Bizimle iletişime geçiniz

Genel

Ali Palabıyık Galatasaray’ın şampiyonluğunu çaldı

Süper Lig’in 28’inci haftasında oynanan Fenerbahçe-Galatasaray derbisinde yine hakem konuşuldu. Ali Palabıyık verdiği ve vermediği kararlarla sonuca etki ettiği belirtildi.

Spor yazarları da Ali Palabıyık konusunda ciddi eleştiriler getirdi. 10 kişi kalan Galatasaray’ın 1-0 öne geçmişken Fenerbahçe yenememesinin sorumlusu olarak da fatih Terim görüldü. Sarı-Kırmızılıların Kadıköy’de galip gelememesi 20’inci yılını buldu. Spor yazarlarının maçla ilgili görüşleri ise şöyle:

GALATASARAY’IN ŞAMPİYONLUĞUNU ÇALDI

Ahmet Çakar: Türk hakemliğinin en korkak en eyyamcı temsilcisi Ali Palabıyık bu gece Mehmet Topal’ı oyundan atmayıp, Fenerbahçe’nin golü öncesi Feghouli’ye yapılan açık faulü vermeyip Galatasaray’ın 2 puanını ve belki de şampiyonluğunu çalmıştır.

GALATASARAY HİÇ SÜRPRİZ YAPMADI

Metin Tekin: Baştan beraberlik dense Fenerbahçe kabul ederdi, demek ki istediği oldu. Fenerbahçe’nin 1-0 geriye düştüğü maçta beraberliği getirmesi başarıdır.

Ancak oyun anlamında çok eksikleri var. 11’e 11 oynansa Galatasaray’a çok eleştirel bakamayız ama 10 kişi kalan rakibin karşısında 1-0 öne geçiyorsun. Oyun içerisinde Galatasaray hiçbir sürpriz yapmadı. Çok etkisiz göründü.

‘O SENE BU SENE’ DİYORDU PEK ÇOK KİŞİ BEN DİYEMİYORDUM

Fatih Altaylı: “Bu sene o sene” diyordu pek çok kişi. Ben ise diyemiyordum bunu rahatça. Çünkü Galatasaray’ın futbol kalitesinin farkındaydım. Zaten gördük maçta da! Galatasaray’ın topa sahip olma, atak yapma üstünlüğü var ama bunu pozisyon üstünlüğüne çeviremeyen de yine Galatasaray.

Rakip 10 kişi kalmışken de taktik bir değişiklik yapamayan da Galatasaray. Golü attıktan 5 dakika sonra, 10 kişilik rakibin, atak bile olmayan atağında kalesinde golü gören de Galatasaray. Fenerbahçe dediğin ise can havli ile oynamaya çalışan ama onu da beceremeyen, maçın başında müthiş bir heyecan ve korku içinde ne yapacağını çözememiş bir takım.

ALİ PALABIYIK SEN NEREDESİN?

Erman Toroğlu: Fenerbahçe’nin golünden önce Feghouli’ye faul var. Adamın topla alakası yok. Adam kırmızılı oyuncuyu alıyor, indiriyor. Ali Palabıyık, sen neredesin? Fenerbahçe, Ali Palabıyık’ı istedi ve boşuna da istemediği belli oldu.

Cüneyt Çakır’ı Fenerbahçe istemiyordu, Galatasaray’da Ali Palabıyık’ı istemiyordu. Tam tersi oldu! Ben, Fenerbahçe kulübünün yerinde olsam takım otobüsünün ön camına Ali Palabıyık posteri asar öyle tesislere girerdim.

ARMA OLMASAYDI 3-1 MAĞLUPTU

Rıdvan Dilmen: Maçı izlerken Fenerbahçeli’yim ama gördüklerimi söylemeliyim. Başka bir stadyumda olsaydı, Galatasaray bu maç kazanırdı. Kazanamamasının birinci nedeni Fenerbahçe taraftarıydı. Fatih Terim rakibin 10 kişi kalmasını hesaplamadı. Ali Palabıyık dağıldı. Beraberlik golünden önce faul var. Mehmet Topal’ın atılması lazımdı.

Galatasaray 7’de 7 yapsaydı şampiyon olurdu ama şimdi o şansını kaybetti. Galatasaray paslaşmalarda çok basit oynadı. Maç 11’e 11 gitseydi Fenerbahçe şanslıydı. Galatasaray’a karşı 11’e 10 oynayarak beraberlik almak önemli ama Fenerbahçe çok kötü futbol oynadığı bir sezon geçiriyor. O arma olmasaydı bu maçta Fenerbahçe 3-1 mağlup olurdu.

