Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Kadir Eyce vefat edeli 2 yıl oldu, cezaevlerinde hala 458’si ağır 1334 hasta var

11 Nisan 2017’de hayatını kaybeden KHK’lı polis memuru Kadir Eyce’nin vefatının üzerinden iki yıl geçti. Kanser teşhisi konulduğu halde son ana kadar tahliye edilmeyen, tedavisi geciktirilen Eyce’nin ailesinin acısı hala taze. Eyce gibi cezaevlerinde birçok hasta tutuklu bulunuyor.

BOLD– 8 yıllık polis memuru Kadir Eyce’nin vefatının üzerinden iki yıl geçti. Eyce’nin eşi Emel Eyce hâlâ yaşadığı travmayı atlatabilmiş değil. 2015’te 3 yaşındaki oğlu Murat Talha’yı, iki yıl sonra da eşini kaybeden Emel Eyce kimseyle görüşmüyor, konuşmuyor.

33 yaşındaki Kadir Eyce, Bank Asya’da hesabı olduğu için Ekim 2016 tutuklandı ve Sivas E Tipi deyken kanser teşhisi kondu. Fakat son ana kadar tahliye edilmedi, tedavisi geciktirildi, ihmal edildi. 90 kilo olarak girdiği cezaevinden bir deri bir kemik çıktı. Belden aşağı tutmuyordu, şuuru kapalıydı ve tuvalet ihtiyacını borularla giderilecek hale düşmüştü.

Kadir Eyce, köyünde oğlu Murat Talha’nın mezarının yanına defnedilmişti.

Kadir Eyce, ailesi tarafından Mersin Üniversitesi Hastanesi’ne götürüldü. Yapılan tetkiklerde, mide ile bağırsağı arasında bir ur oluştuğu, tedavi için çok geç kalındığı ve artık ameliyatla müdahale edilemez hale geldiği söylendi. Doktorlar, normalde ilaçla yok edilebilecek küçük bir kitlenin, geç müdahale edilmesi, tedavi yapılmaması ve kötü beslenme-psikolojik faktörler nedeniyle hızla büyüdüğünü ve sindirim sistemini çökerttiğini, artık müdahale edilemeyeceğini belirtti.

Hastane sürecinde çabuk yorulduğu için çok az konuşabilen Kadir Eyce sürekli olarak, “Benden hep isim istediler, ben suçsuzdum, kimseye de iftira atmadım” demişti.

CEZAEVLERİNDE 458’i AĞIR 1334 HASTA TUTUKLU BULUNUYOR

Kadir Eyce ve ailesinin yaşadığı hak ihlallerini dünden bugüne birçok aile yaşadı, yaşamaya devam ediyor. Cezaevlerinde hala birçok hasta tutuklu var. İnsan Hakları Derneği (İHD’nin bugün (12 Nisan 2019) yaptığı açıklamaya göre cezaevlerinde 458’si ağır bin 334 hasta tutuklu bulunuyor.

İHD yaptığı açıklamada, “Hasta mahpusların ölümüne seyirci kalınmakta, mahpuslar tabutla tahliye olmakta bürokratik engeller yasal zorluklar adeta hastalığı da bir işkenceye dönüştürmektedir.” denildi. İHD, Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi’nin hasta tutuklularla ilgili yayınladığın raporları hatırlatılarak şöyle devam etti: “Oysaki Türkiye hapishanelerinde hastalığı olan mahpusun revire götürülmemesi, hastaneye sevk edilmişse sevkinin gerçekleştirilmemesi, hastane randevularına tarihinde götürülmemeleri, tedavi aşamalarındaki yetersiz ve kötü uygulamalar, kelepçeli muayene, bazı hapishanelerde etnik kimliğinden dolayı mahpusların doktor tarafından muayene edilmemesi ve hastane sevklerinin yapılmaması şeklinde kötü muamele, işkence ve ayrımcılık suçlarını oluşturan, gerek Türkiye’nin tarafı olduğu uluslararası anlaşmalara gerekse de iç hukuktaki anayasa ve kanunlara aykırı hareket ettiği derneğimize gelen başvurularda da beyan edilmektedir.”

