Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Türkiyeli müteciler için Belçika’dan Almanya’ya yürüyüş

Belçika’dan yürüyüşe başlayan bir grup Lüksemburg üzerinden Fransa sınırını geçerek Almanya’ya ulaşmayı hedefliyor.

“Walk across Europe–Help refugees in Greece” yürüyüşü Belçika’dan başladı. Yürüyüşe katılmak, duyurmak, ve maddi destek vermek mümkün.

Türkiye’deki insan hakları ihlallerini gündeme getirmek, mültecilerin maruz kaldığı mağduriyetlere dikkat çekmek için Belçika’dan yürüyüşe başlayan bir grup Lüksemburg üzerinden Fransa sınırını geçerek Almanya’ya ulaşmayı hedefliyor.

50 kilometre yürüyecek olan grup açtıkları bağış hesabında toplanan paraları 17 Şubat’ta Yunanistan’da ihtiyaç sahibi mültecilere teslim edecek. Hedef 50 bin sterlin. Şu ana kadar 17 bin sterlin toplanabildi.

İSKEÇELİ ÜNİVERSETİ ÖĞRENCİSİ ÖNCÜLÜK EDİYOR

“Walk across Europe–Help refugees in Greece” yürüyüşüne katılan gençlerden Middlesex Üniversitesi bilgisayar mühendisliği öğrencisi Muhammed Ekmel İnce (Mouchamed Ekmel Intze), “Arkadaşlarımızla bir araya geldik, mülteci insanlar için ne yapabiliriz diye düşündük ve böyle bir etkinlik yapmaya karar verdik.” diyor.

İskeçeli İnce, “Ben Yunanistan kökenli bir Türküm. Londra’da oturuyoruz ama haberlerde görüyoruz, doğduğum topraklardan birçok mülteci gelip geçiyor. Bunların bazıları İngiltere’ye kadar ulaştı. Bazılarıyla konuştum. Hatta bir mülteciyi öğrenci evimizde ağırladık. Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile işinden atılan bir öğretmendi. Hikâyesini anlattı, çok etkilendim. Böyle bir organizasyonun içinde olmak onur verici.” diyor.

Bilgisayar mühendisliği 3’üncü sınıf öğrencisi İnce, 5 yaşındayken ailesiyle birlikte Londra’ya taşınmış. Babası taksici, annesi ev hanımı. 2 ablası var ve onlar da Londra’da üniversite okuyor.

Devam ettiği Middlesex üniversitesinde daha önce de sosyal sosyal sorumluluk projelerine katıldığını söyleyen İnce, “Ama bu en önemlisi. Ailem ve çevrem de olumlu karşıladı. Bizim masraflarımızı ailelerimiz üstlendi” diyor.

YOLA 10 KİŞİ ÇIKTILAR, SAYI ARTTI

İnce ve arkadaşlarını en çok etkileyen ve yola çıkmaya zorlayan sebeplerin başında Meriç’ten insanların Yunanistan’a iltica ederken hayatlarını kaybetmesi geliyor. On kişi yola çıksalar da yolda katılmak isteyenlerle sayı daha da artmış.

Bir farkındalık oluşturmak istediklerini söyleyen İnce, “Türkiye’de adeta bir soykırım uygulanıyor. Hiçbir suçu olmayan insanlara karşı acımasızca davranılıyor. Biz Türkiye’de yaşananları sesimiz çıktıkça Avrupa’ya, Amerika’ya ve bütün dünyaya duyurmak istiyoruz.” ifadelerini kullanıyor.

FARKLI MİLLETLERDEN GÖNÜLLÜLER YÜRÜYOR

Yürüyüş grubunda Yunan, Belçikalı, İngiliz, Romanyalı, Türk, Arnavut ve Pakistanlı gönüllüler var. Sosyal medya üzerinden 7 farklı dilde hazırladıkları mesajları 50 binden fazla insana ulaştırdıklarını söylüyorlar.

Beklediklerinden daha iyi mesajlar aldıklarını söyleyen İnce, özellikle Pakistan’dan etkileyici geri dönüşler aldıklarını belirtiyorlar.

