Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

15 Temmuz gecesi Bahçeli, “Ülkücü Hareket sokağa çıkmayacak” talimatı vermiş

15 Temmuz’da MHP’nin televizyonu Bengütürk’ün yayın yönetmeni olan Murat İde, o gece Bahçeli’nin, “Ülkücü Hareket sokağa çıkmayacak” diye talimat verdiğini açıkladı.

Gazeteci Murat İde, Erdoğan’ın sosyal medya platformu Twitter’da paylaştığı ve Millet İttifakı’nı “Zillet İttifakı” olarak tanımladığı içerikte yer alan “Cumhur ittifakı 15 Temmuz gecesi sokaklarda, meydanlarda kurulmuştur” ifadesinin gerçeği yansıtmadığını, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 15 Temmuz gecesi Ülkücülere verdiği açık talimat ışığında ortaya koydu.

Yeniçağ gazetesi yazarı İde, Halk TV’de yayınlanan Medya Mahallesi programında Ayşenur Arslan’ın sorularını yanıtladı.

“ÜLKÜCÜ HAREKET 15 TEMMUZ GECESİ SOKAKTA FALAN DEĞİLDİ”

Darbe girişiminin olduğu gece MHP’nin televizyon kanalı Bengütürk TV’nin başında olduğunu hatırlatan İde, “15 Temmuz gecesi bu ittifakın sokaklarda kurulabilmesi için Ülkücülerin de sokaklarda, meydanlarda olması lazım. Oysa o gece, Devlet Bahçeli’nin çok açık bir talimatı vardı ‘Ülkücü Hareket sokaklara çıkmayacak’ diye. Dolayısıyla o gece Ülkücü Hareket sokakta falan değildi” diye konuştu.

İde, AKP ile MHP’nin tamamen farklı bir amaç için 15 Temmuz’dan önce “gizli ittifak” ilişkisine girdiğini ise şu sözlerle anlattı:

“O dönem MHP’de kongre süreci vardı. O süreçte AK Parti ile MHP arasında ittifak, kongreyi engellemek üzere kuruldu. Kuranların kim olduğu da artık biliniyor. Bir takım ticari ilişkiler yürüten bazı siyasi aktörler tarafından kuruldu.”

Gündem

Erdoğan’ın “Birkaç tane şehit var” dedikleri arasında; Birlik Komutanı Tuğgeneral de var!

Libya’daki TSK unsurlarına yapılan saldırıda Birlik Komutanı Tuğgeneral Halil Soysal’ın de şehit olduğu ifade edildi. AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Libya’da birkaç tane şehidimiz var” diyerek gizlediği olaya sosyal medyadan tepki yağdı.

BOLD-AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın isteği doğrultusunda TBMM’de AKP’li vekillerin oylarıyla Libya’ya asker gönderme teskeresi, muhalefetin tepkisine rağmen MHP’li vekillerin desteğiyle kabul edilmişti. Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne askeri destek amacıyla gönderilen Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) ait birlik geçtiğimiz günlerde Hafter Güçleri tarafından saldırıya uğradığı iddia edilmişti.

Cumhurbaşkanlığı ve hükümet yetkililerinin sakladığı saldırıda TSK personelinden şehitler vardı. İzmir’in Kınık ilçesinde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hafter’e karşı kahraman askerlerimiz ve Suriye Milli Ordusu’ndan ekiplerimizle beraber oradayız. Mücadeleyi orada sürdürüyorlar. Tabii birkaç tane şehidimiz var. Birkaç tane şehidimizin karşılığında yüze yakın orada lejyonerlerden etkisiz hale getirdik. Şehitler tepesi hiçbir zaman boş kalmayacak.” ifadelerini kullanmıştı.

Kamuoyundan saklanan ve sosyal medya “sessiz şehitler” diye tabir edilen askerler arasında Libya Türk Birliği Komutanı Tuğgeneral Halil Soysal’ın da olduğu belirtildi. Tuğgeneral Soysal’ın cenazesi askeri tören dahi yapılmadan sessiz bir şekilde Aydın’da toprağa verildiği öğrenildi.

