Bizimle iletişime geçiniz

Kültür

James Bond son filminde bir ilke imza atacak

Ünlü oyuncu Daniel Craig, James Bond karakterine son kez hayat vereceği dünyaca ünlü serinin 25. filminde bir ilke imza atarak elektrikli otomobil sürecek.

Dünyaca ünlü James Bond serisinin 25. filminde İngiliz ajan ilk kez elektrikli bir otomobil kullanacak.

James Bond serisi, başrol oyuncuları hariç üç şeyle bilinir: Güzel kızlar, lüks ve inanılmaz otomobiller, bir de Bond’un içki tercihinin değişmemesi.

James Bond’un 25. filmi, Daniel Craig’in rolde görüleceği son film olma özelliğine de sahip olacak. Craig’in son filminde elektrikli bir otomobil kullanacağı söyleniyor.

007 James Bond’un yeni aracı olarak ismi öne çıkan otomobil ise yeni bir Aston Martin. Aston Martin Rapide E, Bond’un yeni otomobili olacak.

Aston Martin de bir İngiliz otomobil üreticisi. 602 beygirlik araçta 800 V’luk ve 65 kWh kapasiteli bir motor bulunuyor. Aracın maksimum hızı ise saatte 250 kilometre. 0-100 kilometre hızlanmasını gerçekleştirmesi sadece 4 saniye süren araç, bir dolumda 322 kilometre yol kat edebiliyor. 950 Nm tork üreten çift elektrikli motor ise aracın performansının, bataryanın azaldığı durumlarda bile düşmemesini sağlıyor.

400 V’lık 50 kW şarj ile bütün bataryaları bir saat içinde tamamen doldurulabilen aracın filmde olması halinde nasıl bir performans göstereceği ve ne kadar ilgi uyandıracağı ise merak konusu.

Dünya

Frida Kahlo’nun ses kaydı bulunmuş olabilir

1954 yılında yaşamını yitiren dünyaca ünlü Meksikalı ressam Frida Kahlo’ya ait olduğu öne sürülen bir ses kaydı bulundu.

BOLD- Guardian’ın haberine göre Meksika Ulusal Ses Kütüphanesi’nde bulunan kaydın, 1955 yılında yayınlanan bir radyo programına ait olduğu düşünülüyor. İşte Guardian’ın yayınladığı o ses kaydı:

EŞİNİ ANLATIYOR

Ölümünden bir yıl sonra yayınlandığı düşünülen ses kaydında Frida, kendisi gibi ünlü bir ressam olan eşi Diego Rivera için yazdığı denemeden bir bölüm okuyor. Frida, eşini şu sözlerle anlatıyor:

“(Diego) Arkadaş canlısı bir yüzü ve hüzünlü bakışları olan dev, muazzam bir çocuktu. Koyu, karanlık, fazlasıyla zeki ve büyük gözleri nadiren yerinde dururdu, göz bebekleri bir kurbağanınki gibi kabarık ve çıkık göz kapaklarından neredeyse dışarı çıkardı. Gözleri, bakışlarının daha büyük bir görsel alanı içine almasını sağlardı – sanki büyük mekanlar ve kalabalıkların ressamı için yaratılmışlar gibi…”

Ses kaydının Frida Kahlo’ya ait olduğunun doğrulanması için çalışmalar sürüyor.

Okumaya devam et

Kültür

Google’dan heykeltraş İlhan Koman doodle’ı

Arama motoru Google ünlü heykeltraş İlhan Koman’ı 98. doğum yıl dönümünde özel bir doodle ile andı.

İLHAN KOMAN KİMDİR?

1921’de Edirne’de doğan Koman, Edirne Lisesini bitirdikten sonra, 1941’de İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü’ne girdi. Ertesi yıl heykel bölümüne geçti, Rudolf Belling’in öğrencisi olarak 1945’te bu okulu bitirdi.

1947-50 arasında Fransa’da Academie Julian ve l’Ecole du Louvre’da çalışmalar yaptı ve ilk sergisini Paris’te açtı. 1958’e kadar İstanbul Güzel Sanatlar Akademisinde öğretim üyeliği yaptı, daha sonra İsveç’e yerleşti ve ölümüne kadar orada yaşadı.

İlhan Koman Türkiye’de en bilinen eseri olan Yapı Kredi binası önündeki “Akdeniz” heykelini yaparken.