KAMPANYA’NIN TWİTTER HESABI İÇİN TIKLAYIN

Belçika’dan başlayacak olan yürüyüş Lüksemburg’da devam edecek. Fransa topraklarındaki kısa yürüyüşten sonra Almanya’ya ulaşılacak. Karla karışık yağmurlu havaya rağmen 50 kilometrelik hedeften şimdiye kadar sapma olmadı.

KAMPANYA’NIN YOUTUBE SAYFASI İÇİN TIKLAYIN

Bugün (3 Şubat) Londra’da da benzer bir yürüyüş yapıldı. Belçika’da yürüyenlere sembolik destek vermek isteyen Hizmet gönüllüleri, Londra’nın en büyük parkında 12 kilometrelik yürüyüş gerçekleştirdi.

KAMPANYA SAYFASI İÇİN TIKLAYIN

 

Hamileyken tutuklandılar, doğum yaptırılıp tekrar cezaevine gönderildiler

Gündem

Sedat Peker’e kırmızı bülten Ağarlar’a suç duyurusu

Kazak gazeteci Yeldana Kaharman cinayetinde Mehmet Ağar ve Tolga Ağar hakkında suç duyurusunda bulunuldu. Sedat Peker için kırmızı bülten çıkarılması talep edildi.

BOLD – Elazığ’da yerel televizyon kanalında sunuculuk yapan Kazakistan uyruklu Yeldana Kaharman’ın 28 Mart 2019’da ölümünde eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar ve oğlu AKP Elazığ Milletvekili Tolga Ağar’ın sorumlu olduğu öne sürüldü. Kısa süre önce organize suç örgütü elebaşı Sedat Peker de bu iddiayı Yodutube’da yeniden gündeme getirdi. Peker’in iddialarının ardından açıklama yapan Tolga Ağar, hukuki sürecin tamamlandığını söyledi. Ancak Halkın Kurtuluş Partisi (HKP) avukatları harekete geçerek Ağarlar hakkında suç duyurusunda bulundu.

YÖNELTİLEN SUÇLAMALAR NELER?

HKP avukatları, Mehmet Ağar ve oğlu Tolga Ağar hakkında kasten öldürme, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme ve suça yardım etme iddiasıyla Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. Başsavcılığa verilen dilekçede, Sedat Peker, Mehmet Ağar ve Tolga Ağar’ın suç örgütleriyle bağlantılı olduğu iddia edilDİ. “Amacı ne olursa olsun, çeşitli bilgilere sahip olma pozisyonu ve hatta eylemlerine iştirak etmiş olma potansiyeli taşımaktadır. Bu nedenle beyanları hukuken kayda alınması gereken verilerdir. En azından ‘muhtemel delil’ düzeyi görülmeli, anlatımlarındaki bütünlük, irtibat ve bilgilerdeki somutluk görüldüğünde, soruşturma yürütmek için yeterli ve kuvvetli şüpheye delalet ettiği düşünülmelidir” denildi.

Dilekçede, Kaharman’a ait gazeteci Baransel Ağca’nın sosyal medyadan paylaştığı otopsi raporundan bölümler aktarıldı. “Yeldana Kaharman’ın öldükten sonra asıldığını ve ölümün bir intihar olmadığını desteklemektedir” ifadelerine yer verildi.

HTS KAYITLARI İNCELENMELİ!

Kaharman’ın şüpheli ölümüyle ilgili yeniden soruşturma başlatılması talep edildi. Dilekçede, “Mehmet ve Tolga Ağar’ın ifadelerinin alınması, Sedat Peker’in ayrıntılı ifadesinin alınması, karartılan/değiştirilen otopsi raporunun sorumlularının araştırılması, Mehmet ve Tolga Ağar ile Kaharman’ın olay tarihleri 27.03.2019-28.03.2019 tarihlerindeki HTS kayıtlarının incelemesi, 27.03.2019’da Pertek Jandarma Karakolunda görevli memurların dinlenmesi talep edildi. Dilekçede, “Ancak bu şekilde Kaharman’ın ölümüyle ilgili çelişkiler giderilerek maddi gerçek ortaya çıkarılacaktır” denildi.