15 Temmuz’dan sonra emekli ettiler göreve çağırıp Libya’ya yolladılar şehit cenazesini sessizce defnettiler

Okumaya devam et

Gündem

Gezi Davası’nın gerekçeli kararı açıklandı: Kavala’nın finansör olduğunu gösteren delil yok

Gezi Parkı olaylarına ilişkin Osman Kavala’nın bulunduğu 9 sanık hakkında beraat kararı veren mahkeme, gerekçeli kararını açıkladı. Kararda, Kavala’nın Gezi olaylarının finansörü olduğuna yönelik bir delil bulunamadığını belirtildi.

BOLD – Kararda 2013’te alınan dinleme kararlarının yasadışı delil hükmünde olduğu belirtilerek, hükme esas alınamayacağı belirtildi.

İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi, 16 ismin “hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs” iddiasıyla ağırlaştırılmış müebbet istemiyle yargılandığı davayla ilgili 318 sayfalık gerekçeli kararını tamamladı.

FİNANS SAĞLADIĞININ HİÇBİR ŞEKİLDE İZAHININ YOK

Beraat kararının ardından 15 Temmuz soruşturması kapsamında tekrar tutuklanan Osman Kavala’nın Gezi olaylarının finansörü olduğu yönündeki iddia üzerine dosya kapsamında MASAK raporunun alındığı belirtilerek, raporda Gezi olaylarının Açık Toplum Vakfı ve Anadolu Kültür A.Ş. üzerinden finanse edildiğini gösteren herhangi bir delilin sunulmadığı belirtildi. Kararda, “İddianamede iddia edildiği şekilde Gezi eylemlerinin öncesinde veya sonrasında hangi transfer ile kime ne surette finans sağladığının hiçbir şekilde izahının yapılmadığı, tespitlerin afaki anlatım boyutunda bırakılıp delil ve takdirin savcılıkça değerlendirileceğinin bildirilmiş olduğu” denildi.

SOMUT BİLGİ VE BELGE BULUNMADIĞI…

Kararda, “İddianamede Kavala’nın Gezi olaylarına katılan şahısları finanse ettiği, eylemde kullanılacak malzemelerin temini için hesap numarası açtırdığına ilişkin hiçbir somut tespit ve belirlemenin de yapılmadığı, bu nesnelerin şiddet eylemlerinde kullanıldığını gösteren bilgi ve belgenin de bulunmadığı anlaşılmıştır” ifadeleri yer aldı.

Kavala’nın tutuklanmasına gerekçe gösterilen tanık Murat Pabuç’un, iddianame hazırlanmadan sadece 3 gün önce savcılığa ihbarda bulunduğunun anlatıldığı kararda, ifadelerinin delil değerinin olmadığı da vurgulandı.

ZEHİRLİ AĞACIN MEYVESİ DE ZEHİRLİDİR

Kararda, iddianamenin büyük bölümünün tape kayıtlarına dayandığı belirtilerek, 18 Haziran 2013’te alınan dinleme kararlarının hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu ifade edildi. Kararda, “Yargıtay içtihatları ve “zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir” ilkesi de gözönüne alındığında iddianameye konu tapelerin yasak delil mahiyetinde bulunduğu kabul edilmiştir” denildi. Kararda, aynı şekilde teknik araçla izleme kararlarının da hukuka aykırı olduğu vurgulandı. Gerekçeli kararda, “Yargıtay içtihatları ve ‘zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir’ ilkesi de göz önüne alındığında iddianameye konu tapelerin yasak delil mahiyetinde bulundukları kabul edilmiştir” ifadelerine yer verildi. Mimar Mücella Yapıcı’nın da aralarından yer aldığı 5 sanık hakkında daha önce beraat karar verildiği vurgulanan kararın kesinliştiği belirtildi.

