Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

İmamoğlu’dan sert yanıt: Sayın Yıldırım’ın seçimi ‘murdar’ ilan etmesi saygısızlıktır

Kesin olmayan seçim sonuçlarına göre İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu, "Ekonomik kriz politik krizle bütünleşiyor. Hükümet başka bir arayış içerisinde, kriz çıkararak krizi unutturmak peşinde" dedi.

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) kesin olmayan seçim sonuçlarına göre İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu, rakibi Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) adayı Binali Yıldırım’ın açıklamalarına yanıt verdi.

AKP’nin Türkiye’de yaşanan ekonomik krizi gündemden uzak tutmak amacıyla “Politik Kriz” çıkarttığını vurgulayan Ekrem İmamoğlu, Yıldırım’ın “Seçimleri murdar ettiler” sözüne karşılık “Bütün bu yapılanlara rağmen Sayın Yıldırım’ın seçimi ‘murdar’ ilan etmesi saygısızlıktır. Yıldırım’ın seçimi zan altında bırakması büyük bir kibirdir. Hani devlet adamlığı?” çıkşında bulundu.

31 Mart seçimleri sonrasında uzun süre sessizliğe bürünen AKP’li Binali Yıldırım, bugün 2 saatlik bir basın açıklaması yaparak, rakibi Ekrem İmamoğlu’nu hedef alan bir konuşma yaptı.

Yıldırım’ın basın açıklamasının ardından Ekrem İmamoğlu’da bir basın toplantısı düzenleyerek, Yıldırım’ın sözlerine cevap verdi.

“Gerçekleri konuşmak lazım. İnsanların günlük hayatında neler yaşadıklarını hissetmek gerçekliktir.” sözleri ile konuşmasına başlayan İmamoğlu, “Türkiye’ye sermaye akışı durdu. Sıfır noktasında. Ülkeden tersine bir sermaye akışı başladı. Şirketler ekonomik durgunluk nedeniyle mali sıkıntılar içerisinde konkordato ilanı yapıyor.” dedi.

” Son iki ayda dövizde yüzde 10’luk artış ve bunun baskısı birçok fiyat ve zam artışlarını kapımıza getirdi.” diyen İmamoğlu, “Hükümet sorunlara değil, bu sorunların sonuçlarına dönük örtüleme peşinde, başka bir arayış içerisinde. Ekonomik kriz politik krizle bütünleşiyor. Hükümet, kriz çıkararak krizi unutturmak peşinde.” sözleri ile dikkat çekti.

“Bir yılda işsiz sayısı 1 milyon 259 bin kişi artış gösterdi. İşsizlik oranı yüzde 14.7’ye çıktı.” diyen İmamoğlu, “Genç işsizliği 6.8 puan artarak yüzde 26.7 ye yükseldi. 3 gençten birisi işsiz. Toplam işsiz sayısı 4 milyon 668 bin kişi TUİk verilerine göre. 5 milyona doğru giden işsiz sayısına sahip Türkiye.” dedi.

AKP’nin bütün oyların sayılması talebini, YSK’nın reddettiğini vurgulayan İmamoğlu, “İkna edici gerekçe ve kanıt olmadığı için reddetti. Konu kapanmıştır. Buna rağmen gerçersiz oylar yeniden sayılmıştır. Yetinmediler tekrar bir gerekçe üretmeye çalıştılar. Hatta bazı ilçelerde oyların tamamı da sayıldı. Bütün bu yapılanlara rağmen Sayın Yıldırım’ın seçimi ‘murdar’ ilan etmesi saygısızlıktır. Yıldırım’ın seçimi zan altında bırakması büyük bir kibirdir. Hani devlet adamlığı?” ifadesini kullandı.

Ekrem İmamoğlu konuşmasına şu şekilde devam etti;

Beni acelecilik yapmakla suçluyor, Yıldırım hızıyla 3.870 oyla kazandım diyor. Tüm İstanbul’a gönül belediyeciliği kazandı diye afiş asan ben olsaydım onlar daha iyi anlardı. Sayın cumhurbaşkanı tek başına assaydı bunu ifade edebilirdi de Sayın Yıldırım oraya neden kendi fotoğrafını koydu anlamış değilim.

Türkiye’nin ekranlarını 2 saat boyunca işgal eden rakibimiz somut bir delili, somut bir olayı size anlattı mı ya da anlattıklarından siz bir şey anladınız mı?

Sayın rakibimizin buradan bir şeyler elde etme çabasını anlayabilmek mümkün değil. Seçimi kaybettikten sonra uydurup üretiliyor bu iddialar. İddia üretimine Büyükçekmece’de kamu çalışanları da dahil edilmeye çalışılmıştır.

