Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Seçime 10 gün kala anket şirketleri AKP’nin 5-6 puan geriyeleyeceği görüşünde

31 Mart yerel seçimlerine 10 gün kaldı. İlk kez ittifaklarla gidilen yerel seçim sürprizlere gebe görünüyor.
Araştırma şirketleri Cumhur ittifakı oylarının giderek gerilediği görüşünde.

Avrasya Araştırma’ya göre Cumhur İttifakı yüzde 5.5-6 puan düşecek, birçok il el değiştirecek. Gezici Araştırma sahada 7 Haziran seçimlerine benzer bir tablo ölçerken 4 AK Partiliden 1’inin çekimser olduğuna dikkat çekiyor.

KARARSIZLAR HALA YÜZDE 10 BANDINDA

GENAR Araştırma Şirketi’nin Genel Müdürü İhsan Aktaş seçime 10 gün kala kararsız kitlenin varlığının devam ettiğine dikkat çekti. Aktaş, “Daha önceki seçimlerde bugünlere gelindiğinde yüzde 20’lerde başlayan kararsız seçmen 5-6’lara düşerdi. Halen kararsızlar yüzde 10 bandında devam ediyor ve ciddi bir direnç taşıyorlar. Sandığa mı gitmeyecekler yoksa hangi partiye nasıl yönelecekleri kafamızı kurcalıyor” dedi.

KARARSIZLAR İKTİDAR BLOĞUNDA

Kararsız seçmenin daha çok iktidar blokunda göründüğünü söyleyen Aktaş, “Türkiye’de siyasette değişimi temsil eden merkez sağdır. Hareket bu seçmendedir. Son 10 yıldır CHP, HDP oyu sabit sayılır. MHP oylarında hareket var. AK Parti’den MHP’ye geçiş oldu. Yeni dönemde İYİ Parti çıktı. Daha rasyonel, şartlara göre tavır değiştiren sağ seçmen olduğu için değişimi de ülkede onlar temsil ediyorlar. Kararsızların onlar olma ihtimali yüksek” ifadelerini kullandı.

SEÇİM YÜZDE 50 İLE YÜZDE 48 MÜCADELESİ

Gazete Duvar’ın haberine göre, Yeni Başkanlık sistemi ile gelen yüzde 50’lik rekabetin başlı başına kendisinin bir sürpriz olduğunu söyleyen Aktaş, “Önceki seçimde bütün partiler seçime giriyordu. AK Parti 40, CHP 25 alınca sonuç belliydi. Şimdi kazanan 50 ile kazanacaksa kaybeden 48 ile kaybedecek. Sistemin varlığı sürpriz olarak yorumlanabilir. Sürprizin hangi tarafa meyledeceği o kararsızların tutumu ile belli olacak” dedi.

AKP’NİN YÜZDE 40’LARA GERİLEDİĞİ GÖRÜLÜYOR

Gezici Araştırma Başkanı Murat Gezici de devlet olanakları nedeniyle genel seçime göre daha avantajlı olması beklenen iktidarın bir yerel seçimde ilk kez zorlandığını söyledi. Bunun önemli nedenlerinden biri olarak ekonomiyi gösterdi.

Gezici şunları söyledi: “Ülkenin en önemli sorunları ekonomi, işsizlik, terör ve Suriyeliler olarak sıralanıyor. Son 10 yılda ilk defa en baştaki terör 3. sıraya düştü. 7 Haziran seçim sonuçlarına benzer bir durum yaşıyoruz. AK Parti’nin yüzde 40’a gerilediği görülüyor. Ayrıca 7 Haziran’dan 1 Kasım’a giderken AK Parti’ye geri dönen oylar bu kez dönmüyor. Beka sorunu, terör sorunu, ‘uluslararası boyutta Türkiye ile uğraşılıyor’ mesajlarına rağmen bir şeyler yolunda gitmiyor.”

4 AKP’LİDEN 1’İ ÇEKİMSER

Gezici’nin verdiği bilgiye göre AK Parti’nin kemik oyları yüzde 37-38. Bunun üzerinde yüzde 50’ye kadar eklenen seçmen ise daha analitik düşünen, ekonomik ve sosyal anlamda güçlü, seküler yapıya yakın, kendini demokrat, liberal olarak tanımlayan merkez-orta seçmen. 17 yıldır AK Parti’ye oy veren bu seçmenin ilk defa düşünmeye geçtiğini söyleyen Gezici, “İstanbul’da, Ankara’da ve birçok yerde AK Parti’yi zor durumda bırakan seçmen bu seçmendir. Tercihlerinde ekonominin belirleyici olduğu bu seçmenler alım gücünün düşmesinden şikayetçi” dedi. AK Parti’nin oy kaybettiği kitlenin yaş aralığı 28-43.