TCK’NA GÖRE HASTA TUTUKLULARIN TAHLİYE EDİLMESİ GEREKİYOR 

MEHMET EMİN ÖZKAN 

M. Emin Özkan, 80 yaşında. 22 yıldır Diyarbakır’da cezaevinde bulunuyor. Mehmet Emin Özkan’ın, kalp, tansiyon, zehirli guatr, kemik erimesi, böbrek ve bağırsak bozuklukları, aşırı derecede kilo kaybı, duyma ve görme eksikliği gibi çeşitli rahatsızlıkları mevcut. Yaşlı ve uzun süredir cezaevinin olağanüstü koşullarında yaşıyor. Yeme, içme giyinme, banyo, tıraş, wc vb. ihtiyaçlarını gideremiyor. Bu yüzden bakımsız ve bakılmaya muhtaç durumda. Diyarbakır Eğitim Araştırma Hastanesi’nin yüzde 87 vücut fonksiyon kaybının bulunduğuna dair ve cezaevinde kalamaz rapor vermesine rağmen İstanbul Adli tıbbına götürüldü. Ancak yüzde 87 yatamaz raporuna rağmen cezaevinde kalabilir diye sonuçlandı.

Diyarbakır’ın Lice ilçesinde 1993 yılında Tuğgeneral Bahtiyar Aydın’a yönelik düzenlenen suikasttan sorumlu tutulan Özkan, olaydan sonra gözaltına alındı, tutuklandı. Hakkında açılan dava sonucu delilsiz “müebbet hapis” cezasına çarptırıldı. Bu olaylarla hiçbir bağlantısının olmadığı, suçsuz yere tam 22 yıldır içeride yattığı ortaya çıktı.  Bahtiyar Aydın dosyasının 20 yıllık zaman aşımına uğramaması için tekrar açılmasıyla Aydın’ın JİTEM tarafından öldürüldüğü yıllar sonra anlaşıldı ve Emekli Albay Eşref Hatipoğlu ile Yüzbaşı Tünay Yanardağ hakkında dava açıldı. Dava İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ederken, suikastla bağlantısı olduğu iddiasıyla müebbet hapse çarptırılan Özkan’ın avukatı Serdar Çelebi’nin müvekkilinin tekrardan yargılanması yönündeki girişimiyle dosya 2013 yılında bozuldu. Fakat geçen 2 yıl süre zarfında ‘yetkili değiliz’ bahanesiyle Eskişehir, Diyarbakır adliyesi ile Adana adliyesi arasında defalarca gidip gelen dosya bir türlü açılıp yeniden yargılanmaya geçirilmedi.

MUSTAFA ŞAHİN 

Mustafa Şahin, 56 yaşında Koah, tansiyon, kalp ve böbrek rahatsızlığı var. İlaçlarla ayakta duruyor.
18 ay hapis yattı delil yetersizliğinden denetimli serbestlikle bırakıldı. Mayıs 2018’de Mersin’de tekrar tutuklandı.

OSMAN GENÇ

Osman Genç, yaklaşık 2 yıldır Urfa’da tutuklu. Ağır kalp hastası. Üç kez kalp spazmı geçirdi.

ŞERİF AĞU 

46 yaşındaki matematik öğretmeni Şerif Ağu, 2016’da karaciğer nakli olacakken Antalya’da tutuklandı. Yaklaşıl iki yıdlır Antalya L Tipi Kapalı Cezaevi’nde. Adli tıp ‘hayati tehlikesi var’ raporuna rağmen tahliye edilmedi. 30 Mart 2019’da karaciğer nakli yapıldı.

ABDULLAH ASLAN 

Abdullah Aslan İzmir Şakran Cezaevin’de Yaklaşık 1,5 yıldır tutuklu. Daha önceki hastalığı nüksedince beyin tümöründen ameliyat oldu ve sonrasında tutuklandı.

YUSUF ÇAKIR 

9 yıl 10 ay hapis cezası verilen 74 yaşındaki Yusuf Çakır hayati sağlık sorunlarına rağmen tahliye edilmiyor. Şeker hastasıydı, kalp rahatsızlıkları vardı, tutuklanmadan sadece 3 ay önce anjiyo olmuştu. 2017’de ikinci kez stent takıldı ve durumu her geçen gün daha da ağırlaştı. Uzun süren yazışmalar sonucunda İzmir Devlet Hastanesi’ne sevki yapıldı beşinci stent de takıldı. Aile doktorlardan heyet raporu istedi ama sonuç olumsuz çıktı. Bu dönemde Yusuf Çakır’da iştahsızlık, yüksek ateş, kalp damarlarının tıkanması sonucu bilinç kaybı yaşadı. Çakır’a cezaevinde ona benzer suçlardan aynı kaderi paylaştığı koğuş arkadaşları bakıyor.

