Bizimle iletişime geçiniz

Kültür

Cumhurbaşkanlığının Yayınladığı Klipte Oynayan Sanatçılardan Tepki: Haberimiz Yoktu

27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde ‘cumhurbaşkanlığı’ amblemiyle yayınlanan klipte yer alan sanatçılar, klibin cumhurbaşkanlığı tarafından yapıldığını bilmediklerini söyleyerek tepki gösterdiler.

KLİBİ ORGANİZE EDEN NİLGÜN BELGÜN’ÜN DE HABERİ YOKMUŞ
27 Mart Dünya Tiyatro Günü nedeniyle yayınlanan klipte Nilgün Belgün, Haldun Dormen, Suna Keskin, Nevra Serezli, Oya Başar, Göksel Kortay ve Doğa Rutkay’ın da oynadığı klipte sanatçılar toplu olarak şarkı söylüyor. Klip Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü’nü kutlama mesajıyla sona eriyor. Klipte yer alan sanatçılar seçim öncesi propaganda malzemesi oldukları gerekçesiyle sosyal medyada eleştirilere hedef olmuştu.

Cumhuriyet’ten Özgür Oğraş Çolek ve Ayşa Han’ın haberine göre klibi oyuncu Nilgün Belgün organize etti. Belgün, klibin Kültür Bakanlığı desteğiyle yayınlanacağını klipteki sanatçılarla paylaştığını, klibin sonuna Erdoğan’ın kendi mesajını ekleyeceğinden sonradan haberdar olduğunu aktardı.

KLİPTEKİ SANATÇILARIN TEPKİSİ

Klipte yer alan bazı sanatçılar ise tepkilerini şöyle dile getirdi.


Haldun Dormen: “Tamamen Nilgün’ün kurbanı olduk diyorum, hiçbirimiz bunun siyasi bir sonucu olacağından haberdar değildik. Ben bu zamana kadar AKP’den gelen hiçbir davete, hiçbir yemeğe katılmadım. Nilgün’ün haberi var mıydı yok muydu bilmiyorum, kendisi de olmadığını söylüyor.”


Suna Keskin: “Teklif bana Nilgün Belgün’den geldi, söz konusu tiyatro ve sanat olunca benim için akan sular durur. Ama ben klibin cumhurbaşkanlığı için çekildiğini bilmiyordum. Ben de klip yayımlandıktan sonra öğrendim.”


Nevra Serezli: “Haldun Dormen ve diğer arkadaşlarımın ismini de duyunca… Nilgün Belgün beni aramış ulaşamamış, BKM’nin müdürü aradı, ‘Tiyatro Günü için bir klip çekiliyor’ dedi. Bir nebze yardımcı olunursa diye gittim. Ama sonradan klibin sonuna bir şeyler konulmuş bilmiyorum. Olumlu yönden de bakmak gerekirse cumhurbaşkanı, Dünya Tiyatro Günü’nü kutlamış. Yaşını başını almış insanlarız, kolay kolay kullanılmayız, art niyet aramıyorum. Biz ‘Sanatçılar, çocuklar için…’ ya da ‘Engelliler için…’ denildiğinde ‘Tabii varım’ diyoruz. Bazı zamanlarda bunu düşünmezsiniz. ‘Tiyatro’ denilince gittim.”


Göksel Kortay: “Nilgün Belgün’ün davetiyle gittik. Haberimiz yoktu. Videoyu da akşam 17.00’de izleyince gördük ne olduğunu. Ama biz bu ülkenin sanatçılarıyız, bu ülkenin halkına sanat yapıyoruz, tası tarağı toparlayıp gidemeyiz. Cumhurbaşkanlığı için yapıldığını bilseydim gider miydim, net bir şey söyleyemiyorum tabii ama; sanat ayrımcı değil, birleştiricidir. Ben her türlü yasaklamaya karşı özgürlükten demokrasiden yanayım.”

Nilgün Belgün ise Instagram sayfasından dün videoyu paylaşarak TC. Cumhurbaşkanlığı’na teşekkür etti.

 

Kültür

Orhan Pamuk’un gözünden İstanbul fotoğrafları Almanya’da

Orhan Pamuk’un fotoğraf albümleri Balkon ve Turuncu’dan yola çıkılarak Almanya’nın Lübeck şehrinde 31 Ocak’a kadar görülebilecek bir sergi açıldı.

