Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Enerji şirketlerine verilen 6,3 milyar TL kredi battı

Enerji sektöründe takipteki krediler son bir yılda 637 milyon TL’den, rekor artışla 6,3 milyar TL’ye yükseldi.

Enerji sektöründe “takipteki krediler” diye bilinen batık krediler son bir yılda 637 milyon TL’den 6,3 milyar TL’ye yükseldi. Krizde inşaat sektöründe ise takipteki kredi oranı 12 milyar liraya ulaştı.

BOLD- Bankacılık sektöründe batık kredi tutarı 2018 sonunda bir önceki yılın aynı dönemine göre 63,8 milyar TL’den yüzde 51 artışla 96,5 milyar TL’ye yükseldi. Batık kredilerin en fazla arttığı sektör enerji sektörü oldu.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre enerji sektöründe 2017 sonunda 637 milyon TL olan takipteki kredi tutarı 2018 sonunda 6 milyar 322 milyon TL’ye yükseldi. Artış oranı yüzde 892 oldu.

KREDİ HACMİ 185 MİLYAR TL’YE ÇIKTI

Cumhuriyet’ten Emre Deveci’nin haberine göre, genel takipteki krediler oranı aynı dönemde yüzde 2,95’ten yüzde 3,87’ye yükselirken, enerji sektöründeki takipteki krediler bu dönemde yüzde 0,45’ten yüzde 3,4’e tırmandı.

Sektörün kredi hacmi aynı dönemde 140 milyar TL’den 185 milyar TL’ye çıktı. Ancak enerji sektörünün kredilerinin büyük kısmının döviz cinsinden olduğu biliniyor. Dolar cinsinden bakıldığında sektörün Türk bankalarındaki kredi hacmi 37 milyar dolardan 34,8 milyar dolara geriledi.

ŞİRKETLER YENİDEN YAPILANDIRMAYA BAŞVURDU

TL’nin dolar karşısındaki rekor değer kaybından en çok etkilenenlerin başında gelen enerji sektörü, 2018’de kredi borçlarının yeniden yapılanlandırılması için bankaların kapısını çaldı. Bereket Enerji 4 milyar dolar, Gama Enerji de 1 milyar dolarlık kredinin yeniden yapılandırılması için bankalara müracaat etti.

Elektrik Üreticileri Derneği (EÜD) Başkanı Cem Aşık, 2018 yılı ağustos ayındaki kur yükselişi sırasında yaptığı açıklamada, sektörün yılda 3 milyar dolar kredi geri ödemesi olduğunu ancak nakit gelirin 500 milyon dolar olduğu belirterek, mali durumdaki zorluğa işaret etmişti.

YABANCILAR SEKTÖRDEN ÇIKIYOR

Enerji sektöründe 2003-2018 döneminde 95 milyar dolarlık yatırım yapıldığı, yatırımlar için alınan kredilerin büyük kısmının döviz cinsinden olduğu biliniyor. BDDK verilerine göre, aralık 2018 itibarıyla enerji şirketlerinin Türk bankalarına 34 milyar dolarlık kredi borcu bulunuyor.

Kârlılığın azalması sebebiyle Alman enerji şirketi EWE AG ile Avustaryalı enerji şirketi OMV, Türkiye’deki varlıklarını satma kararı almıştı.

ELEKTRİK TÜKETİMİ DÜŞTÜ

Enerji Piyasaları İşletme Anonim Şirketi’nin (EPİAŞ) gerçek zamanlı tüketim verilerine göre 2018 yılında Türkiye elektrik tüketimi bir önceki yıla göre yüzde 0,8 artışla 292 milyar 170 milyon kilowatt saat (kWh) oldu. 2017 yılında elektrik tüketimi 2016’ya göre yüzde 5,5 artmış ve 289 milyar 980 milyon kWh olmuştu.

Aylık bazda ise gerileme 2018’in ekim ayında başladı ve devam etti. Gerileme ekimde yüzde 2,1, kasımda yüzde 2,2 aralıkta yüzde 1,8 oldu. Düşüş 2019 yılına da yansıdı ve ocak ayında tüketim 2,2 gerileyerek 25 milyar 369 milyon kWh oldu.

İNŞAATTA TAKİPTEKİ KREDİ 12 MİLYAR TL

BDDK verilerine göre, 2018’de takipteki kredi miktarının en çok arttığı sektörlerden biri de emlak oldu. Sektördeki takipteki kredi miktarı 1,2 milyar TL’den 4,6 milyar TL’ye ulaştı. Artış oranı yüzde 283 oldu.

2018’de zor bir yıl geçiren inşaat sektöründe söz konusu kalem 6,4 milyar TL’den 12 milyar TL’ye yükselirken, turizm sektöründe gelirlerin düşük kalmasının etkisi ile takipteki kredi tutarı arttı.