3 başlıkta hile ve usulsüzlük olduğunu iddia ediyorlar. Bir; sayımdan kaynaklanan usulsüzlük iddiası, İki; seçmen listelerinden kaynaklanan iddialar, Üç; sandık kurullarından kaynaklanan iddialar. Bir kere seçmen listeleri ve sandık kurullarıyla ilgili iddialar seçim öncesine ait.

YSK bütün oyların sayılması talebini reddetti, böyle bir usulsüzlük yok demek istiyor. Dolayısıyla gündemden kalktı. Konu kapanmıştır. YSK sayılmış oylar geçerlidir demiş olmasına rağmen, başvurular gereği geçersiz oylar tekrar sayıldı.

“SEÇİMİ ‘MURDAR’ İLAN ETMEK HUKUKA SAYGISIZLIKTIR”

Yetinmediler tekrar gerekçe üretmeye kalkıştılar. YSK’nın kararlarına rağmen Sayın Yıldırım’ın seçimi ‘murdar’ ilan etmesi çok net söylüyorum hukuka saygısızlıktır. Hani ağırbaşlı olmak gerekirdi, YSK’ya saygılı olmak gerekirdi, 2 saatlik konuşma içerisinde bu kadar tezatlığı birarada görmedim.

“BEN MAÇA GİDEREK YSK’YI NASIL BASKI ALTINDA TUTARIM?”

Beni gören İstanbullular gülümsüyor. Yıldırım’ı Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş maçına davet ediyorum, hareketliliğin ne olduğunu orada görsün. YSK’yı ben maça giderek nasıl baskı altında tutarım anlamış değilim.

Ama bu ülkenin bakanlarıyla toplantı yapıyorsanız, YSK’yı baskı altına almaktır, böyle bir düşünce doğurabilir. Ben toplumu pozitif anlamda hareketlendirebilecek bir karakterim. 16 milyon İstanbullunun kolkola olabilmesi, halay çekebilmesi, horon tepebilmesi dışında hiçbir hareketlilik yapmayı bilmem, bildiğim tek hareketlilik bu.

Ben İstanbul İttifakı’nın belediye başkanıyım. Herkesten oy aldığımı biliyorum.”

Binali Yıldırım 15 gün sonra konuştu: Tribün tribün dolaşacağına…

Ekonomi

CHP, satılan 130 milyar dolar için komisyon kurulmasını istedi

CHP, doları sabit tutmak için Merkez Bankası rezervlerinden harcanan 130 milyar dolar için komisyon kurulmasını talep etti. Kamu zararının boyutunun araştırılması talep edilen önergenin gerekçesinde, doları kimlerin aldığının belirlenmesi istendi.   

BOLD – CHP grup başkanvekilleri Engin Altay, Özgür Özel ve Engin Özkoç, Merkez Bankası’nın kuru tutmak için döviz rezervlerini harcadığını, satılan 128-130 milyar dolardan kimlerin kazanç sağladığının ve oluşan kamu zararının boyutunun araştırılması için TBMM’de araştırma komisyonu kurulmasını istedi.

130 MİLYAR DOLAR SATILDI

Araştırma önergesinin gerekçesinde Merkez Bankası’nın ve kamu bankalarının kaynaklarının döviz satarak dövizi ve faizi düşük tutmaya harcandığı, düşük faizle kullandırılan kredilerle piyasaya çıkan paranın, ithalatı tetikleyip cari işlemler açığını artırırken altın ve dövize olan talebi körüklediği belirtildi. Gerekçede “Kuru tutmak için döviz rezervleri harcanmış ve net rezervler swaplar sonrası eksiye düşmüştür. Kredi notumuz ‘çöp’ seviyesine inmiş, Türk Lirası’nın değeri tarihinin en değersiz noktasına düşmüştür. Swap yoluyla alınan 63 milyar dolarlık borç düşüldüğünde Merkez Bankası’nın net rezervi eksi 55.5 milyar dolara kadar düşmüştür. Satılan rezervin 128-130 milyar dolar civarında olduğu tahmin edilmekte” denildi.

DOLARLAR KİMLERE SATILDI?

Buna karşın ne döviz kurunun ne de faiz oranının düşük tutulabildiği aktarılan gerekçede, “Merkez Bankası, yüzde 58’i döviz cinsinden 1.9 trilyon liralık kamu borcu, vergi gelirlerinin yüzde 20’sini yutan faiz yükü, 420 milyar dolarlık dış borç, 245 milyar liralık bütçe açığı ile baş başa kalmıştır” denildi. Önergede, Merkez Bankası’nın döviz rezervini neden satmaya zorlandığının, bu dövizin hangi fiyatla ve kimlere satıldığının, satış işlemlerinin yasal olup olmadığının, kimlerin bundan kazanç sağladığının, kamu bankalarının bu işlemlerden ne kadar zarar ettiğinin araştırılması için Meclis araştırması açılması istendi.

