Bizimle iletişime geçiniz

Genel

İstanbul’da facia: 43 kişinin yaşadığı bina çöktü

İstanbul Kartal'da büyük bir gürültü ile çöken 8 katlı binanın enkazında arama-kurtarma faaliyeti sürüyor.

İstanbul’un Kartal ilçesi Orhantepe Mahallesi Sema Sokak’ta 14 daireli 8 katlı bina henüz bilinmeyen bir sebeple çöktü. Zemin katında konfeksiyon atölyesi bulunan apartmanda 43 kişinin yaşadığı belirtildi.

Çöken binada incelemelerde bulunan İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, “Binanın 3 katı kaçak yapılmış.” dedi.

Çöken binanın 3 katının iskânsız olduğu ortaya çıktı.

ANINDA YAYIN YASAĞI GELDİ: ÖLÜ SAYISI SAKLANIYOR

Arama-kurtarma ekiplerinin sevk edildiği binada ilk belirlemelere göre 2 kişi hayatını kaybetti. Ancak enkaz altında onlarca kişi olabileceği iddia ediliyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un geç saatlerde, “Kartal’da çöken binaya ilişkin rakamlar var elimizde ama şu an söylemek olmaz.” şeklinde beyanat vermesi ölü sayısının kamuoyundan saklandığına dair iddiaları kuvvetlendirdi.

Şu ana kadar 6 kişinin yaralı olarak kurtarıldığı facianın şoku sürerken İstanbul Anadolu Sulh Ceza Hâkimliği haber hakkında alelacele yayın yasağı kararı aldı.

Arama-kurtarma çalışmalarını yerinde inceleyen Valisi Yerlikaya, “Enkaz altında yaralılara ulaşmak için ekiplerimiz çalışıyor. Mahallelinin burada arama-kurtarma çalışmasının sessiz ortam olması için bize yardımcı olması lazım.” dedi.

BİNA İSKÂNSIZ 3 KATI KAÇAK

Vali Yerlikaya, binada kaç kişinin yaşadığı sorusuna ise, “Adrese dayalı nüfus sisteminde buranın zemin artı 7 kat ve 14 daireli olduğu, 43 vatandaşın kayıtlı olduğunu biliyoruz. Aynı şeklide Kartal Belediye Başkanı ve İmar Şube Müdürüyle görüştüm. Buranın 1992 yılında 5 katlı ruhsat olduğunu, daha sonra 3 kat kaçak yapıldığını ve iskânsız olduğunu söylediler. Üzücü olan bu.” diye konuştu.

Enkazdan bir kadın yaralı olarak kurtarıldı. (Fotoğraf: Reuters)

“ZEMİN KATTA TEKSTİL ATÖLYESİNDE SURİYELİ İŞÇİLER KAÇAK ÇALIŞTIRILIYOR” İDDİASI

Patlama sesiyle birlikte binanın bir anda çöktüğünü anlatan görgü tanıkları, binanın zemin katında konfeksiyon atölyesinde 20-25 kişinin çalıştığını ifade etti.

Mahalle sakinlerinin anlattığı bilgiye göre, atölyede Suriyeli işçiler kaçak olarak çalıştırılıyor. Kaza mahalline çok sayıda polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edilirken, enkazda arama-kurtarma faaliyeti devam ediyor.

GÖÇÜK ALTINDAKİ KİŞİ SAYISI FAZLA OLABİLİR

Enkaz altındaki kişilere ulaşmak için çöken binanın etrafında sessizlik sağlanmaya çalışılıyor. Binadaki tüm dairelerin dolu olduğu belirtiliyor.

Görgü tanıklarının anlatımına göre, binanın önündeki kaldırımdan öğrencilerin geçtiği esnada çökme meydana geldiği ve göçük altında kalan kişi sayısının fazla olabileceği vurgulandı.

Hayatını kaybeden kişinin hâlâ enkaz altında olduğu aktarıldı.

İstanbul Kartal’da çöken 8 katlı binanın enkazında arama-kurtarma faaliyeti devam ediyor. Binada 43 kişinin kaydı olduğu açıklandı.

ÇÖKEN BİNA 1992’DE İNŞÂ EDİLDİ

Çöken binada ikamet eden yakınlarına ulaşmaya çalışanlar enkazın başında çaresizce bekleyerek gözyaşı döküyor. Çöken binanın 1992 inşâ edildiği belirtiliyor. Enkazdan kurtarılan 2 yaralının Kartal Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürüldüğü aktarıldı.

