Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Tecride karşı açlık grevi yapan HDP’lilere tek kişilik tecrit cezası

HDP Batman Milletvekile Ayşe Acar Başaran cezaevlerinde açlık grevi yapanların baskı uygulandığını söyledi.

Bayburt, Edirne ve Elazığ cezaevlerinde, açlık grevi yapan Halkların Demokratik Partisi (HDP) üyeleri, tek kişilik odalara alındı. Koğuş arkadaşlarının refakat etmesi ve onlarla ilgilenmesi engellendi. Kayseri’de ise disiplin cezası ve aile görüşü engeli uygulanmaya başlandı.

BOLD– HDP Hakkari Milletvekili ve Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı Leyla Güven’in başlattığı açlık grevi 87’nci, Nasır Yağız’ın Kuzey Irak’ta devam ettiği açlık grevi 74’üncü gününe ulaştı.

Cezaevlerinde farklı tarihlerde sayısı her gün artan 284 tutuklu, Strazburg ve Galler’de onlarca siyasetçi ve aktivist tecride karşı başlatılan açlık grevine katıldı.

TUTUKLULARA TEK KİŞİLİK HÜCRE ZULMÜ

Açlık grevine karşı cezaevleri yönetimleri eylemcileri tek kişilik hücrelere almaya başladı. Dışarıda yapılan destek eylemleri ise polis müdahalesi ile karşılaşıyor. Tecride Karşı Özgürlük İnisiyatifi Sözcüsü HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran yapılan uygulamaları anlattı.

Başaran, Bayburt Cezaevi’nde açlık grevinde 30 güne ulaşan tutukluların, tekli odalara alındığını ifade etti. Başaran benzer uygulamanın Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nde ve Elazığ Cezaevi Kampusü’nde uygulandığını dile getirdi.

AİLE GÖRÜŞÜNE YASAK, SOSYAL FAALİYETLERDEN MEN

Başaran, Kayseri Bünyan Cezaevi’nde ise açlık grevindekilere disiplin cezaları verilerek aile görüşü yapmalarına izin verilmediğini dile getirdi. Sosyal etkinliklere katılmalarının engellendiğini, havalandırma alanındaki karın temizlenmemesi sebebiyle açık havaya çıkmalarına izin verilmediğini ifade etti.

Başaran ayrıca açlık grevlerine destek amacıyla yapılan barışçıl eylemlere yönelik kolluk gücü şiddeti uygulandığını vurguladı. Leyla Güven’in evinin önünde destek eylemi düzenleyen HDP’lilere, Tomalarla müdahale edildiğini, eylemleri takip eden gazetecilerin ise gözaltına alındığını ya da polis hakaretlerine maruz kaldıklarını söyledi.

“AKP-MHP YÖNETİMİ ALTINDAN KALKAMAYACAKLARI ÖLÜMLERE SEBEP OLACAK”

Başaran şu ifadeleri kullandı: “Açlık grevcilerinin sağlık durumları artık kritik eşiğin üzerinde bir noktaya ulaşmıştır. Israrla kendisine hukuk devleti olarak niteleyen AKP-MHP yönetimi, keyfi uygulamalarına, yasalarca tanınan hakların gasp edilmesine derhal son vermelidir. Aksi takdirde, sorumluluğunu alamayacakları, altından kalkamayacakları felaketlere, ölümlere sebep olacaklardır.”

“Kürt, Alevi veya muhalif” diye fişlenenler KPSS mülakatında eleniyor

Politika

AKP Sözcüsü Çelik, Kılıçdaroğlu’nun ‘Hermes çantayı yaksınlar’ çağrısını kadına şiddete bağladı

Ömer Çelik, Erdoğan’ın boykot çağrısına eşinin Fransız lüks Hermes marka çantasıyla cevap veren Kılıçdaroğlu’nu, Emine Erdoğan’a sözel şiddet uygulamakla suçladı.

BOLD – CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu bugünkü partisinin grup toplantısında, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Fransa’ya boykot çağrısını ele aldı. Halka Fransız mallarını alacak hal kalmadığını söyleyen Kılıçdaroğlu boykot çağrıları için: “Saray sosyetesi uygularsa uygulasın. Mesela Fransız uçakları var, satsın hemen. Emine Hanım’ın çantası var. Onu da sarayın bahçesinde yaksın, ‘Protesto ediyorum’ desin” diye konuştu.