KAYBETME KORKUSU VARDI

Tümer Metin: Maçın başlamasından itibaren bir oyun kalitesi görebiliriz diye düşündüm. Mücadele vardı, kaybetme korkusu vardı bu da sahadaki oyuna yansıdı. Maçtan önce Fenerbahçe tarafına ‘Beraberlik’ deseler, kabul edecek Fenerbahçeliler vardır.

Galatasaray tarafında ise bu kabul edilmezdi. Galatasaray, 20 senenin üzerine bir de 10 kişi kalmış rakibini yenemeyerek şampiyonluk yolunda büyük yara aldı.

BAŞAKŞEHİR 20.55’TE ŞAMPİYON OLDU

Gürcan Bilgiç: 110 yıllık bu eşleşmenin genetiğinde puandan veya zirveden öte “ligin ağabeyi olmak” gibi de bir “racon” saklı. En iyi kadroyu, en zayıf anındaki rakiplerine karşı oynatıp eksik kalmalarına veya öne geçmesine rağmen, tabelada “galip” yazdıramadı Fatih Hoca.

Skor; eksik kaldığı, kendi sahasında favori olamadığı bir maçta Fenerbahçe adına elbette başarıdır. Şampiyonluk şansını eline aldığı haftada, ezeli rakibine “Burada olmaz” diyen de bu çocuklar. Şimdi Beşiktaş da uzattı kafasını ikincilik için. Kadıköy gecesinde zirvenin hikayesi değişti.

Senaryoyu Fenerbahçe yeniden yazdırıyor. Başakşehir dün saat 20:55’te büyük oranda Süper Lig’de şampiyon oldu.

KIRMIZI KARTIN ALTINDA EZİLDİ

İlker Yağcıoğlu: Hasan Ali’nin atıldığı pozisyon UEFA’nın son talimatlarına göre net sarı kart. Zaten Ali Palabıyık da pozisyonda sarı kart gösterdi. Sonrasında Bülent Yıldırım’ın işgüzarlığı Ali Palabıyık’ın kırmızı kart göstermesine sebep oldu. Ondan sonra da Palabıyık maçın kontrolünü kaybetti. Topal’ı atabilirdi.

Fenerbahçe’nin attığı golden önce de yapılan faulü veremedi. Kısacası gösterdiği kırmızı kartın altında ezildi. Sezonun en önemli maçında 20 yıllık gelenek devam etti ve G.Saray yine kazanamadı. Açıkçası F.Bahçe’yi bu kadar kötü durumda bir daha zor yakalarlar.

Üstelik Hasan Ali’nin oyun dışı kalmasından sonra maçın büyük bir bölümünü de bir kişi fazla oynadılar.. Dün gece bir kere daha şahit olduk ki Galatasaray Kadıköy’e gelince normal görüntüsünden çok uzaklaşıyor. Fenerbahçe dün gece de rakibine yenilmeyerek hem geleneği devam ettirdi.

BERABERLİK EN İYİ SONUÇTU

Ömer Üründül: Futbol seviyesi vasatın altında bir derbi izledik. Daha maç başlamadan düşündüm: Fenerbahçe’nin büyük bir seyirci avantajı vardı. Ama bu sezonki olumsuz futboluna ve de takım tertibine baktığımda beraberlik en iyi sonuç gibi duruyordu. Fatih Terim’in 10 kişiden sonra gerginlik artmışken sarı kartlı Belhanda’yı devrede çıkarması da doğru bir hamleydi.

Ama madalyonun bir de öbür yüzü vardı: Emre’den hiçbir katkı gelmedi. Fenerbahçe ise 10 kişi ile Kadıköy büyüsünü bozmamak için onurlu bir mücadele sergiledi. Futbolcular enerjilerini sınırsız kullandılar ve de dünkü şartlar için 1 puan galibiyet kadar önemliydi.

TARAFTARIN AŞKI DA BİTTİ BİtİYOR

Serdar Ali Çelikler: Kaleye gelemeyen, gelmeye de mecali olmayan Fenerbahçe’ye üstelik 10 kişi kalmışken dahi sadece 2 pozisyona girebilmek (Onyekuru’nun golü ve Linnes’in şutu) sadece hakemle açıklanamaz. Ali Koç, bu takımın kalitesizliğini kesinlikle görmeli ve seneye tartışmasız en az 5 yüksek kalitede oyuncu almalı.

Artık Jailson-Zajc’lı bir orta alan denenmeli. Ancak seneye buraya kesin olarak bir 8 numara şart. Yanal’ın çok formsuz bir sezon geçirdiği kesin. Onu haksızlığa uğrarken savunan az sayıdaki isimlerden biri olarak diyorum ki taraftarın kendisine olan aşkı da bitti bitiyor.

Genel

Halk Bank’ın eski yöneticisi Hakan Atilla, Türkiye’ye dönüyor

İran’a yönelik yaptırımları delmek suçundan ABD’de yargılanan eski Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla, 32 ay hapis cezasının ardından Türkiye’ye dönüyor.