ENGİN KARA

5 Şubat 2017’de tutuklanan, 22 yıllık öğretmen Engin Kara’ya 2 Nisan 2019’da Malatya Turgut Özal Tıp Merkezi’nde karaciğer nakli yapıldı. Oğlundan alınan karaciğerin yüzde 70’i babaya nakledildi. Doktorların ifadesine göre ameliyat başarıyla gerçekleştirildi fakat karaciğerin uyum süreci kritik bir dönem. 6 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırılan Engin Kara’nın mikrop kapmaması için tedavisine hijyenik ve sağlıklı bir ortamda devam edilmesi gerekiyor. Oysa Ordu E Tipi Cezaevi’nde 20 kişilik koğuşta 44 kişi kalıyorlardı.

YAVUZ SELİM BURGU 

Ortopedik engelli Yavuz Selim Burgu, Eylül 2016’da gözaltına alındı. Sağlık durumu nedeniyle adli kontrolle serbest bırakıldı. Nisan 2017’de ikinci kez tutuklandı. Tutuklandıktan 10 ay sonra ilk mahkemesine çıkan Burgu, 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı ve tutukluluğunun devamına karar verildi. Dosyası şu an Yargıtay aşamasında.

YUSUF AKKUŞ 

Yusuf Akkuş Malatya Cezaevi’nde tutuklu. Akli melekelerini kullanamıyor. 5 dakika öncesini unutup ne yapması gerektiğini bilmiyor. % 70 engelli.

HATİCE ÖĞÜT 

32 aydır Gaziantep’te tutuklu bulunan Hadice Öğüt, kalp ve tansiyon hastası ve bel fıtığı nedeniyle sıkıntılar yaşıyor.

BOLD ÖZEL

Annesi ve babası bir gün arayla tutuklandı, oğulları böyle veda etti

Gaziantep’te gözaltına alınan Deveci çifti bir gün arayla tutuklandı. 5 yaşındaki Ahmet Eşref, kanser hastası dedeye ve anneanneye bırakıldı.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL- 8 Temmuz 2020’de Gaziantep’te gözaltına alınan Abdullah ve Dilek Deveci çifti, bir gün arayla tutuklanıp cezaevine gönderildi. 5 yaşındaki oğulları Ahmet Eşref bir anda hem annesiz hem de babasız kaldı. Ahmet, 6 yıldır mesane kanseri tedavisi gören dedesine ve 20 sene önce kanser atlatan anneannesine teslim edildi.

İTİRAFÇI OLMAYI REDDETTİĞİ İÇİN

Annesiyle Kahramanmaraş, babasıyla Gaziantep adliyelerinin bahçelerinde boyunlarına sarılarak vedalaşan minik Ahmet’in hali yürekleri burktu. Aynı operasyonda Dilek Deveci’nin kız kardeşi Zeliha Doğan da tutuklanıp Gaziantep L Tipi Cezaevine gönderildi. Yaşananlara tepki gösteren aile yakınları, Dilek Deveci’nin kimseye iftira atmayıp isim vermediği için tutuklandığını vurguladı.

YÖRÜK ÇADIRLARINDA ÖKSÜZ VE YETİM BÜYÜDÜ

9 Temmuz’da tutuklanıp Gaziantep H Tipi Cezaevine gönderilen KHK’lı devlet memuru Abdullah Deveci (35), Bank Asya’ya 57 TL para yatırdığı ve tanık ifadelerine dayanılarak tutuklandı. Kasım 2016’da çıkarılan KHK ile ihraç edilen Abdullah Deveci maliyede devlet memuru olarak çalışıyordu. Yörük çadırlarında büyüyen Deveci hem öksüz hem yetimdi. Akrabalarının verdiği yardım parasını Bank Asya’ya yatırması mahkemede karşısına tutuklanma nedenlerinden biri olarak getirildi. Dosyasında tanık ifadelerinden başka bir şey bulunmuyor.

“HAKİM: İSİM VERMEZSEN TUTUKLARIM”

Gaziantep’te gözaltına alındıktan sonra Kahramanmaraş’a götürülen eşi Dilek Deveci’ye (30) hakim mahkemede “İsim verirsen bırakırım, yoksa tutuklarım” dedi. “Ben kimsenin yuvasını yıkamam diyen” Dilek Deveci bunun üzerine tutuklanıp Kahramanmaraş Cezaevine gönderildi.

“MİSAFİRLERE HEM ANNESİZ HEM BABASIZ KALDIM DİYOR”

Dilek Deveci oğlu ile Kahramanmaraş, Abdullah Deveci Gaziantep adliyesinin bahçesinde vedalaşırken duygusal anlar yaşandı. Deveci ailesinin yakınlarının verdiği bilgiye göre Ahmet Eşref, kapıya gelen misafirlere “Ben hem annesiz hem babası kaldım” diyor.