AKŞENER OLMASA İKTİDAR YÜZDE 60’I BULABİLİRDİ

Murat Gezici’ye göre düşünmeye çekilen bu seçmenin muhalefete oy verme ihtimalinde kilit isim İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener olacak. Akşener olmasa AK Parti’nin kurduğu ittifakla yüzde 60’a ulaşabileceğini söyleyen Gezici, “Ama Akşener seçmeni, içinde CHP’nin olduğu Millet İttifakı’na oy verme noktasında yumuşatmıştır. İktidar bloku yüzde 60’ları görebilirken şu an yüzde 50’yi yakalamakta zorlanacaklardır” dedi.

İSTANBUL’DA SÜRPRİZ OLABİLİR

Murat Gezici’ye seçimlerde siyasi sonuç üretecek düzeyde değişiklikler yaşanıp yaşanmayacağını sorduk. Ankara’da AK Parti’nin adayı Mehmet Özhaseki’nin kazanabileceğini söyleyen Gezici’ye göre asıl sürpriz İstanbul’da yaşanabilir. Bu sürprizi İstanbul’daki kararsız seçmen sayısının yüksekliği ile ilişkilendiren Gezici, son ölçümlerin İstanbul’da yüzde 50.2 Binali Yıldırım, yüzde 49.2 Ekrem İmamoğlu şeklinde olduğunu söyledi.

Peki sandığa gitme oranlarında bir değişiklik olur mu? Gezici’ye göre önceki seçimlerde olduğu gibi yüzde 77’si CHP’li olan sandığa gitmeyenlerin oranı toplamda yüzde 14 civarında kalabilir.

BEKA SÖYLEMİ MHP SEÇMENİ İÇİN

Avrasya Araştırma Başkanı Kemal Özkiraz ise beka söyleminin daha çok MHP seçmenini sandığa götürüp Cumhur İttifakı’na oy vermeye zorlayan bir söylem olduğunu belirtti. Özkiraz, “MHP seçmeninin yarıya yakını büyükşehirlerde Cumhur İttifakı’na oy vermiyor. AK Parti kendi seçmeninden çok bence MHP seçmenine oynuyor. Çünkü MHP seçmeninin yarısı Cumhur İttifakı’na, yarısı Millet İttifakı’na oy vereceğini söylüyor. Devlet Bahçeli’nin de meydanlara çıkma nedeni de MHP seçmenini Cumhur İttifakı’na yönlendirme çabası” dedi.

52 ALTI HER YERDE RİSK DEMEKTİR

AK Parti içinde “Bu kez vermeyeceğim” diyen daha özgürlükçü, batı değerleri ile yaşayan bir kesime dikkat çeken Özkiraz, “Bunlar ekonomik sebeplerle veya AK Parti’nin iyi icraatlar yaptığını söyleyerek oy verenler. Değişim de burada olacak” dedi. Son seçimde yüzde 52 olan Cumhur İttifakı’nın ancak 45-47 arasında kalacağını söyleyen Özkiraz yüzde 52 altı her yerde risk olduğunu söyledi.

İSTANBUL VE ANKARA DEĞİŞECEK

Özkiraz, İstanbul, Ankara, Antalya, Adana, Mersin, Denizli, Balıkesir’de değişim beklediğini beilrtti. Bursa’nın ise bıçak sırtı olduğunu söyledi. Özkiraz’a göre CHP aralarında İstanbul Esenyurt, Küçükçekmece ve Zeytinburnu’nun olduğu 18-19 ilçeyi kazanabilir. Ankara’da da mevcut ilçelerin yanı sıra Mamak alınabilir.

Cumhur ittifakı MHP’ye yaradı, AKP oy kaybediyor

Politika

AKP’li Çamlı’dan İmamoğlu’na: Horolop şorolop yevmiyeci adam

‘Yeliz’ lakabıyla tanınan AKP’li vekil Ahmet Hamdi Çamlı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında, “Horolop şorolup bir zihniyet. Yevmiyeci adam.” ifadelerini kullandı.

BOLD – Biz 10 TV’nin yayınına katılan AKP’li Çamlı, İmamoğlu ile AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı kıyaslayarak, “Tayyip Erdoğan’ın 1970’lerdenberi bir backgroundu var adamın. Ama bu öyle değil ki. Bu pattadanak önümüze çıktı. Nerden ve nasıl atıldığı belli olan biri” dedi.

İmamoğlu için “Nerden ve nasıl atıldığı belli olan biri” diyen Çamlı, sunucunun ‘Nerden ve nasıl atılmış?’ sorusuna ise “Stratejik bir şehir olan İstanbul’un milli bir zihniyetten alınıp Horolop şorolop bir zihniyete teslim edilmesi demek” diye cevap verdi.

