Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Facebook’a Almanya’da “veri” blokajı

Almanya ulusal rekabet kurumu, Facebook'un kullanıcıların WhatsApp ve Instagram verilerini birleştirmesinin tekelleşmeye neden olduğuna karar verdi.

Almanya ulusal rekabet kurumu, tekelleşmeye sebep olduğu gerekçesi ile Facebook’un kullanıcıların WhatsApp ve Instagram verilerini birleştirmesi uygulamasını durdurma kararı aldı.

Dünyanın en büyük sosyal medya platformu olan Facebook, dünyanın en büyük anlık mesajlaşma uygulaması olan WhatsApp ve dünyanın en büyük görsel içerik paylaşım platformu olan Instagram’a da sahip olduğu için başta akıllı telefon kullanıcıları olmak üzere neredeyse bütün internet kullanıcıları hakkında çok ciddi veri topluyor.

KULLANICI BİLGİLERİ ÜZERİNDEN REKLAM GELİRİ

Facebook, platformlarına üye olan kullanıcılar için daha iyi bir reklam profili oluşturmak adına kullanıcıların Facebook, WhatsApp ve Instagram verilerini birleştiriyor.

Böylece kullanıcılar çok daha isabetli reklamlarla karşılaşıyor ve Facebook’a daha fazla gelir sağlıyor. Ancak bu durum, şirketin çok büyük bir veri havuzuna sahip olmasına sebep oluyor.

Facebook’un bu denli büyük bir veriyi kontrol ediyor olması ve bu üç ayrı platformdan gelen verileri birleştiriyor olması hükümetlerin de dikkatini çekiyor.

“KULLANICILARIN RIZASI OLMADAN İŞLEM YAPILIYOR”

Almanya Ulusal Rekabet Kurumu, Facebook’un farklı platformdaki kullanıcı verilerini kullanıcıların rızası olmadan birleştirmesi uygulamasına dair durdurma kararı verdi.

Bundan sonra Facebook, platformlarına üye olmak isteyen kullanıcıları verilerin birleştirilmesi konusunda zorlayamayacak. Kullanıcılar, istedikleri takdirde verilerinin birleştirilmesi için gönüllü olabilecek.

İstemeyen kullanıcılar ise uygulamaları tüm platformlardaki verileri ayrı olacak şekilde kullanmaya devam edebilecek.

Karar, yalnızca Almanya’da geçerli olacak.

Okyanusların rengi maviden yeşile dönüyor

Dünya

Beklenen oldu Türkiye resmen gri listede: AKP 80 yıllık itibar ve güvenilirliği tüketti

Türkiye, 1991 yılından beri üyesi olduğu kara para ve terör finansmanıyla mücadele eden FATF’ın gri listesine girdi.  Kararla Türkiye, FATF’ın Uluslararası İşbirliği İnceleme Grubu tarafından izlenmeye tabi tutulacak. Kararın Türkiye’nin 80 yıllık itibarını tükettiğini söyleyen muhalefet ise AKP iktidarına tepkili.

BOLD – Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’ne (OECD) bağlı, kara para ve terör finansmanıyla mücadele eden Mali Eylem Görev Gücü’nün (FATF), bu hafta düzenlenen Genel Kurul’unda alınan kararlar basın toplantısıyla duyuruldu.

2019’da yapılan değerlendirmede kara para ve terör finansmanın önlenmesi konusunda bazı eksikleri olduğu vurgulanan Türkiye, yakından takip edileceği anlamına gelen gri listeye girdi. Türkiye, kararın açıklanmasının ardından kurumun Uluslararası İşbirliği İnceleme Grubu tarafından izlenmeye tabi tutulacak.

BBC Türkçe servisinde yer alan habere göre, toplantıda, Ürdün ve Mali’nin de gri listeye alındığı açıklandı. Gri listede yer alan 22 diğer ülke arasında Suriye, Güney Sudan ve Yemen yer alıyor.

Yabancı basın, kurumun Türkiye ilgili kararını önceden yazdı. İngiltere’deki Financial Times gazetesi, bu hafta içinde yayımladığı haberinde Türkiye’nin gri listeye alınacağını yazdı.