Çocuklarının önünde işkence gören Erdoğdu’nun kalbine pil takılacak

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Çocuklarının önünde işkence gören Erdoğdu’nun kalbine pil takılacak

Tutuklu kalp hastası Adem Erdoğdu’ya önümüzdeki hafta kalp pili takılacak. Eşi Birsen Erdoğdu, “Eşimin hastalığı cezaevinde ilerledi. Nasıl kaldıracak, endişeliyiz.” dedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN
BOLD ÖZEL – 33 aydır Sakarya Ferizli Cezaevine tutuklu olan kalp hastası Adem Erdoğdu’ya önümüzdeki hafta kalp pili takılacak. İlaçlarla kalbi ancak yüzde 35 çalışan Erdoğdu, hapse girdiğinden bu yana kalp sorunu yaşıyor. 9 Temmuz 2020’de Sakarya Araştırma Hastanesine götürülen Erdoğdu’ya doktor, “Kalp kapakçığı iyice yorulmuş, pil takacağız. Gerekirse daha sonra ameliyat yapacağız.” dedi.

Bold Medya’ya konuşan Birsen Erdoğdu, eşinin sağlık durumunun gün geçtikçe kötüye gittiğini söyleyerek, eşiyle dün yaptığı haftalık telefon görüşmesini şöyle aktardı:

“Eşim aradı. Önceki gün doktora götürülmüş. Kalp hastası olduğu için 6 ayda bir rutin kontrolleri var. Doktor, kalbinin kötüye gittiğini, kalp kapakçığının yorgun düştüğünü, dolayısıyla önümüzdeki hafta pil takılacağını söylemiş. Eğer pil çözüm olmazsa sonra da kalp kapakçığı değiştirilecek. Bu yüzden morali çok bozuktu, çok ağladı. Onu ilk defa böyle ağlarken görmek bizi çok üzdü. Cezaevinde bu şartlar altında hastalığı nasıl kaldıracak.”

HEYET RAPORLU KALP HASTASI

2015 yılında anjiyo olan Adem Erdoğdu, heyet raporlu bir kalp hastası. Ömür boyu aksatmadan kullanması gereken ilaçları var. 5 Mart 2018’den beri cezaevinde olan Adem Erdoğdu daha önce cezaevinde hak ihlaline uğramıştı. Bir süre kalp ilaçları verilmedi.

Eşinin aynı zamanda yüksek tansiyonu olduğunu belirten Birsen Erdoğdu, “Düzenli olarak tansiyon kontrolü yapılması gereken bir hasta ve bundan dolayı hayatı her an risk altında.” diye konuştu.

İKİ KEZ GÖZALTI ALINDI, İKİ KEZ TUTUKLANDI

Adem Erdoğdu ve ailesi, tıpkı cezaevinde kanser olup hayatını kaybeden akademisyen Ahmet Turan Özcerit ve ailesine yaşatıldığı gibi zor günler geçirdi. İki kez gözaltına alındı. İki kez tutuklandı. İkinci gözaltı sırasında çocuklarının gözü önünde darp edildi, işkence gördü.

24 Ekim 2016’da önce oğlu İdris Erdoğdu, iki saat sonra kendisi ve eşi gözaltına alındı. Bir sonraki gün bütün aile tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kendisi 4 ay, eşi 11 gün sonra, oğlu 11 ay sonra tahliye edildi.

“OĞLUMUN GÖZÜ ÖNÜNDE BABASI DARP EDİLDİ”

Adem Erdoğdu, 5 Mart 2018’de bu kez kayınpederinin Balıkesir’deki evinde 4 ekip otosu ile gelen 20 kişilik polis ekibi tarafından gözaltına alındı. Eşini de aynı gün aldılar. Bu sırada çocuklarının gözü önünde darp edildi. Birsen Erdoğdu, o gün polislere kapıyı 13 yaşındaki en küçük oğulları Numan’ın açtığını ve tanık olduğu insanlık dışı manzaralar karşısında oğlunun hala travma yaşadığını söylüyor.

Toplam 12 gün gözaltında kalan Erdoğdu çifti, 8. gün ifade verirken oğulları İdris, kızları Fatma Nur, 72 yaşındaki babaları Rıza Akgül tekrar emniyete getirildi. 3 gün süren sorgudan sonra Birsen-Adem Erdoğdu tutuklandı. Birsen Erdoğdu 5 ay sonra tahliye edildi. Adem Erdoğdu hala cezaevinde sağlık sorunlarıyla uğraşıyor.