KARTAL BELEDİYESİ: BİNA HAKKINDA HER HANGİ BİR YIKIM KARARI YOK

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklamada, “Kartal Orhantepe Mahallesi Sema Sokak’ta meydana gelen bina çökmesine İBB itfaiyesi (Kartal, Maltepe, Pendik, Kayışdağı, Kadıköy, Yakacık, Bakkalköy, Sultanbeyli, Şişli) 26 araç, 86 personelle müdahale etmektedir.” denildi.

Kartal Belediye Başkanı Altınok Öz bina hakkında bir yıkım kararı olmadığını söyledi. Öz belediyedeki kayıtlara göre 14 dairede 43 kişi yaşadığını aktardı.

Orhantepe Mahallesi muhtarı Zeki Dağ, “Korkunç bir olay. Birden yıkılacak bir binaya benzemiyordu. Binanın altında 5 aracın kaldığı söyleniyor. Binada 14 daire vardı. Normalde 27-30 civarında kişi olduğu görülüyor, fakat nüfus müdürlüğünden net bilgi henüz gelmedi. Binayla ilgili herhangi bir risk raporu bulunmuyordu.” dedi.

BİNA BELEDİYE BAŞKAN YARDIMCISININ AKRABALARINA AİT

Çöken binanın Kartal Belediye Başkan Yardımcısı Hüsnü Yeşilyurt’un akrabalarına ait olduğu ortaya çıktı. Vali Yerlikaya’nın, “Binadaki üç kat kaçak durumda.” açıklaması üzerine sosyal medyada bazı kullanıcılar, “Kaçak katlara belediye tarafından göz mü yumuldu?” sorusunu yöneltti.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı çöken bina hakkında soruşturma başlatıldığını kaydetti.

İstanbul Valiliği faciaya dair yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada şu ana kadar yaralı olarak kurtarılan 7 kişinin isimlerine yer verildi.
Buna göre hastanelerde tedavi altına alınan yaralıların isimleri şöyle:
  1. Hilal Tuana Alemdar (13 yaşında)
  2. Halim İbrahim Alemdar (23 yaşında)
  3. Adem Alemdar (47 yaşında)
  4. Safiye Alemdar (44 yaşında)
  5. Adile Oral (77 yaşında)
  6. Nazan Tekgöz (37 yaşında)
  7. Güler Yılmaz (56 yaşında)

Brezilya’da baraj faciasında ölü sayısı 115’e yükseldi

 

Genel

Ağzından kan gelen verem hastası Tenzile Acar hücrede tutuluyor

Cezaevinde verem teşhisi konulan 23 yaşındaki Tenzile Acar bir aydır hücrede tutuluyor. Acar’ın halası Nebiha Akay, yeğeninin ağzından kan geldiğini söyledi.

BOLD – Verem hastası bir insan hücrede tutuluyor. İstanbul’da 2017 yılında tutuklanıp Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’ne gönderilen 23 yaşındaki Tenzile Acar, cezaevine girdiği günden bu yana sağlık sorunları yaşıyor. Beş yıldır tedavi edilmeyi bekleyen Acar’a boğazından kan gelme şikayeti üzerine kaldırıldığı hastanede verem teşhisi konuldu.

Teşhis konulduktan sonra tek kişilik hücreye konulan Acar’ın en temel ihtiyacı olan suyun bile karşılanmadığını belirten halası Nebiha Akay, yeğeninin bir önce serbest bırakılmasını istedi.

“AĞZINDAN KAN GELİYOR VE YEMEK YİYEMİYOR”

Mezopotamya Ajansı’na konuşan Akay, yeğeninin bir aydır tek kişilik hücrede tutulduğunu belirterek şöyle dedi:

“Tenzile beş yıldır cezaevinde ve hasta. Tutuklandıktan sonra Tenzile’de hastalıklar baş gösterdi. Hastaneye elleri kelepçeli götürülüyor. Asker gözetiminde muayene edilmek isteniyor. Tenzile, bu uygulamaları reddettiği için tedavi edilmiyordu. Fakat bu duruma karşı doktorların cevabı ise, ‘Tedavi olmak istiyorsan bu uygulamaları kabul etmen gerekiyor’ oldu. Tenzile de o dönem bu uygulamaları kabul etmedi. Bu nedenle her geçen gün hastalığı da ağırlaştı. Şimdi de verem teşhisi konuldu. Ağzından kan geliyor ve yemek yiyemiyor. Bir aydır tek kişilik hücrede tutuluyor. İhtiyaçları hiçbir şekilde karşılanmıyor. Zaten hastalığı nedeniyle de tek başına ihtiyaçlarını karşılayamıyor. Durumu çok ağır ve kritik.”

