Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Şok iddia: AKP hükümeti IMF’den 200 milyar dolar istedi

Yeniçağ Gazetesi yazarı Ahmet Takan, hükümetin IMF’den seçime kadar 20 milyar dolar, seçimden sonraysa 200 milyar dolar istediğini yazdı.

Yeniçağ gazetesi yazarı Ahmet Takan, hükümetin Uluslararası Para Fonu’ndan (IMF) seçime kadar 20 milyar dolar, seçimden sonraysa 200 milyar dolar istediğini yazdı. Hazine Bakanlığı iddianın doğru olmadığını açıkladı.

BOLD- Yeniçağ Gazetesi Ankara Temsilcisi Ahmet Takan, Ankara’da ekonomi kulislerinde konuşulan çarpıcı bir iddiayı köşesine taşıdı. Takan, “sırrı” kendisine bir kaynağının ilettiğini yazdı.

IMF SURİYE ŞARTINI MASAYA KOYDU

İşte kaynağının Ahmet Takan’a anlattıkları:

“IMF ile pazarlıklar devam ediyor. Hükümet seçime kadar 20 milyar dolar, seçimden sonrası içinde 200 milyar dolar istedi. IMF heyeti bu talebe temkinli yanaştı. Seçime kadar 5-7 milyar dolar seçimden sonrası için de 50 milyar dolar verebileceklerini bizimkilere bildirdiler. Ancak onu da şarta bağladılar. Suriye’de Türkiye’nin, ABD ile birlikte hareket etme şartına. Görüşmeler sürüyor.”

TAKAN: KAYNAĞIMI UZUN YILARDIR TANIRIM

İddiayı dile getiren kaynağını uzun yıllardır tanıdığını ve spekülasyonu, manipülasyonu sevmediğini kaydeden Takan, “Hele hele iç boş iddialardan özellikle uzak durur. Gazetecilik gereği bana aktardıklarını bir başka kaynaktan da teyit etmem gerektiğini kendisine söyledim. Duraksamadan, ‘Sor, bana da bilgi ver istersen.’ dedi.” diye yazdı.

Takan bunun üzerine konuyu Ankara’da ekonomi bürokrasisinin işleyişini çok yakından takip eden başka bir kaynağına sorduğunu ifade etti.

Ahmet Takan

O kaynak Takan’a aynen şu cevabı vermiş:

IMF BAŞKA TAVİZLER DE İSTİYOR

“IMF heyeti, Türkiye’de temaslarını sürdürüyor. Türkiye’ye yardım göndermek için teknik çalışmalar yapılırken, IMF heyeti antlaşmayı seçimden sonra yapmakta kararlı. Seçim sonuçlarını görmeden IMF heyeti herhangi bir anlaşma yapmayacak.

Eğer seçimlerden AKP istediği sonucu alırsa o zaman 50 milyar dolar serbest bırakılacak. Bunun için iç gelişmelere IMF özellikle dikkat ediyor. Öncelik seçim sonuçları, seçimlerde AKP’nin iyi sonuç alması. IMF bundan sonra anlaşma yapmaya yanaşıyor. Bunun karşılığında ise nasıl tavizler verileceği konusu zaten bilinen şeyler aslında.

Suriye’nin kuzeyinde ABD istediğini alıyor. Çekiliyorum diyor ama bu süreçte zaten kamuoyunun bildikleri var, farklı bir şey yok. Orada istediğini alacak. Benzer şeyler önümüzdeki dönemde Irak’ta da söz konusu olacak. Irak’a çok büyük bir şey olmaz. Zaten orada ABD istediğinin çoğunu almış durumda.

GÜNEY KIBRIS TANINACAK MI?

Esas çarpıcı konulardan birisi ‘Kıbrıs Rum kesimi tanınacak’ yönündeki iddialar. Bu da olabilir. Bu konuda bir tavizin her an olabileceği kulislerde dile getiriliyor. Nedeni ise daha önceki gelişmeler. Ancak Türkiye’de kamuoyu bunu ne kadar kaldırabilir bunun hesabını AKP nasıl yapmıştır, bu hesabı, bu adımı nasıl açıklar kamuoyuna bu belirsiz. Bu kulislerde dile getirilen bir konu. Olabilir mi? Neden olmasın!..”

İKTİDAR IMF KISKACINDAN KURTULAMAYACAK

Ahmet Takan, yazısının devamında, IMF konusunda muhalefetin de iddialarını köşesine taşıdı.

