Bizimle iletişime geçiniz

Genel

Gökhan Açıkkolu’nun eşi Mümine Açıkkollu: Türkiye’deki kardeşlerimiz bilsin ki yalnız değiller

Merkezi Frankfurt’ta bulunan Tenkil Müzesi’nin ilk sergisi geçtiğimiz hafta Brüksel’de açıldı. Uluslararası Basın Cemiyeti Sergi Salonu’nda açılan sergiye gözaltında işkenceyle öldürülen öğretmen Gökhan Açıkkollu’nun eşi Mümine Açıkkolu, Ahmet Altan’ın koğuş arkadaşı gazeteci İbrahim Karayeğen ve sanatçı Adem Korkut da katıldı.

TR724’ten Basri Doğan’ın haberine göre Türkiye’de Hizmet Hareketi’ne yönelik kıyım operasyonlarında gözaltına alındıktan sonra işkence ile katledilen öğretmen Gökhan Açıkkollu’nun eşi öğretmen Mümine Açıkkollu, insanlık adına utanç duyulan bir dönemin yaşandığını söyledi.

Türkiye’de yaşanan zulüm ve hukuksuzlukları, mağdurların hayat hikayeleri üzerinden duyurmayı amaçlayan Tenkil Müzesi’nin ikinci sergisi, Brüksel’de çoğunlukla Avrupa Parlamentosu üyelerinin katıldığı programlara ev sahipliği yapan Uluslararası Basın Cemiyeti (Press Club) sergi salonunda açıldı. Programda, Türkiye’deki basın özgürlüğü ve insan hakları ihlallerini konu alan ve gazeteci Thomas Sideris’in çektiği “Ilmik” belgeselinin gösterimi de yapıldı.

Press Club’da açılan Tenkil Müzesi öncesinde düzenlenen paneli Brüksel’in deneyimli gazetecilerinden Selçuk Gültaşlı yönetti. Tenkil Müzesi Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ali Uludağ, gazeteci İbrahim Karayağen, Gökhan Açıkkollu’nun eşi Mümine Açıkkollu ve sanatçı Adem Korkut yaşadıkları mağduriyetleri anlattı.

Tenkil Müzesi’nin konuğu olan Mümine Açıkkollu “Keşke bu süreçler hiç yaşanmasaydı da bu tür müzeler hiç açılmak zorunda kalmasaydı. İnsanlık adına çok üzgünüm. Eşimin de burada gözlüğü sergileniyor. Yaşananlar gerçekten çok acı. Belki eşim için çok geç ama Türkiye’de çok sıkıntılı olan insanlar var. İnsanlık adına bu tür müzeler ses getirir ve geride kalan insanlar adına güzel açılımlar olabilir.” dedi.

DUALARIMIZLA TÜRKİYE’DEKİ KARDEŞLERİMİZİN YANINDAYIZ

Zulümleri ve hukuksuzlukları dünya kamuoyuna duyurmak ve mazlumların sesi olmak için çok şey yapılabileceğini vurgulayan Mümine öğretmen elinde imkanı olanlara şu çağrıda bulundu: “Bu tür faaliyetlerden başka zulümleri durdurabilmek için, dernek çalışmaları artırılabilir. Türkiye’de maalesef hukuk adına bir şey yapılamıyor. Avrupa’da olsun, Amerika’da olsun veya dünyanın dört bir tarafında diğer ülkelerde zulmü durdurma adına birlikte çok şeyler yapılabileceğini düşünüyorum. Tüm insanlık bu konuda dik durur ise mesafe kat edileceğini düşünüyorum.”

