Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

En yüksek enflasyon Türkiye’de

AKP hükümeti, Türkiye’yi dünyanın en yüksek enflasyon oranlarından birine mahkum etti. Türkiye’de enflasyon, benzer durumdaki ülkelerin bile 6 katı.

Hükümet, Türkiye’yi dünyanın en yüksek enflasyon oranlarından birine mahkum etti. Türkiye’de enflasyon, benzer durumdaki ülkelerin bile 6 katı.

BOLD – Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı ve yüzde 19,67 olarak gerçekleşen şubat ayı enflasyonu, AKP hükümeti tarafından memnuniyetle karşılandı. Enflasyonun 6 ay sonra yüzde 20’nin altına gerilemesi Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ı çok memnun etti!

Oysa Türkiye’deki enflasyon oranı, çok büyük bir kriz yaşayan Venezuela dışarıda bırakıldığında, dünyadaki en yüksek oranlardan biri.

KIRILGAN EKONOMİLERİN 6 KATI

Türkiye’nin de içinde bulunduğu ve “kırılgan ekonomiler” diye tabir edilen ülkelerle kıyaslandığında, Türk halkının 6,3 kat daha yüksek enflasyonla yaşadığı ortaya çıkıyor. Kırılgan ülkelerde ortalama enflasyon oranı, Türkiye hariç tutulduğunda yüzde 3,10.

İşte kırılgan ülke enflasyon oranları…

  • Güney Afrika: Yüzde 4
  • Brezilya: Yüzde 3,78
  • Endonezya: Yüzde 2,57
  • Hindistan: Yüzde 2,05
  • Türkiye: Yüzde 19,67

Farklı ülkelerde enflasyon oranları…

  • Japonya : Yüzde 0,20
  • Euro Bölgesi: Yüzde 1.5
  • ABD: Yüzde 1,60
  • Çin: Yüzde 1,70
  • Almanya : Yüzde 1,60
2004’TEN BERİ EN YÜKSEK ŞUBAT ENFLASYONU

CHP İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke, düştü diye hükümetin sevindiği şubat ayı enflasyonunun, 2004 yılından bu yana görülen en yüksek “şubat enflasyonu” olduğunu açıkladı.

Ekonomist Dr. Murat Kubilay ise Tüketici Fiyat Endeksi’nin (TÜFE) bir önceki aya göre yüzde 0,16 arttığına işaret ederek,  “Paradan sıfırların atıldığı 2005 başından beri fiyatlar 3,5 katına çıkmış. 200 TL’nin satın alma gücü 28 TL’ye düşmüş. Tanzim satışa rağmen taze sebze-meyve fiyatlarında yüzde 1,78 artış var. 2003’ten beri sebze-meyve enflasyonu yüzde 544.” değerlendirmesini yaptı.

ENFLASYONLA MÜCADELE EDER GİBİ YAPIYORUZ

Koç Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Özcan Kadıoğlu enflasyon verilerine ilişkin değerlendirmesinde, “Enflasyonla mücadele etmiyoruz, mücadele eder gibi yapıyoruz.” ifadesini kullandı.

Fakirin enflasyonu ile zenginin enflasyonunun çok farklı kavramlar olduğunu kaydeden Kadıoğlu, “Sabit gelirliler aldıkları ücretin çoğunu, gıda ve mutfak için harcıyor. Hükümet bunun için tanzim satış noktaları açtı ama bunlar yangına bir kova ile su serpmekten farkı olmayan çözümler. Enflasyonun sebebi aradaki satıcı değil en temel sebep üretim girdilerinin ciddi artış olması.” dedi.

Türkiye’nin gübrede yüzde 72 oranında dışa bağımlı olduğunu kaydeden Kadıoğlu, “Dolar artınca üretim maliyetleri ciddi şekilde arttı. Enflasyonun özellikle gıda enflasyonunun en büyük sebebi, üretim maliyetlerinin artmasıdır. Enflasyon verisine bakıldığında, kırılgan ülkeler arasında çok ciddi bir enflasyonla yaşıyoruz.” değerlendirmesini yaptı.

Tanzim satışlar işe yaramadı, şubatta gıda enflasyonu yine arttı

BOLD ÖZEL

63 yaşındaki kronik hasta Özcan Öztürk’e Denizli Cezaevinde koronavirüs tehdidi

Vertigo, romatizma, bel fıtığı ve katarakt hastası Üneys Özcan Öztürk, koronavirüs hastalarıyla temaslı olduğu için karantinaya alındı. Cezaevinin tüm görüşleri de iptal edildi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Bir yıl önce tutuklanıp Denizli T Tipi Cezaevine gönderilen 63 yaşındaki Üneys Özcan Öztürk, geçen hafta pazartesi günü Kovid-19’a yakalanma riski nedeniyle karantinaya alındı.

Koronavirüs en çok yaşlıları ve kronik hastaları etkiliyor. Cezaevi gibi sürekli kapalı bir ortamda bulunan hasta ve yaşlı mahpuslar, ya hastaneye gidiş gelişlerde ya da gardiyanların koğuş aramalarında koronavirüse yakalandı, bazıları bu nedenle hayatını kaybetti.

