Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Hamileyken tutuklandılar, doğum yaptırılıp tekrar cezaevine gönderildiler

1 Şubat 2019'da Erzurum Nenehatun Kadın Doğum Hastanesi'nde dünyaya gelen Yusuf Burak, artık Erzurum E Tipi Kapalı Cezaevi'nde.

İki farklı şehirde tutuklu iki kadın doğum yaptı. Anne ve bebekleri doğumun ardından hapishaneye gönderildi. Tutuklu annelerden birini kocası hamileyken boşadı.

SEVİNÇ ÖZARSLAN
BOLD/ÖZEL

Biri İstanbul’da, diğeri Erzurum’da tutuklu bulunan iki kadın peş peşe doğum yaptı ve ikisi de doğumdan bir gün sonra bebekleriyle birlikte tekrar cezaevine gönderildi.

Dün doğum yapan Şeyma Tekin 1 günlük bebeği ile tekrar cezaevine gönderildi.

24 yaşında, henüz hayatının baharında olan Şeyma Tekin, 2017’de evlendi, 7 ay önce tutuklandı, 2 ay önce de boşanmak zorunda kaldı.

Tutuklandığında iki aylık hamile olan Tekin dün doğum yaptı ve bir günlük bebeğiyle tekrar 25 kişilik koğuşa gönderildi. Doktorların yaptığı ilk muayenede anne karnında iken yeterince beslenemeyen bebeğin (Yusuf Burak) fiziken zayıf kaldığı ve kalbinin delik olduğu teşhisi konuldu.

Anne ve bebeğin iyi bakılması gerektiği görüşüne rağmen tutukluluk devam ettirildi.

GECE YARISI HASTANEYE KALDIRILDI

Önceki gece saat 23:00 sularında Erzurum Nenehatun Kadın Doğum Hastanesi’ne götürülen Şeyma Tekin sabah 11:00’de bir erkek çocuk dünyaya getirdi.

Yusuf Burak ismi verilen bebek, annesiyle birlikte bugün tekrar Erzurum E Tipi Kapalı Cezaevi’ne konuldu.

Şeyma Tekin, 24 Haziran 2018 Milletvekilliği Genel Seçimi’nin  yapıldığı gün, bir itirafçının ismini vermesi üzerine gözaltına alındı.

Bir gün nezarette kaldıktan sonra mahkemeye çıkarıldı ve sorgusunu yapan hâkimin “İsim ver, yoksa 10 yıl ceza alırsın.” tehditlerine maruz kaldı. “Ben kimseyi tanımıyorum.” deyince tutuklandı. 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan genç annenin dosyası şu anda İstinaf sürecinde.

KOCASI ÇEVRE BASKISI SEBEBİYLE BOŞADI

Şeyma Tekin

Bebeğiyle hapishaneye geri gönderilen Şeyma Tekin, gözaltına alınmadan kısa bir süre önce hamile olduğunu öğrendi. Ancak kocası hamile eşine destek olmak bir yana, çevre baskısı nedeniyle boşanma davası açtı.

Çevre baskısı ve tehditler sonucu; tutuklu bir kadınla evli olmak istemediğini belirten kocası, hapiste bulunan hamile eşini boşadı.

Şeyma Tekin’in babası Halil Tekin, Twitter hesabından tepkisini dile getirdi.

Halil Tekin, “Bize dün sabah 9:30’da haber verdiler, hemen gittik hastaneye, doğuma bile almadılar. Annesi akşam üzeri beş gibi gidebildi yanına. Benim bir kızım var. Gözümüzden sakındık, böyle oldu. Türkiye Cumhuriyeti’nde adalet nasıl işliyor, ben anlamıyorum, ben cahil birisiyim. Ortaokul mezunuyum. Biz burada kırsalda yaşıyoruz. İsim vermeyle benim kızımı tutukladılar, bir şey sormadılar. Bu nasıl bir şey, ne diyeyim. Biz ne yaptık! Benim kızım lekesiz bir pamuk. Allah yardım etsin.” dedi.

Şeyma Tekin ve bebeği Yusuf Burak, doğumdan tam 28 gün sonra, 28 Şubat 2019’da tahliye edildiler. Şu anda Türkiye’de Erzurum’da yaşıyorlar. Tekin eşinden boşandı, babasının evine geri döndü. Yusuf Burak’ın velayetini geri aldı. Fakat cezaevi sürecinde yaşadıklarının hala atlatabilmiş değil. Tek başına evden çıkmaya, sokaklarda yürüyeme korkuyor. Dışarı çıkmak istemiyor. İlk kez 28 Mayıs 2019’ta oğlu ile birlikte gezmeye gittiler.

15 Mayıs 2019, Yusuf Burak ve annesi.

1 Mart 2019, Yusuf Burak 1 aylıkken.

Yusuf Burak 2 aylıkken.