Takan yazısını şöyle bitirdi:

“Tüm veriler, iktidarın IMF kıskacından kurtulamayacağını gösteriyor. McKinsey’yi hatırlayın!.. IMF’nin taşeronunu… Türkiye ekonomisini yönetim yetkisinin bu ABD taşeronuna verilişini… Skandalın patlayışını ve sonradan güya nasıl çark edildiğini… Kağıt üstünde yoklar ama ruhları Ankara’da dolaşıyor!.. Vatandaş da soğandan sonra patlıcana açılan savaş ile uyutuluyor. Pazara kadar değil seçime kadar!.. “

“Borçlar yığıldı, hükümet seçimden sonra IMF’ye başvuracak”

Ekonomi

500 ve 1000 liralık banknotlar için hazırlıklar başladı

Hükumet 500 ve 1000 liralık yeni banknotlar için düğmeye bastı. Liradan altı sıfır atmakla övünen iktidar, yanlış ekonomi politikaları nedeniyle en yüksek değerdeki 200 liralık banknot bile pula çevirdi.

BOLD – Bankalara gönderilen ATM’lere küçük kupürlü banknot yerleştirme talimatını eleştiren CHP İstanbul Milletvekili ve Genel Başkan Başdanışmanı Erdoğan Toprak, hükumetin 500 ya da 1000 liralık yeni banknotlara hazırlık yaptığını söyledi.

ARTIK 200 TL İLE FİLELER DOLMUYOR

Sözcü’den Başak Kaya’ya konuşan Toprak, markette ve pazarda filenin 200 liraya bile dolmadığını, küçük kupürlü banknotlarla yapılan ödemelerde de tomarla para ödendiğini dile getirdi. “Yükselen enflasyonla pula dönüşen en yüksek kupürlü banknot da yetersiz hale geldi. 500 ya da 1000 liralık yeni banknotlara hazırlık yapılıyor” dedi.

ENFLASYON 200 TL’Yİ PULA DÖNÜŞTÜRDÜ

Liradan altı sıfır atmakla övünen iktidarın uyguladığı yanlış ekonomi politikaları ve enflasyonun çift hanede olmasının, en yüksek değerdeki 200 liralık banknotu da pula dönüştürdüğünü vurgulayan Toprak, “Daha yüksek kupürlü banknot basma ihtiyacı doğdu” dedi.

SÜREKLİ 100 VE 200 LİRALIK BANKNOTLAR BASILIYOR

Hayat pahalılığında küçük kupürlü banknotların, cüzdanlarda değersiz kağıt para kalabalığına dönüştüğünü vurgulayan Toprak, “Değeri kalmayan 100 veya 200 liralık banknotların kullanımı da arttı. Piyasada tedavüldeki banknotların yüzde 50’yi aşan bölümü bu banknotlardan oluşuyor. Yükseliş hızı bu şekilde sürdüğü takdirde yakında 500 hatta 1.000 liralık banknotların tedavüle sokulması kaçınılmazdır” dedi.

200 TL YILLAR İÇERİSİNDE ERİDİ

Sürekli artın enflasyon Türk Lirası’nın da değerini düşürüyor. Yüksek enflasyon nedeniyle 200 liranın yıllar içerisinde alım gücü iyice düştü. Tedavüle çıktığı 2009 yılında 200 lira ile 13 kilo dana eti, 38 kilo tavuk eti, 19 litre zeytinyağı, 56 kilo muz, 2.5 çeyrek altın, 130 dolar alınabilirken şimdi 2.5 kilo dana eti, 7 kilo tavuk eti, 5 litre zeytinyağı, 13 kilo muz, 0.25 çeyrek altın ve 27 dolar alınabiliyor.

 

Selahattin Demirtaş: Daha cesur olmanın vakti çoktan geldi de geçiyor

Okumaya devam et

Ekonomi

TÜİK bir jeoloğa emanet

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan, verileri tartışmalı TÜİK’in başına Jeoloji Mühendisliği mezunu Prof. Dr. Sait Erdal Dinçer’i atadı. Önceki başkan Muhammed Cahit Şirin de Emine Erdoğan’ın özel kalem müdürünün eşiydi.

BOLD – Bir yıl olmadan görevden alınan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Başkanı Muhammed Cahit Şirin’in yerine Prof. Dr. Sait Erdal Dinçer atandı. Dinçer’in İstanbul Teknik Üniversitesinde Maden Mühendisliği Fakültesi Jeoloji Mühendisliği bölümü mezunu olması dikkat çekti.

KARAR RESMİ GAZETE’DE YAYIMLANDI

Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında AKP’li Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan atama kararına göre TÜİK Başkanlığı’na Prof. Dr. Sait Ercan Dinçer atandı. Kararın 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu’nun 38’inci maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2 ve 3’üncü maddeleri gereğince verildiği belirtildi.

JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MEZUNU

Dinçer, 1986-1990 yılları arasında İstanbul Teknik Üniversitesi’nde Maden Mühendisliği Fakültesi Jeoloji Mühendisliği bölümünde okudu. Aynı üniversitede İşletme Mühendisliği bölümünde yüksek lisans yaptı. Dinçer aynı zamanda 1992-1995 yıllarında Marmara Üniversitesi ekonometri alanında yüksek lisans yaptı. Dinçer doktorasını da Marmara Üniversitesi ekonometri bölümünde yaptı.

ESKİ BAŞKAN EMİNE ERDOĞAN’IN ÖZEL KALEMİNİN EŞİYDİ

Açıkladığı veriler tartışma konusu haline gelen TÜİK’in önceki başkanı Muhammed Cahit Şirin, bir yıl bile olmadan geçen ay ortasında görevden alındı. Mayıs 2020’de göreve gelen Şirin, Emine Erdoğan’ın Özel Kalem Müdürü Elif Esen’le evli. TÜİK’ten yapılan açıklamada başkanlığa Muhammed Cahit Şirin’in yerine Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Ahmet Kürşad Dosdoğru’nun vekaleten atanmıştı.

ESKİ TÜİK BAŞKANI DA VERİLERE GÜVENMİYOR

Eski TÜİK Başkanı Birol Aydemir, kendisi görevdeyken 4 yıl boyunca Gelirler İdaresi’nden veri alamadığını ve TÜİK’e veri vermeyen kişinin de Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal olduğunu söyledi. TÜİK’e yönelik eleştirilerin son yıllarda çok yükseldiğini belirten Aydemir, “İnsanlar, artık açıklanan verilere güvenmez hâle geldi. İşin doğrusu, evet, ben de TÜİK’in enflasyon, istihdam, büyüme gibi alanlarda yayınladığı verilerin artık çok şüpheli ve tartışmalı olduğu konusunda hemfikirim” dedi.

Selahattin Demirtaş: Daha cesur olmanın vakti çoktan geldi de geçiyor

Okumaya devam et

Ekonomi

Emeklilik dilekçesi veren EYT’li gözyaşlarına boğuldu

Kendilerini Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) olarak adlandıran 6 milyon kişiden biri olan Duygu Kösedağ, bugün emeklilik dilekçesi verdi. Yaşa takıldığı için 11 yıl gecikmeli yaşlılık tahsis kartı alabilen Kösedağ, “Gözyaşlarımı tutamadım” dedi.

BOLD – Türkiye’nin çözüm bekleyen önemli sorunlarından EYT, aileleriyle birlikte 15 milyona yakın vatandaşı ilgilendiriyor. Muhalefet partileri emeklilik bekleyenlerin sorunu çözmeyi vaat ederken AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 16 Kasım 2019 tarihinde İstanbul’da resti çekti. Erdoğan, “Milletimin zararına olan bir şeye asla yokum. Seçim kaybetsek de yokum” ifadelerini kullandı.

11 YIL GECİKMELİ EMEKLİLİK

Seslerini duyurmak için Umut Partisi ismiyle siyasi parti bile kuran EYT’liler dernek, sosyal medya ve diğer alanlardaki örgütlülüğüyle biliniyor. Anlık gelişmeleri paylaşan EYT’lilerden Duygu Kösedağ’ın emeklilik dilekçesi vermesi heyecana sebep oldu. Kösedağ, “31 yıl sonra 11 yıl gecikmeli gelen nihayet emeklilik dilekçemi verdim. Yaşlılık tahsis kartımı elime aldığımda göz yaşlarımı tutamadım. Görevli bayan EYT’li miydiniz dedi. Demek bu kadar belli oluyor hakkımızın ötelendiği. Darısı bütün eyt’li arkadaşlarımın başına” diye yazdı.

EYT NEDİR?

Bir partiyi iktidara taşıyabilecek ya da iktidardan indirebilecek kadar kalabalık olan EYT’liler, 8 Eylül 1999’da kabul edilen 4447 sayılı Kanun ile gündeme geldi. Kanundan önce erkekler için 25, kadınlar için 20 yıl sigortalılık süresi ve 5 bin günlük prim gün sayısı emekli olmak için yetiyordu. Yapılan düzenlemeyle emeklilik yaşı kadınlarda 58’e, erkeklerde 60’a yükseltilirken, emeklilik için gerekli prim gün sayısı ise 7 bin güne yükseltildi. Prim gün sayısını dolduran ancak yaşı kadınlarda 58’e erkeklerde 60’a ulaşmayanlar emekli maaşına bağlanamıyor.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0