BOLD-17-25 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet Soruşturması zanlıları arasında yer alan İranlı Reza Zarrab’ın ABD’deki “İran ambargosunu delmek” suçundan yargılandığı davada 32 ay hapis cezası alan Halk Bankası eski Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla, tahliyesinin ardından yarın sabah Türkiye’ye döneceği ifade edildi.

Hakan Atilla, Türkiye’ye gönderilmek üzere ABD’de tutulduğu gözaltı merkezinden havalimanına transfer edildi. New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesinde yargılanıp 32 ay hapis cezasına çarptırılan eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla, 19 Temmuz’da tahliye olmuştu.

ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarını delme davasında jüri tarafından altı suçlamadan beşinden suçlu bulunan Hakan Atilla, 16 Mayıs 2018’de 32 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.

New York’ta görülen davada Yargıç Richard Berman, 16 Mayıs 2018’de Atilla’nın cezaevinde kaldığı 14 aylık sürenin aldığı cezadan düşürülmesi ve 500 dolar para cezası almasına hükmetmişti.

19 Temmuz’da tahliye olan ve New York JFK Havalimanına transfer edilen Atilla’nın bugün Türkiye’ye gönderileceği öğrenildi. Atilla’nın uçuş bilgileri ise güvenlik nedeniyle paylaşılmadı. Atilla’nın TSİ çarşamba sabah saatlerinde İstanbul’a inmesi bekleniyor.

Dünyanın dikkatli izlediği yaptırım delme davasında İran asıllı Reza Zarrab sanık sandalyesinde otururken itirafçı olarak tanık pozisyonuna geçmişti.

Ahmet Nesin’in başına gelenler, babası Aziz Nesin’in romanlarını aratmıyor

Okumaya devam et

Genel

Van Barosu, 24 sığınmacının donarak öldüğünü tespit etti

Karların erimesiyle Türkiye-İran sınırında yasadışı yollarla geçiş yapmak isterken donarak öldüğü tespit edilen 24 sığınmacının cansız bedenine ulaşıldı.

BOLD-Van Barosu Göç ve İltica Komisyonu tarafından hazırlanan raporda Türkiye-İran sınırını kışın kaçak şekilde geçerken 24’ünün donarak birinin de silahla vurularak öldüğünü ifade edildi. Cesetlerine ulaşılan 25 sığınmacının tümüm erkek olduğu belirtilen raporda, Yalnızca dördünün kimliği belirlenip cesedi ülkesine gönderilirken, 21’i ise Van’da Kimsesizler Mezarlığı’na gömüldü.

Raporda, cesetlerden bazılarının hayvanlarca parçalandığı belirtilirken, donarak ölen düzensiz göçmenlerin yaşlarının tahminen 16-30 arası olabileceği aktarıldı.

CESETLER KARLARIN ERİMESİYLE ORTAYA ÇIKIYOR

Van’daki Türkiye-İran sınırı, kaçak göçmenlerin önemli geçiş güzergâhları arasında bulunuyor. Jandarma ve polis ekiplerinin yaptığı çalışmalar ve alınan yoğun güvenlik önlemleri ile birlikte sınırda her yıl binlerce kaçak göçmen yakalanıyor.

Zor koşullarda ülkelerini terk etmek zorunda kalan göçmenlerin bazıları özellikle kış aylarında sınırı geçerken donarak ölüyor. Kaçak göçmenlerin cesetleri ise çoğu zaman karların erimeye başladığı dönemlerde ortaya çıktığı belirtiliyor.

Van Barosu Göç ve İltica Komisyonu, düzensiz göçmenlerin donarak ölümlerinin araştırılması amacıyla hareket geçti. Bu kapsamda komisyon üyesi avukatlar Jindar Uçar, Suna Taşkın ve Jiyan Özkaplan tarafından bir rapor hazırlandı.

1 NİSAN-6 MAYIS ARASINDA 25 CESEDE ULAŞILDI

Van’ın Başkale ilçesinde karların erimesiyle birlikte1 Nisan 2019 ile 6 Mayıs 2019 tarihleri arasında 25 cenazenin tespit edildiği, bunlardan 24’nün donarak, 1 kişinin ise vurularak öldüğü belirtildi. Bu cesetlerin tamamının Eşmepınar bölgesinde köylülerin ihbarı sonucu tespit edildiği bildirildi.

Donarak öldüğü ve kimlikleri tespit edilen 4 sığınmacının cesedi konsolosluklar aracılığıyla ülkelerine gönderildi. Kimlikleri tespit edilemeyen diğer cenazelerin ise yapılan otopsinin ardından yasal zorunluluk nedeniyle 15 gün boyunca yakınları tarafından alınması beklenildiği belirtildi.