BEYZA DEMİR VE BEBEĞİ BAKIRKÖY CEZAEVİ’NDE

Beyza Demir de bebeği ile hapishanede.

Üç ay önce eşi Emin Demir ile birlikte Edirne’de tutuklanan Beyza Demir de 29 Ocak’ta İstanbul’da Bakırköy civarındaki bir hastanede doğum yaptı ve iki gün hastanede kaldıktan sonra tekrar cezaevine gönderildi.

2013’te evlenen Beyza ve Emin Demir çifti öğretmendi ve özel sektörde öğretmenlik yapıyorlardı. Bir itirafçının isimlerini vermesi nedeniyle haklarında yakalama kararı vardı.

Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde kalan Beyza Demir, Şeyma Tekin kadar şanslı değil.

14 Ocak 2019’da ilk mahkemesine çıkan Beyza Demir’e İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi örgüt üyeliğinden 7 yıl 6 ay ceza verdi.

Hala kızı Ceyda ile birlikte aynı cezaevinde tutuklu. Ceyda iki aylıkken tükürük bezinden mikrop kaptı ve ameliyat edildi. Annenin de sağlığı durumu kötü.

CEZA İNFAZ KANUNU ALENEN ÇİĞNENİYOR

Bir kadının en zor dönemi hamilelik süreci, doğum ve lohusalık…

Herhangi bir sağlık sorunu olmasa bile 5275 sayılı Ceza İnfaz Kanunu’nun 16/4 maddesine göre doğum yapan hükümlü kadınların cezaları 6 ay ertelenmesi gerekiyor. Hamile kadınlar ise tutuklanamıyor.

Hizmet Hareketi’ne mensup olduğu için gözaltına alınan kadınlara bu kanun uygulanmıyor.

 

2018’de baskı sonucu ölen ya da öldürülen Hizmet Hareketi gönüllüleri

BOLD ÖZEL

15 Temmuz gecesi ihraç edilen 2 bin 740 hakim ve savcıyı 2013’te fişlediler

15 Temmuz gecesi 2 bin 740 hakim ve savcının ihracının faillerinden biri daha ortaya çıktı. Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü, HSYK üyesi ve Müsteşarlık görevlerinde bulunan Birol Erdem, Yargıtay’da yargılandığı davada ‘itiraflarda’ bulundu. Erdem, 2013 yaz aylarından itibaren Gülen Hareketine yakın olduğu gerekçesiyle hakim-savcıları fişlediklerini itiraf etti. Erdem, fişleme toplantılarını Yargıtay üyesi Harun Kodalak, HSK üyesi Halil Koç, Cumhurbaşkanlığından Metin Kıratlı ve AYM üyesi Basri Bağcı’yla yaptıklarını itiraf etti.

BOLD ÖZEL – Eski HSK Başkanvekili Mehmet Yılmaz’ın 15 Temmuz gecesi 2 bin 700 hakim ve savcının ihracıyla ilgili “Elimizdeki liste bir gecede yapılmadı, 3 yıldır çalışıyorduk” sözleriyle anlattığı fişlemeyi doğrulayan bir itiraf daha gündeme geldi.

Söz konusu itirafları Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü, HSK üyeliği ve Müsteşarlık görevlerinde bulunan Birol Erdem, Yargıtay 9. Ceza Dairesinde silahlı terör örgütü yöneticisi olduğu iddiasıyla yargılandığı davada yaptı. Erdem, 2013 yazından itibaren Yargıda Birlik Platformu toplantılarında Gülen Hareketine yakın hakim ve savcıları fişlediklerini söyledi.

ERDEM NASIL BERAAT ETTİRİLDİ?

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Gülen Hareketi yöneticisi olduğu iddiasıyla 22,5 yıla kadar hapis talebiyle yargılanan Birol Erdem’i itirafları sonrası beraat ettirdi. Daire kararında, Erdem’in eyleminin örgüt üyeliği kapsamında olduğu ve nihai amacı bilmediği belirtilerek şu gerekçeyle beraat kararı verdi: “…sanığın örgütün hiyerarşisi içinde bulunduğu zaman dilimi itibariyle örgütün nihai amacını bilmediği gibi, bu amacın kamuoyu tarafından da bilinmediği, TCK’nin 30/1 maddesinde düzenlenen, “Fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen bir kişi kasten hareket etmiş olmaz.” hükmü gereğince sanığın CMK’nun 223/2-c maddesi uyarınca atılı suçtan beraatine karar vermek gerekmiştir.”

