Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Kanada’da cami saldırganına müebbet hapis

Kanada'nın Quebec kentinde bir camiye silahlı saldırı düzenleyip altı kişiyi öldüren Alexandre Bissonnette ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

Kanada’nın Quebec şehrinde bir camiye silahlı saldırı düzenleyip altı kişiyi öldüren Alexandre Bissonnette ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Bissonnette 40 yıl sonra şartlı tahliye başvurusu yapabilecek.

BOLD- Müslümanlara silahlı saldırıda bulunan ve altı kişiyi öldüren Alexandre Bissonnette ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

Bissonnette, 29 Ocak 2017’de gerçekleştirdiği saldırıya ilişkin altı kez birinci derece cinayet ve altı kez de cinayete teşebbüs suçlamalarından hüküm giydi. 29 yaşındaki hükümlünün şartlı tahliye başvurusunda bulunmak için ayrıca 40 yıl beklemesi gerekecek.

EYLEM SONSUZA DEK KANLA YAZILDI

DW Türkçe’nin haberine göre, hâkim François Huot, Bissonnette’in gerçekleştirdiği eylemin “kentin, eyaletin ve ülkenin tarihine sonsuza dek kan ile yazıldığını” belirtti.

Bissonnette hakkında talep edilen altı kez müebbet hapis cezası talebi reddedildi. Eğer bu talep kabul edilmiş olsaydı, hükümlünün şartlı tahliye için 150 yıl beklemesi gerekecek, bu da ömrünün sonuna kadar cezaevinde kalmasının garanti altına alınacağı anlamına gelecekti.

KANADA TOPLUMUNU SARSAN SALDIRILAR

Yargılama sürecinde geçen yılın Mart ayında ifadesini değiştiren Bissonnette, kendisine yöneltilen tüm suçlamaları kabul etmişti.

Kanada toplumunu sarsan saldırılar sonrası İslamofobi tartışmaları bir anda yeniden alevlenmiş ve Bissonnette’in aşırı sağ eğilimli olduğu yönünde haberler çıkmıştı.

Kanada Başbakanı Justin Trudeau ise şiddete şiddetle karşılık vermeyeceklerini söylemiş ve “Bu barbar şiddeti reddediyoruz” diyerek Quebec’teki Müslümanlarla dayanışma çağrısında bulunmuştu.

Suriyeli mülteci bir genç kızı Kanada’nın yıldızı yapan başarı hikâyesi

Dünya

Alman Dışişleri Bakanı: Erdoğan’ın Macron’a saldırıları yeni bir ‘dip nokta’

Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron hakkındaki sözlerinden ötürü, yeni bir ‘dip nokta’ ifadesiyle  AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı kınadı.

BOLD – Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, Berlin’de Erdoğan-Macron gerginliğine ilişkin açıklamalarda bulundu. Maas, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Macron’a yönelik saldırılarını yeni bir ‘dip nokta’ olarak nitelendirdi.

Almanya’nın radikal İslamcılarla mücadelede Fransa ile dayanışma içinde olduğunu ifade eden Maas, Fransa’nın Ankara Büyükelçisini istişarelerde bulunmak üzere geri çağırmasını da büyük bir anlayışla karşıladığını söyledi.

Maas, radikal terörle mücadelenin ırkçılık ve İslamofobi ile aynı kefeye konulmaması gerektiğini belirterek, bunu yapan herkesin sorumsuz olduğunu ve toplumu bölmek isteyenlerin amacına hizmet ettiğini ifade etti. Maas, “Biz bunu kabul etmeyeceğiz” dedi.

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, pazar günü partisinin Malatya 7.Olağan İl Kongresi’ndeki konuşmasında Fransa Cumhurbaşkanı Emmauel Macron hakkında, “Şu an Fransa’nın başındaki zat şaşırmış yatıp kalkıp Erdoğan’la uğraşıyor. Sen önce kendine bak. Bu bir vaka. Hakikatten kontrolden geçmesi lazım” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, cumartesi günkü konuşmasında da, “Bu Macron denilen zatın Müslümanlarla derdi nedir? Macron’un zihinsel noktada bir tedaviye ihtiyacı var. İnanç özgürlüğünden anlamayan ve kendi ülkesinde yaşayan milyonlarca farklı inanç mensubu insanlara bu şekilde davranan bir devlet başkanına başka ne denilebilir. Öncelikle bir akli noktada kontrol” ifadelerini kullandı. Açıklamalar üzerine Fransa Ankara Büyükelçisini istişarelerde bulunmak üzere geri çağırdı.

Guardian: Tartışmayı sürdürmek Erdoğan’ın da Macron’un da işine geliyor

Okumaya devam et

Dünya

Avrupa Birliği, Frontex ve Yunanistan’dan ‘geri itmelerle’ ilgili soruşturma istedi

Avrupa Birliği (AB), AB Sınır ve Sahil Güvenlik Ajansının (Frontex) Yunanistan’ın mültecileri açık denize geri itmesine destek verdiğine yönelik haberler üzerine hem Yunanistan’dan hem de Frontex’den soruşturma başlatmasını istedi.

