Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Yeni parti ete kemiğe büründü: İsmi “Huzur Partisi”

Ali Babacan’ın partisinin isminin “Huzur Partisi” olacağı, kurucular kurulu için ilk teklifin ise Süleyman Çetin’e götürüldüğü iddia edildi.

Abdullah Gül’e yakın gazetecilerden biri olarak bilinen Talat Atilla’nın iddiasına göre AKP’ye alternatif partiyi kurma çalışmaları Ali Babacan tarafından yürütülüyor. Parti ete kemiğe büründü ve ismi de belli oldu. “Huzur Partisi” ismi verilen yeni partiye Gül de destek veriyor.

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) kurucuları arasında yer alan, ancak AKP lideri Recep Tayyip Erdoğan tarafından birer birer tasfiye edilen isimlerin yeni parti kurma çalışmalarında her gün yeni bir iddia ortaya atılıyor. En son iddiayı Turktime internet sitesinde makaleleri yayımlanan Talat Atilla kaleme aldı.

Atilla, 11’inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün kullandığı bir arabanın klima arızası için tamirciye ödenecek faturayı Saray’a yolladığını belirttiği makale yüzünden 3 Şubat’ta Milliyet gazetesinden kovulmuştu.

GÜL VE EKİBİNİN HAZIRLIKLARI

Atilla, “İşte Babacan’ın yeni partisinin ismi ve ilk teklif!” başlıklı makalede, şunları kaydetti: “16.12.2018 tarihinde Milliyet gazetesindeki köşemde ‘Gül ekibinin yeni parti hazırlığında olduğunu ve AK Parti ile muhalefet partilerinden 55 milletvekilini işaretlediğini’ yazmıştım. O günden bu yana konuyla ilgili tartışmalar gündemi işgal etmeye devam ediyor.”

GÜL BABACAN’A DESTEK VERİYOR

Atilla, yeni parti konusunda ilk kez duyacağınız gelişmeleri yazmadan önce, Gül, Babacan ve Davutoğlu cephesinden son durumu da aktardı. Ali Babacan, Ahmet Davutoğlu’nun başbakan olduğu dönemde Başbakan Yardımcısı görevini ifa etmişti. Abdullah Gül’ün yeni parti çalışmalarında Davutoğlu’na mesafeli durduğu ve Babacan’a destek verdiği belirtiliyor.

GÜL, DAVUTOĞLU’NA DESTEK VERMEYECEK

Atilla, Gül’ün randevu taleplerine dahi sıcak bakmadığı Davutoğlu ile 2 yıldır sadece bir kez görüştüğünü aktardı. Atilla, “Abdullah Gül’ün yakın çevresine ‘Davutoğlu’nun başbakanlık yaptığı dönemde bana mesafeli durmasını unutamıyorum!’ siteminde bulunduğu ifade ediliyor. Davutoğlu’nun kuracağı partiye katkı vermeyeceğini yakın çevresinde açıkça dile getiren Gül’ün, Ali Babacan ile özel bir hukuku var.” ifadelerini kullandı.

BABACAN’IN PARTİSİNİN İSMİ: HUZUR

Makalede şu iddialar yer aldı: “Gül, tam da bu yüzden Babacan’ın yeni siyasi parti çalışmalarına dolaylı katkı verdiği gibi, günü geldiğinde ve gerekirse partinin başına kendisinin geçebileceğini öngörüyor. Gül’den umudunu kesen Davutoğlu’nun kurmayı hedeflediği ve kısmen mesafe aldığı partide ikinci adam yapmak istediği isim de yine Ali Babacan.”

YENİ PARTİ İLK KEZ ETE KEMİĞE BÜRÜNDÜ

“Gelelim bugüne. Ali Babacan partisini kuruyor.” diyen Atilla, “Şimdiye kadar dedikodu olarak konuşulan yeni parti kurma süreci ilk kez ete kemiğe büründü.” dedi. Atilla, “Aldığım bilgilere göre Ali Babacan yeni parti için kurucular kurulu çalışmalarına başladığı gibi, isimler konusunda da netleşmeye başladı… Yeni partinin ön ismini ‘Huzur Partisi’ olarak koyan Babacan, İstanbul ve Ankara’da iki kişiye de kuruculuk teklif etti.” iddiasında bulundu.

İLK TEKLİF SÜLEYMAN ÇETİN’E

Talat Atilla, Babacan’ın ilk kurucular kurulu üyeliği teklifini ise İş Bankası’nın eski avukatlarından Süleyman Çetin’e yaptığını belirtti. Babacan’ın TEMA Vakfı’nın Ankara yöneticilerinden Çetin’i telefonla aradığı ve Çetin’in “Teşekkür ederim, fakat benim siyasi düşüncem size uygun değil.” cevabını verdiğini kaydetti.

Bunun üzerine Babacan’ın “Ben de tam bunun için size teklifte bulunuyorum” diye mukabelede bulunduğunu dile getiren Atilla, “Çetin’den henüz olumlu bir cevap alamadığını öğrendim.” ifadelerini kullandı.