1967’de Stokholm Uygulamalı Sanatlar Yüksek Okulu’na öğretim üyesi olarak kabul edildi. Bu dönemde yeni geometrik türevler ve yel değirmenleri gibi bilimsel buluşları tescillendi. Anıtkabir’in büyük rölyeflerinden doğu kanadını yaptı.1954 Ankara Devlet Sergisi’nde ikincilik, 1955 Ankara Devlet Sergisi’nde birincilik ödüllerini aldı.

1969’da İsveç’te Sundsvall’da bir alan düzenlemesi için açılan yarışmada birincilik ödülü, 1970’te de Örebro Belediye Sarayı önüne konulmak üzere yaptırılan heykel yarışmasında da birincilik ödüllerinden birini aldı. Yaşamının son yirmi yılını ailesiyle birlikte yaşadığı ve atölye olarak da kullandığı Hulda adlı teknesinde geçirdi. İlhan Koman 1986’da 65 yaşındayken Stokholm’de hayatını kaybetti.

Okumaya devam et

Kültür

Babalar Günü’ne özel on “Baba” film

Bu gün 16 Haziran, Babalar Günü… Babası hayatta oldukça hala çocuk sayılırmış insan… Çocukluğu devam eden ve büyümek zorunda kalanların babalarını saygıyla ve rahmetle anıyoruz. Değerli okuyucularımızın Babalar Günü’nü ise baba-çocuk ilişkisine dair on güzel filmle kutluyoruz. Ayrı bırakılan babalar ve çocukların bir an önce kavuşması dileğiyle…

AİLE ŞEREFİ

İlk sırada elbette Türkiye sinemasının altın yıllarından “Aile Şerefi” var. Aile babası Rıza’nın saraylarda oturan zengin fabrikatörlerden büyük olduğuna her defasında şahitlik ederiz gözyaşlarıyla.

UMUDUNU KAYBETME/ THE PURSUIT OF HAPPINES

Bir babanın oğluna vereceği en iyi eğitim her koşulda ayakta kalabilmeyi öğretmek değil midir? Will Smith’in kendi oğlu Jaden’le oynadığı gerçek yaşam öyküsü umudun her zaman var olduğunu gösteriyor. Yeter ki babalar ve oğullar vazgeçmesin.

BENİM ADIM SAM/ I AM SAM

Sean Penn’in izleyenleri perişan ettiği film, 7 yaşındayken babasından daha zeki olan bir kızla babasının birlikte kalma mücadelesini anlatıyor.

BABAM VE OĞLUM

Benim diyen nicelerini sinema salonundan kızarmış gözlerle çıkaran bir film Babam ve Oğlum. Naif güzel bir hikaye, birinci sınıf oyunculuklar… Daha ne olsun?

THE ROAD/YOL

Post-apocaliptic bir dünyada bir baba oğlunu nasıl koruyabilir? Üstelik de sürekli yollarda olmaları gerekirken. Viggo Mortensen’in kalplerimizi bir daha fethettiği The Road türünün en iyilerinden biri…

THE TREE OF LIFE/ HAYAT AĞACI

Brad Pitt, Sean Penn, Jessica Chastain başrolde… Yönetmen koltuğunda ise “İnce Kırmızı Hat” gibi bir başyapıta imza atmış Terrence Malick var. Kare kare dikkatle izlenmesi gereken filmlerden…

FATHER OF THE BRIDE/GELİNİN BABASI

Listede bir de komedi olmasın mı? Kız babalarının en büyük travması olan kızını gelin etmeyi bir de ünlü komedyen Steve Martin’den izlemek isterseniz keyifli bir film sizi bekliyor.

THE LION KING/ ASLAN KRAL

Çocuk büyük hemen herkesin aynı duygularla izlediği sımsıcak bir öykü…

JOHN Q

Sıradan bir işçi olan John Q. Archibald, bir gün oğlu Mike’ın bir maç sırasında rahatsızlandığı haberiyle yaşamı değişir. Oğlu’nun kalbi gerekenden üç kat daha büyük olması ve yaşayabilmesi için acil olarak kalp nakli yapılması gerekmektedir. Sonrası baba olmak ve doğruyu yapmak arasında zor bir seçimdir.

A PERFECT WORLD/ KUSURSUZ DÜNYA

Oscarlı iki yönetmen/oyuncu Kevin Costner ve Clint Eastwood’u bir araya getiren film bir yol hikayesi. Bir kanun kaçağı ve yanına rehine olarak aldığı bir çocuk arasında gelişen baba oğul ilişkisi ve göz yaşartan bir final…

Okumaya devam et

Popular