“DURUMU AĞIRLAŞIYOR, AYAKTA DURACAK HALİ YOK”

Akay, yeğeni için şu çağrıyı yaptı: “Cumhurbaşkanı Erdoğan ve insan hakları örgütlerine hasta tutuklulara sahip çıkın çağrısı yapıyoruz. Ya bu hasta tutukluları serbest bıraksınlar ya da tedavi etsinler. Tenzile’nin durumu her geçen gün daha da ağırlaşıyor. Ayakta duracak hali yok. Pandemiden kaynaklı annesi de görüşüne gidemiyor. Sadece Tenzile değil, şu anda cezaevlerinde onun gibi binlerce hasta tutuklu var. Hasta tutukluları serbest bırakın. Bu insanları tutarak elinize ne geçecek? Eğer birazcık vicdanları varsa hasta tutukluları bırakırlar. Cezaevinden bir cenaze daha çıkmadan Tenzile’yi bıraksınlar. Bu tecride son versinler. Tenzile’nin başına bir şey gelirse sorumlusu başta Erdoğan sonra da devlettir.”

Okumaya devam et

Genel

Anayasa Mahkemesi İletişim Başkanlığının yetkisini tırpanladı

Anayasa Mahkemesi (AYM) Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının Anadolu Ajansı’nın (AA) “örgütlenme ve insan kaynakları yönetimi” ile “faaliyet” üzerindeki denetim yetkisini anayasaya aykırı bularak iptal etti.

BOLD – CHP’nin yaptığı başvuruyu değerlendiren AYM, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının Anadolu Ajansı üzerindeki bazı yetkilerini anayasaya aykırı bularak oy çokluğu ile iptal etti. AYM üyeleri Rıdvan Güleç ve Recai Akyel ise iptal kararına katılmayarak karşı oy kullandılar.

CHP’NİN İPTAL BAŞVURUSU KABUL GÖRDÜ

Cumhurbaşkanlığı’nın 33 No’lu kararnamesi ile 18 Nisan 2019’da İletişim Başkanlığı Teşkilatı Hakkında değişiklik yapıldı. CHP, AYM’ye başvurarak, kamu yardımı almasına rağmen özel şirket niteliği bulunan Anadolu Ajansı Türk Anonim Şirketi’nin denetimine dair kanunlarda düzenlemelerin bulunduğunu anımsattı. CHP başvurusunda, “Harcamaların yıllık bütçelerle yapılması nedeniyle Ajans ile sözleşme yapılmasını öngören kuralın kanunla düzenlenmesi gerektiği, ayrıca kararname ile İletişim Başkanlığı’na verilen denetim yetkisinin kurumun özerkliği ve tarafsızlığıyla bağdaşmadığı” gerekçesiyle iptali talep edildi.

2’YE KARŞI 13 OYLA İPTAL

Cumhuriyet gazetesinin haberine göre Anayasa Mahkemesi, 30 Aralık 2020 tarihinde CHP’nin başvurusunu görüşerek iptal yönünde karar aldı. AYM kararının gerekçesi bugünkü Resmi Gazete’de yayımlandı.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilmesinin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yayımlanan kararname ile İletişim Başkanlığı’nın yetkileri belirlendi. Kararnamenin 14. Maddesinde Anadolu Ajansı başlığı altında şu düzenleme getirildi:

“Bakanlık her yıl kendi bütçesinin Anadolu Ajansı bölümündeki ödeneği aşmamak üzere Anadolu Ajansı ile en çok 5 yıllık sözleşme yapmaya yetkili olup; Anadolu Ajansının faaliyet, bütçe, örgütlenme ve insan kaynakları yönetimi üzerinde denetime de sahiptir. Bu denetime ilişkin usul ve esaslar Başkanlıkça belirlenir. Yapılacak sözleşmede Anadolu Ajansı yöneticilerinin atanma yolları da belirlenir.”

İLETİŞİM BAŞKANLIĞI’NIN AA’YI DENETİM YETKİSİ ANAYASAYA AYKIRI BULUNDU

Yayımlanan gerekçeli kararla AYM, düzenlemedeki İletişim Başkanlığı’nın AA’nın “Faaliyet” ile “Örgütlenme ve insan kaynakları yönetimi” üzerinde “Denetim” yapma yetkisini anayasaya aykırı buldu. Kararda “CBK çıkarabilme yetkisinin bir sonucu olarak CBK ile düzenlenmesi gereken bir konuya ilişkin düzenleme yetkisinin Cumhurbaşkanı’nca CBK çıkarmak suretiyle kullanılması ve bu yetkinin idareye bırakılmaması gerekir.  Anayasa koyucu tarafından CBK’ya tanınan asli bir yetkinin, başka bir idari işleme bırakılması mümkün değildir” denildi.