BOLD – 2006 Nobel Edebiyat Ödülü’nün sahibi Orhan Pamuk’un İstanbul’da çektiği fotoğraflar Almanya’nın Lübeck şehrindeki Günter Grass Haus’da sergileniyor.

Fotoğraf sanatına merakıyla da bilinen Pamuk’un ilk fotoğraf albümü Balkon, yayıncısı ve küratör Gerhard Steidl imzasıyla 2019 yılında İstanbul Galatasaray’daki Yapı Kredi Kültür Sanat’ta sergilenmişti. Pamuk, Balkon ile yetinmedi ve Turuncu adlı bir kitap daha hazırladı. Kitap ilk kez Almanya’da Steidl Yayınevi tarafından geçen haziran ayında, Türkiye’de ise Yapı Kredi Yayıncılık tarafından ekimde yayınlandı. Bu vesileyle kitabın yayıncısı Gerhard Steidl, Lübeck Müzesi bünyesinde yer alan edebiyat ve sanat merkezi Günter Grass Haus’ta “Turuncu ve Balkon” temalı özel bir sergi düzenledi. 13 Aralık 2020’de açılan ve 31 Ocak’a kadar görülebilecek “Balkon und Orange” sergisi her iki albümdeki yüzlerce fotoğraf karesinden oluşuyor. 

KORUMALARIYLA FOTOĞRAF ÇEKİYOR

İlk fotoğraf albümü Balkon’da objektifini çalışma evinin balkonundan görünen İstanbul manzarasına, göğe, denize, gemilere ve bu manzaranın değişimlerine çeviren Pamuk, bu kez objektifini kendisi gibi kahramanlarının da dolaşmayı sevdiği İstanbul gecelerine çeviriyor. Orhan Pamuk saat 22.00’den sonra korumaları eşliğinde yaptığı bu fotoğraf çekimlerini şöyle anlatıyor:

“Bir korumam olması İstanbul ile ilişkimi tamamen değiştirmişti. Artık her yere gidebiliyordum. (…) Kafama uzun siperlikli bir boyacı takkesi geçiriyor, İstanbul’un en ücra, en uzak sokaklarına, en tehlikeli mahallelere gidiyor ve hiç kimse beni tanımıyor ve durduramıyordu. Kısa süre sonra bu ücra mahallelerde dijital Leica makinemle fotoğraf çekmeye başladım. Bütün şehri görüntüleyebileceğim, çünkü korumam varken kimsenin bana karışmayacağı –bu yeni durum- bana çok çekici geliyordu. 2008 ile 2014 arasında yoksul mahallelerde, sokak satıcıları arasında geçen bir roman yazdığım için, Tarlabaşı, Kasımpaşa, Feriköy gibi yerlerde geceleri fotoğraf çekerek çok yürümüştüm.”

350 KAREDEN OLUŞAN ARŞİVİ VAR

Genelde Canon 5 ile çekimler yapan Pamuk’un cep telefonuyla da çektiği toplam 350 bin kareden oluşan bir arşivi bulunuyor. Pamuk Evrim Altuğ’a verdiği röportaj “Ben 65 yaş üstüyüm. Gece yarısı, saat 10:00 civarı, kimse yokken, arkamda korumam ile Beyazıt’tan ta Sirkeci’ye yürüdüm; Cihangir’den çıktım, Karagümrük, Balat, Fatih ve Topkapı, dört saat yürümüşüm. Canon 5 ile çekiyorum. Çok ağır bir makine. Onunla beş saat yürüyünce pazularınız gelişiyor. Adeleleriniz çoğalıyor, kilo veriyorsunuz.” demişti.

YENİ PROJE MODERN YIKINTILAR

Balkon ve Turuncu sergisinin küratörlüğünü Orhan Pamuk’un arkadaşı olan Steidl Yayınları’nın sahibi Gerhard Steidl yapıyor. Orhan Pamuk, Stedil Yayınları için “Yıkıntılar’ adlı bir kitap hazırlığı içinde. Pamuk, bu kitap için İstanbul’un Bizans’tan kalan yıkıntılarını değil, modern yıkıntıları fotoğraflıyor. Ayrıca Koronavirüs Zamanı adlı bir projesi de olduğu belirten Pamuk, bugünlerde Mart 2021’de çıkacak yeni romanı üzerinde de çalışıyor. 