KARARIN YABANCI SERMAYEYE ETKİSİ

Haberde halihazırda yabancı yatırımcı çekmekte zorlanan Türkiye’nin bu kararla daha zorlanacak. IMF’in yaptığı bir araştırmaya göre gri listeye alınan ülkeler, yabancı yatırım çekmekte zorluk yaşıyor.

FATF, 2019 yılında Türkiye’ye dair yaptığı değerlendirmede “terörizmle ve kitle imha silahlarının yaygınlaşmasıyla ilişkili varlıkların dondurulması” tarafında iyileşmelerin yapılması gerektiğini vurgulamıştı.

Türkiye’nin son yıllarda kara para aklama ve terörizmin finansmanıyla ilgili kanunlarını ve düzenlemelerini güçlendirdiği aktarılmış; ancak kara para aklama soruşturmalarının sayısının çoğaltılması gerektiğini belirtmişti.

2019 yılındaki raporda bu alanda çok az sayıda hüküm verildiği ifade edildi.

Terörizmin finansmanı açısından ise Türkiye’deki yetkililerin sadece terör zanlılarının elindeki varlıkların tespit edilmesinde rol oynadığı aktarılmış, ancak bu varlıkların toplanması, mali hareketin önüne geçilmesi, fonların kullanılmasının engellenmesi açısından da önlem alınması gerektiği vurgulanmıştı.

2019’daki değerlendirmede Türk yetkililerin yabancı mevkidaşlarıyla işbirliği ve bilgi paylaşımında verimli olduğu ifade edildi.

Türkiye’deki bankaların ise suçlara ilişkin mali işlemlere dair iyi bir anlayışının olduğu, ancak terörizmin finansmanıyla ilgili bu kadar gelişmiş bir kavrayışının olmadığı belirtilmişti.

Finansal sistem dışında kalan emlakçı ya da değerli maden ticareti yapan kişiler gibi farklı aktörlerin ise maruz kaldıkları risk açısından yeterli bilgisinin olmadığı kaleme alınmıştı.

Finans sektörünün ve diğer sektörlerin denetiminin gelişmiş olduğu, ancak kurallara uyulmaması takdirinde uygulanan yaptırımların etkili olmadığının altı çizilmişti.

MUHALEFETTEN İLK AÇIKLAMA

Kararın açıklanmasını sonrası CHP’den ilk yorum CHP Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Özgür Özel’den geldi.

Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Özel, ”OECD bünyesindeki Mali Eylem Görev Gücü grubunun tavsiyelerine uyulması için yıllardır Parlamento’da yaptığımız çağrılara kulak kapayan iktidar partisi, ülkeye bir başka utancı daha yaşattı” diye yazdı.

Özel, ”Bu kararın Türkiye’nin dış finansman çekebilme kabiliyetine büyük zarar vereceği açık” ifadelerini kullandı.

80 YILLIK İTİBAR 20 YILDA BİTTİ

Liberal Demokrat Parti (LDP) eski genel başkanı Cem Toker kararın Türkiye’nin itibarını tükettiğini söyledi. Kararı kahredici bulan Toker, “Bu kararla, bu akşamdan itibaren Türkiye Cumhuriyeti artık 2 Kasım 2002 akşamının Türkiye Cumhuriyeti değildir. Uluslararası camiada 80 yılda oluşturulan saygınlık, imaj, güvenirlilik, itibar 20 yılda tüketilmiştir. Çok üzücü, kahredici…” ifadelerini kullandı.

FATF’IN ÜYESİ KURULUŞU VE AMACI,

FATF, 1989 yılında G-7 ülkeleri (ABD, Japonya, Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya ve Kanada) tarafından kara para aklamanın uluslararası alanda önlenmesi amacıyla OECD (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü) bünyesinde kurulmuştur.

11 Eylül 2001 tarihinden sonra vizyonuna terörün finansmanı ile mücadeleyi de dahil eden FATF’nin halen 32 ülke ve 2 bölgesel kuruluş olmak üzere toplam 34 üyesi bulunmaktadır.

Türkiye, 24 Eylül 1991 tarihinde FATF’e üye olmuştur.