KİŞİSEL İHTİYAÇLARINI GİDEREMİYOR

Cezaevine girdikten sonra sol gözü tamamen görmeyen 63 yaşındaki Üneys Özcan Öztürk, romatizma ve bel fıtığının yanı sıra 2016’dan bu yana vertigo ile mücadele ediyor. Cezaevine girdiği ilk zamanlarda hastalıkları nedeniyle doktora götürülen Özcan, 28 gün karantina hücresinin zorlu şartlarında kaldığı için birçok mahpus gibi o da artık hastaneye gitmek istemiyor.

Hastalıkları ilerleyen Öztürk, 6-7 kişinin yerde uyumak zorunda kaldığı 26 kişilik koğuşta yaşıyor. Ranzadan ve merdiven inip çıkarken zorlandığı için kişisel ihtiyaçlarını koğuş arkadaşlarının yardımıyla giderebiliyor. Şimdi de koronavirüs tehdidiyle karşı karşıya kalan Öztürk’ün ailesi, kendisinden haber alamayacağı için çok endişeli. Denizli T Tipi CİK’te kalan diğer hastaların aileleri de endişeli. Mayıs 2017’de Malezya’dan kaçırılıp Türkiye’ye getirilen ağır kalp ve şeker hastası İsmet Özçelik de karantinaya alınan hastalar arasında.

“BİZE DİNİ SOHBET VERDİ”

2009’da bir yemek şirketinden emekli olan Öztürk, Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında 1 Temmuz 2020’de gözaltına alındı. Aynı gün tutuklanan Öztürk hakkında şirkette çalışan bir şoför “Bize dini sohbet veriyordu” dediği için 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Dosyası Yargıtay’da bulunuyor.

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Babaları 28 aydır tutuklu olan Murat ve Bahadır’ın anneleri de tutuklandı

Anne-baba tutukluluklar devam ediyor. Babaları Erdoğan Birinci’den 28 aydır ayrı olan Murat ve Bahadır’ın annesi Hatice Bahadır da hapse gönderildi.

BOLD ÖZEL – Babaları Giresun Cezaevinde tutuklu bulunan 7 yaşındaki Murat ve 10 yaşındaki Bahadır’ın Birinci’nin anneleri Hatice Birinci de tutuklanıp Trabzon Bahçeçik Cezaevine konuldu. Kronik rahatsızlıkları olan babaanneleri ve teyzeleriyle birlikte Trabzon’da yaşayan Birinci kardeşler, annelerini sorup duruyor.

“İKİ YAVRU HEM ÖKSÜZ HEM YETİM KALDI”

Bold Medya’ya konuşan Murat ve Bahadır’ın teyzesi, “Bu iki yavru hem öksüz hem yetim kaldı. Biz elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Ama bir anne bir baba olamıyoruz. Çocuklar annelerini sorup duruyor. Ne yapacağımı şaşırdım. Biri 7 yaşında biri 10 yaşında. Ablamı bıraksınlar. Çocuklar bari annesiz kalmasın. Annem babam çok kötü durumdalar. Ayrıca babaanneleri kronik rahatsızlıkları var. Bu yavrular ne olacak? Lütfen sesimiz olun.” dedi.

Gülen Hareketi soruşturmaları kapsamında tutuklanan Hatice Birinci, kapatılan dershanelerde coğrafya öğretmeni, Erdoğan Birinci ise kapatılan kolejlerde sınıfı olarak çalışıyordu.

Müebbet verilen Harbiyeli’nin annesi ve babası trafik kazasında öldü

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

7.7 milyon kişi yeşil karta muhtaç yaşıyor

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Aç olanları buyrun siz doyuruverin” sözleriyle halkın fakirliğini yeniden gündeme getirdi. Türkiye’de yoksulluğun sembolü olan yeşil kartlı sayısı 7 milyon 769 bin 346 kişiye ulaştı. Yeşil kartlıların hastane ve eczane masraflarını devlet karşılıyor.

BOLD ÖZEL – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın muhalefet partilerine yönelik “Aç olanları buyrun siz doyuruverin” sözleri Türkiye’deki yoksulluğu gündeme taşıdı. AKP iktidarının vatandaşın fakir olmadığı savunmasını resmi kurumların kayıtları yalanlıyor.

İŞÇİ, MEMUR VE ESNAF SAYISI

SGK’nın aylık istatistik bültenlerinde yer alan sigortalı kayıtlarına göre, Mart 2021 itibariyle 21 milyon 464 bin 579 kişi zorunlu sigortalı. Bu kişiler SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı çatısı altında bulunuyor. Sigortalıların 15 milyon 381 bin 821’i işçi olarak SSK’da, 2 milyon 938 bin 150’si esnaf olarak Bağ-Kur’da, 3 milyon 144 bin 608 kişi ise memur olarak Emekli Sandığı’nda bulunuyor.

7.7 MİLYON KİŞİ YEŞİL KARTLI

Herhangi bir sigortası bulunmayan kişi sayısı ise 7 milyon 769 bin 346 kişi olarak kayıtlarda bulunuyor. Geliri asgari ücretin üçte birinden az olan bu vatandaşlar ‘resmi yoksul’ olarak kabul ediliyor. Yeşil kart uygulaması kapsamında bu kişilerin genel sağlık sigortası primlerini devlet ödüyor.

AKP’li belediye 2.5 milyon liralık ihaleyi partinin eski İBB meclis üyesine verdi

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0