2’NCİ İSİM BÜYÜK BİR HOLDİNGİN ESKİ ÜST DÜZEY YÖNETİCİSİ

Atilla yazısını şu şekilde noktaladı: “Ali Babacan’ın kurucular kurulu üyeliği için teklifte bulunduğu diğer kişi ise, büyük bir holdingin eski üst düzey yöneticisi. (Bu kişinin ismine şimdilik ulaşamadım) Babacan’ın parti kurma çalışmalarına hız vermesinin 2 nedeni olduğunu öğrendim.

Ali Babacan yakın çevresine ‘Yerel seçim sonuçları ikazın ötesinde anlamlar taşıyor. Ayrıca 2020’de erken seçim ve ekonomik problem ihtimalini göz ardı etmememiz lazım’ dediği ifade ediliyor.”

Abdullah Gül’den yeni parti talimatı: “Bir süre daha bekleyin”

Politika

Öztrak’tan Berberoğlu yorumu: “20 Temmuz sivil darbesinin yeni adımı!”

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasıyla ilgili “20 Temmuz sivil darbesinin yeni adımı. Şahsi garezle yapılmış ve açıkça CHP düşmanlığı. Kimsenin şüphesi olmasın, hak, batıla galip gelir” dedi.

BOLD – Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Sözcüsü Faik Öztrak, İstanbul vekili Enis Berberoğlu’nun Meclis üyeliğinin düşürülüp tutuklanmasına ilişkin “Dün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) müflis bezirgan siyasetin yeni senaryosu sahneye kondu” diye konuştu.

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI BEKLENİRKEN VEKİLLİĞİ DÜŞÜRÜLDÜ

Demokrasi ve milli iradenin ayaklar altına alındığına işaret eden Öztrak, ayrıca şunları ifade etti: “Enis Berberoğlu’nun vekilliğinin düşürülmesi, 20 Temmuz sivil darbesinin yeni adımıdır. Meclis tutanaklarına da yansıdığı gibi Berberoğlu hakkında yapılan siyasi ve askeri casusluk iddiası düşmüştür. Verilen cezanın gerekçesi, gizli kalması gereken bilgileri açıklamaktır. Ama her zamanki gibi Saray’ın mafyatik trolleri gece devreye giriyor ve arkadaşımızı mahkemenin bile delil bulamadığı casusluk suçlaması ile sabaha kadar sosyal medyada lince çalışıyor. Berberoğlu’nun vekilliği, davalarla ilgili yargılanan diğer şahıslarla ilgili suçlama kalmamışken, Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuş karar beklerken Meclis’in geçmiş içtihatları ve uygulamaları yok sayılarak düşürülmüştür. Hele gece yarısı apar topar evinden gözaltına alınması tam bir zulümdür. Şahsi garezle yapılmıştır ve açıkça CHP düşmanlığıdır. Hiç kimsenin şüphesi olmasın, ip koptuğu yerden bağlanır ve hak, batıla galip gelir.”

KİME İNANACAĞIZ? RECEP BEYE Mİ TAYYİP BEYE Mİ ERDOĞAN’A MI?

Gece yarısı, 14 büyükşehir ve Zonguldak için getirilen sokağa çıkma yasağının, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ca kaldırılmasına dair de “Önce Sağlık Bakanı çıkıyor, ‘Böyle bir düşüncemiz yok’ diyor. Sonra AK Parti Genel Başkanı çıkıyor, ‘Sağlık Bakanlığı önerdi’ diyor. Sonra Recep Bey çıkıyor, ‘Günlük vaka sayısı yeniden yükselince bu kararı aldık’ diyor, Tayyip Bey çıkıyor ‘Gönlüm razı olmadı’ diyor, Erdoğan ‘Sokağa çıkma yasağını iptal ettim’ diyor. Şimdi hangisine inanacağız, güveneceğiz? Recep Bey’e mi, Tayyip Bey’e mi yoksa Erdoğan’a mı? Bu, yönetimdeki savrulmayı çok açık seçik ortaya koyuyor. Tek kişinin aklını herkesin aklının önüne koyarsanız böyle olur” ifadelerini kullandı.

“Bedeli ne olursa olsun bu memlekete adaleti ve demokrasiyi getireceğiz!”

Okumaya devam et

Politika

DEVA Partisinden 3 ismin milletvekilliğinin düşürülmesine tepki: Karar siyasi, seçmen iradesi bertaraf edildi

DEVA Partisi, Enis Berberoğlu, Leyla Güven ve Musa Farisoğulları’ın milletvekilliklerinin düşürülmesine ‘siyasi karar’ değerlendirmesi yaptı. Kemal Aktaş ve Engin Alan’ın kararlarını hatırlatılarak, “Seçmenin iradesi bu keyfi tasarruflarla bertaraf edilmiştir” denildi.