ABD, Almanya, Arjantin, Avustralya, Avusturya, Belçika, Brezilya, Çin, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Güney Afrika, Hollanda, Hong-Kong, İngiltere, İrlanda, İspanya, İsveç, İsviçre, İtalya, İzlanda, Japonya, Kanada, Lüksemburg, Meksika, Norveç, Portekiz, Rusya Federasyonu, Singapur, Türkiye, Yeni Zelanda, Yunanistan, Avrupa Komisyonu, Körfez İşbirliği Konseyi FATF’in üyeleri arasında bulunuyor.

 

Merkez Bankası, Erdoğan’ı dinledi: Faiz indirimi sonrası dolar 9.50’yi geçti

 

Okumaya devam et

Dünya

Erdoğan’dan Kavala bildirisi yayınlayan 10 büyükelçiye tehdit: Ülkemizde ağırlamayız

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, iş insanı Osman Kavala’nın tutukluluğuna son verilmesini isteyen 10 büyükelçiyi hedef aldı. Afrika seyahati dönüşü uçakta konuşan Erdoğan, “Bizim bunları ülkemizde ağırlamak gibi bir lüksümüz olamaz. Türkiye’ye böyle bir ders vermek haddinize mi sizin? Kimsiniz siz?” dedi.

BOLD – Erdoğan, Angola, Togo ve Nijerya ziyareti dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını cevapladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Osman Kavala ile ilgili 10 ülkenin büyükelçisinin bildirisini de değerlendirdi.

SOROS NE İSE KAVALA O

Erdoğan, “Terörün beslendiği odaklar belli. Bunlar zaten terörün beslendiği odaklar. Selahattin Demirtaş da öyle. Daha devam eden davaları var. Kavala hakeza öyle. Fakat Kavala’nın özelliği daha farklı. Uluslararası camia içerisinde Soros ne ise, Kavala o. Bunlar para ile istedikleri yeri istedikleri gibi sallamaya çalışıyorlar. Şimdi Soros’un oğlu da giriyor. O da babası gibi. Bunların çok iyi takip edilmesi lazım. Bunlar mesela şu anda Balkanlara sızmanın, Balkanları sindirmenin gayreti içerisindeler. Bunlara da tabi fırsat vermeyeceğiz, verilmemesi lazım. Kosova’da, Makedonya’da, Arnavutluk’ta, her yerde buna benzer şeyleri yaparlar. Dolayısıyla bizim bilincimizin altına bunu bir defa yerleştirmemiz lazım. Elhamdülillah, Türkiye olarak biz güçlüyüz ve bize sızamıyorlar. Terörist sayısında ciddi bir düşüş var. Bundan sonra da terörle mücadeleye aynı kararlılıkla devam edeceğiz.” dedi.

BİZİM BUNLARI ÜLKEMİZDE AĞIRLAMAK GİBİ BİR LÜKSÜSÜMÜZ OLAMAZ

Erdoğan diplomatik hassasiyetlere uymayan bir açıklama yaparak 10 büyükelçiyle ilgili Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na talimat verdiğini söyledi. Erdoğan, şunları söyledi: “Bakın şimdi AİHM bir karar almış. Bu Kavala denilen Soros artığıyla ilgili olarak Türkiye’yi adeta burada mahkum etmek istiyorlar. 10 tane büyükelçi bu açıklamayı niye yapar? Bu Soros artığını savunanlar, bunu nasıl bıraktırırız gayreti içindeler. Söyledim Dışişleri Bakanımıza, bizim bunları ülkemizde ağırlamak gibi bir lüksümüz olamaz. Türkiye’ye böyle bir ders vermek haddinize mi sizin? Kimsiniz siz? Neymiş? Kavala’yı bırakın. Sen kendi ülkendeki haydutları, katilleri, teröristleri bırakıyor musun? Amerika’sı, Almanya’sı, hangisi böyle bir şeyi şu ana kadar yaptı? Yapmadılar ve yapmazlar. Konuştuğu zaman sana verecekleri cevap şudur, “yargı bağımsızdır.” Sizde yargı bağımsız da bizdeki yargı bağımlı mı? Bizdeki yargı, bağımsızlığın en güzel örneklerini veriyor.”