Beklenilen sürede başvuru yapılmayan diğer cenazeler Van’daki kimsesizler mezarlığına defnedildi. Donarak ölen kaçak göçmenlerin bulundukları bölgenin iklim ve coğrafi koşulları itibariyle oldukça zorlu bir bölge olduğu da belirtilirken, raporda çoğu cenazenin aylarca kar altında kaldığı ifade edildi.

Bu açıdan bedensel bütünlüklerini korudukları ancak bazı cenazelerin doğa koşullarında vahşi hayvanlarca parçalanarak beden bütünlüklerinin bozulduğu ve bu nedenle kimliklerinin tespit edilmesinin mümkün olmadığı belirtildi.

Raporda, cenazelerin sınıra 100 metre ile 1000 metre mesafelerde bulunduğu ve tel örgülerin İran tarafında dahi cenazelerin olduğu, karların erimediği alanlarda halen cenazelerin olabileceği, Afrika ülkelerinden gelmiş olabilecekleri değerlendirilen sığınmacı/göçmenlerin oldukça ince kıyafetlerle kış mevsiminde yolculuk yaptıkları bilgileri paylaşıldı.

Karamollaoğlu: “Çamlıca Camii’ne Allah rızası için değil, bana cevap vermek için gittiler”

Okumaya devam et

Genel

Para politikası iflas eden AKP, okulların isimlerini satılığa çıkardı

Milli Eğitim Bakanlığı’nın okulların isimlerini satışa çıkarması kararının ardından Gaziantep’te 80 okul ve bin 487 dersliğin isminin değiştirilerek toplam 229 milyon lira gelir elde edileceği açıklandı.

BOLD-Ekonomik kriz ve para politikası iflas eden AKP, Milli Eğitim Bakanlığı’na bütçe oluşturulması amacıyla okul isimlerinin satılmasına karar verdi. Milli Eğitim Bakanlığı okullara gönderdiği yazıda ‘Eğitimde finansman çeşitliliğinin artırılması’ kapsamında okulların isimlerini satışa çıkardığını açıklamıştı.

Bakanlığın yazısı sonrası Gaziantep’te kaç okulun isminin satışa çıkacağı ve elde edilecek gelirle neler yapılacağıyla ilgili Gaziantep Valiliğine sorular yönelten CHP Şahinbey Belediye Meclis üyesi Uğur Kalkan’a cevap verildi.

GAZİANTEP’TE 230 MİLYON LİRA GELİR ELDE EDİLECEK

Gaziantep’te 80 okul, bin 487 dersliğin isminin değiştirileceği, isim değişikliğinden 229 milyon 704 bin TL gelir hedeflendiği belirtilen cevapta, bu gelirin ise yeni okul yapımı ve arsa kamulaştırmalarında kullanılacağı bildirildi.

CHP Şahinbey Belediye Meclis üyesi Uğur Kalkan, eğitime bütçe dışı finansman sağlamak amacıyla 2023 vizyon belgesinde yer alan “Eğitimin Finansman Çeşitliliğinin Arttırılması” tedbiri kapsamında okulların isimlerinin satışa çıkarılmasıyla ilgili Valiliğe çeşitli sorular yöneltti.

gaziantep27.net’te yer alan habere göre, Gaziantep Valiliği tarafından Milli Eğitim Bakanlığı’na 80 okul, 1487 derslik isminin bildirildiği belirtildi. İsim verme bedelinde ise genel ihale bedelinin yüzde 51’nin esas alındığı, hedeflenen gelirin 229 milyon 704 bin TL olduğu ifade edildi. Kalkan’a verilen cevapta elde edilecek gelirin yeni okul yapımı ve arsa kamulaştırmada kullanılacağı belirtildi.

OKUL İSİMLERİ FİNANSMANI ARTIRMAK AMACIYLA SATILACAK

Milli Eğitim Bakanlığı okullara gönderdiği yazıda eğitime bütçe dışı finansman sağlanması amacıyla 2023 Vizyon Belgesi’nde yer alan “Eğitimin Finansman Çeşitliliğinin Arttırılması” tedbiri kapsamında okulların isimlerini satışa çıkarmıştı. Bakanlık okullara gönderdiği yazıda eğitimin finansmanının arttırılması amacıyla belli bir bedel karşılığında okullara hayırsever isimlerinin verilmesi ile elde edilecek gelirlerin merkezi yönetim bütçesine ödenek kaydedileceğini belirtmişti. Bu kapsamda “Türk büyükleri, şehit isimleri, hayırsever isimleri belde, köy ve köy altı kurumlar hariç” illerdeki diğer okulların isimlerinin bakanlığa gönderilmesi talep edilmişti.

Babacan’ın kuracağı yeni partide kimlerin yer alacağı belli oldu

Okumaya devam et

Popular