DOSYASI YARGITAY’DA

Cemaat soruşturmaları kapsamında tutuklanan Adem Erdoğdu (50), KHK ile kapatılan Sakarya Fatih Koleji halka ilişkiler departmanında çalışıyordu. Velilerle görüştüğünü söyleyen tanık ifadeleri, Bank Asya hesabı, Zaman Gazetesi aboneliği, mesajlaşma programı Bylock, evde bulunan 3 adet Kırık Testi kitabı nedeniyle 10 yıl hapis cezasına çarptırılan Erdoğdu’nun dosyası Yargıtay’da bulunuyor.

4. evre kanser hastası Fatih Terzioğlu tahliye edildi

Midesi ve yemek borusu alınan kanser hastasına cezaevinde kalabilir raporu verildi

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Midesi ve yemek borusu alınan kanser hastasına cezaevinde kalabilir raporu verildi

Midesinin tamamı ve yemek borusunun yarısı alınarak tekrar cezaevine gönderilen kanser hastası Ümit Gökhasan’ın ceza erteleme talebi reddedildi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL – Üç buçuk yıldır Afyon Cezaevinde tutuklu olan mide kanseri Ümit Gökhasan’a ‘cezaevine kalabilir’ raporu verildi. Afyonkarahisar Devlet Hastanesi Sağlık Kurulunun 18 Haziran 2020’de yazdığı raporda “Hasta hayatını yalnız idame ettirebilir, infazın tehirine gerek yoktur” denildi.

Hastanenin raporunu dikkate alan Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığı, Gökhasan’ın sağlık nedeniyle infazının ertelenmesi talebini reddetti. Savcılığın 6 Temmuz 2020’de düzenlediği belgede ret gerekçesi şöyle belirtildi:

“Hükümlünün sağlık nedeniyle erteleme talebi üzerine yapılan inceleme ve araştırma sonucu, hükümlü hakkında aldırılan Afyonkarahisar Devlet Hastanesinin 18/06/2020 tarih 1571 no’lu sağlık kurulu raporunda, ‘Hayatını yalnız idame edebilir. İnfazın tehirine gerek yoktur’ olarak belirtildiğinden 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 16. maddesinde öngörülen koşulların varlığı saptamadığından hükümlünün erteleme talebinin reddine…”

Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yargılanan Gökhasan’ın, bu karara itiraz yolunun açık olduğu da belirtildi.

7 DOKTORUN İMZASI VAR

Afyonkarahisar Devlet Hastanesi Sağlık Kurulunun verdiği raporda travmatoloji, nöroloji, ruh sağlığı, kulak-burun-boğaz, iç hastalıkları ve genel cerrahi uzmanı olmak üzere 7 doktorun imzası bulunuyor.

TEDAVİSİ GECİKTİRİLDİ GEÇ TEŞHİS KONULDU

Cemaat soruşturmaları kapsamında 8 Mart 2017’de tutuklanan KHK’lı komiser Ümit Gökhasan’ın şikayetleri Ağustos 2019’da başladı. Ancak süreçler uzadığı için hastaneye geç götürüldü. Ocak 2020’de mide kanseri teşhis konuldu. 13 Şubat 2020’de Eskişehir Osmangazi Tıp Fakültesi Hastanesinde midesinin tamamı ve yemek borusunun yarısı alındı. Ameliyattan 14 gün sonra tekrar cezaevine gönderilen Gökhasan’ın kemoterapi tedavisi, Türkiye’de Mart 2020’de başlayan ve cezaevlerini de etkisi altına alan koronavirüs salgını nedeniyle aksadı. Kemoterapi geç kaldığı için tümör başka organlarına da sıçradı.

İki ay önce Bold Medya’ya konuşan eşi Şükran Gökhasan, “Eşimin büyük sıkıntıları var. Yemek yiyemiyor, geceleri istiğfar ediyor. Kendi ihtiyaçlarını karşılayamıyor. En kısa zamanda tahliyesini talep ediyoruz” demişti.

DOSYASI YARGITAY’DA

En son Bitlis’te komiser olarak görev yapan Gökhasan, Kasım 2016’da çıkarılan KHK ile ihraç edilmişti. 6 yıl 11 ay hapis cezasına çarptırılan Ümit Gökhasan’ın dosyası Yargıtay’da bulunuyor.

Kanser hastası tutuklu Ümit Gökhasan’ın eşinden videolu çağrı

Tutuklu kanser hastası Ümit Gökhasan’ın eşi: Geceleri kusmaya başladı, sesimizi duyan yok mu?

“Eşim ölümcül hastalıkla mücadele ediyor, kurul toplanıp rapor vermiyor”

Okumaya devam et

Popular