“SÖZLEŞME İLE YÖNETİCİ ATAMAK ÖZERKLİĞİ ANLAMSIZ KILAR”

Anayasanın 133. Maddesinin 3. Fıkrasında düzenlenen haber ajanslarının özerkliğinin, Ajansın kendi yönetim ve örgütlenmesine ilişkin kararları alma ve uygulama konusunda gerekli yetkiyle donatılmış olmasını ve Ajansın dış etkilere karşı korunmasını güvence altına aldığına işaret edilen kararda, “Bu itibarla Ajansın yöneticilerinin atama yollarının her yıl yenilenen sözleşme ile belirlenmesi, Ajansın, Anayasa’nın anılan maddesi gereğince sahip olduğu özerkliği anlamsız kılmaktadır” denildi.

Okumaya devam et

Genel

Ahmet Taşgetiren’den Özlem Zengin analizi: Şimdi güçlüler safındalar, çok kötü yargılıyorlar

Yazar Ahmet Taşgetiren, TBMM’de yaptığı çıplak arama konuşmasıyla tekrar gündeme gelen Özlem Zengin’in şimdi güçlüler safında olduğunu ve insanları çok kötü yargılandığını yazdı.

BOLD – Karar gazetesi yazarı Ahmet Taşgetiren, HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun onaylanan hapis cezası üzerine yazdığı bugünkü yazısında AKP Grup Başkan Vekili Özlem Zengin’i hakkında tespitlerde bulundu. Türkiye’de insan hakları savunucusu olmanın zorluklarına değinen Taşgetiren, “Bir dönem Özlem Zengin olmak zordu, Leyla Şahin olmak zordu. Akın Birdal olmak zordu. Mustafa Yeneroğlu olmak zordur, Ömer Faruk Gergerlioğlu olmak zordur. Özlem Zengin, Leyla Şahin Usta bugün güçlüler safında, yargılayanlar safında. Çok da kötü yargılıyorlar.” dedi.

“BANA GELEN MEKTUPLAR MECLİS’E GELMİYOR OLABİLİR Mİ?”

Cezaevlerinde Cemaat mensubu birçok kadın bulunduğunu ve onlardan mektuplar aldığını belirten Taşgetiren, Özlem Zengin ve Leyla Şahin’in Meclis’te olacaklarsa, mesela insan haklarını araştırmak gibi bir yapının içinde olmalarını daha doğru bulduğunu ifade etti. Cezaevlerine gidip kadınları dinlemelerini ve hak ihlallerine çözüm bulmalarını önerdi.

Taşgetiren, “Acaba nasıl bir hayatları var cezaevinde? Bana veya başka gazetecilere gelen mektuplar Meclis’e gelmiyor olabilir mi? 15 kişinin kalması gereken yerde 30 kişinin kalıyor olmasından mesela Ak Parti grubu haberdar olmamış olabilir mi? Mesela Mustafa Yeneroğlu’nun duyduklarını Özlem Zengin duymamış olabilir mi? Hak ihlalleri ile karşılaşıp karşılaşmadıkları bir yana, sırf bunca kadın nasıl bir tecrübe yaşayarak cezaevine düşmüş oldular, bu merak etmeye değmez mi?” diye yazdı.

“HERKES HAKLI OLARAK CEZAEVİNE DÜŞMÜYOR”

Türkiye’de herkesin haklı olarak cezaevine düşmediğini vurgulayan Taşgetiren şöyle devam etti: “Siyasetin içindesiniz, gidip dinleseniz ya onları, cezaevlerindeler, Türkiye’de herkes haklı olarak cezaevine düşmüyor bir kere, idam hükmü verilenlerin beraat ettikleri çok oluyor, aylarca – bazen yıllarca tutuklu kalıp beraat edenler çok. Bir dinleseniz ya… Belki derdini anlatamayan birisine rastlarsınız, derdine derman olursunuz.”

“NE YAPTI BU ADAM? GİDİP ARAŞTIRSANIZ YA”

Taşgetiren, Gergerlioğlu’nun hapis kararıyla ilgili ise “Bakar mısınız şu işe? Ne yaptı adam? “Çıplak arama var” dedi. İşte onlarca tanıklık çıkıyor ortaya. Gidip araştırsanız ya. Gözaltında tutsanız ya cezaevlerinin girişlerini. Nezarethanelerde gözünüz olsa ya.” ifadelerini kullandı.

AHMET TAŞGETİREN’İN YAZISININ TAMAMI

 

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0