SON DERECE YAKIŞIKSIZ

Kılıçdaroğlu’nun Emine Erdoğan’a yaptığı çağrıya AKP Sözcüsü Ömer Çelik’ten yanıt geldi. Kılıçdaroğlu’nu Emine Erdoğan’ın çantası üzerinden siyaset yapmakla suçlayan Çelik şunları kaydetti: “Bir siyasetçiye, hanımefendinin üzerinden siyaset yapmak yakışmıyor. Yakışıksız bir tavır. Maalesef en temel değerlere riayet etmeyen bir tutum içerisine girebiliyor. Hanımefendiyle ilgili kurduğu cümleler son derece yakışıksızdır. Siyasetçinin muhatabı siyasetçidir. Şiddetle kınıyoruz. Sözel şiddetin kadına şiddetin önemli bir parçası olduğunu ifade ediyoruz. Aileler, kadınlar üzerinden siyaset yapma tarzı doğrudan şiddettir, saygısızcadır ve kınanması gerekiyor. Hanımefendiyi diline alarak bu şekilde bir örnek ortaya koyması son derece yakışıksızdır.

Ülkedeki ekonomik krize rağmen, Emine Erdoğan’ın fiyatı 80 bin dolar civarında olan Fransız Hermes marka çanta kullanması sosyal medyada uzun süreden beri tartışma konusu. Erdoğan’ın boykot çağrılarının ardından lüks çanta yeniden gündeme geldi.

 

Tayyip Erdoğan’ın beyaz çay zevki halkın çay keyfini kaçırdı

Okumaya devam et

Politika

Perinçek’in sırrı ortaya çıktı: Öcalan en geç 2024’te çıkacak!

Doğu Perinçek’in “Türk devleti kısa zaman sonra Abdullah Öcalan’ı çıkartacak ‘Silahları bırakın, biz yanlış yaptık’ dedirtecek” sözlerinin ardından ilginç bir iddia gündeme geldi. Terör örgütü PKK lideri Abdullah Öcalan’ın AİHM’in 2010 yılındaki kararı gereği en geç 2024 yılında tahliyesinin gündeme gelebileceği iddia edildi.

BOLD – Korkusuz gazetesi yazarı Ahmet Takan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin(AİHM) 2010 yılında verdiği karara dikkat çekerek, Abdullah Öcalan’ın 2024 yılında tahliye edileceğini iddia etti.

Takan’ın yazısında Eski Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Ömer Faruk Eminağaoğlu’nun bu konudaki açıklamasına yer verildi. Eminağaoğlu, “Öcalan’ın şu tabloda da 2024 yılında umut hakkı nedeniyle koşullu salıverilmesi açıkça ortada” dedi. Takan ise yazısını, “Biz, TRT’ye çıkarılacak diye anlamıştık… Demek ki; Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, “Öcalan çıkarılacak” diye boşa konuşmamış!” diyerek bitirdi.

Ahmet Takan’a konuşan Ömer Faruk Eminağaoğlu, Öcalan’ın 15 Şubat 1999 yılında ceza aldığına dikkat çekerek, 2024 yılında Abdullah Öcalan’ın tahliye olabileceğini ileri sürdü.

EN GEÇ 15 ŞUBAT 2024’TE ÇIKACAK

Takan’ın yazısına göre Eminağaoğlu, Öcalan’ın tahliyesiyle ilgili şu iddialarda bulundu: ” Öcalan, aldığı cezadan sonra, AİHM’e başvurduğunda, AİHM 2 ‘nci Dairesi 2014 yılında oybirliği ile aldığı kararda, Öcalan hakkında da mahkûm olduğu ceza nedeniyle koşullu salıverme hakkı tanınmaması nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiğine de karar verdi. Türkiye’nin bu konuda yaptığı itiraz aynı yıl AİHM Büyük Dairesi tarafından reddedildi. Cezaevinde suç işleyen Öcalan hakkında, bu konularda işlem yapılmadığı için Türkiye’de, AİHM kararını gözetince umut hakkı nedeniyle Öcalan’ın 15 Şubat 1999 tarihinde yakalandığını esas aldığımızda, Öcalan’ın en geç 15 Şubat 2024 tarihinde koşullu salıverilmesi gündeme gelecek.”

Namlunun ucundaki KHK’lının polisten isteği: Çocuk uyanmasın lütfen!

Okumaya devam et

Politika

Devlet Bahçeli’nin Meclis kürsüsünde ‘pasta’ ile imtihanı

Askıda ekmek kampanyasına yönelik eleştirilere cevap veren Devlet Bahçeli, prompter metninin dışına çıkınca kürsüde dili dolandı. Milletvekillerinin desteğiyle ‘pasta’ sözcüğünü dile getirebilen Bahçeli, “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler” sözüne atıfta bulundu.