Turizmde takipteki kredi miktarı 1,7 milyar TL’den 3,7 milyar TL’ye yükseldi. Tarımda ise bu kalem 2,4 milyar TL’den 3,7 milyar TL’ye ulaştı.

Güler Sabancı enerji sektöründe yeniden yapılandırma istedi

Ekonomi

Liyakatsiz bürokrat 18 yılda halkın 4.5 milyar lirasını yedi

AKP iktidarı döneminde liyakatsiz atamalar sonrasında kamu görevlilerinin yol açtığı zarar katlanarak artıyor. Kadrolaşmanın kamuda oluşturduğu 18 yıllık toplam zarar 4.5 milyar TL.

BOLD – AKP iktidarları döneminde liyakatsizlik, torpille anılan kamu bürokrasinin yol açtığı zararlar 4.5 milyar lirayı geçti. Kamu kuruluşlarının başına eski milletvekilleri, AKP adayları ve güreşçileri atayan AKP’nin bürokratlarının kamuda yol açtıkları zarar giderek artıyor. Bürokratların yol açtığı zarar 2002’de 9 milyon TL iken bu rakam 2020’de 216 milyon TL’ye çıktı. 18 yıllık toplam zarar 4 milyar 446 milyon TL oldu.

SAYIŞTAY ZARARI ORTAYA KOYDU

BirGün’den Nurcan Gökdemir’in haberine göre Meclis adına kamu idarelerinin gelir ve giderleri ile mallarının kullanımını denetleyen ve denetimler sonucu ortaya çıkan mevzuata aykırı işlemlerle ilgili hesap yargılaması yapan Sayıştay’ın hükme bağladığı zarar tutarı giderek büyüyor. Sayıştay denetçilerinin yaptığı tespitlerin raporlara sansürlenerek alındığı ilk raporlarla Meclis’e sunulanlar arasında farklar olduğu iddialarına karşın kamu görevlilerinin yol açtıkları zararlar gizlenemiyor.

KAMU ZARARININ NEDENİ OTOYOL PROJELERİ

Yapılan yargılamalar sonucu hükme bağlanan zararın büyüklüğü milyarlarca liraya ulaştı. 18 yılda kesinleşen ve sorumlularından tazminine karar verilen 4.5 milyar TL’nin döviz cinsinden ifade edilenleri yap işlet devret modeli ile yapılan otoyol projeleri nedeniyle ortaya çıktı. Sayıştay’ın sekiz dairesi, “Sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamak” görevi çerçevesinde tespit edilen zararları tazmin edilmek üzere karara bağlandı. Çok sayıda dosya da savcılıklara iletildi.

30 ADET ZAFER HAVALİMANI YAPILABİLİRDİ

AKP iktidarında oluşan 4.5 milyar liralık kamu zararı ile bir adet Yavuz Sultan Selim Köprüsü, 7 adet Ovit Dağı Tüneli, 4 adet şehir hastanesi, yolcu garantisi verilen ancak garantinin yüzde 5’i bile karşılanamayan Zafer Havalimanı’ndan 30 adet, AKP’nin her fırsatta gündeme getirdiği duble yollardan bin 500 kilometre yapmak mümkündü.

AİHM’den Cemaat davalarının seyrini değiştirecek hamle

Okumaya devam et

Ekonomi

Küresel gıda krizi büyüyor: Türkiye’de açlık kapıda!

8 aydır aralıksız artan küresel gıda fiyatları, bir ayda yüzde 4,3 yükseldi. Kriz, hem gıda fiyatlarının artması hem de doların yükselmesi nedeniyle katlandı. Gıda fiyatlarındaki böylesi artış Türkiye’de açlık krizine neden olabilir.

BOLD – Türkiye’de enflasyon artan gıda fiyatları sonrası her geçen ay yükseliyor. Buna dünyada 8 aydır sürekli artan gıda fiyatları da eklenince uzmanlar bu durumun açlık krizine neden olmasından endişeleniyor.

KITLIK İNSANLARI ETKİLEYECEK

FAO gıda fiyat endeksi sadece ocak ayındaki 30 günde yüzde 4,3 oranında arttı. Gıda fiyatlarındaki artış 8 aydır aralıksız devam ediyor. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB)’ye bağlı Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Murat Kapıkıran imzasıyla yayımlanan raporda bu duruma vurgu yapılıyor ve 2021’de kıtlık tehdidinin daha fazla insanı etkileyeceğinin altı çiziliyor. Kapıkıran’ın raporunda dünya ve Türkiye’de tarım ürünleri fiyat artışı ve açlık krizi beklentisine dikkat çekiliyor.