BERAAT EDENLER HAKKINDA SUÇ DUYURUSU

Mahkeme, gerekçeli kararında, beraatine karar verdiği, aralarında Kavala’nın da bulunduğu sanıkların, yargılandıkları suçtan beraat etmelerine rağmen Gezi eylemlerinin sürmesine, polise direnilmesine yönelik eylemlerde bulunduklarını belirtti. İddianamede yazılı olmayan bu suçlar yönünden savcılığa beraat eden isimler hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu vurguladı.

DİĞER SANIKLARIN DOSYASI AYRILDI

Gezi eylemlerinin “vandallık” olarak nitelendiği kararda, eylemlerin hükümeti zor durumda bırakmak, istifaya zorlamak amacını taşıdığını vurgulandı. Aralarında Memet Ali Alabora’nın da bulunduğu firari 6 sanığın eylemlerin altyapısını hazırladığı, Otpor/Canvas bağlantıları ile ilgili ilgili iddiaların ciddi olduğunu belirtilerek dosyalarının ayrıldığı ifade edildi.

Kılıçdaroğlu’nun avukatı: 17-25 Aralık ses kayıtları doğru, bilirkişi raporuna göre montaj yok

Okumaya devam et

Gündem

“Türkiye ardı ardına depremlerle sarsılacak”

Deprem uzmanı Prof. Dr. Ahmet Ercan İran Hoy’da ki depremin Van’da yıkıma ve 9 cana mal olmasını ‘utanç verici’ diye tanımladı. “Türkiye bundan sonra ardı ardına deprem haberleriyle sarsılacak” uyarısında bulundu.

BOLD – Türkiye ve çevre ülkeler son dönemde depremlerle mücadele ediyor. En son İran Hoy’da meydana gelen sarsıntı sebebiyle Van’da 9 vatandaş hayatını kaybetti.

Deprem uzmanı Prof. Dr. Ahmet Ercan, Türkiye’nin ‘deprem yılları’ diye adlandırdığı bir dönemden geçtiğini ifade ederek “Türkiye bundan sonra da ardı ardına deprem haberleriyle sarsılacak” diye konuştu.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NDE ÖLDÜRÜCÜ OLMASI UTANÇ VERİCİ

Sözcü’den Latif Sansür’ün haberine göre İTÜ Maden Mühendisliği Fakültesi Öğretim Üyesi Ercan, Van’da can kaybı ve yıkıma yol açan İran merkezli depremle ilgili “Bu büyüklükteki depremin Türkiye Cumhuriyeti’nde öldürücü olması utanç vericidir. Halkımızın oturdukları yapılar 3 bin 500 yıl önceki Hitit dönemindeki yapılardan daha kötüdür” yorumu yaptı.

AKHİSAR, MANİSA, SINDIRGI, BİGADİÇ, BALIKESİR 15 YILDIR İZLENİYOR

2019 ila 2022 arasının ‘deprem yılları’ olacağını sürekli yinelediğini söyleyerek “Bu depremler ola geliyor. Türkiye bundan sonra da ardı ardına deprem haberleriyle sarsılacak ikazı yaptı.

Akhisar, Manisa, Sındırgı, Bigadiç, Balıkesir arası gerginliği 15 yıldır izlediklerini, bunun 6 ya da daha büyük bir depremle boşalmasını beklendiğini ve sarsıntıların süreceğini dile getirdi:

BÖLGEDEKİ GERGİNLİK BOŞALMA DÖNEMİNE GİRDİ

– Ancak bu büyüklükte deprem olmadı. Bu aslında Akhisar için çok olumlu bir olay. Türkiye depremlerinde çok az rastladığımız bu durumda, bölgedeki gerginlik daha küçük depremlerle boşalıyor.

– Orta küçük büyüklükteki depremler; Balıkesir, Manisa ile İzmir’de korku yaratıyor. Şükretsinler ki 6- 6,5 Richter büyüklüğünde bir sarsıntı olmadı. Buradaki gerginlik boşalma dönemine girdi.