Tenkil Müzesi’nin mağduriyetlerin canlı şahidi olduğunu belirten Mümine Açıkkollu, Türkiye’deki mağdurlara da şöyle seslendi: Türkiye’de 17 bin kadın ve 700 bebek için endişeli bekleyişimiz devam ediyor. Bilsinler ki onlar yalnız değiller o acıyı tek başlarına orada yaşamıyorlar. Bu süreçte bizlere ‘oh olsun’ diyen insanlar olduğu gibi, bizimle birlikte acıları paylaşan kardeşlerimizin oldukça fazla olduğunu da gördük. Türkiye’deki kardeşlerimiz yalnız değiller. Biz dualarımız ile onların yanındayız. Dik dursunlar. Bu süreç bitecek bittiği zaman, en azından kaybeden tarafta olmayalım.”

Gazeteci İbrahim Karayeğen, tutuklanma süreci ve koğuş arkadaşı Ahmet Altan’ı anlattı

Barbaros Şansal: Adaletsizlik artık ayyuka çıktı

Adem Korkut: Cemaat mensupları, Cumartesi Anneleri, Taybet analar… hepsi insanlık suçu mağduru

ESMA ULUDAĞ’IN DA KIYAFETLERİ SERGİLENİYOR 

Bir yıl önce Frankfurt’ta açılan müzede Türkiye’den ayrılmak zorunda kalan mültecilerin ya da Türkiye’de zulme maruz kalan Hizmet Hareketi mensuplarının müzeye bağışladığı eşyalar, kıyafetleri ya da belgeleri bulunuyor. Atina’ya geçtikten sonra hayatını kaybeden Esma Uludağ’ın ve çocuklarının yolculuk sırasında giydikleri kıyafetler Gökhan Açıkkkolu’nun işkence sırasında kırılan gözlüğü de müzede sergileniyor.

“Düşman veya zararlı kimseleri topluca ortadan kaldırma”, “Herkese ibret olacak bir ceza verme” ve “Uzaklaştırma” anlamlarında kullanılan tenkil kelimesi ve Tenkil Müzesi ile ilgili ayrıntılı bilgi www.tenkilmuseum.com’da.

Genel

Halk Bank’ın eski yöneticisi Hakan Atilla, Türkiye’ye dönüyor

İran’a yönelik yaptırımları delmek suçundan ABD’de yargılanan eski Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla, 32 ay hapis cezasının ardından Türkiye’ye dönüyor.

BOLD-17-25 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet Soruşturması zanlıları arasında yer alan İranlı Reza Zarrab’ın ABD’deki “İran ambargosunu delmek” suçundan yargılandığı davada 32 ay hapis cezası alan Halk Bankası eski Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla, tahliyesinin ardından yarın sabah Türkiye’ye döneceği ifade edildi.

Hakan Atilla, Türkiye’ye gönderilmek üzere ABD’de tutulduğu gözaltı merkezinden havalimanına transfer edildi. New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesinde yargılanıp 32 ay hapis cezasına çarptırılan eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla, 19 Temmuz’da tahliye olmuştu.

ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarını delme davasında jüri tarafından altı suçlamadan beşinden suçlu bulunan Hakan Atilla, 16 Mayıs 2018’de 32 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.

New York’ta görülen davada Yargıç Richard Berman, 16 Mayıs 2018’de Atilla’nın cezaevinde kaldığı 14 aylık sürenin aldığı cezadan düşürülmesi ve 500 dolar para cezası almasına hükmetmişti.

19 Temmuz’da tahliye olan ve New York JFK Havalimanına transfer edilen Atilla’nın bugün Türkiye’ye gönderileceği öğrenildi. Atilla’nın uçuş bilgileri ise güvenlik nedeniyle paylaşılmadı. Atilla’nın TSİ çarşamba sabah saatlerinde İstanbul’a inmesi bekleniyor.

Dünyanın dikkatli izlediği yaptırım delme davasında İran asıllı Reza Zarrab sanık sandalyesinde otururken itirafçı olarak tanık pozisyonuna geçmişti.