SON 7 YILDAKİ EN BÜYÜK ARTIŞ

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) gıda fiyat endeksi sadece ocak ayında yani 30 günde yüzde 4,3 artış gösterdi. Fiyatlardaki yukarı yönlü hareket 8 aydır kesintisiz devam ediyor. Ocak ayındaki fiyat artışı ise 2014 Temmuz ayından bu yana görülen en ciddi artış. FAO’nun hububat fiyat endeksi yine sadece ocak ayında yüzde 7,1’lik artış yaşadı. FAO Şeker fiyat endeksi; Ocak ayında Aralık 2020’ye göre yüzde 8,1 yükseldi. Gıda fiyatlarındaki artışın nedeni kuraklık ve pandemi.

DÜNYA GIDA PROGRAMI DİREKTÖRÜNDEN KITLIK UYARISI

Dünya Gıda Programı’nın (WFP) icra direktörü ve aynı zamanda Nobel Barış Ödülü sahibi David Beasley, 2021’in 2020’den daha kötü olacağı uyarısını yaparak, “2021’de korkunç boyutta kıtlık olacak” diyor ve Dünya liderleri para ve teşvik paketleri sağladıkları için kıtlık salgınını 2020’de engelleyebildiklerini ancak salgın nedeniyle özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerin ekonomilerinin kötüye gittiğini vurguluyor.

TÜRKİYE KITLIĞI KATMERLİ YAŞAYACAK

AKP iktidarı döneminde tarımda ithalatçı konuma gerileyen Türkiye, küresel gıda fiyatlarından çok daha fazla etkileniyor. Bunun en açık örneği ayçiçeği fiyatlarında yaşandı. FAO verilerine göre hububat fiyatlarının yukarı yönlü hareketinin en önemli nedeni ayçiçeği fiyatlarındaki artış. Aynı dönemde Türkiye’de de dış ticarete bağımlı olarak ayçiçeği fiyatlarında artış yaşanıyor. Küresel gıda fiyatları dolar karşısında da artıyor. Doların da Türk Lirası karşısında güçlenmesi sonrası Türkiye, gıda sorununu katmerli yaşıyor.

AİHM’den Cemaat davalarının seyrini değiştirecek hamle

Okumaya devam et

Ekonomi

Vatandaş dolarını satmıyor

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ‘dolarları satın’ dedikçe vatandaş dolar almaya devam ediyor. Erdoğan’ın ilk çağrısından bu yana vatandaşlar 95,6 milyar dolar aldı.

BOLD – Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk olarak 2 Aralık 2016 tarihinde Dolar/TL kuru 3,51 seviyesindeyken “Dolarlarınızı bozdurun TL ve altına yatırın” çağrısı yaptı. Erdoğan’ın ‘bozdurun’ çağrısına rağmen 1 dolar 4,73 TL’ye fırladı. Erdoğan’ın döviz kuruna sözlü müdahalesini yaptığında vatandaşların bankalardaki döviz miktarı 137 milyar dolardı. 26 Şubat 2021 tarihi itibariyle yurtiçi yerleşiklerin bankalardaki döviz miktarı 232 milyar 676 milyon dolara yükseldi. Bozdurun çağrısını dinlemeyen vatandaşlar 95,6 milyar dolar aldı.

VATANDAŞ GÜVENMİYOR

AKP lideri, 26 Mayıs 2018 tarihinde ikinci kez döviz bozdurun çağrısı yaptı. Ancak vatandaş yine dolar almayı sürdürdü. 27 Aralık 2019 tarihinde bu rakam 192 milyar 999 milyon 119 bin dolara çıktı. 2020 yılında ise doların rekor üstüne rekor kırması üzerine 1 dolar 8,50 TL’ye kadar çıktı. Erdoğan, 16 Aralık 2020 tarihinde de ‘dolarınızı bozdurun’ talebinde bulundu. Ancak Türkiye ekonomisine ve TL’ye güvenmeyen vatandaşlar dolar almayı sürdürdü. Geçen yılın sonunda 236 milyar dolara kadar çıkan vatandaşlar ve şirketlerin döviz mevduatı 2 aydır bir azalıyor bir artıyor.

TERS DOLARİZASYON OLMUYOR

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın döviz alım ihaleleri için beklediği vatandaşların döviz satışı 26 Şubat haftasında da olmadı. Analistlerin ters dolarizasyon ismi verdikleri vatandaşın dolar bozdurması sınırlı kaldı. 234 milyar 734 milyon dolar olan yurt içi yerleşiklerin döviz mevduatı 232 milyar 676 milyon dolara geldi. Ancak yaşanan gerilemenin tamamı şirket hesaplardan yapılan döviz satışlarından kaynakladı. Şirket hesaplarında 2 milyar 54 milyon dolarlık düşüş yaşandı. Bireysel hesaplardaki azalma sadece 4 milyon dolarda kaldı.

 

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0