 

Okumaya devam et

Dünya

Kıbrıs çalkalanıyor! Sedat Peker’in ‘Deli Çavuş’ tehdidi sonrası Başbakan Saner siyaseti bıraktı

Halil Falyalı’nın şantaj kaseti arşivinin kendisine geçtiğini söyleyen Sedat Peker, Türk siyasetçilerle birlikte aleyhinde çalışan Kıbrıslı siyasilere istifa çağrısı yaptı. İstifa etmeyen siyasilerin kasetlerinin ‘Deli Çavuş’ adlı hesaptan yayınlanacağını duyuran Peker’in çağrısı sonrası, Başbakan Ersan Saner’in siyaseti bıraktığı açıklandı.

BOLD – Sedat Peker’in iddiaları ile gündeme gelen ve kısa önce de polise teslim olan Halil Falyalı bugün kalp rahatsızlığı nedeniyle hastane kaldırıldı.

Adada kumar organizasyonu ve uyuşturucu ağının en önemli ayağı olduğu iddia edilen Falyalı’nın elinde Kıbrıslı siyasilerin kasetleri olduğu yönünde iddialar dolaşıyor. Gazeteci Erk Acarer, Falyalı’nın bu kasetlerle KKTC’de siyasetçilere şantaj yaptığını öne sürdü.

İTİBAR SUİKASTI

Kısa bir süre öncede Başbakan Ersan Saner’e ait olduğu iddia edilen bir kaset sosyal medyada dolaşıma girdi. Videonun montaj olduğunu söyleyen Saner, “Teknolojik olanaklardan alabildiğince yararlanılarak kurgulanan bu video ile çok çirkin bir itibar suikastının hedefi oldum” dedi.

SKANDAL BÜYÜYECEK

Acarer skandalın daha da büyüyeceğini belirterek, “Kıbrıs’tan edindiğimiz bilgiler skandalın büyüdüğü ve hükümet ortağı Demokrat Parti’ye (DP) ulaştığı yönünde. Kıbrıs kamuoyu ve basını çalkalanıyor. Benzer iddiaların gündeminde şimdi de DP Genel Başkan yardımcısı Tözün Tunalı var” ifadelerini kullandı.

Öte yandan, Sedat Peker yaptığı son paylaşımında Falyalı’nın arşivinin kendi eline geçtiğini duyurdu. Kıbrıslı siyasetçilerin aleyhine çalıştığını ileri süren Peker, “Kıbrıslı siyasiler; uyuşturucu baronlarıyla, yasadışı bahisçilerle birlik olup Türkiye’de bana karşı kurulan komploya destek verirsiniz he. Hepiniz yandınız. Arşiv bana geçti. Siz kaşındınız. Sizi de rezil edeceğim. Utanma duygusu olan, istifa edip gitsin” diye yazdı.

Kendisi aleyhine faaliyette bulunmakla suçladığı Kıbrıslı siyasilerin istifa etmemesi halinde Deli Çavuş adlı sosyal medya hesabının siyasilere ait müstehcen kasetleri yayınlayacağını söyledi.

BAŞBABAKAN İSTİFA ETTİ

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ersan Saner, hakkında çıkan ‘müstehcen’ videonun ardından siyasetten çekilme kararı aldı. Saner’in, görüntülerin yayınlanması sonrası, Ulusal Birlik Partisi’nin (UBP) 30-31 Ekim’deki kurultayında yeniden aday olmayacağı belirtildi.

Kıbrıs Türk medyasındaki haberlere göre Saner, UBP’deki kurultay sürecinden ve aktif siyasetten çekilecek. Kıbrıs gazetesi ilgili haberinde, “Başbakan Ersan Saner, dün akşam patlak veren video skandalının ardından, siyasetten çekilme kararı aldı. İstifa yazısı hazırlanan Ersan Saner’in bugün itibarı ile kurultaydan çekildiği, parti başkanlığından da istifa edeceği öğrenildi. Başbakanlıkta, hukuki sorun nedeniyle izne ayrılacak olan Saner’in yerine Nazım Çavuşoğlu veya Ünal Üstel’in vekalet edeceği konuşuluyor” ifadeleri kullanıldı.

Market fiyatlarını “gayet uygun” bulan Erdoğan maaşına zam istedi

Okumaya devam et

Popular

Shares