YEVMİYECİ GÜNLÜK ADAM

Çamlı, sözlerini şöyle sürdürdü:  “Ne demek bu Horolop şorolop zihniyet. Ben kendisini bir ihanetle suçlamıyorum. Horolop şorolop adamın derdi şudur. Benim bu şekilde literatüre soktuğum çok kelimeler var. Horolop şorolop zihniyet adam günü birlik adam, yevmiyeci yani, günlük adam, derinliği olmayan adam, ilerisi olmayan, backgroundu olmayan basit kar için her şeyi yapabilecek adam.”

AA eski Genel Müdürü Öztürk’ten medya itirafı: Manşeti gönderip uygun mudur diye soruyorlardı

Okumaya devam et

Politika

Kılıçdaroğlu: Türkiye’de kimsenin can ve mal güvenliği yok

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, iş insanlarına seslendiği konuşmasında Türkiye’de kimsenin can ve mal güvenliğinin olmadığını söyledi. “Siyasi iktidar “Ben bunu yargılamak istiyorum” derse, sizin avukatınız bile sizin neden tutuklandığınızı bilemez” dedi.

BOLD – Kılıçdaroğlu, ekonomik sıkıntılardan dolayı toplu intiharların başladığına dikkat çekerek, “Bakın çöp konteynerlerinin yanına, çöpten yiyecek toplayan kadınları görürsünüz. 21. yüzyılın Türkiye’sinden bahsediyoruz. Güçlü bir sosyal devlete ihtiyacımız var” dedi.

İstanbul’da İş Dünyası Konfederasyonunun düzenlediği toplantıda konuşan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin yaşadığı en temel sorunun liyakat sisteminin çökmesi olduğunu belirtti. Kılıçdaroğlu, “Devlette liyakati yok ettiğiniz zaman adalet diye bir kavram kalmaz. Hayatında tek bir makale yazmamış kişiyi büyükelçi tayin ettiniz. Bunu yaparsanız dünyadaki saygınlığınız ne olur? Ben bunu söylediğimde “Kılıçdaroğlu muhalefet yapıyor” diyorlar. Ben bunu söylemeyecek miyim arkadaşlar? Liyakati yok ederseniz her şeyi darmadağın edersiniz” dedi.

YABANCI SERMAYE NEDEN TÜRKİYE’YE GELSİN?

Hukuk devletinin önemine değinen Kılıçdaroğlu, Türkiye’ye yabancı sermayenin artık gelmediğini kaydetti. Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: “Hukuk can ve mal güvenliğinin garanti altına alındığı kurallar bütünüdür. Benim can ve mal güvenliğim yoksa yabancı sermaye neden gelsin? Hiçbirinizin Türkiye’de can ve mal güvenliği yoktur. Siyasi iktidar “Ben bunu yargılamak istiyorum” derse, sizin avukatınız bile sizin neden tutuklandığınızı bilemez. Yabancı sermaye neden Türkiye’ye gelsin? Neden ben ve sizler siyasi iktidar tarafından tehdit ediliyorsunuz? Devleti yöneten böyle bir şey olabilir mi?”

KAYYIM TEPKİSİ

HDP’li belediyelere kayyım atanmasıyla ilgili konuşan Kılıçdaroğlu, “Seçimler yapıldı. Savcılığa gittiler, YSK’da 8 hakim imza bastı ‘aday olabilir’ diye. Seçildi, 1 gün sonra vali, bakanlığa yazı yazdı ‘görevden alın’ diye. Hani demokrasi vardı? Doğru değil. Milletin iradesini gasp edemezsiniz. Aynı şekilde büyükşehir belediye başkanları görevden alındı. (Gökçek-Topbaş) Onu da eleştirdik. Neden istifaya zorluyorsun?” ifadelerini kullandı.

MERKEZ’İN İTİBARI KALMAZ

Merkez Bankasının dünyanın her tarafında bağımsız olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “MB’ye ekonomik talimat verirsin. Kullanacağı araçlara siyasi organ müdahale etmez. Ama hedef verir. Tutmazsa görevden alırsınız. Merkez Bankası’nın verdiği kararlara siyasi iktidar müdahale etmez. Siz müdahale ederseniz dünyada bir itibarınız olmaz. Bunlardan vazgeçilmeli” dedi.

PAMUK İTHAL EDİYORUZ

Türkiye’nin faiz ödemek için borç alır noktaya geldiğini kaydeden Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: “Her bir saatte Türkiye Cumhuriyeti’nin ödediği faiz 2 milyon dolardır. Saat başına 2 milyon dolar faiz ödeyen bir ülkenin ekonomik krizden kurtulabilir mi? Bizim komşularımızla kavga edecek halimiz mi var? Kim için çalışıyoruz? Üretimi öncelememiz gerekiyor. Türkiye üretimi kesti. Nohut, saman ithal ediyoruz. Alman, Kanada, ABD çiftçisi için çalışıyoruz. Pamuk ithal ediyoruz Yunanistan’dan. Pamuk ekecek tarla mı bitti Allah aşkına?”