BİNLERCE  KİŞİYE AĞIR CEZALAR VERİLDİ

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 1996 yılından itibaren Gülen Hareketi’nin içinde olduğunu, sohbetlere katıldığını, Personel Genel Müdürlüğünde hakim-savcı alımlarını yaptığını söyleyen Erdem’i cemaatin nihai amacını bilmediği ve kasten hareket etmediği gerekçesiyle beraat ettirdi. Yargıtay, on binlerce Gülen Hareketi mensubu için suç delili sayılan bu eylemleri Birol Erdem için suç teşkil etmediğini belirterek, beraatine gerekçe yaptı. Halbuki binlerce Gülen Hareketi mensubuna Erdem’e göre daha hafif iddialarla -Bylock kullanma, Bank Asya’ya para yatırma, sohbetlere katılma ve sendikaya üye olma gibi- ağır cezalar veriliyor. Yargıtay da bu cezaları onuyor.

YARGITAY VE DANIŞTAY ÜYELERİNİN İSİMLERİNİ HAKAN FİDAN’A VERDİM

Birol Erdem ise 9. Ceza Dairesindeki davada, 2013 yazından itibaren hakim ve savcıları fişledikleri itirafında bulundu. Erdem, 2014 HSYK seçimleri öncesi bakanlığın ve idari yargının listelerini hem arkadaşlarına hem de HSYK’ya gönderdiğini, idari yargının listesinin bir örneğini de Yargıtay Danıştay üyelerinin isimleri ile birlikte MİT müsteşarı Hakan FİDAN’ a verdiğini söyledi. Erdem, ifadesinde şunları kaydetti: “MİT müsteşarı Hakan FİDAN’a idari yargının tam listesiyle beraber elden verdiğini, Hakan FİDAN’ın bunu internet ortamında yayınlamasını söylemesi üzerine kendisinin de “Benim böyle bir imkânım yok, sosyal medya kullanmıyorum.” dediğini, arkasından bir iki gün içinde verdiği bu isimlerin tamamını kendisinin verdiğim sırayla ve sayıyla internette yayınlandığını ve tüm Türkiye’nin paralel yapı mensubu Yargıtay ve Danıştay üyelerini 2014 yılının başlarında öğrenmiş olduğunu…”

Birol Erdem’in Yargıtay’da verdiği ifade.

PARALEL YAPI MENSUPLARININ LİSTESİNİ ÇIKARDIK

Erdem ifadesinde hakim ve savcıları fişlemeye 2013 yazında başladıklarını, fişlemeye Ankara Adliyesinden Harun Kodalak , HSYK’dan Halil Koç, Rasim Aytin, bakanlıktan ise Metin Kıratlı Aytekin Sakarya, Serdar Mutta, Bilgin Başaran ve Basri Bağcı’nın da destek verdiğini söyledi. Erdem hazırladıkları listeleri, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Şeref Malkoç, Mustafa Şentop ile Adalet Bakanları Sadullah Ergin ve Bekir Bozdağ’a verdiğini belirtti.
Erdem, şunları kaydetti: “Örgütle mücadele konusunda yaptığı önemli çalışmalardan bir tanesinin de Yargıda Birlik Grubu fikrini gündeme getirmek olduğunu, 2013 yaz aylarında – 2014 HSYK seçimlerine yönelik çalışma yapmak üzere- bakanlıktaki arkadaşları ile birlikte bu grubun çekirdeğini oluşturduğunu, daha sonraki toplantılarda Ankara Adliyesinden Harun KODALAK, HSYK’ dan Halil KOÇ, İsmail AYDIN ve Rasim AYTİN’in de katıldıklarını, Bakanlıkta ise bu faaliyetlerde Metin KIRATLI, Aytekin SAKARYA, Feyzullah TAŞKIN, Muharrem ÜRGÜP, Veysel BEKTAŞ, Serdar MUTTA, Bilgin BAŞARAN ve Basri BAĞCI”nın yer aldıklarını, adı geçenlerle birlikte yaptıkları toplantılarda öncelikle teşkilattaki paralel yapı mensuplarını tanımak üzere bir çalışma başlattıklarını, Bakanlıktaki arkadaşlarının bakanlıktakilerin listesini, idari yargıdan iki arkadaşın idari yargının listesini çıkardıklarını, Adli yargının listesi ile ilgili çalışmalar devam ederken kendisinin görevden ayrıldığını… Yargıtay ve Danıştay’da FETÖ mensuplarının tespitine dönük yürüttüğü çalışmalar sonucu hazırladığı FETÖ’cü Yargıtay ve Danıştay üyelerinin listesinin birer örneğini MİT müsteşarı Hakan FİDAN, Şeref MALKOÇ, Mustafa ŞENTOP, Adalet Bakanı Sadullah ERGİN, o görevden alındıktan sonra da Adalet Bakanı olan Bekir BOZDAĞ ile siyaset dünyasında ve kamu bürokrasisinde etkin üst düzey bazı kamu görevlilerine teslim ettiği…”