Koronavirüs salgını nedeniyle serginin açılışına katılamayan Orhan Pamuk, Gerhard Steidel ile 13 Aralık 2020’de online bir görüşme yaptı. Sergiyi görmek isteyenlerin randevu alması gerekiyor. Ayrıntılı bilgi için tıklayın.

SERGİNİN HAZIRLANMA AŞAMASI

Okumaya devam et

Kültür

Elmalılı Hamdi Yazır’ın daha önce basılmamış bir meali bulundu

Araştırmacı Necmi Atik, Elmalılı Hamdi Yazır’ın torununda bulunan arşivde daha sade bir dille yazılmış farklı bir Kuran meali bulunduğunu söyledi.

BOLD – Elmalılı Hamdi Yazır üzerine doktora yapan araştırmacı yazar Necmi Atik, büyük tefsircinin torunlarından Mehmet Hamdi Yazır’ın izniyle kütüphanesindeki belgeler arasında yaptığı araştırmada daha önce basılmamış bir meal çalışmasının orijinal metnini buldu.

ELMALILI TEFSİR, MEHMET AKİF MEAL YAZACAKTI

Necmi Atik’in çalışması Hamdi Yazır’ın meal yazma sürecine de ışık tutuyor. 1924 yılında Diyanet İşleri Başkanı olan Rıfat Börekçi birçok kişinin önerisi üzerine Elmalılı Hamdi Yazır’la tefsir, Mehmet Akif Ersoy’la da meal yazımı için görüşür. Çalışmanın vebalinden endişe eden her iki isim de başta görev almak istemeseler de sonradan teklifi kabul ederler.

Elmalılı’nın daha önce basılmamış meal çalışmasını gün yüzüne çıkaran Necmi Atik

Cumhuriyetin ilk yıllarında sürekli takip altında olmaktan bunalan Mehmet Akif Mısır’a gittikten sonra meali yazmaktan vazgeçer ve bu kararını 1931 yılında noter kanalıyla da bildirir. Akif’in bu kararı üzerine meal yazma görevi de Elmalılı’ya verilir. “Tefsir ve mealin aynı anda basılması” şartı ile bu görevi de kabul eden Elmalılı çalışmayı tamamlar ve tefsirin orijinal metni 1936’da basılır.

Necmi Atik, keşfettiği yeni mealde daha sade bir dil kullanıldığını 29’uncu ve 30’uncu cüzlerin tamamen şiir vezninde yazıldığını ifade etti. Atik, Elmalılı’nın defalarca üzerinde çalışarak 8 yıllık çalışma ile ortaya koyduğu meali kısa süre sonra okurların dikkatine sunacağını söyledi.

ESKİ YAZIYLA FELAK VE NAS SURESİ MEALLERİ

Okumaya devam et

Gündem

Boğaziçili müzisyenlerden kayyım rektöre ‘Metallica’lı istifa çağrısı

Boğaziçili müzisyenler kayyım rektör Melih Bulu’yu Metallica’nın “For Whom the Bell Tolls” şarkısının sözlerini uyarlayarak bir kez daha istifaya çağırdı.

BOLD– AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından atanan rektör Melih Bulu’ya yönelik protestolar devam ediyor. Güney Kampüs’te bir araya gelen Boğaziçili müzisyenler, “ Ben Metallica dinliyorum.” diyen Bulu’yu Metallica’nın “For Whom the Bell Tolls” şarkısına uyarladıkları sözlerle protesto etti. İşte o şarkı sözleri ve Boğaziçililerin protestosu…

BOYUN EĞMEYİZ KAYYIMA

“Elinde pankartla Boğaziçi’nde
Mücadele eden kim?
Kuzeyde güneyde şimdi her yerde
Öğrenci ve hocalar hepsi birlikte
Gecenin yarısı o haber geldi
Demokrasiye darbe!
Durur mu, haykırır tüm Boğaziçi
Hazırlan, bu söz sana, şimdi bak dinle
Boyun eğmeyiz
Biz kayyıma!
Vazgeçmiyoruz
İstifa!
Makalen çalıntı her şeyin yalan
Fark etmeyiz mi sandın?
Okulu şirkete çevirmek neymiş
O iş yatar kayyum bence anladın
Bugün de yarın da yine buradayız
Seçimdir hakkımız!
CV’nde neler var, bundan bize ne?
Kayyıma karşıdır tüm Boğaziçi
Boyun eğmeyiz
Biz kayyıma!
Vazgeçmiyoruz
İstifa!”

Okumaya devam et

Popular