BOLD – Avrupa Komisyonunun Frontex ile temas halinde olduğu, Frontex’in de Yunanistan makamlarıyla görüştüğü ve Yunanistan’ın iç tahkikat başlattığı bildirildi.

AB Komisyonu sözcülerinden Adalbert Jahnz, günlük basın toplantısında, “Bu konuyu çok ciddiye alıyoruz. AB Komisyonu, geri itmeler ve temel haklarla iltica hakkının korunmasına yönelik AB hukukuna aykırı davranışlarla ilgili haberler hakkında derin endişe duymaktadır” ifadesini kullandı.

Komisyonun Frontex ile temas halinde olduğunu aktaran Jahnz, Frontex’in de Yunanistan makamlarıyla görüştüğünü ve Yunanistan’ın iç tahkikat başlattığını söyledi.

Jahnz, “Biz hem Yunanistan makamlarından hem de Frontex’ten bu tür haberleri derinlemesine soruşturmasını ve AB yasalarına tam olarak uyulmasını bekliyoruz.” dedi.

Almanya’nın Der Spiegel dergisinin araştırmasında, Yunan sınır muhafızlarının mültecileri açık denize geri ittikleri ve Frontex’in de yasa dışı operasyonlarda yer aldığı ifade edilmişti.

Frontex tarafından kullanılan bir uçağın mültecileri durdurduğu, uçaktaki kamera görüntülerinin Varşova’daki Frontex genel merkezine canlı olarak aktarıldığı ancak Frontex’in söz konusu bölgeye mültecilerin kurtarılması için yardım göndermediği belirtilmişti.

Spiegel’in ve başka medya kuruluşlarının zorla geri göndermelerin birçoğunu tam olarak belgelemiş olmasına rağmen Yunan hükümeti, mültecilerin Türkiye’ye zorla geri gönderildiğini reddediyor.

Türkiye demokrasi statüsünü 2014’te kaybetti: Son 10 yılda dibe vurdu

Okumaya devam et

Dünya

Türkiye demokrasi statüsünü 2014’te kaybetti: Son 10 yılda dibe vurdu

İsveç Gothenburg Üniversitesi V-Dem Enstitüsü, Türkiye’nin 2014 yılında demokrasi statüsünü kaybettiğini ve son 10 yılda demokrasi alanında dibe vurduğunu belirtti. Enstitünün hazırladığı demokrasi listesinde Türkiye, 179 ülke arasında 153. sırada yer alarak dünyada demokrasinin en kötü olduğu yüzde 20’lik kısımda yer aldı.

BOLD – İsveç Gothenburg Üniversitesi V-Dem Enstitüsü (Varieties of Democracy), 2020 yılı raporunda Türkiye’deki demokrasinin durumu ile ilgili ağır ifadeler kullandı.

Dünyada otokratlaşmanın Brezilya, Hindistan, ABD ve Türkiye gibi büyük nüfus ve ekonomiye sahip ülkeleri etkilediğini belirten V-Dem Enstitüsü, 85 milyon nüfusa sahip NATO üyesi Türkiye’nin “daha sert diktatörlüğe” kayışının büyük bir endişe kaynağı olduğu kaydedildi.

Türkiye, enstitü tarafından “otoriter seçim devleti” olarak tanımlandı.

TÜRKİYE, 179 ÜLKE ARASINDA 153. OLDU

Enstitü tarafından hazırlanan ve 179 ülkenin yer aldığı demokrasi listesinde Türkiye 153’ncü sırada yer aldı.

Somali, Çad, Belarus, Vietnam, Cibuti, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Etiyopya, Zimbabve ve Gine gibi ülkeler dahi demokrasi listesinde Türkiye’nin üstünde yer aldı.

TÜRKİYE, LİSTENİN EN DİBİNDEKİ YÜZDE 20’LİK KISIMDA YER ALDI

Raporda Türkiye için şu ifadeler kullanıldı: “Türkiye, demokrasi statüsünü 2014 yılında kaybetti ve dünyada demokrasinin en kötü olduğu ülkelerin yer aldığı listenin en dibindeki yüzde 20’lik kısımda yer aldı.”

Raporda, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ülkesini “daha sert diktatörlüğe” doğru sürüklediği belirtildi.

OTOKRATLAŞMANIN EN FAZLA OLDUĞU ÜLKELER MACARİSTAN VE TÜRKİYE

Raporda, son 10 yılda otokratlaşmanın en fazla olduğu ülkeler Macaristan, Türkiye, Polonya, Sırbistan, Brezilya ve Hindistan olarak kaydedildi.

Türkiye’de basın özgürlüğü ve özgürlükler konusundaki kötüleşmenin 2009 öncesinde başladığı ve kademeli otokratlaşma sürecinin sonunda Türkiye’nin demokrasi statüsünü kaybederek 2014 yılında “otoriter seçim devleti” statüsüne düştüğü kaydedildi.

Sattığı motorun SİHA’larda kullanıldığını öğrenen Bombardier Türkiye’ye teslimatı durdurdu

Okumaya devam et

Popular