VATANA İHANET

Tank Palet Fabrikası’nın BMC’ye satılmasını eleştiren Kılıçdaroğlu, “Bunun adı vatana ihanettir! Bu ülkeyi kuranlar böyle bir tabloya asla müsaade etmemiştir” dedi.

AYIPTIR, YAZIKTIR, GÜNAHTIR

ABD Başkanı Trump’ın mektubuna da değinen Kılıçdaroğlu, “Trump’ın yazdığı mektup benim yüreğimde derin bir sancıdır. O mektuba hiç ses çıkarmıyorlar. İçime sindiremiyorum, bu ülkenin tarihine sindiremiyorum. Ayıptır, yazıktır, günahtır. Ağırıma gidiyor benim. Çok net söylüyorum” ifadelerini kullandı.

Başkanlık sisteminde geri adım; AKP’de Erdoğan’ın yerine genel başkan formülü

Okumaya devam et

Politika

Başkanlık sisteminde geri adım; AKP’de Erdoğan’ın yerine genel başkan formülü

Cumhurbaşkanlığı sistemine tepkilerin artması üzerine AKP, Cumhurbaşkanlığı ile parti genel başkanlığı görevlerinin ayrılması için formül arıyor. Genel başkanlık için Binali Yıldırım’ın ismi ön plana çıkıyor.

BOLD – AKP’de, Cumhurbaşkanlığı hükumet sistemine halk desteğinin azalması üzerine parti başkanlığı ile Cumhurbaşkanlığının ayrılması için çalışma başlatıldı. Parti içerisinde AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yoğun programı nedeniyle partiye yeterince zaman ayıramadığı görüşü dile getirilirken, sorunların çözümü için Cumhurbaşkanlığı ile genel başkanlık görevlerinin ayrılması dahil 3 formül konuşuluyor.

Cumhuriyet’in haberine göre AKP kulislerinde, yeni sistemle birlikte AKP Genel Merkezi, Meclis yönetimi ve Cumhurbaşkanlığı arasında bağı güçlendirmek için şu formüller tartışılıyor:

YARDIMCI SAYISI ARTIRILSIN

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yoğun programı ve her konuda karar almak için kendisinden onay alınmak istenmesi nedeniyle hem genel merkez hem de Meclis işleyişinde sıkıntı yaşanıyor. Cumhurbaşkanlığı yardımcısı sayısı artırılarak bir yardımcı “koordinatör” olarak görevlendirilebilir. Koordinatör olan yardımcı, Cumhurbaşkanlığı-parti genel merkezi-Meclis arasında bağı güçlendirerek daha hızlı karar alınması ve işleyişin hızlandırılmasını sağlayabilir.

GRUPTA TEK BAŞKAN

Halen AKP Genel Merkezi’nde genel başkanvekilliği ve Meclis’te grup başkanlığı ayrı isimler tarafından yürütülüyor. Bu sistem, her iki makam da güçlendirilerek aynen devam edebilir. Ancak çok başlılığın önlenmesi için genel başkanvekilliği ve grup başkanlığı tek bir kişiye verilebilir. Erdoğan’ın yürütme işlerinden dolayı zaman bulamadığı durumlarda, hem genel merkez hem de gruptaki toplantıları bu kişi yürütebilir. Erdoğan ile haftalık görüşme yaparak sorunlara daha köklü çözümler bulunabilir.

GENEL BAŞKANLIĞA AYRI İSİM

Genel başkanlık ve Cumhurbaşkanlığı ayrılabilir. Erdoğan, genel başkanlığı güvendiği bir isme bırakabilir. Ancak bu formüle, Erdoğan’ın genel başkanlığı bırakmak istemeyeceği düşünülerek çok düşük bir olasılık tanınıyor. Ortaya konan bütün formüllerde Binali Yıldırım’ın adı öne çıkıyor. Erdoğan’ın 23 Haziran İstanbul seçiminin ardından kabine revizyonuyla Yıldırım’ı Cumhurbaşkanı yardımcılığı görevine getireceğine neredeyse kesin gözüyle bakılıyordu. Erdoğan’ın, Yıldırım’ı bu formüllerden birine karar verinceye kadar bekleteceği dile getiriliyor. AKP içinde herhangi bir uygulama değişikliğinin sistem tartışması yaratacağı da konuşuluyor. Bazı AKP yöneticileri, “Bunların her biri aslında fiili olarak başbakanlık sistemi. Hangisini getirirseniz getiren ayrı bir sistem oluyor” görüşünü dile getiriyor.

Tayyip Erdoğan: Seçimi kaybederim de EYT’ye izin vermem…

Okumaya devam et

Popular