 

Koronavirüs vaka sayısı 30 bini geçti

Okumaya devam et

Ekonomi

Oda tarife yenilemeyince fiyat artışını fırıncılar yaptı

İstanbul’da yapılan denetimlerde fırıncıların büyük kısmının fiyat ve gramaja uymadıkları belirlendi. Denetimlerde, tarifeye göre 1,5 lira olması gereken 200 gram ekmeğin daha yüksek fiyatla satıldığı tespit edildi.

BOLD – İstanbul’da ekmek fırınlarında fiyat ve gramaj denetimi yapıldı. Valilikten yapılan açıklamada ekmek fırınlarında “gramaj/fiyat/tarife dışı üretim ve satış yapıldığı” yönündeki yoğun şikâyetler nedeniyle dört gün süren denetimler yapıldığı ifade edildi.

TARİFEYE UYGUNLUK DENETLENDİ

Denetimlerde fiyat etiketleri ve tarife fiyat listelerinin bulunup bulunmadığı, fiyat etiketlerinin/fiyat-tarife listelerinin mevzuata uygun olup olmadığı, fırınlarda ekmek fiyatlarının İstanbul Ticaret Odası (İTO) ve İstanbul Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (İSTESOB) tarafından açıklanan azami ekmek fiyat tarifesine uygunluk da kontrol edildi. Tarifeye göre 200 gram ekmeğin 1,5 TL’ye denk gelecek bir gramaj/fiyatlandırma ile satılması gerekiyor.

FİRMALARDAN SAVUNMA İSTENDİ

Denetimlerde, bin 321 fırının standartlara uyduğu, bin 571 fırında azami ekmek fiyat tarifesine göre 1,5 lira olması gereken 200 gram ekmeğin daha yüksek fiyatla satıldığı tespit edildi. Fiyat/gramaj tarifesine uymayan bin 571 fırına, Haksız Fiyat Artışı Tutanağı düzenlendi ve savunmaları istendi. Bazı fırınlarda tespit edilen usulsüz fiyat tarifesiyle ilgili olarak Ticaret Bakanlığı tarafından müfettiş görevlendirildi. Valilikten yapılan açıklamada fırınların gramaj ve fiyat tarifesine uyumlarının denetlemeye devam edeceği belirtildi.

Koronavirüs vaka sayısı 30 bini geçti

Okumaya devam et

Ekonomi

Halkın enflasyonu yüzde 30’u aştı

Birleşik Kamu-İş tarafından halkın en fazla tükettiği 77 gıda maddesi baz alınarak yapılan “Halkın Enflasyonu” araştırmasına göre gıda harcamalarında son bir yıllık artış yüzde 31,6 oldu. Dört kişilik bir ailenin açlık sınırı ise 3 bin 74 liraya çıktı.

BOLD – Birleşik Kamu İşgörenleri Sendikaları Konfederasyonu (Birleşik Kamu-İş) Konfederasyonu Ar-Ge birimi tarafından halkın en fazla tükettiği 77 gıda maddesinin yer aldığı “halkın enflasyonu” araştırmasının Kasım ayı sonuçları açıklandı. Araştırmaya göre söz konusu sepet için harcanan para, son bir yılda yüzde 31,6 oranında arttı.

GELİRİN ÜÇTE BİRİ GIDAYA GİDİYOR

Araştırmaya göre Türkiye’nin en yoksul kesiminin aile bütçesinin en az üçte birini ayırmak zorunda olduğu gıda fiyatları Kasım’da bir önceki aya göre yüzde 3,5 oranında arttı. Gıda harcamalarında, yılın ilk dokuz aylık döneminde fiyat artışı da yüzde 25,8’i buldu. Dört kişilik bir ailenin açlık sınırı da 3 bin 74 liraya çıktı.

SEBZE FİYATLARI BİR AYDA YÜZDE 17 ARTTI

Kasım ayında, ekmek, un, bulgur, pirinç, makarna fiyatları bir önceki aya göre, yüzde 5,5 artarken, et-balık harcamalarında kırmızı et fiyatlarında ise yüzde 2,2 düştü. Süt ve süt ürünleri ile yumurta fiyatları yüzde 2,1, katı ve sıvı yağ fiyatları ise yüzde 1,8 oranında arttı. Meyvedeki fiyat artışı yüzde 0,7 olurken, sebze fiyatlarında ise bir önceki aya göre yüzde 17,6 oranında bir artış yaşandı. Bakliyat fiyatlarının yüzde 15,4 oranında arttığı Kasım’da, salça, zeytin, bal, çay ve benzeri gıda maddelerinden oluşan diğer işlenmiş gıda fiyatları yüzde 0,3 oranında geriledi.

AKP, 2021’in oranlarını belirledi: Vergi ve cezalara yüzde 9.11 zam

Okumaya devam et

Popular