Ahmet Nesin’in başına gelenler, babası Aziz Nesin’in romanlarını aratmıyor

Okumaya devam et

Genel

Van Barosu, 24 sığınmacının donarak öldüğünü tespit etti

Karların erimesiyle Türkiye-İran sınırında yasadışı yollarla geçiş yapmak isterken donarak öldüğü tespit edilen 24 sığınmacının cansız bedenine ulaşıldı.

BOLD-Van Barosu Göç ve İltica Komisyonu tarafından hazırlanan raporda Türkiye-İran sınırını kışın kaçak şekilde geçerken 24’ünün donarak birinin de silahla vurularak öldüğünü ifade edildi. Cesetlerine ulaşılan 25 sığınmacının tümüm erkek olduğu belirtilen raporda, Yalnızca dördünün kimliği belirlenip cesedi ülkesine gönderilirken, 21’i ise Van’da Kimsesizler Mezarlığı’na gömüldü.

Raporda, cesetlerden bazılarının hayvanlarca parçalandığı belirtilirken, donarak ölen düzensiz göçmenlerin yaşlarının tahminen 16-30 arası olabileceği aktarıldı.

CESETLER KARLARIN ERİMESİYLE ORTAYA ÇIKIYOR

Van’daki Türkiye-İran sınırı, kaçak göçmenlerin önemli geçiş güzergâhları arasında bulunuyor. Jandarma ve polis ekiplerinin yaptığı çalışmalar ve alınan yoğun güvenlik önlemleri ile birlikte sınırda her yıl binlerce kaçak göçmen yakalanıyor.

Zor koşullarda ülkelerini terk etmek zorunda kalan göçmenlerin bazıları özellikle kış aylarında sınırı geçerken donarak ölüyor. Kaçak göçmenlerin cesetleri ise çoğu zaman karların erimeye başladığı dönemlerde ortaya çıktığı belirtiliyor.

Van Barosu Göç ve İltica Komisyonu, düzensiz göçmenlerin donarak ölümlerinin araştırılması amacıyla hareket geçti. Bu kapsamda komisyon üyesi avukatlar Jindar Uçar, Suna Taşkın ve Jiyan Özkaplan tarafından bir rapor hazırlandı.

1 NİSAN-6 MAYIS ARASINDA 25 CESEDE ULAŞILDI

Van’ın Başkale ilçesinde karların erimesiyle birlikte1 Nisan 2019 ile 6 Mayıs 2019 tarihleri arasında 25 cenazenin tespit edildiği, bunlardan 24’nün donarak, 1 kişinin ise vurularak öldüğü belirtildi. Bu cesetlerin tamamının Eşmepınar bölgesinde köylülerin ihbarı sonucu tespit edildiği bildirildi.

Donarak öldüğü ve kimlikleri tespit edilen 4 sığınmacının cesedi konsolosluklar aracılığıyla ülkelerine gönderildi. Kimlikleri tespit edilemeyen diğer cenazelerin ise yapılan otopsinin ardından yasal zorunluluk nedeniyle 15 gün boyunca yakınları tarafından alınması beklenildiği belirtildi.

Beklenilen sürede başvuru yapılmayan diğer cenazeler Van’daki kimsesizler mezarlığına defnedildi. Donarak ölen kaçak göçmenlerin bulundukları bölgenin iklim ve coğrafi koşulları itibariyle oldukça zorlu bir bölge olduğu da belirtilirken, raporda çoğu cenazenin aylarca kar altında kaldığı ifade edildi.

Bu açıdan bedensel bütünlüklerini korudukları ancak bazı cenazelerin doğa koşullarında vahşi hayvanlarca parçalanarak beden bütünlüklerinin bozulduğu ve bu nedenle kimliklerinin tespit edilmesinin mümkün olmadığı belirtildi.