Dilekçede, “Müvekkil Halkın Kurtuluş Partisi, tarihsel görev ve sorumluluğunu yerine getirmek için işbu ihbarı yapmaktadır. Eğer adaletin herkese eşit uygulandığı söyleniyorsa, Mehmet Ağar ve Tolga Ağar hakkında birçok kez iddia edilmiş ancak hiçbir zaman araştırılmamış bu kasten öldürme suçunun soruşturulması ve cezasız bırakılmaması gerekmektedir” ifadelerine yer verildi.

KIRMIZI BÜLTEN ÇIKARILMALI

Sedat Peker hakkında kırmızı bülten çıkartılarak Türkiye’ye getirilmesi ve ifadesinin alınması talep edildi. HKP avukatları dilekçede Mehmet Ağar ve Tolga Ağar hakkında soruşturma yürütülerek cezalandırılmalarını talep etti.

Suç duyurusuna ilişkin HKP Genel Sekreter Yardımcısı Av. Tacettin Çolak açıklama yaptı. Çolak şu ifadelere yer verdi:

  • Saygıdeğer Halkımız, Bugünkü suç duyurumuzun konusu; birkaç gündür kendisi de bir organize suç örgütü lideri olan ve bir dönem birlikte iş yaptığı insanlar hakkında ifşalarda bulunan Sedat Peker’in açıklamalarından kaynaklanan bir suç duyurusudur. Bir dönem bu ülkede İçişleri Bakanlığı yapmış, Kontrgerilla faaliyetlerin merkezinde yer almış olan Mehmet Ağar ve oğlu Tolga Ağar hakkında yaptığımız suç duyurusudur.
  • Mehmet Ağar ve Tolga Ağar’ın suçları 27 Mart 2019 günü Tolga Ağar’ın Elazığ’daki evinde röportaj yapmaya gelen bir gazeteci genç kızla ilgilidir. Sedat Peker’in iddialarına göre bu genç kız Tolga Ağar tarafından tecavüze uğramıştır. Bu kızcağız Pertek Jandarma Karakoluna sığınmış ondan sonra da Jandarma Mehmet Ağar’a haber verdikten sonra helikopterle Tolga Ağar kaçırılmıştır.
  • Bir gün sonra da Yeldana Kaharman isimli üniversite öğrencisi muhabir evinde ölü bulunmuştur. Şimdi burada 2019’un Ekim ayında yerel savcılar dosyayı kapatmış, intihar süsü verilmiş. Maddi gerçekle uyuşmayan bir adli tıp raporu alınarak intihar süsü verilerek dosya kapatılmış.
  • Oysa aradan 2 yıl geçtikten sonra Sedat Peker’in çok somut, bilgiye dayalı açıklamaları göstermektedir ki daha sonra Malatya Adli Tıp Kurumu’ndan alınan raporla birlikte bu açıklamalar örtüşmektedir ki, gazeteci Yeldana isimli kızımız önce öldürülüyor, sonrada intihar süsü vermek amacıyla ası şeklinde bırakılıyor. O nedenle birinci adli tıp raporu geçersizdir.
  • Dolayısıyla aslında burada birçok suç işlenmiştir. Öncelikle bu dosyayı kapatan savcı soruşturmayı yeterince yürütmediği için suç işlemiştir. Siyasilerin emir ve talimatıyla hareket etmiştir. İkincisi zaten cinayet suçundan yargılanması gereken Tolga Ağar, suç delilleri yok edilip, değiştirildiği için soruşturma hakkında verilen takipsizlik kararıyla kurtulmuştur.
  • Aynı zamanda Mehmet Ağar da suça yardım etmek suçunu da işlemiştir. Bu konuyla ilgili yine yerel gazeteci Sedat Sur isimli bir arkadaşımız da Sedat Peker’in ifadelerini teyit edici bilgiler vermiştir. Cumhuriyet Savcılığına bugün itibariyle vermiş olduğumuz suç duyurusu dilekçemizde bütün bu maddi olgular tek tek ortaya konmuştur.
  • Burada şunu söylemek istiyoruz, Halkımızın çok veciz bir sözü vardır. ‘Varlık seviştirir, Yokluk dövüştürür’ diye. Şimdi bu mafya örgütleri, organize suç örgütleri ülkedeki siyasi iktidarı, devlet mekanizmasını elinde bulunduran parti de baştan aşağıya organize bir suç örgütüdür. Bunlarla ortaklık kurmaktadır.
  • Bunlar artık inandırıcılıklarını yitirdikleri için, halkın kamu mallarını bitirdikleri için şuanda birbirlerine düşmüş durumdalar. Buna benzer ifşaların, buna benzer itirafların önümüzdeki günlerde de geleceği muhtemeldir. Onlarla ilgili de Halkın Kurtuluş Partisi olarak her zaman olduğu gibi duyarlı olmaya ve suç işleyenler hakkında işlem başlatılması ve dosyaların açılması noktasında harekete geçmeye devam edeceğiz.
  • Bugün basından edindiğimiz bir bilgiye göre Mehmet Ağar’a bir gazeteci sorular sormuş. Konuyu kendisinden açıklamasını istemiş, Mehmet Ağar da bilinçli bir şekilde Sedat Peker’in açıklamalarındaki suçlardan uzaklaşıp, Bodrum’daki marina yöneticiliği ile sınırlı tutmaktadır verdiği cevapları.
  • Oysa göz göre göre bir genç kız katledilmiştir. O dosya kapatılmıştır. Nitekim geçmişte de bir AKP milletvekilinin yanında çalışan Türki Cumhuriyetlerden bir kızcağız da benzer şekilde katledilmiş ve dosyası kapatılmıştır.
  • Biz Halkın Kurtuluş Partisi olarak şunu söylüyoruz, bu ülkede kimsenin ama kimsenin suç işleme özgürlüğü yoktur. Suçu ve suçluyu gizleme hakkı yoktur. Cumhuriyet Savcılarına artık yeter diyoruz.
  • Cumhuriyet’in Savcıları olduklarını hatırlamalılardır. Onun dışında da gerçekten kamu düzenini, adaleti ve yargı mekanizmasının hakkıyla çalıştırmak isteyen dürüst insanlar da artık sessiz kalmamalıdır. Bizim bu suç duyurularımız aynı zamanda onlar açısında da cesaretlendirici girişimdir.
  • Buyurun görevinizi yapın sayın savcılar.

