partisi” diye eleştiren AKP Başkanvekili Numan Kurtulmuş’un adı genel başkanlık için geçiyor. Erdoğan, onay verirse Kurtulmuş daha önce Firanvun diye eleştirdiği Erdoğan’ın yerine geçecek.

“ADALETSİZ KALKINMA PARTİSİ”

HAS Parti Genel Başkanı iken AKP’yi Adaletsiz Kalkınma Partisi olarak eleştiren Kurtulmuş, “Adalet ve Kalkınma Partisi, ‘biz Türkiye’de kalkınmayı sağladık’ diyor ya. (Onların) adını Adaletsiz Kalkınma Partisi diyelim ve bundan sonra öyle kullanalım” dedi.

ERDOĞAN’A FİRAVUN, KARUN, BELAM İTHAMI

Harun gibi gelip Karun gibi gitmeye asla müsaade etmeyeceklerini belirten HAS Partili Kurtulmuş, “Firavunlaşmayacağız, Karunlaşmayacağız, belamlaşmayacağız. İnin şu kibir kulelerinden aşağı” dedi.

AKP ABD’NİN MANDASI

AKP’nin, Amerika’nın mandası olduğunu öne süren Kurtulmuş, “Ranta bulaşan siyaset biter. Müslümanlık iddiasında olanlar 2 şeye çok dikkat etmeli: Parayı nereden kazandılar, parayı nasıl harcadılar. Bu kadar insanın fakirlik çektiği ortamda şaşaalı, lüks içinde yaşanması doğru değil…” dedi.

ARKADAŞLARI, ŞOFÖRÜNDEN BAŞKA KİMSE VEKİL OLAMAYACAK

Erdoğan’ın çaycısından şoförüne kadar herkesi vekil yapmasını eleştiren Kurtulmuş, “2023’te başbakanın (Tayip Erdoğan) çocukluk arkadaşı, askerlik arkadaşı, mahalleden arkadaşı, belediyeden arkadaşı ve şoförlerinden başka hiç kimsenin milletvekili olamadığını göreceğiz” dedi.

ERDOĞAN’IN KALBİ ALİ, DİLİ MUAVİYE DİYOR

Kurtulmuş, “İsrail en büyük zaferini AKP sayesinde kazandı. Birleşmiş Milletlerin Uluslararası Atom Enerjisi Kurumunda İsrail’in nükleer kapasitesi var mı, yok mu oylamasında Türk delegasyonu çekimser kaldı. Geçtiğimiz sene 2010 Mayısında da Türkiye İsrail’in OECD üyeliğini onayladı, veto ettiğimiz takdirde üye olması mümkün değildi. Daha önce bir çok ülke veto etmişti. Otel lobisinde değil, Birleşmiş Milletlerde, OECD salonlarında ‘one minute’ demek marifettir. Sayın Başbakanın kalbi Ali diyor, dili Muaviye söylüyor” dedi.

KURTULMUŞ’UN 2023 ÖNGÖRÜSÜ TUTTU

Erdoğan’ın en büyük hedeflerinden 2023’ü eleştiren Kurtulmuş, “2023’te bu vizyonları tutarsa Başbakan’ın (Tayip Erdoğan) Uganda Cumhurbaşkanına ‘one minute’ dediğini duyacağız. 2023’te zenginlerin yaşadığı sitelerin etrafında dilenen yoksullara, polisin biber gazıyla müdahale ettiği haberlerini okuyacağız. 2023’te her öğrencilerin başında 10 polisle birlikte, üniversite sınavlarının yapıldığına şahit olacağız. 2023’te kahvehanelerde yaşlılara yer kalmadığını çünkü bütün kahvehanelerin genç işsiz, üniversite mezunlarıyla dolu olduğunu göreceksiniz” dedi.

5 aydır karantina hücresinde tutulan Miktad öğretmen siroz oldu

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0