Raporda, cenazelerin sınıra 100 metre ile 1000 metre mesafelerde bulunduğu ve tel örgülerin İran tarafında dahi cenazelerin olduğu, karların erimediği alanlarda halen cenazelerin olabileceği, Afrika ülkelerinden gelmiş olabilecekleri değerlendirilen sığınmacı/göçmenlerin oldukça ince kıyafetlerle kış mevsiminde yolculuk yaptıkları bilgileri paylaşıldı.

Karamollaoğlu: “Çamlıca Camii’ne Allah rızası için değil, bana cevap vermek için gittiler”

Okumaya devam et

Genel

Para politikası iflas eden AKP, okulların isimlerini satılığa çıkardı

Milli Eğitim Bakanlığı’nın okulların isimlerini satışa çıkarması kararının ardından Gaziantep’te 80 okul ve bin 487 dersliğin isminin değiştirilerek toplam 229 milyon lira gelir elde edileceği açıklandı.

BOLD-Ekonomik kriz ve para politikası iflas eden AKP, Milli Eğitim Bakanlığı’na bütçe oluşturulması amacıyla okul isimlerinin satılmasına karar verdi. Milli Eğitim Bakanlığı okullara gönderdiği yazıda ‘Eğitimde finansman çeşitliliğinin artırılması’ kapsamında okulların isimlerini satışa çıkardığını açıklamıştı.

Bakanlığın yazısı sonrası Gaziantep’te kaç okulun isminin satışa çıkacağı ve elde edilecek gelirle neler yapılacağıyla ilgili Gaziantep Valiliğine sorular yönelten CHP Şahinbey Belediye Meclis üyesi Uğur Kalkan’a cevap verildi.

GAZİANTEP’TE 230 MİLYON LİRA GELİR ELDE EDİLECEK

Gaziantep’te 80 okul, bin 487 dersliğin isminin değiştirileceği, isim değişikliğinden 229 milyon 704 bin TL gelir hedeflendiği belirtilen cevapta, bu gelirin ise yeni okul yapımı ve arsa kamulaştırmalarında kullanılacağı bildirildi.

CHP Şahinbey Belediye Meclis üyesi Uğur Kalkan, eğitime bütçe dışı finansman sağlamak amacıyla 2023 vizyon belgesinde yer alan “Eğitimin Finansman Çeşitliliğinin Arttırılması” tedbiri kapsamında okulların isimlerinin satışa çıkarılmasıyla ilgili Valiliğe çeşitli sorular yöneltti.

gaziantep27.net’te yer alan habere göre, Gaziantep Valiliği tarafından Milli Eğitim Bakanlığı’na 80 okul, 1487 derslik isminin bildirildiği belirtildi. İsim verme bedelinde ise genel ihale bedelinin yüzde 51’nin esas alındığı, hedeflenen gelirin 229 milyon 704 bin TL olduğu ifade edildi. Kalkan’a verilen cevapta elde edilecek gelirin yeni okul yapımı ve arsa kamulaştırmada kullanılacağı belirtildi.

OKUL İSİMLERİ FİNANSMANI ARTIRMAK AMACIYLA SATILACAK

Milli Eğitim Bakanlığı okullara gönderdiği yazıda eğitime bütçe dışı finansman sağlanması amacıyla 2023 Vizyon Belgesi’nde yer alan “Eğitimin Finansman Çeşitliliğinin Arttırılması” tedbiri kapsamında okulların isimlerini satışa çıkarmıştı. Bakanlık okullara gönderdiği yazıda eğitimin finansmanının arttırılması amacıyla belli bir bedel karşılığında okullara hayırsever isimlerinin verilmesi ile elde edilecek gelirlerin merkezi yönetim bütçesine ödenek kaydedileceğini belirtmişti. Bu kapsamda “Türk büyükleri, şehit isimleri, hayırsever isimleri belde, köy ve köy altı kurumlar hariç” illerdeki diğer okulların isimlerinin bakanlığa gönderilmesi talep edilmişti.

Babacan’ın kuracağı yeni partide kimlerin yer alacağı belli oldu

Okumaya devam et

Popular