BOLD – MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin Meclis’teki grup toplantısında konuştu. Geçen haftalarda öncüsü olduğu askıda ekmek kampanyasına yönelik eleştirilere cevap veren Bahçeli, prompter metninin dışına çıktı. Eski Fransa Kraliçesi Marie Antoinette’nin “Ekmek bulamazlarsa pasta yesinler” sözüne atıfta bulunmak istedi. Bahçeli, kullanacağı sözleri unutunca, ön sıralarda bulunan milletvekillerinden yardım aldı.

ABD’deki başkanlık seçimlerine de değinen Bahçeli, “Biden’ın iktidarı devirme açıklaması son derece uyanık olmamızı gerektirmektedir” dedi. Cumhurbaşkanlığı sistemini savunan Bahçeli, grup toplantısında şunları söyledi:

BUNLARIN AHI GİTMİŞ VAHI KALMIŞTIR

Güçlendirilmiş Parlamenter sistem amaçlayanların ne istedikleri ortadadır. Ne CHP, ne HDP, ne de İYİ Parti aziz Türk milletine bir gelecek vaat edemeyecektir. Bunların ahı gitmiş, vahı kalmıştır. Cumhur İttifakı 7 düvele direnmektedir. Zillet siyaseti ise vurgun yemiş, bu masalın sonuna karmaşık ihtilaflarla gelmiştir. Ha TKP, ha HDP, ha CHP… Bunlar arasında ne fark vardır? Türkiye’yi sokakta teslim almayı hedefleyen, terörist Demirtaş’ı aynı üslupla öven bunlar değil midir? Birlikte anayasa yazmaya hazırlanan bunlar değil midir? HDP’yi MHP’ye tercih edecek kadar zıvanadan çıkan bunlar değil midir?

HELE BİR SOKAĞA ÇIKSINLAR

Siyaseti sokağa havale edenlerin sonu meçhuldür. Biden’ın iktidarı devirme açıklaması son derece uyanık olmamızı gerektirmektedir. Bazı alçak kalem sahipleri ve yorumcuları ateşle oynamaktadır. Sözde Kürt meselesi şeffaf bir şekilde çözülmeliymiş. Hele bir çıksınlar da sokağa görsünler dünyanın kaç bucak olacağını. Türkiye Cumhuriyeti sokakta bulunmadı, sokakta bırakılmayacak, sokak serserilerine teslim edilmeyecektir.

ASKIDA EKMEK

Biz ekmek dedikçe, ekmeksizler saldırıyor. Meğer ekmeğe düşman kesilmişler. Zilletin yüksek voltajına çarpılanlara sesleniyorum; ne de olsa ekmek derdiniz yok, işleriniz tıkırınızda. Salgın döneminde bütün ekonomiler sallanırken, haksız şekilde Türkiye’yi kötü göstermeye girişecek kadar millet muhalifisiniz. Askıda ekmek vardır ama sokakta adım atacak yeriniz yoktur. Ekmeğe de vatana da sahip çıkacağız. Vatandaşlarımızın çorbası kaynayacaktır. Aç ve açıkta kim varsa bizim meselemizdir. Aşımız paylaşacağız, ekmeğimizi bölüşeceğiz.

MACRON SİYASİ ŞİZOFREN

Fransa’da sergilenen ambargolar derinden yaralamaktadır. İslam’ı yeniden yapılandıracaklarını söyleyen Fransa Cumhurbaşkanı taşeronluğa soyunmuştur. Akli melekelerini kaybetmiş, mesele yapacak başka işi yok mudur? Bu siyasi şizofren hangi hakla İslam’ı yapılandırmaktan bahsetmiştir. Bütün insanlığın kurtuluşu İslam’dan geçer. Dinin sahibi Allah’tır, Macron’un sahibi kimdir? İnanıyorum ki Macron’un düşeceği günler yakındır.

ABD’YE KUŞKUMUZ YOĞUNLAŞTI

Hatay’ın İskenderun ilçesinde dün akşam meydana gelen menfur olay olukça düşündürücüdür. Anlaşılmaktadır ki kokuşmuş bedenine bomba saran hain kendini patlatmıştır. ABD Büyükelçiliği’nin vatandaşlarına yönelik güvenlik uyarısından sonra bu terör olayının çıkması kuşkularımızı yoğunlaştırmıştır. ABD Büyükelçiliği sahip olduğu bilgileri Türkiye ile paylaşmadıysa büyük bir skandala imza atmıştır. Nezaketsiz ve art niyetli durum söz konusudur.”

Namlunun ucundaki KHK’lının polisten isteği: Çocuk uyanmasın lütfen!

Okumaya devam et

Popular