Okumaya devam et

Gündem

Cezaevinde kanser olan İsmet Torun hayatını kaybetti

Ankara Sincan Cezaevinde kanser olan ve teşhis konulduktan iki ay sonra tahliye edilen 53 yaşındaki İsmet Torun 10 Mayıs’ta öldü.

BOLD – Üç yıl kaldığı Ankara Sincan Cezaevinde mide kanserine yakalanan ve teşhis konulduktan 2 ay sonra tahliye edilen iş ve işçi güvenliği uzmanı İsmet Torun, 10 Mayıs’ta Ankara’da hayatını kaybetti. Evli ve üç çocuk babası olan 53 yaşındaki Torun’un cenazesi Çorum Karakeçili’de defnedildi.

ODTÜ Biyoloji Bölümü’nden mezun olduktan sonra 3 yıl öğretmenlik yapan Torun bir süre ticaretle ilgilendi. Daha sonra da iş ve işçi güvenliği alanında özel şirketlerde genel müdür olarak çalıştı. Cemaat soruşturmaları kapsamında 26 Nisan 2017’de tutuklanıp Sincan Cezaevine gönderilen Torun’a 27 Şubat 2020’de mide kanseri teşhisi konuldu. Mide ağrısı, bulantı ve kusma şikayetleri olan Torun, 15 Nisan 2020’de tahliye edilen kadar 20 kilo kaybetti.

Hastalandıktan sonra eşini ziyarete giden Nezahat Torun, “Eşim bunalım içindeydi. Kendisine ben bittim gözüyle bakıyordu. Koğuş arkadaşlarının eşleri de bize ‘Aslında durumu iyi değil, size yansıtmıyor’ dediler. O yüzden de çok endişelendik, mahvolduk. İçeride olduğu için mi bilmiyorum kendisi biraz daha durumunun ciddi olduğunu düşünüyor. Psikolojisi çok kötüydü. Temiz ve hijyenik bir yerde kalması önemli. Cezaevi onun için sıkıntılı. Avukatımız mahkemeye dilekçeleri verdi. Eşim de dilekçe vererek durumu cezaevi savcılığına iletti. İnşallah tahliye ederler. Başına bir şey gelmesinden korkuyoruz.” demişti.

Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yargılanan Torun örgüt üyesi olduğu iddiasıyla 7 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

3 yıldır tutuklu olan İsmet Torun’a kanser teşhisi konuldu

 

Okumaya devam et

Gündem

Kararsızların yüzde 70’i “Erdoğan ülkeyi yönetemiyor” diyor

Seçimlerin kaderini belirleyecek kararsızların yüzde 70’i Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ülkeyi yönetemediğini düşünüyor. Gezici Araştırma Merkezi Başkanı Murat Gezici, “Geçmişte Erdoğan’ın açıkladığı reform paketlerinin bir heyecan ve umut yarattığını, şimdi ise hiçbir şekilde heyecan uyandırmadığını söylüyorlar.” dedi.

BOLD – Gezici Araştırma Merkezi 2 bin 280 kişi ile mayıs ayında seçim anketi yaptı. Seçmenin yüzde 85-87’si kime oy vereceğine karar verdi. Gençlerden oluşan karasız seçmen ise yüzde 12-14 arasında. 18-36 yaş arasındaki kararsız seçmenlerin en önemli sorunları işsizlik, ekonomi ve gelecek kaygısı. Seçimlerin ikinci tura kalması halinde Kılıçdaroğlu’na oy vereceğim diyenlerin yüzde 44,8, Erdoğan ise yüzde 43,1 oldu. Kararsızların oranı ise yüzde 12,1.

KADINLAR AKP’DEN KAÇIYOR

Anketi KRT televizyonunda anlatan Gezici, “AKP’ye destek veren kadınların yaklaşık yüzde 10 – 15’nin partiden kopmaya başladıklarını görebiliyoruz. 18 – 34 yaş aralığında yer alan kadınların yüzde 60’ından fazlası hükümetin; ekonomi, eğitim ve istihdam alanlarındaki politikasını başarılı bulmadığını ifade ediyor.” diye konuştu.

CUMHUR İTTİFAKI’NDA YÜZDE 22’LİK KAYIP

11 milyon ev hanımının yüzde 60’ının 2018 Cumhurbaşkanlığı seçiminde Cumhur İttifakı’na oy verdiğini kaydeden Gezici, “Şu an ise sadece yüzde 48’i bu İttifak’a oy verebileceğini söylüyor. Yani yüzde 22’lik bir kayıp söz konusu. Bu ise 2 milyon 200 bin kadına karşılık geliyor. Bu kadınlar, AKP’den kopan kadınları oluşturuyor.” dedi.

“AKP’DEN GİDEN KADINLAR CHP’YE GİDİYOR”

Kamudan aldıkları yardımlarla geçinen kadınların yüzde 32’sinin yardımların önemli bir kısmını CHP’li belediyelerden aldıklarını vurgulayan Gezici, “AKP’den kopan kadın oylarının CHP’ye gittiği veya kararsızlar statüsünde kaldığı görülüyor.” bilgisi verdi.

YÜZDE 65 PARLAMENTER SİSTEMDEN YANA

Kararsız seçmenlerin yüzde 65’inin Parlamenter demokrasiden yana olduğunu vurgulayan Gezici, “Ayrıca yüzde 92’si ülkenin en büyük sorunu olarak ekonomiyi görüyor. yüzde 88’i ise işsizliği en büyük sorun olarak görüyor. Çünkü kararsız seçmenlerin içinde önemli oranda işsizler bulunuyor. Zira yüzde 30’unun düzenli bir işi yokken, yüzde 40’ı ise işsiz.

YÜZDE 62 HDP’NİN KAPATILMASINDAN YANA DEĞİL

Kararsız seçmenlerin yüzde 62’si’nin HDP’nin kapatılmasından yana olmadığını aktaran Gezici, “Ayrıca yüzde 85 i kendini kaygılı hissederken, yüzde 75’i ise mutlu hissetmiyor. Dolayısıyla kararsız seçmenler mutsuz ve kaygılı bir seçmen grubunu oluşturuyor ve bunun baş sebebi olarak da ülke yönetimini görüyorlar” bilgisi verdi.

 

 

 

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0