DEPREM ODAĞI MANİSA’YA DOĞRU KAYIYOR

– Depremler gün geçtikçe düşüyor. Deprem odağı da Manisa’ya doğru kayıyor. Bu durum ikinci olumlu bir gelişme. Kuzeye doğru gelişmiş olsa Sındırgı, Bigadiç arasında Simav göçüntü kırığıyla kesişecekti. Bu kesişmenin yaratacağı deprem büyüklüğü 6’dan daha büyük olurdu.

Hoy depremin İran yerine Başkale köylerinde ölümcül olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Ercan şöyle devam etti:

İRAN’DAKİ YAPI NİTELİĞİ KÖYLERDE BİLE DAHA İYİ

– Bu depremin Richter büyüklüğü 5,9, Mercalli-Cancani yıkım gücü 7 oldu, yıkımcıl, ayrıca ölümcül (9 kişi) oldu. İlginç olan, aynı deprem İran’da yaklaşık 4-5 yıkım gücünde duyuldu. Bunun ana nedeni İran’daki sosyo- ekonomik koşulların, yapı niteliğinin köylerde bile daha iyi olmuş olmasıdır.

BÜYÜKLÜK AYNI AMA DOĞUDA ÖLÜM VAR BATIDA YOK

– Van’daki deprem ile Akhisar depremin büyüklükleri de aynı olmasına karşın yıkım şiddeti, Van’da 7, Akhisar’da ise 3 oldu. Neden? Bütün sorunların yanıtı burada yatıyor. Neden aynı büyüklükteki depremde, Doğu Anadolu’da 7 şiddetinde 9 kişi ölürken, Akhisar’daki hiçbir yapı yıkılmıyor, ölen yok.

HİTİT DÖNEMİNDEKİ YAPILARDAN DAHA KÖTÜ

– 21. Yüzyılın deprem ayıbı; 5,9’luk depremde 9 kişinin ölmüş olmasıdır. Bu büyüklükteki depremin Türkiye Cumhuriyetinde öldürücü olması utanç vericidir.

Deprem ölümlerinde dikkatleri sosyo-ekonomik koşullara çeken Ercan sözlerini şöyle bitirdi:

– Doğuda, Van kesiminde, deprem bölgesinde yurttaşların aylık geliri 500 lira dolayında. Oturdukları yapılar ise 3 bin 500 yıl önceki Hitit dönemindeki yapılardan daha kötü. Halk yoksulluk içinde yaşıyor.

TAMAMĞN TOPLUMUN GELİRİYLE, SOSYAL DEVLET İLKESİYLE İLİŞKİLİ

– Batı Anadolu’da ise betonarme yapılarda oturanların ortalama aylık geliri 10 bin lira dolayında, ikisinin arasındaki fark bu. Deprem her yerde yoksulları öldürür. Deprem tamamen toplumun geliriyle, ayrıca ülkenin sosyal devlet olmasıyla ilişkili bir olaydır.

DİĞER ÜLKELERLE KIYASLAYINCA FARK ORTAYA ÇIKIYOR

– Amerika’da depremin yıkım eşiği 7,8, kişi başına yıllık düşen geliri ise 69 bin dolardır. Japonya’da en yoksulun yıllık geliri 39 bin dolardır. Depremin yıkım eşik değeri 7,7’dir. Türkiye’de ise kişi başına düşen yıllık gelir 9 bin 500 dolar (aylık 4 bin 500 lira), yıkım eşik değeri de 5,5’tir. Aynı ülke, aynı yönetim, Doğuda depremin öldürücü yıkım eşik değeri 4, Orta Anadolu’da 5,5, Batı Anadolu’da ise 6,4 tür.

SGK’da ‘asalet’ için emekliye yüzde 5’lik sağlık kesintisi hazırlığı

Okumaya devam et

Popular