BOLD – Demokrasi ve Atılım Partisinden yapılan açıklamada, “Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türkiye’nin sesidir, demokrasimizin nefesidir. Egemenlik yetkisini kullandığı oy marifetiyle milletvekillerine devreden seçmenin iradesi bu keyfi tasarruflarla bertaraf edilmiştir. Çifte standart ortaya koyan bu uygulamalar kabul edilemez” ifadeleri kullanıldı.

DEVA Partisinin açıklamasında şunlar  kaydedildi:

SİYASİ KARAR

“CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu ile HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven ve HDP Diyarbakır Milletvekili Musa Farisoğulları’nın haklarında verilen yargı kararlarının parlamentoda okunmasıyla milletvekillikleri düşürüldü. Tarafsız olması gereken Başkanlık Divanı’nın vekiller hakkında verilen mahkûmiyet kararlarını, uzunca bir süre beklettikten sonra TBMM Genel Kurulu’nda okumayı tercih ederek milletvekilliklerini sona erdirmesi siyasi bir karardır. Dün TBMM’de vekillikleri düşürülen milletvekillerinin durumuyla hukuken benzer mahiyette geçmişte çok sayıda örnek vardır ki, Başkanlık Divanı mahkemelerin vermiş olduğu kesinleşmiş kararları genel kurulda okutmamıştır.

ÇİFTE STANDART KABUL EDİLEMEZ

Bu sayede milletvekillerinin seçildikleri dönem sonuna kadar görevlerini yapmaları sağlanmıştır. Kemal Aktaş ve Engin Alan hakkındaki meclis uygulaması benzer örneklerdendir. Ve bu örnekler aklıselimin, sağduyunun sergilendiği güzel örneklerdir. Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türkiye’nin sesidir, demokrasimizin nefesidir. Egemenlik yetkisini kullandığı oy marifetiyle milletvekillerine devreden seçmenin iradesi bu keyfi tasarruflarla bertaraf edilmiştir. Çifte standart ortaya koyan bu uygulamalar kabul edilemez.”

Meral Akşener: Enis Berberoğlu’ndan terörist çıkmaz

Okumaya devam et

Politika

“Bedeli ne olursa olsun bu memlekete adaleti ve demokrasiyi getireceğiz!”

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Enis Berberoğlu’nun milletvekilliğinin düşürülüp tutuklanmasıyla ilgili “Benim bu millete sözüm var. Bu ülkeye gerçek anlamda hakkı, hukuku, adaleti ve demokrasiyi getireceğiz. Bedeli ne olursa olsun” dedi.

BOLD –  Kılıçdaroğlu, CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun milletvekilliğinin düşürülüp tutuklanmasına sosyal medya hesabından paylaştığı yeni bir video ile tepki gösterdi.

Kılıçdaroğlu, mesajında şunları söyledi: “Enis Berberoğlu’nun milletvekilliği haksız yere düşürüldü… Hukuka, anayasa aykırı olarak düşürüldü. Bunu tartışıyoruz. Enis Berberoğlu ne yaptı? Enis Berberoğlu, saygın bir gazeteci, saygın bir siyasetçi. Türkiye’yi bilen Türkiye’nin koşullarını bilen saygın bir isim Enis Berberoğlu. Haksız yere mahkum edildi, adaletsiz yere mahkum edildi. Demokrasinin olmadığı yerde, adaletin olmadığı yerde bu tür olaylarla karşılaşıyoruz. CHP olarak biz koşullar ne olursa olsun. Demokrasiyi, hakkı, hukuku ve adaleti sonuna kadar savunacağız. Bu memlekete gerçek manada demokrasi gelinceye kadar sonuna kadar mücadele edeceğiz. Bu mücadelede bir bedel ödenecekse o bedeli CHP’liler ödeyecektir. Enis Berberoğlu, o bedeli ödeyenlerden birisidir. Anayasa’ya aykırı.

TBMM VE YARGI VESAYET ALTINDA

Enis Berberoğlu, Yargıtay kararından sonra tekrar milletvekili seçildi. Anayasa Mahkemesine başvurdu. haksızlığı oraya götürdü. Adalet, hak ve hukuk istiyordu. Anayasa’nın 83. maddesi tekrar seçilen milletvekili hakkında soruşturma ve kovuşturma Meclis  dokunulmazlığının kaldırılmasına bağlıdır diyor. Bu kadar açık. Bu maddenin de gereği yapılmadı. Çünkü adaletin olmadığı yerde; hukuk da olmuyor, Anayasa da olmuyor, TBMM vesayetten kurtulamıyor. Yargı vesayet altında. Ama benim bu millete sözüm var; Ne olursa olsun! Hangi bedel, hangi engel çıkarılırsa çıkarılsın. Bu ülkeye gerçek anlamda hakkı, hukuku, adaleti ve demokrasiyi getireceğiz. Bedeli ne olursa olsun! Bu bedeli ödemeyede razıyız.”

Tayyip Erdoğan İçişleri Bakanlığının sokağa çıkma yasağını iptal etti

Okumaya devam et

Popular