MEHMET YILMAZ: 3 YILDIR ÜZERİNDE ÇALIŞIYORDUK

Dönemin HSYK Başkanvekili Mehmet Yılmaz, 15 Temmuz gecesi 2740 hakim ve savcının görevden “alınmasıyla ilgili listeleri 3 yıldır hazırladıklarını açıklamıştı. Karar yazarı Elif Çakır’a konuşan Yılmaz, 15 Temmuz darbe gecesinin sabahında HSYK 2. Daire olarak 2740 hakim ve savcıyı açığa aldık. Ancak o liste bir gecede hazırlanmış bir liste değil. Üç yıldır üzerinde çalışıyorduk” dedi.

Alman hükümetinin Orhan İnandı’nın akıbetini sorduğu ortaya çıktı

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

8 aylık hamile Büşra Erdoğan gözaltına alındı

Bir ay sonra bir kız bebek dünyaya getirecek olan Büşra Erdoğan dün akşam Ayvalık Kaçakçılık Organize Şube Müdürlüğü tarafından gözaltına alındı.

SEVİNÇ ÖZARSLAN – BOLD ÖZEL

Hamile kadınlar gözaltına alınmaya devam ediyor. Gülen Hareketi soruşturmalarında yargılanan Büşra Erdoğan ve eşi Halit Erdoğan dün akşam Ayvalık’a gözaltına alındı. Ayvalık Kaçakçılık ve Organize Şube’de tutulan 25 yaşındaki Büşra Erdoğan’ın 8 aylık hamile olduğu öğrenildi. Erdoğan’ın ne zaman mahkemeye çıkarılacağı belli değil.

Uludağ Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı mezunu olan Büşra Erdoğan Bursa’da özel bir kız yurdunda idarecilik yaptığı için Ekim 2016’da tutuklandı. 14 ay Bursa Yenişehir Cezaevinde kalan Büşra Erdoğan’ın mahkemesi 4 yıldır devam ediyordu. Karar mahkemesi ekimde görülecek. Eşiyle aynı gün tutuklanan Halit Erdoğan ise Bandırma Cezaevinde 8 ay kaldı. 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan Erdoğan’ın dosyası İstinaf Mahkemesinde bulunuyor.

5 aylık hamile kadın 5 gündür gözaltında

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

AİHM 1.600 hakim ve savcının dosyasında daha Türkiye’den savunma istedi

15 Temmuz sonrası mesleğinden ihraç edilerek tutuklanan hakim ve savcıların AİHM’e yaptığı başvurular rekor seviyeye ulaştı. AİHM, yalnızca hakim ve savcıların yaptığı bin 600 başvuruda AKP hükumetinden savunma istedi.

BOLD ÖZEL – AİHM, 15 Temmuz sonrası mesleğinden ihraç edilerek tutuklanan hakim ve savcıların hak ihlali başvurularıyla ilgili Türkiye’den savunma istemeye devam ediyor.

AİHM, Gülen Hareketi’ne üyelik suçlamasıyla tutuklanan 256 kişinin özgürlük ve güvenlik hakkına ilişkin başvurusunu geçtiğimiz hafta savunma yapması için hükumete tebliğ etti. Bu dosyalardan 152’sinin ihraç hakim ve savcı tutukluluklarıyla ilgili olduğu belirtiliyor. En son savunma istenen dosyalarla birlikte ihraç hakim savcılara ilişkin tebliğ edilen başvuru sayısı bin 600’ü geçti. AİHM, AKP hükumetinin savunma yapmasından sonra bu dosyalarda emsal kararlar verecek.

TUTUKLAMA SONRASI DELİL TOPLADILAR

AİHM, 2019’da eski Anayasa Mahkemesi Üyesi Alparslan Altan’ın başvurusunda gözaltına alınmasında terör örgütü üyeliği şüphesinin tutuklama için yeterli gerekçe oluşturmadığını, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin özgürlük ve güvenlik hakkıyla ilgili 5. Maddesi’nin ihlal edildiğine hükmetmişti. Kararda, Altan hakkındaki delillerin tutuklama sonrasında toplandığına dikkat çekilmişti. Türkiye’nin Altan’a 10 bin euro tazminat ödemesine karar verilmişti.

AİHM, Alparslan Altan’dan sonra 2020 yılında Kocaeli Vergi Mahkemesi üyesi Hakan Baş’ın tutuklanmasının yasal olmadığı ve makul bir şüpheye dayanmadığı gerekçeleriyle kişi özgürlüğü ve güvenliğinin ihlaline hükmetmişti. Mahkeme, Baş’a 10 bin euro tazminat ödenmesine hükmetmişti.

Hakan Dağdeviren’in annesine kavuşma hayalini bitirdiler

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0